GÜNDEM - 25 Ağustos 2019 Pazar 12:07

Eşinin şiddetinden kaçtı, hapis hayatında ölümü bekliyor

A
A
A
Eşinin şiddetinden kaçtı, hapis hayatında ölümü bekliyor

Diyarbakır’da resmi nikahsız yaşadığı madde bağımlısı eşinin uyguladığı şiddete dayanamayan R.A., 4 çocuğu ile birlikte evden kaçtı. Aynı zamanda cilt kanseri olan ve gözlerinde görme kaybı oluşan R.A., "Ölmek istemiyorum, çocuklarımla yaşamak istiyorum, bize yardım edin" çağrısında bulundu.

 Diyarbakır’da 8 yıl önce sevdiği adama kaçarak nikahsız yaşamaya başlayan R.A.’nın bu birliktelikten 4 çocuğu dünyaya geldi. R.A.’nın eşi F.V., 3 yıl önce uyuşturucu madde kullanmaya başladı. Bu süreçte çocukları ile birlikte şiddet gören R.A.’nın peşini olumsuzluklar bırakmadı. Cilt kanserine yakalanan talihsiz kadın, bir süre sonra görme kaybı yaşamaya başladı. Eşinin şiddet uygulamasına ve ölüm tehditlerine dayanamayan R.A., çocuklarını da alarak evden kaçtı. Önce ailesine sığınan R.A., resmi nikahsız eşinin ailesini de tehdit etmesi üzerine sığınma evine, ardından da buradan ayrılıp kimsenin bilmediği bir yere yerleşti. Kocasının korkusundan çocukları ile birlikte adeta hapis hayatı yaşayan talihsiz anne, yetkililere seslenerek kendilerine yardım edilmesini istedi. 

Yaklaşık 3 yıldır evden karakola, karakoldan eve gittiğini belirten R.A., çocukları ile birlikte yaşamak istediğini söyledi. 28 yaşındaki R.A., “8 yıl önce kaçarak bir evlilik yaptım, başlarda çok iyi geçiyordu. 3 yıl önce eşim madde bağımlısı oldu, şiddet başladı. Sürekli şiddete uğradım, çocuklarımla beraber bayağı bir hırpalandık. Aç, susuz, elektriksiz kaldık, eşim uyuşturucu bulmak için eşyalarımızı sattı. Kaçtık sığınma evinde kaldık, sonradan ev açtım. Tabii bu süre zarfında ailemle görüşmüyordum. Daha sonra ailemle görüşmeye başladım, sağ olsunlar destek çıktılar. Eşim ailemi de rahatsız etti, sürekli evime geldi, tüpü patlatmaya çalıştı, boğazıma bıçak dayadı, çocuklarımızı korkuttu. Her gün gece ve sabaha karşı kapıma dayanıyordu, komşular da rahatsız oldu. Sürekli evden karakola, karakoldan eve gidiyordum, gözlerim de görmediği için bayağı bir zorlanıyordum. 2 ay önce tekrar başımıza böyle şeyler geldi, polis eşliğinde tekrar karakola gittik. Yaklaşık 2 aydır ailem de benle tekrar görüşmüyor onları tehdit ettiği ve saldırdığı için. Can güvenliği nedeniyle görüşmüyorlar ve gelmekte istemiyorlar. Yetkililer ölmemizi mi bekliyorlar” dedi.

“Kadın cinayetlerini izliyoruz, onlardan biri olmak istemiyorum” 

Gözleri görmediği için çocuklarına bakmakta ve kendilerini korumakta sıkıntı çektiğini anlatan R.A., gözlerinin açılması için yardım beklediğini kaydetti. R.A., şöyle konuştu: 

“Ben çocuklarıma ve bana bir şey olmasın diye gözlerimin açılmasını istiyorum ve gerçekten ölmek istemiyoruz. Çocuklarımla yaşamak istiyorum, kendisi bakmıyor, ben çocuklarıma bakmak istiyorum. Bunun için Cumhurbaşkanımızdan, Sağlık Bakanımızdan gözlerimin açılması için yardım bekliyorum. Eşimin de gerektiği cezayı almasını istiyorum. Cilt kanseriyim, cilt kanseri için tedavi yok ama gözlerim için hala tedavi mümkün. Çocuklarımla hayatı seviyorum, çocuklarımla yaşamak istiyorum. Artık milyonlarca kadın cinayetlerini izliyoruz, onlardan biri olmak istemiyorum. Çocuklarım ve ben bunları hak edecek bir şey yapmadık. Bir insanı tutamıyoruz da onca kişinin ölümünü mü seyredeceğiz? Herkes bizim ölmemizi mi bekliyor. Göz göre göre ben, çocuklarım ve ailem başımıza bir şey gelmeden önlemini almalarını istiyorum. Şuan gizlilik ve koruma kararım var. Buna rağmen bizim yerimizi tespit edebilir ve bizi bulabilir. Bizi öldürsün istemiyorum. Resmi nikahım yoktu, resmi nikahsız yaşıyordum.”
7 yaşındaki kızı Ö.V. de, annesinin gözlerinin açılması ve mutlu mesut yaşamak istediklerini ifade ederek, babasının uyguladığı şiddetten kaçtıklarını, yaşamak için yardım beklediklerini söyledi.  

Murat Başal
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Kızılay Başkanı Hatay’da depremzedelerle iftar sofrasında buluştu Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Hatay Güzelburç’taki Kızılay Yaşam Merkezi’nde depremzedelerle iftar sofrasında bir araya geldi. Ramazan ayının yardımlaşma ruhunu öne çıkaran Yılmaz, son depremzede yuvasına kavuşana kadar desteklerinin süreceğini belirtti. Deprem bölgesinde ilk günden itibaren varlığını hissettiren Türk Kızılay’ı Ramazan ayında da afetzede vatandaşları unutmuyor. Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Hatay’ın Güzelburç bölgesinde bulunan Kızılay Yaşam Merkezi konteyner kentinde vatandaşlarla iftar sofrasında bir araya geldi. "Hatay’da son depremzede yuvasına kavuşup, yastığa başını huzurla koyana kadar biz buradaki vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin ellerini bırakmayacağız" Ramazan ayının; rahmet, bereket, yardımlaşma ve iyilik ayı olduğunu belirten Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, "Biz bugün burada zor günleri birlikte atlatmaya çalışıyoruz. Türk Kızılay’ı olarak her zaman söylediğimiz bir konu var; son depremzede yuvasına kavuşup, yastığa başını huzurla koyana kadar biz buradaki vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin ellerini bırakmayacağız. Ramazan ayındayız, Ramazan ayı; rahmet, bereket, yardımlaşma ve iyilik ayı ama aynı zamanda Ramazan ayı sevdiklerimizle bir araya gelme ve bir sofranın etrafında buluşma ayı. O nedenle biz bugün burada Hatay’da kardeşlerimizle bir ekmeği bölüşeceğiz, beraber iftarımızı açacağız. Birbirimizi dinleyerek bu zor günleri atlatmak adına bir aşama daha ilerlemiş olacağız. Ben zor günlerin geçeceğine inanıyorum. Son 1 sene de gördüğümüz şu ki herkes tünelin ucundaki ışığı görmüş durumda bu da zor günlerin geçeceğine inancı pekiştiriyor. Bu günlerde biz halkımızla bir arada olmaya devam edeceğiz. Tekrar herkesin Ramazanı hayırlı olsun" şeklinde konuştu.