GÜNDEM - 11 Eylül 2019 Çarşamba 11:00

İDDEF’ten Asya ve Afrika’ya 'yaşam suyu'

A
A
A
İDDEF’ten Asya ve Afrika’ya 'yaşam suyu'

İDDEF, su problemleriyle mücadele edilen Afrika ve Asya kıtasında hayırseverlerin desteğiyle açtırdığı su kuyuları sayesinde yaklaşık yarım milyon insanı suya kavuşturdu.

Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle ev, iş yeri ve okullarda temiz ve güvenli suya erişemezken, özellikle kadın, çocuk ve mülteciler gibi dezavantajlı gruplar temiz suya erişimde daha da zorluk çekiyor. Günümüzde su krizinin en yoğun şekilde hissedildiği Afrika ve Asya kıtasında su çalışmalarında bulunan İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu (İDDEF), hayırseverlerin verdiği destekle özellikle kırsal bölgelerde açtığı su kuyusu ve hayata geçirdiği diğer su çözümleri ile krizin etki alanını daraltmaya çalışıyor.

"Kirli su tüketimi nedeniyle her 2 dakikada bir çocuk ölüyor"
İDDEF’in Afrika ve Asya’da açtığı su kuyuları ile diğer su çözümleri hakkında bilgi veren İDDEF Proje Birimi Sorumlusu Talha Şenol, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre, dünyada 2.1 milyar kişinin evinde temiz su bulunmadığını, susuzluk ve kirli sulardan dolayı ortaya çıkan ishal hastalığı nedeniyle her gün 700'den fazla 5 yaşın altındaki çocuğun hayatını kaybettiğini ifade etti.

İDDEF’ten Asya ve Afrika’ya 'yaşam suyu'

Şenol, "Suya bağlı hastalıklardan dolayı ölümler bazı bölgelerde öyle boyutları ulaşıyor ki inanmakta güçlük çekiyorsunuz. Şu an rakamlar ele alındığında her 2 dakika bir çocuk hayatını kaybediyor ve bu tamamen suya bağlı hastalıklardan kaynaklanıyor. Mesela, çocuk ölümlerinin sebepleri arasında ishal üçüncü sırada yer alıyor. İshal ise tamamen temiz su ile alakalı bir durum. Durum böyle olunca su çok önemli ciddi bir krize dönüşüyor çünkü insanların sağlıklarını ve hayatlarını doğrudan etkiliyor" dedi.

İDDEF’ten Asya ve Afrika’ya 'yaşam suyu'

"Afrika’da su krizinin 2 boyutu var"
Su krizinin yaşandığı bölgelerde incelemelerde bulunan Şenol, su konusunda Afrika kıtasında yaşanan krizin 2 boyutu olduğunu söyledi. Şenol, "Afrika’daki su sorununun önemli bir kısmını fiziksel anlamda suya ulaşmak teşkil ediyor. Afrika’da hem maddi koşullardan hem de coğrafi koşullardan dolayı insanların yeraltı sularına ulaşmaları zorlaşıyor. Ancak bununla birlikte su yönetim problemleri de söz konusu. Afrika dediğimiz zaman aklımıza sadece bir çöl bölgesinin gelmemesi gerekiyor, özellikle Sahra Altı Afrika’da, tropikal iklim kuşağında bulunan bölgelerde aslında su kaynakları bulunuyor. Bu bölge 6 ay yağışlı 6 ay kuraklık dönemlerinin geçirildiği ki yağmurların çok ciddi oranda. Ülkemizle kıyaslanamayacak şiddette sel felaketlerine neden olduğu görülüyor. Tropikal bölgelerin aslında su konusunda teknik olarak bir sıkıntıları yok, suya sahipler ancak suyu yönetme hususunda sorunlar var. Su yönetiminde oluşan sorunların temel sebebi ise maddi imkânsızlıklar olarak öne çıkıyor. Çok büyük nehirlere sahip olmalarına rağmen bu kaynakları şehirlerine çekebilecek altyapıyı oluşturamıyorlar veya yağışlı dönemde yağmuru muhafaza edecek bir sistem, baraj inşa edemiyorlar. Bu durum onların temiz suya ulaşmakta en büyük engellerden biri olarak gözüküyor" diye konuştu.

İDDEF’ten Asya ve Afrika’ya 'yaşam suyu'

Asya’da asıl sorun kirli su
İDDEF’in su problemi yaşanan ülkelere bizzat gidip yerinde tespitlerde bulunarak hazırlanan raporlar kapsamında çalışmalar yaptığının altını çizen Şenol, "Su krizinin bir başka şekli de Asya’da yaşanıyor. Dünya nüfusunun büyük bölümünün yaşadığı bu coğrafyada fiziksel anlamda su kıtlığı olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü Asya su varlığı içinde yokluk çekiyor. Daha doğru ifadeyle kirli suya mahkum yaşamak zorunda kalıyor. Asya’da Afrika’nın tropikal bölgeleriyle aynı sorun yaşanıyor. Tabi Asya’daki problem daha çok temizlikle ilgili bir durum. Güney Asya dediğimiz bölge Dünya nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bir coğrafya, hal böyle olunca oradaki temiz su kaynakların kirlenmesi de kaçınılmaz oluyor. Temiz suların kirlenmesi demek, oradaki hastalıkların ciddi oranda artması anlamına geliyor" dedi.

Afrika ve Asya’da yarım milyon insanı suya kavuştu
İslami eğitim ve insani yardım çalışmaları yapan İDDEF’in su projeleriyle insanları hayata bağlamaya çalıştığını anlatan Şenol, "İDDEF olarak 2010 yılından bu yana bin 700 civarında su kuyusu açılışı yaptık. Bu kuyulardan yaklaşık yarım milyon insanın faydalandığını düşünüyoruz. Hem Afrika hem de Asya’da bu bizim için gerçekten önemli bir eşik ve gittikçe de sayılarımız artıyor. Bu kuyulardan faydalanmak sadece sudan faydalanmak, suyu temin etmekle ilgili değil aynı zamanda biz kuyularımızı özellikle İslami eğitim çalışmaları yaptığımız bölgelerde açıyoruz ve medreselerimizde suyun kullanımı ve temizlik konusunda da eğitim veriyoruz. Dünya üzerinde çocuk ölümlerinin en önemli sebeplerinden bir olan suyla ilgili salgın hastalıkların aslında çıkış kaynağı hijyen noktasındaki eksiklik. Özellikle maddi anlamda sıkıntı çeken bölgelerdeki insanların yetersiz hijyen bilgisine sahip olması, bu tür hastalıklara yakalanma riskini artırıyor ve çoğunlukla sonu ölümle bitiyor. Dolayısıyla hijyen eğitimi bu noktada oldukça önem kazanıyor. Bu eğitimi vererek insanların hastalığa yakalanmasının ve ölümle sonuçlanmasının önüne geçilebileceğini düşünüyoruz. Medreselerdeki hocalarımız, bölgelerdeki partner kuruluşlarımız aracılığıyla özellikle çocuklara ve ev hanımlarına genel eğitimler veriyor" ifadelerini kullandı.

İDDEF’ten Asya ve Afrika’ya 'yaşam suyu'

Su kuyusuna alternatif su çözümleri
Su kuyusu ile birlikte bölge özelliklerinin göz önüne alınarak farklı su çözümleri oluşturulmasının önemine vurgu yapan Şenol, "Afrika ülkeleri Gana, Gine, Tanzanya, Kenya ve Uganda tropikal iklim kuşağında yer aldığı gibi yeraltındaki sular toprağın 20-30 metre altında bulunuyor. Bu nedenle buralarda elle kazılan kuyularımız olduğu gibi artezyen yöntemiyle daha derinlerdeki suya ulaşıyoruz. Asya bölgesinde ise su kuyuları ile birlikte Biosand Filtre dediğimiz kirli suların arıtılması ve yüzde 99 oranında bakterilerden arıtılarak önemli ölçüde suyun içmeye hazır hale getirilmesini sağlayan bir projemiz var. Kirli suların temizlenmesinde uzun yıllardır başvurulan bu sistemi biz de uygulayarak Filipinler, Bangladeş, Hindistan, Nepal’de kirli suların arındırılarak içilebilir hale getirilmesini sağladık, sağlamaya devam ediyoruz. Filipinler’de Biosand Filtre ilgili oldukça güzel geri dönüşler aldık. Bazı bölgelerde insanlar bu sistemi biliyor ama bazı bölgelerde insanlar bununla hiç karşılaşmamışlar ve gerçekten çok hoşlarına giden bir çalışma oldu" dedi.

"Yağmur hasadı ile sular boşa akıp gitmeyecek"
Farklı su çözümleri ile insanları suya kavuşturmayı hedeflediklerini belirten İDDEF Proje Birimi Sorumlusu Talha Şenol, "Asya ve Afrika’nın tropikal iklim kuşağı çok ciddi yağmur alan bir bölge olmasına rağmen kirli su sorunu burada başlıyor. Suya sahipler ama bunun birincisi nüfusun fazla olmasından dolayı, ikincisi de maddi imkânsızlıklardan dolayı suyu temiz olarak koruyamıyorlar. Kirli suların temiz hale dönüştürülmesi işleminin yanı sıra bir farklı projemiz de yağmur sularının toplanmasıyla ilgili. Afrika’nın yağmur alan bu bölgelerinde ve Güney Asya’da 'yağmur hasadı' veya 'yağmur haznesi' olarak adlandırdığımız projelerimizi hayata geçireceğiz ve yağmur suyu boşa akıp gitmeyecek. Bu projede evlerin ya da bahçelerin içerisine kurulan basit sistemlerle yağmur suyunun toplanması ve bunun yıl içinde kullanılmasını amaçlıyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tunç, kendisine mektup yazan öğrenciyle görüntülü görüştü Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, göreve başladığında kendisine tebrik mektubu gönderen ilkokul öğrencisini görüntülü arayarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Ankara Şehit Erhan Ar İlkokulu 4/C sınıfı öğrencisi Melisa Nur Arslan, 8 Haziran’da Adalet Bakanı Tunç’a mektup göndererek, görevini tebrik etti. Tunç, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak için öğretmenin telefonundan Melisa Nur ile görüşmek istedi. "Türkiye yüzyılı sizin omuzlarınızda yükselecek" Melisa Nur ve sınıf arkadaşlarıyla görüntülü görüşen Bakan Tunç, öğrencilere iyi dersler diledi. Türkiye Yüzyılı’nın gelecek nesillerin ellerinde şekilleneceğini belirten Bakan Tunç, “Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı şimdiden kutluyorum. Sizler bizim geleceğimizsiniz. Türkiye Yüzyılı’nı sizler inşa edeceksiniz. Sizin omuzlarınızda Türkiye yükselecek. Temellerini Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde bizler attık. Şimdi o temelin üzerine siz çocuklarımız, gençlerimiz dünyaya Türkiye Yüzyılı damgasını vuracaksınız. Bunu yapmak için de çok çalışmak gerekiyor. Öncelikle, okullarımızı en güzel şekilde bitirmemiz ve ailelerimize, vatanımıza, milletimize hayırlı birer evlat olarak yetişmemiz gerekiyor” diye konuştu. Küçük kızının da 5. sınıfta okuduğunu anlatan Bakan Tunç, Melisa Nur’a gelecekle ilgili hedeflerini sordu. Bakan Tunç, tüm öğrencilere derslerinde başarılar diledi. Adalet Bakanı Tunç’un aramasından büyük mutluluk duyan sınıf öğrencileri, hep bir ağızdan söyledikleri ”Sizi çok seviyoruz” sözleriyle Bakan Tunç’a veda ettiler.
Samsun Samsun’da 23 Nisan coşkusu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 104. yılı Samsun’da coşkuyla kutlandı. İlkadım ilçesinde bulunan Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlik ilk olarak saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Akabinde bir konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, "Sevgili çocuklar; Sizler bu ülkenin yarını, umudu, en büyük zenginliğisiniz. Geçmişten aldığınız güçle milletimizin geleceğini sizler şekillendireceksiniz. Dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayramın sahibi olan siz değerli çocuklarımızın bu sorumluluğun bilinci ile hareket ederek çalışacağınıza, Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkarak yaşatacağınıza, bugün yarın ve daima büyük ve önemli başarılara imza atacağınıza olan inancımız sonsuzdur. İyiliğin ve merhametin; sevginin ve saygının hâkim olduğu bir dünya ideali; birlikte hayal eden, birlikte çalışan, birlikte yorulan, üreten ama asla vazgeçmeyen evlatlarımızın sayesinde gerçekleşecektir" dedi. Akabinde yüzlerce kişinin katıldığı etkinliklerde şiirler okundu. Öğrenciler dans gösterileri yaptı. Minik öğrencilerin yaptığı gösteriler ilgiyle izlendi. Kutlamalara ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, kaymakamlar, il müdürleri, kurum amirleri, askeri erkan, vatandaşlar ve diğer protokol üyeleri katıldı.
İstanbul Büyükçekmece’de 23 Nisan 2 gün süren etkinlikler ile kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü Büyükçekmece’de 2 gün süren etkinlikler ile kutlandı. 104 yıl önce Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ve Türk halkının tüm dünyaya egemenliği ilan ettiği gün olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşkuyla kutlandı. Büyükçekmece’de iki süren kutlamaların ilk gününde ilçenin 24 mahallesine yayılan etkinliklerde çocuklar Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bayramı gönüllerince kutladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün katılımıyla Kaymakamlık Meydanı’nda düzenlenen törende Büyükçekmeceli çocuklar tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk takdim edildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Büyükçekmece Belediyesi’nce yaptırılan Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi’nde bir araya gelen Büyükçekmece Belediyesi Çocuk Meclisi tarafından bir oturum gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün katılımıyla gerçekleşen oturumda konuşan Çocuk Meclisi Başkanı Gökmen Poyraz Gümüşay günün anlam ve önemine değinerek, dünyada tek olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kendilerine armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e teşekkür etti. Resmi törene katılım yoğun oldu Daha sonra belediye binasında Büyükçekmece Çocuk Meclisi’ni kabul eden Başkan Akgün, makamını Çocuk Meclisi Başkanı Gökmen Poyraz Gümüşay’a bıraktı. Büyükçekmece Kemal Sunal Amfi Tiyatro’da düzenlenen resmi törene katılım da yoğun oldu. Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna ile birlikte öğrencilerin gösterilerini izleyen Başkan Akgün, çocukların bayramlarını kutladı. Binlerce çocuk gönüllerince bayramlarını kutladı Büyükçekmece Belediyesi Kent Meydanı’nda düzenlenen kutlamalara ise binlerce çocuk aileleri ile birlikte katıldı. Büyükçekmece Belediyesi’nce düzenlenen kutlama etkinliklerine çocuklar kültür, sanat ve spor dallarında hünerlerini sergilerken miniklerde kendileri için hazırlanan istasyonlarda oyunlar oynadı. Halk oyunları, dans gösterileri ile gün boyu devam eden kutlama etkinliklerinin finalinde ise şarkıcı Ahmet Özhan Güven ve Ünal Tüzün çocuklar için birer konser verdi. “Mustafa Kemal Atatürk’ün dehası” Etkinlerde çocukları yalnız bırakmayan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 104.yılını coşkuyla kutluyoruz. Arkamızda birinci meclis çok anlamlı bir bina, ilk defa Büyükçekmece’de, Türkiye’ de ilk defa Büyükçekmece’de birebir örneği yapıldı. Şimdi biraz sonra çocuklarımızla beraber içeriye, ilk meclis toplantısının Türkiye Büyük Millet meclisinin toplantısının yapıldığı salonda birebir yaşayacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önce meclisi açıyor, sonra da Kurtuluş Savaşı’na başlıyorlar ve 29 Ekim 1923 de Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Cumhuriyeti ilan ediyor. İşte 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının en önemli sebebi Cumhuriyeti kurmak, vatanı kurtarmak. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehalığı orada meclisi kuruyor, kurtuluş savaşının yol haritasını ondan sonra daha emin adımlarla belirliyor, çiziyor ve sonuçlar koymuş olduğu hedefe ulaşıyor 23 Nisan 1920, sonuçta 29 Ekim 1923 de Cumhuriyeti doğuruyor ve bu bayramı Gazi Mustafa Kemal Atatürk bütün dünya çocuklarına armağan ediyor. Bütün Dünya çocuklarının ama tabi ki bizim çocuklarımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı kutlu olsun.”