GÜNDEM - 27 Şubat 2020 Perşembe 12:43

İŞKUR’la hayallerini gerçeğe dönüştüren girişimci: 'Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk’u atölyemde ağırlamak isterim'

A
A
A
İŞKUR’la hayallerini gerçeğe dönüştüren girişimci: 'Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk’u atölyemde ağırlamak isterim'

Ankara’da yaşayan 35 yaşındaki Şehriban Hırlak, aldığı girişimcilik eğitimiyle hayallerini gerçekleştirdi. Eşinin mesleğinden esinlenerek kurduğu atölyesinde 15 kişiye istihdam imkanı sunan 2 çocuk annesi genç girişimci, yüzde yüz yerli olarak ürettiği hastane ekipmanlarını 12 ülkeye ihraç ediyor.

Başkent'te Türkiye İş Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının ortaklaşa yürüttüğü 'uygulamalı girişimcilik' eğitimine katılan Şehriban Hırlak, hayallerini gerçekleştirmenin sevincini yaşıyor. Yaklaşık 6 ay önce atölyesini kuran 35 yaşındaki genç girişimci, 15 kişiye istihdam imkanı sundu. Eşinin mesleğinden esinlenerek kurduğu atölyede hastane ekipmanları üretimi yapan Hırlak, 12 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 6 ay içinde 400 bin dolarlık ihracat yapmayı başaran Hırlak'ın en büyük hayali yüzde yüz yerli ürettiği ürünleri dünyaya tanıtmak.

İŞKUR’la hayallerini gerçeğe dönüştüren girişimci: 'Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk’u atölyemde ağırlamak isterim'

“Başkalarının hayallerini neden gerçekleştiriyoruz, başarırız belki çocuklarımıza bir imkan sunmuş oluruz diye düşündüm"

Eleştirilere kulak asmadan başarıya odaklandığını belirten Şehriban Hırlak, "Devletimizin ileri girişimcilik adı altında bir kursu oldu, ona katılmaya karar verdim. Sertifikamı aldım. Bu işle ilgili 3 aylık çalışma deneyimim oldu. Çocuklarım küçük olduğu için devam edemedim. Fırsat buldukça eşimin iş yerine gittim. Bilgi edinmek için gözlemledim ne yaptıklarını. Hemen başvurdum. Ön elemeyi geçtim, eğitimlere katıldım. Eşim 20 yıldır bu sektörde olduğu için ben dedim neden kendi işimizi yapmayalım. Başkalarının hayallerini neden gerçekleştiriyoruz. Başarırız, belki çocuklarımıza bir imkan sunmuş oluruz diye düşündüm" dedi.

"Hayal kurmaya başladım, özgüvenim gelişti"

Hayatının aldığı eğitim sonrası değiştiğini kaydeden Hırlak, ”Hayal kurmaya başladım. Hedeflerim olmaya başladı. Kendime özgüvenim gelişti. Kadın olarak riski yüksek bir iş. 5 ay oldu, 12. ülkeye ihracat hazırlığındayız. Daha çok Ortadoğu ülkelerine ihracat yapıyoruz. Tüm hastaneler için ihtiyaç duyulan bütün malzemelerin imalatını yapıyoruz. Ameliyathane ekipmanları, yataklar, dolaplar, birçok şey. Şuana kadar birçok çalışanımız var. İŞKUR destekli iki çalışanımız var. Ben bir anneyim. Devletimize böyle bir imkan sağladığı için çok teşekkür ediyorum. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza çok teşekkür ediyorum bize bu imkanı sağladıkları için. Ben bir anneyim, onları da ihmal etmiyorum. Evimle de ilgileniyorum" diye konuştu.

"Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk’u atölyemde ağırlamayı çok isterim”
Hırlak, ”Ben bu işi başaracağıma inandım. Yeni olmamıza rağmen güzel işler yaptık. Tüm dünyaya adımız duyurmak istiyorum. 19- 21 Mart tarihinde İstanbul TÜYAP’da medikal fuarında olacağız. Müşterilerimizi bekliyor olacağız. Hiçbir zaman kulak asmadım eleştirilere. Türk kadınlarımız çok güçlü. Sadece cesaretli olsunlar, risk almaktan korkmasınlar. Çevre baskısına kulak asmasınlar. Kendilerine güvenleri olsun. 16 yaşında oğlum, 13 yaşında kızım var. Onların iş çıkış saatlerine kadar işlerimizi bitirip eve gidiyorum. Cesaret çok önemli, cesaret olunca yapamayacak hiçbir şey yok. Burada çalışanlarım takdir ettiler. Birçok kişiye vesile oldum. Arkadaşlarımı alıp götürdüm. Şuan ders alan arkadaşlarım var. Bir kadının hayatını kurtarsam, hayatında değişiklik yapsam bu benim için büyük onur, büyük gurur. Kadın istihdamını çok önemsiyorum. Kadın çalışanlarımız var. Genellikle onlara ağırlık vermeye çalışıyorum. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk’u atölyemde ağırlamayı çok isterim” dedi.

Eşinin her zaman destekçisi olduğunu ifade eden Ramazan Hırlak ise, ”Eşimin desteğiyle bu atölyeyi kurduk. Eşim bizi teşvik etti. Başkalarına çalıştık, kendi işimizi yapalım dedi. Şuanda 12 ülkeye ihracatımız var. 300–400 bin dolarlık bir ihracatımız oldu bu süre içinde. Yurt içinde özel hastanelere ürünler yaptık. Eşim bizim şirketimizde idari işleri yönetiyor. Bende üretim kısmındayım. Eşim bu işi yapmamızda önemli ölçüde cesaretlendirdi. Biz onun liderliğinde üretim sorumluluk üstlenerek yolumuza devam ediyoruz. Eşim olumsuz eleştiriler aldı. Üretimi zor bir iş. Bu işe kalkışmak bir bayan olarak önyargıyla karşılandı. Birbirimize oldukça desteğimiz oldu. Eşim örnek bir model oldu, bu işi yapabileceğini herkese gösterdi” dedi.

Hülya Keklik- Cem Geçim- Neşra Durmaz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 786 Milyon Euro hibe desteği sağlanacak DÜZCE(İHA) –Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından Düzce’de çiftçilere hibe desteği imkanları anlatıldı. Düzce Valiliği Toplantı Salonu’nda ki toplantıya Vali Selçuk Aslan, TKDK Ankara İl Koordinatörü Dr. Mehmet Ali Çakal ve Tarım Orman İl Müdürü Esra Uzun, İl protokolü, sivil toplum örgütleri temsilcileri, üreticiler ve girişimcilerin katıldığı bu toplantıda bölgedeki çiftçilere ve yatırımcılara yeni hibe imkanları hakkında bilgi verildi. IPARD III, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin ortak fonundan finanse edilen bir program olduğu ve 81 ilde uygulanacağı ve toplamda 786 milyon Avro hibe desteği sağlanacağı bildirildi. Vali Selçuk Aslan, toplantıda yaptığı konuşmada "IPARD III programı ile ilimizde kırsal kalkınma ve tarım sektöründe ek bir destek başlatmış oluyoruz. Düzce’nin bu programdan iyi fayda sağlayacak iller arasında yer alacağına inanıyorum" dedi. Dr. Mehmet Ali Çakal, programın yalnızca tarımsal üretimi desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda çevre koruma ve yenilenebilir enerji kullanımını da teşvik ettiğini belirtti. Çakal, "Yeni irtibat ofisimiz aracılığıyla, Düzce’den gelen projelerin değerlendirilmesini sağlayacağız" şeklinde konuştu. İl Müdürü Esra Uzun ise, Düzce’nin tarımsal potansiyeline vurgu yaparak, IPARD III’ün kırsal altyapı modernizasyonuna büyük katkı sağlayacağını ifade ederek "Bu desteklerle, ilimizdeki kırsal altyapımız daha modern hale gelecektir" dedi. Toplantı TKDK uzmanlarının IPARD III programının içeriği hakkında bilgi vermesinin ve soruların cevaplanmasının ardından sona erdi. IPARD III Programıyla; Tarım işletmelerinin rekabet gücünün artırılması, Yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması, Gıda güvenliği, hijyen, çevre koruması ve hayvan refahı standartlarına uyum sağlanması, Yeni pazar fırsatları ve teknolojiye dayalı inovasyonun teşviki, AB standartlarına uyum, çevre dostu yatırımlar ve istihdamın artırılması ve Kırsal alanlarda ekonomik faaliyet düzeyinin yükseltilmesi ve kırsal nüfusun desteklenmesi gibi konularda projeler beklenmektedir.
İstanbul KAMİAD ‘Şehir Toplantıları Etkinliği’ni İstanbul’da gerçekleştirdi Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği paydaşları İstanbul’da düzenlenen Şehir Toplantıları Etkinliği’nde bir araya geldi. Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) paydaşları, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Şehir Toplantıları Etkinliği’nde bir araya geldi. Toplantıya KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel, İstanbul Ticaret Odası’nın 44, 45 ve 46 nolu meslek komitelerinin başkanları ve bir çok müteahhit katıldı. Etkinlik, dünyadaki 5 büyük yapı fuarından biri olan ’46. Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı’ vesilesiyle yapıldı. Başkan Adıgüzel toplantıda yaptığı konuşmada 6 Şubat’ta meydana gelen depremde inşaat sektörünün ne kadar önemli olduğuna değindi. Adıgüzel, kamu müteahhitliği sektörünün karşılaştığı sorunlara da yer verdi. Başkan Adıgüzel, toplantıda yaptığı konuşma sonrasında ise katılımcıları dinleyerek sorularını da yanıtladı. İstanbul Ticaret Odası’nın 44, 45 ve 46 nolu meslek komitelerinin başkanları ile gerçekleşen toplantıda konuşan KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel, “KAMİAD ailesi olarak şehir toplantılarımızın ilkini 6 Şubat depreminin yıl dönümü vesilesiyle 16-17 Şubat tarihleri arasında orada gerçekleştirdik. Toplantılarımızın ikincini ise ülkemizde her yıl düzenlenen, dünyadaki beş büyük yapı fuarından biri olan ‘46. Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı’ vesilesiyle İstanbul’da yapmaktayız” dedi. “Kamu müteahhitliği, istisna bir meslek gurubudur” Kamu müteahhitliğinin, altyapı ve yapı projelerinde devletin doğrudan veya dolaylı olarak rol aldığı bir yapılanma türü olduğunu kaydeden KAMİAD Başkanı Adıgüzel, “Kamu müteahhitliği, büyük ölçekli projelerin finansmanını sağlamak, teknik becerileri ve deneyimi kullanmak, kalite standartlarını sağlamak ve toplumun genel refahına katkıda bulunmak gibi önemli avantajlar sunan istisna bir meslek gurubudur. Ancak mesleki alanda uzun yıllardan beri karşılaştığımız ve çözüm aradığımız sıkıntılarımızın olduğu da su götürmez bir gerçektir” şeklinde konuştu. "Fiyat farkı hesabı reel piyasa artışlarını karşılamıyor" Kamu müteahhitliği sektörünün karşılaştığı sorunlara da değinen Başkan Adıgüzel, “Kamuya ait binaların yapım işinin asgari bir yıldan fazla sürmesi ve buna karşın anahtar teslimi götürü bedel işlerin yüksek enflasyon karşısında yapılamayışı, sözleşmelerde verilen fiyat farkı hesabının reel piyasa artışlarının karşılamaması. Kamu kurumları ile imzalanan sözleşmelerde her ne kadar yüklenici bir işin tarafı kabul edilse de ihale kanununun yükleniciyi koruyan hükümlerinin neredeyse hiç olmayışı ve tarafların eşitlik ilkesinin olmayışı sebebiyle hep alttan alan kurumun kamu müteahhitleri olmasıdır. Üçüncü en önemli problem, ihale kanunu uyarınca en düşük teklife işin verilmesi ve ülkemizde yüklenici bolluğu yüzünden yaşanan aşırı rekabet ortamı nedeniyle, işlerin çok düşük fiyatlarla ihale edilmesidir. Dördüncüsü yüklenici hak edişlerinde yaşanan ödeme gecikmeleri, altyapı eksiklikleri ve kamu ihale süreçlerindeki karmaşıklık. Beşinci en temel sorun ise kamu kurumlarının eksik proje ve şartnamelerle işleri ihale etmesi ve yapım süreçleri içinde bu eksikliklerin giderilmesi nedeniyle geciken süre ve olumsuz şartların yüklenicinin aleyhine işlemesidir” ifadelerini kullandı. “Kamuya ait binaların, deprem toplanma merkezi olarak seçilmiş olması bizler için kaynağı olmuştur” İnşaat sektörünün 6 Şubat’ta meydana gelen depremde ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Adıgüzel, “Ülkemizde 6 Şubat depremi, inşaat sektörünün ne kadar önemli bir iş kolu olduğunu bir kez daha göstermiştir. Depremin yıkıcı etkisi ne kadar büyük olsa da; kamu müteahhitleri tarafından yapılan binaların çok az oranda hasar görmesi, afet bölgesinde özellikle Toplu Konut İdaresi tarafından yapılmış konutların nerdeyse hasarsız olarak ayakta kalması, elbette doğru yapılan uygulamaların bir sonucudur. Bölgede kamuya ait binaların, deprem toplanma merkezi olarak seçilmiş olması ve depremden etkilenen vatandaşlarımızın bu binalarda ağırlanması, yaşadığımız büyük acıyı dindirmese de bizler için bir nebze gurur kaynağı olmuştur” diye konuştu. “Sorunlarımızın çözülmesini talep etmekteyiz” Adıgüzel konuşmasının devamında ise, “Biz KAMİAD olarak, her şeyden önce kamunun yararına çalışan ve devletinin emrinde hizmet eden iş insanları olarak; öncelikle ‘yüklenici’ adının saygın bir meslek olması için 4734 ve 4735 sayılı yasanın bazı eksikliklerin giderilmesini, sorunlarımızın çözülmesini talep etmekteyiz. Özellikle son yıllarda yüksek enflasyon ile birlikte iş yapamaz bir hale gelen yüklenicilerin ve devlet ihalelerinin uygulamadaki sorunlarını içeren sektörel raporlarımızı başta Kamu İhale Kurumu Başkanlığı’na, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunmuş bulunmaktayız. Sonuç olarak; bizler bu çalışmaları yaparken siz meslektaşlarımızdan bize destek vermenizi, bir araya gelmenin ne kadar büyük bir güç oluşturduğunu görmenizi istiyoruz” diye konuştu.