POLİTİKA - 18 Eylül 2020 Cuma 12:47

Milli Savunma Bakanı Akar'dan net Doğu Akdeniz mesajları

A
A
A
Milli Savunma Bakanı Akar'dan net Doğu Akdeniz mesajları

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye ve Yunanistan askeri heyetleri arasında NATO Karargahı'ndaki görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu görüşmeleri, toplantıları da sonuna kadar destekliyoruz. Dördüncüsü yapıldı. Daha önceki bu tür girişimlerde ve şu anda da yine Yunan komşularımız isteksiz ve birtakım ön koşullar koymak suretiyle bu konuları yavaşlatıyorlar" dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İngiltere’de yayın yapan bir televizyon kanalına son dönemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğu Akdeniz'deki faaliyetlere yönelik olarak Türkiye'nin kendi kıta sahasında daha önce de yaptığı gibi tamamen teknik, bilimsel çalışmalar yaptığını aktaran Bakan Akar, "Kendi hakkımız çerçevesinde bunu kullanıyoruz. Burada herhangi bir şekilde tahrik söz konusu değil. Bunu daha önce de yaptık, Oruç Reis'te de bunu yapıyoruz. Kendi haklarımızı kullanmamızın bir uzantısı bu. Şu anda Oruç Reis, ilgili bakanlık tarafından planları çerçevesinde limana alındı. Ama aynı anda diğer gemilerimiz kendi bölgelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bizim çalışmalarımız planlı programlı, açık, şeffaf, mevcut hakların kullanılmasından ibaret" ifadelerini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye karşıtı açıklamalarına da değinen Bakan Akar, Türkiye'nin barıştan, diyalogdan yana olduğunu ve bu konuda gayret gösterdiğini kaydetti. Türkiye'nin hak ve hukukunu kullanmaya devam edeceğini ifade eden Bakan Akar, şunları söyledi:

"Sayın Macron kendi problemlerini örtbas etmek için bir takım roller peşinde koşuyor. Binlerce kilometreden gelip Doğu Akdeniz'de kendilerine bir rol kapmaya çalışıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Biz kendi hakkımızı, hukukumuzu koruyoruz ve her zaman komşumuz Yunanistan ile görüşmeye, diyaloğumuzu sürdürmeye hazır olduğumuzu belirttik, belirtmeye devam ediyoruz. Diğer taraftan da çeşitli şekillerde sık sık yaptırımlardan bahsetmek de bir tehdit dilidir. Gerginliği artırmaktan başka bir şeye yaramıyor. Çözüme değil çözümsüzlüğe katkı sağlıyor bu olaylar. Avrupa Birliğinin burada bir kural koyma, kuralları değiştirme, sınırları belirleme gibi bir yetkisi söz konusu değil. Bunların bilinmesi, görülmesi lazım. Burada hakkı, hukuku kendimize göre değil, evrensel hukukun tüm kurallarına uymamız lazım. Sayın Macron buradaki problemlerin üzerine benzin döküyor. Bu da çözümü uzattıkça uzatıyor. Hayal gören Macron'un kendisi. İki yüzyıl önce ölen Napolyon'un rolünü kapmaya çalışıyor ama buna gücünün ve boyunun yetmeyeceğini hep beraber görüyoruz.”
Türkiye'nin Akdeniz'e yaklaşık 2 bin kilometre kıyısı olduğunu belirten Bakan Akar, Yunanistan'ın Ege'de uluslararası hukuka aykırı olarak bazı adaları silahlandırdığını belirtti. Silahlandırılan adalar arasında Meis Adası’nın da bulunduğunu bildiren Bakan Akar, "Bu uluslararası hukukun, ülkeler arasındaki anlaşmaların ihlali değil de nedir? Bu, bize bir tehdit değil de nedir? Bu iyi komşuluk ilişkilerine karşı bir darbe değil de nedir? Bunların hepsi gözardı ediliyor ve Yunan komşularımız bencil şekilde kendi haklarından bahsediyorlar. Hiçbir şekilde bize hak tanımamak gibi bir eğilimleri var. Bunun olması mümkün değil. Biz tekrar tekrar hakkımızı, hukukumuzu ortaya koyuyor ve bunlara saygı gösterilmesini bekliyoruz" dedi.

NATO Karargahı'ndaki görüşmeler

Türkiye'nin sorunların uluslararası hukuka uygun diyalogla çözümünden yana olduğunu belirten Bakan Akar, NATO Karargahı'nda Türk ve Yunan askeri heyetleri arasındaki görüşmeleri değerlendirerek, “NATO Genel Sekreteri görüşme talep ettiğinde ilk 'evet' diyen biz olduk. Bu görüşmeleri, toplantıları da sonuna kadar destekliyoruz. Dördüncüsü yapıldı. Daha önceki bu tür girişimlerde ve şu anda da yine Yunan komşularımız isteksiz ve birtakım ön koşullar koymak suretiyle bu konuları yavaşlatıyorlar. Biz bu toplantıların gerçekleşmesini sonuna destekliyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin bugüne kadar hep diyalog ve iyi komşuluk ilişkilerinden bahsettiğini kaydeden Bakan Akar, şöyle konuştu:
“Fakat siz bizim haklarımızı çiğnerseniz, bunu da çiğnetmez, oldubittilere müsaade etmeyiz diyoruz. Bu hiçbir şekilde tehdit olarak algılanmamalı. Biz herhangi bir şekilde emperyalist bir hayal içinde değiliz, biz burada hakkımızı, hukukumuzu koruyoruz. Biz 83 milyonluk halkımızın, 780 bin kilometrekarelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hakkını, hukukunu korumakla görevliyiz. Bunun görülmesi, anlaşılması lazım. Özellikle üçüncü tarafların, ülkelerin tarafsız olarak, objektif olarak bunu görmesi lazım. Yansız şekilde bakıldığında ortadaki problemin ne olduğunu anlamak gerçekten basit. Fakat Avrupa Birliği ve Macron başta olmak üzere bu konularda son derece yanlı, önyargıyı, taassupla yaklaşıyorlar. Dolayısıyla bunlar çözüme değil, çözümsüzlüğe katkı sağlıyorlar. Gerçekten biz diyalog, diplomasi istiyoruz. Görüşelim, tartışalım ve problemlerimizi kimsenin tahrikine meydan vermeden kendi başımıza çözmek istiyoruz. Biz medeni iki komşu olarak problemlerimizi konuşarak, diyalog yoluyla, diplomasiyle çözmeye çalışıyoruz."

Türkiye ve Yunanistan arasındaki güven artırıcı önlemlerin görüşüldüğü toplantıların ikisinin Atina, birinin ise Ankara'da yapıldığını anımsatan Bakan Akar, dördüncü toplantı için Yunan heyetini Ankara'ya beklediklerini vurguladı.

Mevlüt Hasgül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yeşim Grup, ŞŞAL öğrencilerine IB yolunu açtı Dünyaca ünlü markaların stratejik iş ortağı olan Yeşim Grup, tekstil ve hazır giyimdeki öncü firma rolünü eğitime verdiği destekle pekiştiriyor. Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi’nin IB Programı’na kabul edilmesine destek olan Yeşim Grup, öğrencilerin uluslararası standartlarda eğitim alarak geleceğe daha güçlü hazırlanmalarının yolunu açtı. Kurumsal sosyal sorumluluk anlayışıyla toplumdan aldığını topluma geri verme ilkesiyle hareket eden Yeşim Grup, eğitim alanında gerçekleştirdiği projelerle de örnek olmaya devam ediyor. Yeşim Grup’un kurucusu merhum Şükrü Şankaya’nın eğitim dünyasına armağan ettiği Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi (ŞŞAL) öğrencilerinin daha iyi şartlarda ve uluslararası ölçekte eğitim alması için sorumluluk alan Yeşim Grup, ŞŞAL’ın Uluslararası Bakalorya (IB) Diploma Programı’na kabul edilmesi için destek oldu. Global bir oyuncu olma vizyonuyla hareket eden Yeşim Grup, dünya vatandaşı gençlerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla, ŞŞAL’da IB Diploma Programı’nın uygulanabilmesi için hem öğretim kadrosunun gerekli eğitimleri almasını hem de okulun fiziki imkanlarının bu sisteme uygun hale getirilmesine imkan sağladı. Bursa’da daha önce ikisi Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü ve ikisi Din Eğitimi Genel Müdürlüğü olmak üzere 4 kurumun kabul edildiği IB Diploma Programı’na katılmaya hak kazanan ŞŞAL, böylece Bursa’daki proje okulları arasında bu programı uygulamaya aday Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı tek okul oldu. Bursa Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi’nde okuyan ve programa kabul kriterlerini karşılayan 10.sınıf öğrencilerinin başvurabileceği geniş bir ünversite öncesi iki yıllık program sonucunda, öğrenciler bitirme sınavlarında başarılı olmaları halinde uluslararası geçerliliği olan IB Diploması almaya hak kazanacaklar. ŞŞAL’ın IB Diploma Programı’na katılmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Yeşim Grup CEO’su Şenol Şankaya, “Babam Şükrü Şankaya tarafından yapılan ve onun adını taşıyan okulun böylesine önemli bir programa kabul edilmesi bizleri oldukça mutlu etti. Eğitim, babam için çok önemliydi. Buradan mezun olan öğrencilerimizin de uluslararası standartlarda eğitim alması ve gelecekte global arenada ses getiren kişiler olması bizleri gururlandıracaktır.” dedi. Babası Şükrü Şankaya’nın, kendi adını taşıyan okullara büyük önem verdiğini, onları takip ettiğini ve başarılarıyla gurur duyduğunu kaydeden Şankaya, “Bizler de onun ‘Önce İnsan’ felsefesini rehber alarak onun mirasını ileri taşımak için Yeşim Grup ve Şankaya Ailesi olarak tüm gayretimizle çalışıyoruz. Bundan sonra da öğrencilerimizin gelişimi adına üzerimize düşen tüm sorumluluğu alacağız.” diye konuştu. ŞŞAL Müdürü Yeşim Ömeroğlu Ünlü ise okullarının uluslararası geçerliliği olan IB Programı’na dahil olması için verdikleri desteklerden dolayı Yeşim Grup ve Şenol Şankaya’ya teşekkür etti. Ömeroğlu Ünlü, “Şenol Şankaya her zamanki pozitif yaklaşımıyla bu noktada bizden desteklerini esirgemedi. Okulumuzun ve öğrencilerimizin her türlü ihtiyacının karşılanmasında bugüne kadar bizlere sağladığı destekler için kendisine minettarız.” ifadelerini kullandı.
Eskişehir Eskişehir’de havalar ısındı balıkçı esnafın satışları azaldı Eskişehir’deki balıkçı esnafı, havaların ısınmasıyla satışlarının azaldığını belirtti. Son günlerde kent genelinde etkili olan sıcak hava nedeniyle balık tezgâhlarında balık olmasına rağmen satışlarda azalma olduğu belirtildi. Balıkçı esnaf Ertaç Aslanbenzer, 15 Nisan’da büyük teknelerin avlanmasının yasaklandığını, ancak küçük teknelerin avlanmaya devam ettiğini ve bu yüzden balık çeşidinin olduğunu ifade etti. Balık fiyatlarında bir yükselme olmadığını anlatan Taşbaşı çarşısında balıkçı esnaf Ertaç Aslanbenzer “Şimdi büyük tekneler 15 Nisan’da yasak başladı. Ancak yine balıklarımız gelmeye devam ediyor. Küçük teknelerin avladığı balıklar geliyor. Tezgâhımıza devamlı taze balık bulunuyor. İşlerimiz havalar sıcakladı diye eskisi gibi değil, ama yine de işlerimiz oluyor yani çok şükür. Balık severler havalar sıcakladı taze balık yok diye düşünmesin küçük teknelerimiz balık avlanmaya devam ediyor. Her türlü balık yine bulunuyor. Hamsi olsun, uskumru olsun, istavrit, çupra, levrek bunların yanında tatlı su balıkları, her şey var. Fiyatlar, kış aylarıyla aynı uygun. Yani fiyatlarda bir değişiklik yok. Balık, etten çok ucuz. Hamsi kilosu 100 lira, uskumru 120 lira, palamut 150 lira, istavrit 120 lira, sardalya var kilosu 100 lira. Kış aylarında en çok satılan balık hamsiydi her zaman. Ama şimdi şu anda çipura, levrek, istavrit, uskumru satılıyor. Tatlı su balıklarında ise sazan satılıyor” dedi.
Bursa Rus araştırma üniversitesi ile proje işbirliği için ilk adımlar atıldı Rusya’nın önde gelen yüksek mühendislik eğitimi merkezlerinden biri olan Kazan Ulusal Araştırma Teknoloji Üniversitesi (KNRTU) yöneticileri, Bursa Uludağ Üniversitesi’ni (BUÜ) ziyaret etti. Görüşmelerde akademik ve bilimsel işbirliğinin geliştirilmesine dair kararlar alındı. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Kazan Ulusal Araştırma Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. YuryKazakov, üniversitenin Plastik İşleme Bölümü Başkanı Prof. Dr. IgorVolkof ve Yeni Perspektif Proje Departmanı Başkanı Prof. Dr. LeysanDogadina’yı ağırladı. Bilimsel işbirliği, tecrübe paylaşımı ve ortak proje üretilmesi amacıyla gerçekleştirilen ziyarette iki üniversitenin yürüttüğü çalışmalar ve teknik faaliyetler üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesi arasında yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yurt dışındaki partner üniversite sayısını artırmak istediklerini söyleyen Rektör Prof. Dr. Yılmaz, Kazan Ulusal Araştırma Teknoloji Üniversitesi’nin bu anlamda özel bir yeri olduğuna işaret etti. Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki yükseköğretim kurumlarıyla akademik ve bilimsel işbirliklerinin devam ettiğini açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, “Üniversitemiz, sahip olduğu donanım ve akademisyen kalitesi ile uzun yıllardır uluslararası arenada çok sayıda proje ortaklığında bulundu. Yeni dönemde farklı üniversitelerin de eklenmesiyle ortaklık yapımızın daha da geliştirilmesini hedefliyoruz. Onlarla yapacağımız projeler ve elde edeceğimiz katma değeri yüksek çıktılar, yer aldığımız araştırma üniversiteleri kategorisinde bizlere çok özel katkılar sağlayacaktır. Kazan Ulusal Araştırma Teknoloji Üniversitesi de bu çerçevede bizim için son derece özel bir yükseköğretim kurumudur. Nazik ziyaretleri için Rektörümüz Sayın Prof. Dr. YuryKazakov ve yönetimine teşekkür ediyor, işbirliğimizin kıymetli projelere dönüşmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu. Deneyimler paylaşılacak Kazan Ulusal Araştırma Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. YuryKazakov ise mühendislik alanında sahip oldukları deneyimleri paylaşmak ve Türkiye’nin önemli üniversitelerinden biri olan BUÜ’den akademik ve bilimsel çalışmalarda destek almak istediklerini vurguladı. BUÜ Mühendislik Fakültesi ile proje ortaklığı ve akademik deneyim paylaşımı başlatılması için görüşmeler yaptıklarını kaydeden Prof. Dr. YuryKazakov, nazik ev sahipliği için üniversite yöneticilerine teşekkür etti. Kazakov, ortak projelerin hayata geçirilmesinin her iki tarafa da fayda sağlayacağına inandığını belirtti. Laboratuarlar incelendi Kazan Ulusal Araştırma Teknoloji Üniversitesi heyeti, daha sonra BUÜ Mühendislik Fakültesi’nde ağırlanarak farklı bölümlerde yürütülen çalışmalara dair bilgilendirildi. Laboratuvar ve merkezleri de inceleyen Rus heyete BUÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut, Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Çakır, Otomotiv Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yazıcı, İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Babür Deliktaş, Tekstil Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Düzyer Gebizli, Tekstil Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serpil Koral Koç ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Öztürk de eşlik etti.