İhlas Haber Ajansı

SON DAKİKA

Whatsapp İhbar Hattı

Topbaş'dan bir yalanlama daha

Topbaş'dan bir yalanlama daha
Topbaş'dan bir yalanlama daha

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, belediyenin tanıtım işlerini gelini Burcu Topbaş'ın sahibi olduğu şirkete yaptırdığı şeklindeki iddiaları yalanladı.

Topbaş, yeğeninin eşi olan Burcu Topbaş'ın kendi yanında çalıştığını, belediyede hiçbir imza hakkı ve yetkisi olmadığını ve belediyeden de maaş almadığını söyledi.

Başkan Kadir Topbaş, seçim çalışmalarını Bağcılar'da sürdürdü. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı ve AK Parti İlçe Teşkilatı ile birlikte ilçenin cadde ve sokaklarını gezen Topbaş, vatandaşlara karanfil dağıttı.

Esnafları ziyaret eden Topbaş daha sonra Bağcılar sokaklarında seçim otobüsüyle dolaştı. Seçim sürecinde şehrin birçok ilçesini, mahallesini, cadde ve sokaklarını dolaşma imkanı bulduklarını anlatan Başkan Topbaş, "Yönetim anlayışı olarak da hep halkın arasında olmayı, halkın sorunlarını
dinleyerek yerinde çözmeyi prensip edinmiş biriyim. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki; İstanbul'un her bölgesinde ayak izlerimiz var. Görev sürem boyunca İstanbul'un en uç noktalarına gitme, dolaşma, dinleme imkanı buldum. İlk defa gideceğim yerler yok. En az birkaç kez gittiğim yerler var. Bağcılar benim için çok anlamlı bir ilçe. Çünkü 1993-1995 yılları arasında Bağcılar'da Feyzullah Kıyıklık'ın belediye başkanı olmasıyla birlikte ile birlikte 2 yıl partimin ilçe başkanlığını yaptım. Çoğu yerde
çizmelerle dolaştığımızı çok iyi hatırlıyorum. Gerçekten Bağcılar'ın o dönem çamur, çöp, çukur hatıralarıyla dolu olduğunu biliyorum. Hatta hiç unutmuyorum, Feyzullah Bey'in başkan seçildiği 1992 yılı kısmi yerel seçimlerinin ardından parti örgütlerinden çöp yığınlarını kaldırmak adına destek amaçlı birçok mahalleden insanlarımızın kamyonlarıyla ya da kendileri gelerek nasıl çalıştıklarını, o çöpün tozunu nasıl yediklerini, tozlar rüzgardan insanların üstlerine dökülmesine rağmen gülerek ve heyecanla
işlerine nasıl devam ettiklerini hatırlıyorum. Bağcılar'da çöp devri böyle kapanmıştı" diye konuştu.

Bağcılar ilçesinin çamurdan ve çukurdan kurtulduğunu ve yaşanabilir bir ilçe olduğunu anlatan Başkan Topbaş, Kadıköy ve Bakırköy ile mukayese edildiğinde Bağcılar'ın çok daha fazla gelişmiş olduğunu söyledi.

Bağcılar'ın İstanbul'un tercih ettiği yaşam alanlarından bir tanesi olduğunu ifade eden Başkan Topbaş, "Buraya raylı sistemi getirdik, buradan da hat devam edecek. Bu hat diğer metrolarla birleştiğinde Bağcılar'dan İstanbul'un her noktasına erişim çok rahat bir hale gelecek. Büyükşehir Belediyesi olarak Bacılar'a yaptığımız yatırımlar ve ilçe belediyemizin yaptığı yatırımlar,burayı gerçekten bağ haline dönüştürdü. İnanıyorum ki İstanbullular 29 Mart'ta geçmişte yaptığımız yatırım ve hizmetlere bakarak karar verecek. Biz 'yaptık' diyoruz. Bazı siyasi partiler 'yapacağız' diyorlar. Hatta bazı siyasiler 'bizi de dikkate alın, biz de varız' diye mesnetsiz konuşmalar yapıyorlar" dedi.

Başkan Topbaş, 37 yıldır siyasetin içinde olduğunu ve bu dönem yerel seçimlerde bir seviye kaybını görmekten büyük üzüntü duyduğunu söyledi. 2004'teki yerel seçimlerde böyle olmadığını anlatan Topbaş, "Siyasi partilerinin adaylarının seçim çalışmaları gayet kaliteliydi. Bu dönem maalesef medyamızın da bazı noktalardaki farklı tutumları nedeniyle olacak ki, reyting ve pirim vermek adına bu seviyenin düştüğünü görmekten büyük üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyoruz. Çünkü neticede siyasi partiler şehrimize ve ülkemize hizmet etmek için var. Vatandaşımızın ve ülkemizin kaynak ve emanetini kullanmak adına yetki istiyoruz. Bunu isterken gelişmiş dünya değerlerine ve etik kurallara dikkat etmek gerekir. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Geçmişte hava kirliliğinin, susuzluğun çöp, çamur ve çukurların yaşandığı, terk edilmek istenen bir İstanbul'dan bugüne geldik. Bunu İstanbullularla birlikte başardık" şeklinde konuştu.

Bazı siyasi partilerin kendilerinden söz ettirebilmek pahasına iftira attıklarını söyleyen Topbaş, "Yani hiç yüksünmeden 'ben söyleyeyim düzeltsinler, cevap versinler' diye konuşuyorlar. Böyle bir mantık olmaz, bunların doğrulukları araştırılarak ortaya konulması lazım. Sayın Kılıçdaroğlu'nu bir hesap uzamanı ve müfettiş olarak biliyoruz, öyle takdim edildi. Ama hesaplarında tutarlı olmadığını hep gördük. 3-4 gün medyada yer tuttu, 'geriye sayım başladı' diye. 'Sayın Başkan açıklasın, yoksa ben
açıklayacağım' dendi. Ya bu nedir, geçti 3 gün ve açıkladı. Bir A4 kağıdında neyi açıkladı? Ne aldınız? Ne verdi. Bu kadar gündemde tutmak, insanları böyle meşgul etmek yazık değil mi? Bu niçin sorgulanmıyor? Ne var, 23 şirketten 3 tanesi zarar etmiş. 20 tanesi kar etmiş" dedi.

Topbaş, zarar eden 3 şirketten birinin SAĞLIK AŞ. olduğunu ifade ederek, "Darülaceze'de hizmet veriyor, evde sağlık bakımı yapıyor, özürlüler merkezinde özürlülerle ilgili çalışmalar yapıyor, sağlık taraması yapıyor, kadın aile sağlığı merkezlerini işletiyor. Kar mı etmesi lazım? Sosyal hizmet üreten, bu amaçla çalışan bu firma kar eder mi? Bu amaçla desteklenmesi lazım. Kar etmesi beklenir mi? İnsaf sahibi olanların bunu görmesi lazım. Hele Sayın Kılıçdaroğlu; ya hesap bilmiyor ya da demogoji yaparak insanların zihinlerinde bir takım soru işaretleri oluşturmak istiyor. Aynı şekilde Bimtaş şirketimiz var. Ağırlıklı olarak İstanbul'un depremle ilgili çalışmalarını yürüten bir şirket. Kar mı etmesi lazım? Bir de Konut A.Ş. var. Doğru düzgün faaliyeti yok bu şirketin" açıklamasında bulundu.

Sağlık A.Ş., Bimtaş ve Konut A.Ş.'nin toplamda 17 milyon zarar ettiğini belirten Topbaş, "Ama İDO başta olmak üzere diğer şirketlerimize baktığınızda; dünyada marka olmuş, marka değer olarak birçok kuruluşun önüne geçmiş, uluslararası ticarete girmiş, çok başarılı ve özel sektör mantığıyla çalışan şirketler olduğunu görüyoruz. Tabi maalesef bu başarıyı gölgelemek istiyorlar. Bunlar Sayıştay denetimine tabi olsunmuş. Milletvekilisiniz, parlamentoya önerge verdiniz mi 'bunlar Sayıştay'a tabi olsun' diye.

Bu şirketlerin Türk Ticaret Kanunu kapsamında ve kendi iç sisteminde denetlendiğini ya gayet iyi biliyorsun, kurnazlık yapıyorsun. Zihinlerde soru işareti oluşturmaya çalışıyorsun. Ya da bilmiyorsun" dedi.

Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ödeme süreleri 2018 ve 2023 olan iç ve dış borçlarının toplamının 1 milyar 534 milyon dolar olduğunu söyleyerek, bu borcun Anadolu'daki illerde bile görebilecek borç miktarı olduğunu belirtti. Borçların vadesinin çok uzun olmasının bir problem olmadığını ortaya koyduğunu anlatan Topbaş konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Gelişen, iş yapan firmaların bu kadar borcu olması çok da önemli değildir. Çünkü şirketlerimizin karlılık oranı çok yüksek. Kaldı ki ben bir şey sordum dün. Birkaç gün cevaplansın diye bekleyeceğim bu sefer. İstanbul'da bir değnekçi olayı vardı. Bu şehirde parklanmadan çok ciddi rakamlar kayıt dışı olarak toplanır ve nereye gittiği belli olmadan giderdi. İSPARK diye bir şirket kurduk ve bugün çok başarılı bir hizmet görüyor. Soruyorum, bu İSPARK'ın dünyadaki ticari değeri nedir? Bir hesap adamı olarak bunu bir incelesinler. Bizzat benim çalışmasını yapılmasını istediğim bu projeyle hiç yoktan bu belediyeye katılan değer nedir? Bu şirketin değeri nedir? Sayın Kılıçdaroğlu'nun bunu açıklamasını istiyorum. Aksi taktirde ben açıklayacağım. Bu kadar hesap adamıysa herhalde bunu açıklayıp bize teşekkür etmesi lazım, 'birilerinin, şunun bunun cebine giden parayı kamuya döndürdünüz' diye. Bunu açıklamasını bekliyorum. Birkaç gün ben de bekleyeceğim. Ama bizi tabi manşette tutmazlar."

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 5 yıllık toplam tanıtım giderinin 60 milyon TL'yi bulmadığını söyleyen Topbaş, "Buna Cumhuriyet kutlamaları ve birçok organizasyon dahil. Ama çıkıyor koskoca adamcağız TV'de '500 trilyonlu giderin başına gelinini nasıl koydu' diyor. Evet Burcu Topbaş yeğenimin eşi. Kreatif olarak çalışıyor. Belediyede hiçbir imza hakkı ve yetkisi yok. Belediyeden de maaş almıyor. Benim kendi yanımda çalıştırdığım, sevdiğim, ailemden birisi ve başarılı. Şu köprü üstündeki tanıtımları bulan kişi. Biz belediye olarak tanıtım adına dışarıya, ajanslara iş vermiyoruz. Çünkü bu insanlar bu konuda bize ışık tutuyor. Hiçbir ihaleye, hiçbir akçeli işe asla karışmışlığı yok. Buna rağmen kalkıp bir takım ithamlarda bulunuyorlar. Ben bunu kınıyorum. Keşke onun gibi çevremde birkaç tane daha insanım olsa da, oluşturabilsem de bu işlerimizin doğru yapılması adına. 5 yılda yapmış olduğumuz tanıtım giderlerini biz ihale etmiş olsaydık. Kreatif olarak değerlendirme yapan doğrudur ailemizden birisidir" şeklinde konuştu.

Başkan Topbaş, tanıtım alanlarının geçmişte hep rant ve kaynak aktarma noktaları olarak kullanıldaş, "Buraya raylı sistemi gedığını ifade ederek, "Bizde bu yazmaz, bizde bu yok. Geçmişle ilgili bir şeyler söylemek istemiyorum. Ama bizde böyle bir şey yazmaz. Alnımız açık, başımız dik. Yüzümüzü kızartacak, mahcup olacak hiçbir adım atmadık, iş yapmadık. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum. Böyle bir tarzımız olmayacak da. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. İSPARK'taki tutumumuz bizim yönetim anlayışımızı ve heyecanımızı ortaya koyuyor. Geçmişte bunu hep gördük. İstanbul'un parklanma alanları birilerine ihaleler adı altında hep verilmişti. Birileri tarafından idare ediliyordu" dedi.

ALPAY YALÇINKAYA - İSTANBUL

GERİ BİLDİRİM

Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.