EĞİTİM - 19 Ocak 2021 Salı 09:07

Üniversite adayları için özel burs programı başvuruları başladı

A
A
A
Üniversite adayları için özel burs programı başvuruları başladı

Üniversiteye geçiş için hazırlanan öğrencilere, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin sunduğu özel burs programı ‘Come To Gelisim’ başvuruları 15 Ocak’ta başladı. Burs programına başvuran adaylar yetenekleri doğrultusunda değerlendirilip, yüzde 100’e kadar burs imkânı kazanıyor.

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin üniversiteye geçiş için hazırlanan öğrencilere sunduğu özel burs programı ‘Come To Gelisim’ başvuruları 15 Ocak’ta başladı. Üniversite tarafından yapılan açıklamada ortaöğretimde aktif çalışmalar gerçekleştiren, projeler üreten, yarışmalara katılan, girişimci ve yetenekli öğrencileri destekleyen özel burs programına başvuran üniversite adaylarına, ÖSYM puanları ile kazanacakları burs oranına ek yüzde 100’e varan burs imkânı sunulduğu belirtildi.

Motivasyon mektubu yazılmalı

Özel burs programına başvuru için, burs programı ile aynı adı taşıyan web sitesi üzerinden başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve adaylardan birer motivasyon mektubu yazmaları isteniyor. Başvuru formunun içerisinde yer alan motivasyon mektubu için üniversiteden yapılan açıklamada, “Adaylar, özelliklerinden ve yeteneklerinden oldukça detaylı olarak bahsetmeleri gerekiyor. Başvurulan özelliğe ve yeteneğe kanıt niteliğinde varsa destekleyici belgeler mutlaka eklenmeli” denildi.

Özel burs programı ‘Come To Gelisim’ için başvurulabilecek konular ise şu şekilde sıralandı:

“Kültür ve sanat etkinlikleri, spor başarıları, edebiyat yetenekleri, tasarım bilgileri, bilişim ve teknoloji alanındaki yetenekler, bulunduğunuz sosyal sorumluluk projeleri, ulusal ve uluslararası etkinlikler, okul takımları performansları, alınan ödüller, TÜBİTAK vb. yarışmalar.”
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da 7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi düzenlendi Bolu’da "7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi" düzenlendi. Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgileri katılımcılara aktardı. Bolu Koru Otel’de geleneksel hale gelen Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi’nin 7’ncisi düzenlendi. Kongre’nin oluşturulmasında büyük payda sahibi olan Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Deniz Sayıner’in öncülüğünde bir araya gelen doğum hekimlerinin yanı sıra perinatoloji uzmanları, ebeler, hemşireler, yenidoğan hekimleri ve doğuma katkı sağlayan birçok branş uzmanı da kongrede yerini aldı. Kongrede Türkiye’de ve dünyada modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgiler, araştırma sonuçları ve deneyimlerin paylaşıldığı bilimsel oturumlar yapıldı. 3 gün sürecek olan kongrede, doğuma yönelik kurslar ve bilgilendirme toplantıları yapılacak. “Doğum konusu birçok konuya göre az ilgi görüyor” Türkiye’de sadece doğumun ele alındığı en büyük bilimsel toplantı olma özelliğini taşıyan 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Aydan Biri, “Bu 7’ncisi olmakla birlikte en çok heyecan duyduğum kongre oldu. Her geçen yıl birbirini tekrar etmemek adına zaten çok geniş ve sonsuz olan bu kongrede bir kez daha sizinle olmaktan çok büyük keyif duyuyorum. Konumuz doğum ve içerisinde çok fazla bileşen var. Doğumsal birleşim ya da bir bebeği ilgilendiren bir süreç, toplumun esası temeli ve koruyucu sağlık bakımı. Kongrede çok fazla insanı bir araya getiriyoruz. Ama çok da zor oluyor bu kongreler. Daha önce de söylediğim bir şey var ana işimiz olan doğum, özellikle kadın doğum hekimlerinin polikliniklerinin yüzde 80’i doğum, ancak buna rağmen birçok konuya göre çok daha az ilgi görüyor. Bu yıl ben çok çünkü bu konu doğrultusunda doktor arkadaşlarımızın da ana konumuzun doğum olduğuna dair inancı arttı. Her ne kadar hala akademisyen arkadaşlarımızın ‘Doğum da moda oldu’ demesine rağmen mesleğe bakışımızın çarptırıldığı bir dönemdeyiz” dedi. “Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez” Bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Sayıner, “Eğitim bizim vazgeçilmezimiz olmalı. Çünkü en büyük güç bilgi gücüdür. Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez. Hiçbir silah, hiçbir teknoloji bilginin karşısında duramaz. O nedenle sürekli bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelerin yetişmesine ve ebelere ihtiyaç duyduğumuzu söylemem lazım. Ve tabii ki böyle bir ebeliği dizayn etmek için de birlik olmaya ihtiyaç vardır. Kurucu üyelerinden biri olmaktan onur duyduğum, gerçekten birlikte yürümekten gurur duyduğum yol arkadaşlarımın olduğu Anadolu Ebeler Derneği. Bu dernekle birlikte örgütlenmek, mesleğine sahip çıkmak mesleki örgütün içinde olmak son derece önemli” diye konuştu.