EKONOMİ - 15 Eylül 2021 Çarşamba 14:11

Adana lezzetleri için geri sayım başladı

A
A
A
Adana lezzetleri için geri sayım başladı

5.

5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, bu yıl “Coğrafya Lezzettir” temasıyla 8-10 Ekim tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Festival öncesinde basın mensupları ile bir araya gelen Adana Valisi Süleyman Elban, festivalle Adana mutfağının tanıtımının yanı sıra bu mutfağı gelecek nesillere taşımayı ve gastronomi turizminin gelişimine katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.



Bu yıl “Coğrafya Lezzettir “ temasıyla gerçekleşecek olan 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali basın toplantısı İstanbul’da Adana Valisi Süleyman Elban’ın ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantıya Vali Süleyman Elban’ın yanı sıra Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve ünlü şefler Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu ile Arda Türkmen de katıldı.



8-9-10 Ekim 2021 tarihlerinde gerçekleşecek olan festival öncesi basın mensupları ile bir araya gelen Vali Elban, Adana Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm ilçe belediyelerinin, odaların, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm Adanalı hemşerilerinin festivalin başarısı için destek verdiğini dile getirdi.



Adana Valisi Süleyman Elban, Adana’nın tarım, turizm, gastronomi ve ticaret açısından yüksek bir potansiyele sahip olduğunu dile getirirken, “Adana’nın lezzetinden, coğrafyasından, endemik bitkilerinden ve gastronomi kültüründen bahsedecek en son kişi herhalde benim. Çünkü burada bulunan herkes en az benim kadar Adana’nın lezzetini, Adana’nın tadını, gastronomisini iyi biliyor, bundan eminim” dedi.



Tarihin eski zamanlarından itibaren Adana’nın göç aldığını ifade eden Vali Elban, “Bu göçlerle birlikte değişik coğrafyalardan gelen insanlar yemek kültürleriyle birlikte Adana’da buluştular. Elverişli iklim yapısı ve o bölgelerden gelen farklı lezzet ve ürünlerle birlikte Adana’da çok orijinal bir mutfak oluştu. Günümüzde Adana, sadece kebabın anıldığı bir şehir haline geldi ama hakikaten yüzlerce çeşit çok özel yemekleri olan, sadece çorbalarını ya da tatlılarını saymaya kalktığımızda birçok ilin mutfağını geçecek kadar çeşidi olan bir il” dedi.



Tüm vatandaşları ve basın mensuplarını Adana’ya beklediklerini ifade eden Vali Elban, “8-10 Ekim tarihleri arasında yapacağımız festivale basın mensuplarımızı ve lezzet tutkunu herkesi bekliyoruz. Buraya Adana’yı temsilen ben ve belediye başkanlarımız, oda başkanlarımız ve diğer ilgili arkadaşlarımızla birlikte sizleri davet etmeye geldik. Çünkü hem ülkemizin hem de dünyanın bu konuda en yetkili insanları sizlersiniz. Kuru bir davetiyle ya da bir telefon mesajıyla davet etmek yerine gelip sizi burada Adana’ya çağıralım istedik” dedi.



Toplantıda konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise “Tarihin kenti, kültürün kenti, sanatın kenti ve tabii ki lezzetin kenti Adana’dan sevgiler, saygılar getirdim” diyerek sözlerine başladı. Adana’nın, tarihi lezzete dönüşmüş bir kent ve görmeyenler için bir kayıp olduğunu belirten Başkan Karalar, “Adana kebabı elbette eşsiz ve baskın bir lezzet. Ancak Adana mutfağı kebaptan ibaret değildir. Adana’ya geldiğinizde yüzlerce enfes başka lezzetin olduğunu da göreceksiniz. Adana’ya gelin çok şey kazanırsınız. Bir kez geldiğinizde de bir daha vazgeçemezsiniz. Adana’ya gelin, ciğerimi yiyin” şeklinde konuştu.



Şef Mehmet Yalçınkaya, "Son dönemde ülkemizde gastronomi alanında çok sayıda festival yapılıyor. Bu festivallerle şehirlerin derinliklerinde hangi ürünlerin olduğunu yakından görebiliyoruz" dedi.



Arda Türkmen ise, Adana lezzet festivalinin her sene yapıldığını söyleyerek, "Bu sene buraya gelerek lezzetleri yeniden görmek istedik. Bu gastronominin tanıtımını zaman geçtikçe daha çok yapmaya başladık. Bu şekilde insanlar sahip olduğumuz değerlerin kıymetini daha çok anlayabilir" diye konuştu.



Şef Somer Sivrioğlu da, "Adana lezzet festivali uzun zamandır yapılan bir festival. Adana’yı çok seviyoruz, yemeği ve kültürüyle çok farklı bir şehir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Milletvekili Kurt, Koçali Barajıyla ilgili bilgi verdi Adıyaman Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Resul Kurt, Koçali Barajı ile ilgili gelinen aşama ve çalışmalar hakkında bilgi verdi. Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, Adıyaman’da tarımsal üretimde büyük bir önemi olan Koçali Barajı’nın hem ülke ekonomisine hem de Adıyaman ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Milletvekili Kurt, "Koçali Baraj inşaatına 21.11.2014 tarihinde başlanmıştır. Gövde sıyırma kazıları, dolusavak, derivasyon tüneli, batardo, ulaşım yolu, Bulam Tüneli ve gövde kaya dolgu imalatlarına başlanmıştır. İşin devam sırasında baraj sol sahilinde muhtelif noktalarda heyelanlar meydana gelmiştir. Sonrasında iyileştirme önlemlerinin alınması ve heyelandan etkilenen yapıların yer değişikliğinin yanı sıra derivasyon tünelinin uzatılması gibi önlemler hakkında DSİ 20.Bölge Müdürlüğü ve ilgili Daire Başkanlıklarınca çalışmalar yapılmaktadır. Ancak, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrasında USGS tarafından yapılan hesaplamalara göre yaklaşık olarak 0,48 g ivme değerine maruz kaldığı görülmektedir. Bölgenin depremsellik durumunun değişmesinden kaynaklı mevcut Koçali Barajı Sismik Tehlike Analiz Raporu güncellenmekte olup güncel sismik parametreler kullanılarak yapılara ait stabilite hesapları yenilenmektedir. Oluşan depremler sonrasında bahse konu çalışmalara ivedilikle başlanılmış olup sonuçlanması akabinde inşaat çalışmalarına devam edilecektir. Koçali Sulaması Yaklaşım Kanalı ve Tüneli işinde yüzde 68 fiziksel gerçekleşme sağlanmış olup inşaat çalışmaları devam etmektedir. Koçali Barajı Ana İletim Hattı ve Sulaması işinde ise yüzde 17 fiziksel gerçekleşme sağlanmış olup çalışmalara devam edilmektedir. Aynı iş muhtevasında devam eden çalışmalar kapsamında 21 köyde toplam 25 bin 14 hektar alanda arazi toplulaştırma çalışması yapılacaktır. 2014 yılında 4 bin 568 hektar alanın tescil edilerek arazi toplulaştırma çalışmalarının tamamlanması hedeflenmektedir. Adıyaman Koçali İçme Suyu Tesisleri işinin projeleri tamamlanmış olup önümüzdeki dönemde ihale edilmesi planlanmaktadır” diye konuştu.
İzmir Prof. Dr. İlber Ortaylı İZKİTAP Fest’e konuk oldu İzmir Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, bu yıl Kültürpark’taki açık alanda düzenlenen İZKİTAP Fest-İzmir Kitap Fuarı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında büyük bir coşkuya sahne oldu. Ebeveynleri ile Kültürpark’a gelen çocuklar, konser ile atölye çalışmalarından sihirbaz ve dans gösterilerine, kukladan sokak oyunlarına kadar birçok etkinliğin yer aldığı çocuk şenliğine yoğun ilgi gösterdi. Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı da düzenlenen söyleşide İzmirlilerle bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından “Çocuk Edebiyatı” ana temasıyla düzenlenen İZKİTAP Fest - İzmir Kitap Fuarı, 23 Nisan’da Evrencan ve Uzaylılar konseri, çocuklara özel etkinlik ve söyleşilerle İzmirli kitapseverlere ve çocuklara unutulmaz bir deneyim yaşattı. Açık alanda yapılan en büyük kitap fuarı olma özelliği taşıyan İZKİTAP Fest, 28 Nisan tarihine kadar her gün 10.00-21.00 saatleri arasında 300’e yakın yayınevi, 50’ye yakın sahaf, kurum ve sivil toplum kuruluşu standını ziyaret etme imkanının yanı sıra imza günü, söyleşi ve farklı etkinliklere katılma fırsatı da sağlıyor. "Göktürklerden beri ilk defa Türk ismiyle toplandı" İZKİTAP Fest’in 23 Nisan’a özel konuğu tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı oldu. Atatürk Açıkhava Tiyatrosunda İzmirli kitapseverlerle buluşan Prof. Dr. Ortaylı, Türk demokrasisinin sağlam temellere dayandığını vurguladı. İlber Ortaylı, “23 Nisan çok önemli bir olay. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve halk idaresi, Göktürklerden beri ilk defa Türk ismiyle toplandı. Türkiye’de umumi rey ile işbaşına gelen Ankara’daki hükümettir. İşgal edilmiş, şartlar tamamen aleyhine dönmüş bir memleket; ancak devletin bağımsızlığı tamamen bitmemiş. Harpten sonra ağır işgal hükümlerinin uygulanmak istendiği bir ülke, sınırlarını küçültmüşler, asker girmiş, itilaf devletleri giremedikleri bölgeleri de işgal ediyorlar Sevr’e göre. İşte buna karşı çıkıldı. Bir orduyu terhis ediyorlar; ancak terhis edilmeyenler organize edildi, kasaba ve şehirlerde insanlar, muhtelif sınıflar bir araya geldiler, bu çok mühim. Bu hareket keskin bir politika ve keskin bir politik görüşle yürütüldü. Meclis hükümetini yürüten kadroların içinde bile her zaman yüzde 100 uyum yoktu; ama belirli bir ideale, ahlaka, disipline bağlı bir irade vardı. Bu meclisteki insanlar seçimle gelmişlerdir. Meclisin tartışma adabı içinde, farklı fikirler hallediliyor. Bir araya gelmiş insanların farklılıklarının çok keskin olduğu, dünya görüşlerinin farklı olduğu bir meclis; ancak memleketin düşman istilası ve Sevr hükümlerinden kurtulması için çalışıyorlar. Birinci meclis, Türkiye’de demokrasinin kurulduğu, konvansiyonel bir sistemdir. Hükümeti seçer, devleti yönetir, olağanüstü savaş yetkilerini denetleyerek uyum içinde çalışmıştır. Hem Türkiye tarihinde hem bölge tarihinde Türkiye’de demokrasinin uyuşma ve tartışma geleneğinin ortaya çıktığı bir devirdir” dedi. Yurt dışına gitme isteğinde olan gençlere seslenen Prof. Dr. Ortaylı, “Memlekette büyük zorluklarla yetiştirdiğimiz gençlerin yabancı ellerde kalması Türkiye’yi aksatır” diyerek Türkiye’nin son 10 yıldaki vatandaşlık sisteminden de derhal geri dönmesi gerektiğinin altını çizdi. Ortaylı, “Türk vatandaşlığı kolay elde edilecek bir gömlek değil, ona sahip çıkacaksın. Arkasında; Balkanlardan, Kafkaslardan çileli göçler yatar. Ne yatar? Çanakkale’de, İstiklal Savaşı’nda, Birinci Dünya Savaşı’nda uzak çöllerde ölmüş dedeler yatar. Ta Gazze’den başlayan sınıra kadar mezarlıklar var, geze geze gidersin budur yani. Uzun yıllar çileli bir şekilde yerli malı kullanan, enflasyona dayanarak yaşayan, baraj yapılsın diye enflasyon içinde yaşamaya razı olmuş kitle yatar. Oralarda sulanmış toprakları şimdi ona buna satmak marifet değildir. Burası son derece imtiyazlı bir vatandaşlık kitlesinin sahip olduğu bir yerdir. ABD, bazı Avrupa devletlerine benzemez. Herkes vatandaşlığına, hemşeriliğine sahip olsun” diye konuştu. “Bu millet sandıkta rey veriyor. 77 yaşındayım sandıktan başka bir şey hatırlamıyorum. Dolayısıyla böyle bir demokraside, insanların bir takım; karamsar, kötümser, yıkıcı yorumları dinleyerek yüzlerini kara çıkarmanın gereği yoktur” diyen İlber Ortaylı, “Belediye seçimlerine katılın, katılmamak olmaz. Beğenmediğiniz adamlar adaysa yerine yenisini koyarsınız herkes anlar. Beğenmeyince küskün olmanın alemi yoktur. Tavşan dağa küsmüş oluyor o zaman. Rey verilecek. Çok önemli bir şey” dedi.