SAĞLIK - 14 Ocak 2020 Salı 11:19

Hemoroidden korunma yolları

A
A
A
Hemoroidden korunma yolları

Genel Cerrahi Uzmanı Op.

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Deniz Atasoy, makat kanamalarının çoğunlukla halk arasında basur olarak bilinen hemoroid kaynaklı olduğunu söyledi. Atasoy, ancak her kanamanın bu sebepten ötürü yaşanmadığını vurgulayarak hemoroidden korunma yollarını sıraladı.



Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Deniz Atasoy, toplumda sık görülen hastalıklardan bir tanesi olan basur hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Atasoy, makat kanamalarının çoğunlukla basurdan kaynaklandığını ancak her kanama basurdan kaynaklanır demenin yanlış olduğunu önemle vurguladı. Kanama görülmesi durumunda mutlaka uzman bir hekime başvurmak gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Atasoy, özellikle 50 yaşından sonra kalın bağırsak kanseri riski açısından makat kanamalarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.



Kalın bağırsak kanseri dünyada yaklaşık 1 milyon kişiyi etkilediğini ve kansere bağlı ölümler arasında ikinci sırada olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Deniz Atasoy, ’’Özellikle 50 yaşından sonra kalın bağırsak kanseri riski açısından makat kanamaları ihmal edilmemelidir. Çünkü kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90’ı 50 yaşından sonra görülmektedir. Kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülüyor’’ dedi.



’’Basur hastalığı kansere dönüşmez’’


Hemoroid ve kalın bağırsak kanserinin ayırımı çok önemli olduğunu ifade eden Op. Dr. Atasoy, ’’Hemoroid olduğu düşünülen makat kanamasının ihmal edilmesi durumunda, kalın bağırsak kanserinin teşhis edilmesini geciktirir. Geç kalınmış bir kalın bağırsak kanserinde ise tedavi çok zordur. Bu yüzden doktor muayenesi şarttır. Doktora gittiğimizde doktor sizden ‘parmakla’ muayene isteyebilir. Bu muayene çok önemlidir çünkü kalın bağırsak kanserlerinin önemli bir kısmı parmak mesafesinde bulunmaktadır. Makattan kanamaya neden olabilen basur ve kanser dışındaki diğer hastalıklar arasında makat çatlakları ve kalın bağırsak polipleri de bulunmaktadır. Polipler kalın bağırsağın iç duvarından kaynaklanan çıkıntılardır (et parçaları). Bunlar kalın bağırsak kanserine dönüşebilir. Bu yüzden kolonoskopi yapılması çok önemlidir. Kolonoskopi sayesinde bu polipler çıkartılarak kalın bağırsak kanserinin gelişmesi önlenebilir. Çünkü her kalın bağırsak kanseri başlangıçta polip şeklinde başlar. Kalın bağırsağın toplam uzunluğu yaklaşık 1,5 metredir. Kalın bağırsak iki bölüme ayrılmaktadır. Karın içindeki bölüme ’kolon’ kalça içinde kalan ve makatla sonlanan kısmına da ’rektum’ denmektedir. Bu ayrımın tıbbi önemi vardır ve tedavi yöntemleri buna göre düzenlenir’’ şeklinde konuştu.



Kalın bağırsak kanserinin sebebi nedir?


Çoğu kanserde olduğu gibi kolon kanserinin de tek bir sebebi olmadığını belirten Op. Dr. Atasoy, “Kolon kanserinin nedenleri arasında genetik (yüzde 10) ve çevresel (yüzde 90) faktörler birlikte rol oynar. Çevresel faktörler arasında yaşadığımız ortam ve yediklerimizin rolü büyüktür. Sigara, alkol, hayvansal proteinden/yağdan zengin besinler, liften (posadan) fakir gıdalar kalın bağırsak kanseri riskini artırmaktadır. Sigara ve alkol ayrı ayrı etki ettiği gibi birlikte de etki ederek kanser riskini artırmaktadır. Bu yüzden sigara ve alkolün bırakılması önemlidir. Bilimsel çalışmalarda doymuş yağ oranı yüksek yiyeceklerle meme, prostat, testis, yumurtalık, rahim, kalın bağırsak, pankreas ve böbrek kanserleri arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Bunun yerine balık gibi diğer protein kaynakları tüketilmelidir. Sucuk, sosis ve salam (nitrat ve nitrit gibi katkı maddeleri içermektedirler) gibi işlenmiş etlerden uzak durulmalıdır. Yemekler az yağ ile pişirilmeli ve etler mümkün olduğunca kendi yağlarında pişirilmelidir. Hayvansal yağ yerine doymamış yağ içeren bitkisel yağlar daha fazla tüketilmelidir’’ açıklamasında bulundu.



’’Gençlerde görülme oranı artıyor’’


Kalın bağırsak kanserinin son yıllarda genç yaşlarda da görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Op. Dr. Atasoy, ’’Dünyada gençlerde kalın bağırsak kanserinin görülme sıklığı yılda yüzde 2 oranında artıyor. Nedenlerine bakıldığında ailede kalın bağırsak kanseri öyküsünün olması, ülseratif kolit, crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıklarının varlığı, düzensiz beslenme gibi tablolar sayılabilir. Bu tabloların varlığı kalın bağırsak riskini arttırmaktadır. Eğer bahsedilen risklerden bazısı bir kişide varsa o durumda kolonoskopi taraması daha erken yaşta başlayabilir ve daha sık aralıklarla yapılabilir. Burada amaç kanserin erken teşhis edilmesidir. Çünkü kalın bağırsak kanserleri erken teşhis edildiklerinde tamamen tedavi edilebilmektedir. Normalde kadın erkek herkesin 50 yaşında ve sonrasında 10 yılda bir mutlaka kolonoskopi taraması yaptırmaları gerekmektedir. Mayıs 2018’de Amerikan Cerrahlar Derneği kolonoskopi tarama yaşının 45’e düşürülmesi gerektiğini önermiştir. Ayrıca yine 2 yılda bir dışkıda gizli kana da baktırmaları gerekmektedir. Diğer tarama yöntemleri arasında yıllık dışkıda gizli kan testi ile birlikte, 5 yılda bir sigmoidoskopi, yılda bir dışkıda immünokimyasal test, 5 yılda bir çift kontrastlı baryumlu grafi, 5 yılda bir sanal kolonoskopi ve dışkıda DNA testleri sayılabilir’’ diye konuştu.



’’Önlenebilir kanser türlerinden biridir’’


Op. Dr. Atasoy şöyle devam etti: ’’Önlenebilir kanser türleri içerisinde ilk sıralarda yer alan kalın bağırsak yani kolon kanserinin belirtileri arasında makat kanaması dışında bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, kabızlık, ishal, ince dışkılama, karın alt kısımlarında ağrı, makatta ağrı, dışkı kaçırma ve tuvalete çıkma isteği sayılayabilir. Yan belirtiler arasında kilo kaybı, yorgunluk ve kansızlık da görülebilir. Bu yan belirtiler sadece kalın bağırsak kanserine ait olmayıp diğer kanserlerde de görülebilmektedir’’ dedi.



Tedavi yöntemi


Tedavi yöntemine değinen Op. Dr. Atasoy, ’’Günümüzde kalın bağırsak kanserinin kesin tedavisi ameliyattır. Ancak ameliyat etmeden önce ve sonrasında hastalara kemoterapi ve ışın tedavisi (radyoterapi) verilmesi gerekebilir. Burada amaç, ameliyat öncesi tümörü küçültmek veya ameliyat sonrası kanda dolaşan gözle görülemeyen kanser hücrelerini yok etmektir. Kimi hastalarda hemen ameliyat gerekebileceği gibi başka hastalarda ameliyatı ilaç ve ışın tedavisinden sonrasına ertelemek daha faydalıdır. Ameliyat yöntemleri olarak kalın bağırsak kanserlerinde açık ve kapalı yöntemler bulunmaktadır. Günümüzde kapalı yöntemler ilk sırada tercih edilmektedir. Sonuçta ister açık ister laparoskopik olsun kalın bağırsak kanserinin ameliyatlarında karın kesisi haricinde her şey birbirinin aynısıdır. Bu yöntemleri karşılaştıran çalışmalar halen devam etmekte olup her yöntemin kendine ait avantaj ve dezavantajları vardır’’ ifadelerini kullandı.



Korunma Yöntemleri


Aşırı kilolu ve obez (şişman) kişilerde kalın bağırsak kanseri riskinin arttığının altını çizen Op. Dr. Atasoy, ’’Hareketli bir yaşam tarzı alışkanlık haline getirilmelidir. Haftada 3-4 kez yapılan, 30-60 dakikalık fiziksel aktivitenin sağlığımız üzerinde olumlu etkileri vardır. Yapılan çalışmalarda fiziksel aktivitenin kanser riskini de azalttığı gösterilmiştir. Yüksek lifli gıdalar ve düşük yağlı gıdalar kalın bağırsak kanseri riskini azaltmaktadır. Sebze, meyve, kepeği ayrılmamış tahıl ve kuru baklagillerde posa (lif) bulunmaktadır. Posalı yiyecekler kabızlığı önleyerek bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamakta ve kalın bağırsak kanseri oluşumunu azaltmaktadır. Aynı şekilde vitaminler de kanser riskini azaltmaktadır. Kalsiyum, demir, iyot, çinko, molibden ve selenyum kanser riskini azaltmaktadırlar. Yemeklerin pişirilme yöntemleri de önemlidir. Mangalda ve mangal kömürüne yakın pişirilen yemekler kanser riskini artırmaktadır. Benzer şekilde közleme, tütsüleme, kavurma ve kızartma gibi yöntemler de sağlığa zararlıdır. Bunların yerine haşlama, fırında pişirme ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir. Beslenmenin yanında bazı genlerin bozukluğu da kalın bağırsak kanserine neden olmaktadır. Bu genlerdeki bozukluk sonradan olabileceği gibi doğuştan da gelebilir. HNPCC ve FAP gibi kalıtımsal hastalıkların varlığında risk artar. Kanserde dünyadaki yaklaşım erken tanı ve korunmadır. Çünkü hem hastalık tamamen tedavi edilebilmekte hem de tedavi maliyetleri düşmektedir’’ dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Uysal: "Türkiye’ye örnek olacak bir birlik beraberlik düzenimiz var" Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Güvenlik Mahallesi’nde düzenlenen iftarda belediye başkanlığı görevini kutsal ve mübarek bir nöbet olarak gördüğünü söyleyerek, bu görevi kendisine veren Muratpaşalılara teşekkür etti. Muratpaşa Belediyesi’nin her Ramazan’da, mahallelerde düzenlediği iftarın bu kez adresi Güvenlik oldu. Pazar yerinde kurulan iftara Yıldız, Memurevleri ve Güvenlik mahalle sakinleri katıldı. Başkan Uysal’ın eşi Ümran Uysal’la katıldığı iftarda CHP Muratpaşa İlçe yönetimi, farklı siyasi partilerin yöneticileri, meclis üyeleri, meclis üyesi adayları, muhtarlar, muhtar adayları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Buradaki konuşmasına mahalle sakinlerine “Hayırlı Ramazanlar” dileyerek başlayan Uysal, “Sizin verdiğiniz belediye başkanlığı görevini kutsal, mübarek bir nöbet olarak gören bir kardeşiniz olarak her birinize ayrı ayrı saygılarımı, hürmetlerimi sunuyorum. Sağ olun var olun” diye konuştu. Başkan Uysal, sözlerine şöyle devam etti: “Muratpaşa’mızda bütün Türkiye’nin imrendiği, her türlü ayrımcılığı aşmış, bütün insanlarına Turunç Masa üzerinden kamu hizmetlerini sunan, insanların rahatça kamuya ulaşabildiği, birbirini sayıp, sevdiği, kimsenin kimseyi yargılamadığı, yaşlılarımıza, gençlerimize, çocuklarımıza ayrı hürmet gösterilen, elini uzatan hiç kimsenin elinin havada kalmadığı bir düzenimiz var. Sizler sayesinde. Ayrışmadan bu memleketin hiçbir menfaati olmaz. Çocuklarımızı aynı geminin güvertesinde büyütüyoruz. İşte Muratpaşa’mızda bütün Türkiye’ye örnek olacak bir birlik, beraberlik düzenimiz var.” Mahalleliye ayrıca dayanışma ve komşuluklarının bütün Türkiye için çok kıymetli olduğunu söyleyen Başkan Uysal, 31 Mart yerel seçimlerinin vatana, millete güç kuvvet ve iyilikler getirmesini temenni etti. Uysal, iftar öncesi ayrıca Soğuksu mahalle esnafını ziyaret etti.
Erzurum DAP Bölgesine 94 yeni kütüphane Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi, bölgede okuma kültürünün geliştirilmesi amacıyla 227 projeyi 520 milyon lira ile destekledi. Bu kapsamda Bölgeye 94 yeni kütüphane kazandırılmış oldu. 2016 yılında başlayan ve 2023 yılını da kapsayan dönemde, DAP Bölgesinde Okuma Kültürünün Geliştirilmesi Projesi destekleriyle; 25’i ilçe halk kütüphanesi olmak üzere 94 yeni kütüphane yapılmış, 168 adet kütüphanenin altyapısı iyileştirilerek, 61 köy okulunun bakım onarımı tamamlanmıştır. Modern, donanımlı ve işlevsel şekilde tasarlanan yeni kütüphaneler, farklı yaş gruplarına hitap edecek geniş bir kitap yelpazesine de sahip. Engelli erişimine uygun olarak düzenlenen kütüphanelerin tamamında bilgisayar ve internet erişimi gibi teknolojik imkanlar da yer alıyor. Elazığ’a dijital kütüphane Bölgedeki eğitim ve kültür seviyesini yükseltmesi beklenen yeni kütüphanelere ek olarak, Elazığ’da DAP destekleriyle, okuyucuların binlerce kitaba bir tıkla ulaşabilecekleri Mehmet Akif Ersoy Dijital Kütüphanesi’nin açılışı yapılarak, hizmete devam ediyor. Geleneksel kütüphane anlayışına yepyeni bir boyut kazandıran, yeni nesil uygulamalar arasında yer alan Dijital Kütüphane bünyesinde; 40 adet bilgisayar ile donatılan 2 adet dijital okuma salonu, kitaplıklarla donatılan okuma salonu, fuaye alanı ve açık teras yer alıyor. Okuyucular, 28 ayrı kategoride 33 bin kaynak esere elektronik ortamda kolayca erişebiliyor. Destekler 2024 yılında da devam edecek Bölgede çok büyük bir memnuniyetle karşılanan kütüphanelerle ilgili proje desteklerinin 2024 yılında da devam edeceği bildirildi. DAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından yapılan açıklamada, Bölgede 2024 yılında Eğitim, Kültür ve Sanat Faaliyetlerinin Desteklenmesi Programı ile çocuklara yönelik 32 Atölye, 2 Çok Amaçlı Salon, 12 Laboratuvar, 3 Kütüphane, 35 Köy Okulunun Altyapısının iyileştirilmesi projelerine toplam 38 milyon 500 bin lira ödenek sağlayacağı belirtildi. Açıklamada ayrıca, insan odaklı bir kalkınma projesi olan DAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin 2024-2028 döneminde dijital kütüphane yapımına daha fazla destek vereceği kaydedildi.
Muğla Bodrum Yalıkavak Anaokulu’nun temeli atıldı Bodrum Belediyesi, Yalıkavak Anaokulunun temelini vatandaşların katıldığı törenle attı. Kış nüfusunun yüksek olması ve vatandaşlardan gelen taleplerin artması nedeniyle Bodrum Belediyesi tarafından planlamaya alınan anaokulunun temeli törenle atıldı. Cumhuriyet Halkevleri Bodrum Şube Başkanı Mazhar Karakaya anaokulunun herkese hayırlı olmasını dilerken iş insanı Feridun Öztürk tüm katılımcılara teşekkür etti. Yoğun programından dolayı temel atma törenine katılamayan Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın iyi dileklerini ileten Başkan Vekili Emel Çakaloğlu şunları söyledi: “Bodrum’da nüfus artışından dolayı okul öncesi eğitim kurumlarının yetersizliğini yeterli seviyeye getirmeye çalışıyoruz. Ailelerin çocuklarını güvenilir bir eğitim kurumlarına emanet edebilmelidir. Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için anaokulları açılıyoruz. Bugüne kadar dört anaokulunu kentimize kazandırdık” Temel atma töreninde söz alan Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci, “Bodrum için elini taşın altına koyan ve taş üstüne taş koyup Bodrum’da kalıcı eser oluşturmak için gecesini gündüzüne katan herkese yürekten teşekkür ediyorum” dedi. 2024-2025 eğitim öğretim yılında faaliyete geçmesi hedeflenen Bodrum Belediyesi Yalıkavak Anaokulu, 6 sınıflı ve 120 öğrenci kapasiteli olarak planlandı. Yapıda, öğretmenler odası, idare odası, mutfak, yemekhane, 6 sınıf ve dış alanda peyzaj ile oyun etkinlik alanı bulunacak. Temel atma törenine Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı temsilen Başkan Vekili Emel Çakaloğlu, CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın ve CHP ilçe örgütü, Meclis Üyesi Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci ile belediye başkan yardımcıları, meclis üyesi adayları, belediye birim müdürleri, Yalıkavak Mahalle Muhtarı Ali Çınar, Geriş Mahalle Muhtarı Hayrullah Kayacan, bağışçı Cumhuriyet Halkevleri Bodrum Şube Başkanı Mazhar Karakaya ile iş insanı Feridun Öztürk ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Cengiz Durmuş: "Türkiye’nin teniste dünya lideri olabilecek bir yerde olduğunu herkes biliyor" Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, Türkiye’de tenisin gelişimiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Türkiye’nin gelecekte, teniste dünya lideri olabilecek bir yerde olduğunu herkes biliyor" dedi. Antalya’nın ilk WTA Turnuvası Megasaray Hotels Open, 26-31 Mart tarihleri arasında Antalya Belek’te bulunan Megasaray Tenis Akademi’nin kortlarında düzenleniyor. Bu organizasyonu takip eden Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Bu tür organizasyonların Türkiye’de düzenlenmesinin hem kendileri, hem sporcular ve hem de Türkiye’nin tanıtımı için çok değerli olduğunu söyleyen Durmuş, "Değerli tarafı ise sponsorlarımızın aracılığı ile yapılıyor olması. Şahinler Holding ve Megasaray Oteli’nin organize ettiği bir turnuva olarak düzenleniyor. Maçını beraber izlediğimiz, şu anda maçta olan 16 yaşında olan sporcumuz, 16 yaş milli takımımız ve aynı zamanda Mega Saray Tenis Akademisi sporcumuz. Bu kortlara dünyanın deneyimle sporcuları ile aynı korta olmanın, onlarla yarışmanın ve onları yenerek bir üst tura geçmenin hedefiyle çıkıyorlar. Türkiye Tenis Federasyonu olarak bizler, dünyanın en iyi sporcusunu yetiştirmek için hedefleri olan, stratejiler yapan bir federasyonuz. Bu yüzden bizim en değer verdiğimiz etkinliklerden bir tanesi oldu. Antalya’da bu seviyedeki en yüksek turnuva oluyor. Daha önce İstanbul’da bu turnuvanın benzerlerini yaptık. Hem spor turizmi açısında çok değerli bir etkinlik hem sportif başarı için değerli bir etkinlik. 16 yaşındaki sporcumuz, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir turnuvada kendi ülkemizde olmasa oynayabilme şansı yok. Ancak kendi ülkemizde yaptığımızdan dolayı dünyanın en iyi sporcularıyla aynı korta girme şansı elde ediyor. Bu tür organizasyonlarda, hem grand slamlar, hem olimpiyatlar, hem de sporcumuzun gelişimi için çok değerli buluyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın ’Sporu tabana yayıyoruz’ ilkesiyle birer bir örtüşen bir söylem. Tenisin her yerde izlenir ve bilinir olmasını sağlıyoruz. Tenisin gelişimi açısından bu organizasyonu çok değerli buluyoruz" ifadelerini kullandı. "Tenisin toplumsal ve iletişim anlamında çok değerli katkıları var" Tenisin ve sporun içinden gelen biri olduğundan ve bu nedenle tenisin kişisel gelişime çok büyük bir değer kazandırdığından bahseden Başkan Durmuş, "Türkiye’de her noktasında herkesin mutlaka tenis oynaması gerektiğine inanan birisi olarak bu süreci yönetiyorum. Çünkü tenisin toplumsal anlamda, iletişim anlamında çok değerli katkıları olduğunu görüyoruz. Çocuklarımızın ergenlik diye bir probleminin kalmadığını görüyoruz. Bahsettiğimiz gibi 6 yaşından başlayan çocuğumuz, 30-40 yaşlarına kadar devam ettirdiği bu hikayenin en önemli aşaması çocukluk ve gençlik dönemini çok güzel enerjilerle, doğru bir fiziksel yapıyla geçirdiklerini biliyoruz. Bunu yanına da bir sportif başarı, ünlenen ve tanınan sporcular olarak kendi hayatlarında çok değerli sonuçlar elde ediyoruz" diye konuştu. "Avrupa tenisi yönetiminde, yönetimimizin olması bu basamaklardan biri" Federasyon olarak dünyanın en iyisi sporcusunu yetiştirmeyi hedeflediklerini ve bunun için de dünyanın her yerinde söz sahibi olunması gerektiğini aktaran Cengiz Durmuş, "Avrupa tenisi yönetiminde, yönetimimizin olmuş olması bu basamaklardan bir tanesidir. Geçen dönemde yine yönetimdeydik. Cem kardeşimiz, Türkiye Tenis Federasyonu’nda yönetim kurulu üyesi olarak, orada da yönetim kuruluna seçilmişti. Biz birinci sıradan yönetime girdik. Fransa, İngiltere, Almanya, İspanya gibi ülkelerin olduğu yerde biz birinci seçiliyoruz. Bizim için anlamlı çok değerli. Aynı zamanda sorumluluk getiren şeyler. Bu başlattığımız güzel enerjinin, güzel seviyenin bize sportif açıdan çok büyük imkanlar, çok büyük fırsat tanıyacağını biliyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin teniste dünya lideri olabilecek bir yerde olduğunu herkes biliyor" Tennis Europe Seçimli Genel Kurulu’nun 2025 yılında Antalya düzenlenecek olmasından dolayı çok büyük bir heyecan içerisinde olduklarını söyleyen Başkan Cengiz Durmuş, "Avrupa ve dünyanın lider kıtası Avrupa, teniste de dünyanın lider kıtası. Ülkemizde genel kurulunu ağırlıyor olmamız ve tüm Avrupa ülkesinin tenisi yönetenlerinin Türkiye’ye gelecek olması, bununda oy birliğiyle karara bağlanması bizim için çok değerli ve anlamlı olduğunu biliyoruz. Biz Türkiye olarak tenis ülkesiyiz. ’Tenis, Türkiye’de oynanır’ parolasıyla yapmış olduğumuz turnuvalar Avrupa’da ve dünyada ses getirdiğinin göstergesi olarak Türkiye’de yapılması planlanıyor. Turizm açısından baktığınızda ülkemizi çok iyi tanıttığını, doğal olarak gittiği yerlerde ebeveynler, yöneticilerine Türkiye’deki tenisin gücünü ve güzelliğinin anlattıkları için biz bu sonuçları alabiliyoruz. Avrupa’daki yöneticilerinde toplantı için bir an önce Türkiye’ye gelmek için sabırsızlandıklarını biliyoruz. Hem 2025’e şimdiden hazırlık yapmaya başlıyoruz. Gerçekten çok güzel hafta olacak. Çok güzel bir etkinlik çok güzel bir turnuva olacak. Zaten ülkemizi tanıtma noktasında çok iyi yerdeyiz. Ülkemizin hem gücünü, aynı zamanda Avrupa’da söz sahibi olan bir federasyon olarak en genç nüfusa sahip Türkiye’nin de gelecekte teniste dünya lideri olabilecek bir yerde olduğunu herkes biliyor. Gelecekte bunu göreceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Kocaeli Gölcük’ün yeni sosyal alanında deniz göründü Gölcük’te askeriyeden devralınan ve Donanma Parkı olarak ilçeye kazandırılacak 53 dönümlük alanda yıkım çalışmaları tamamlandı. Alanın dış duvarının da yıkılmasıyla Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi denize kavuştu. Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokol sonrasında Gölcük Belediyesi’ne devredilen 53 dönümlük alanda yıkım çalışmaları tamamlandı. Gölcük Belediyesi’nin Donanma Parkı’na dönüştüreceği alandaki eski lojmanlar ve çevre duvarının yıkılıp enkazının kaldırılmasıyla Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi denize kavuşmuş oldu. Dev alanı çevreleyen duvarların yıkıldığı alanda inceleme yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, "Donanma Parkı’nın yapılacağı alanda yıkım çalışmalarını tamamladık. Gölcük merkezinden yaklaşık 500 metre mesafede Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’ne yürüdüğümüzde, cadde üzerinden atık denizi görebiliyoruz. Bu alanı teslim alabilmek için askeri üssün batı kısmında 48 lojmanı esaslı olarak onardık. Yine J-9 askeri güvenlik duvarını inşa ettik. Milli Savunma Bakanlığı ile yapmış olduğumuz protokol çerçevesinde, deniz kıyısındaki 5335 metrekarelik alanı da Donanma Parkı’na dahil ettik. Deniz kıyısındaki bu alanda Donanma Açık Hava Denizcilik Müzesi yer alacak. Donanma Parkı’nda kafe, restoranlar ve çeşitli sosyal alanlar yer alacak. Ben şimdiden ilçemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
Erzurum Erzurum Faydalı Model’de 2’inci sırada yer aldı TÜRKPATENT Şubat ayı Faydalı Model başvuru verilerini yayımladı. Erzurum’dan Şubat ayında 1, bu yılın ilk iki ayı toplamında ise 2 faydalı model başvurusu gerçekleştirildi. İl başvuru sayısı düzeyinde Bölge illeri içinde Elazığ’ın ardından 2, ülkede ise 14’üncü sırayı aldı. Veriler üzerinden DOSİAD tarafından yapılan araştırmaya göre Şubat ayında Erzurum’dan 1, KUDAKA İstatistik Bölgesi illerinde 2, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illerinden 2, Doğu Anadolu Bölgesi illerinden 16, ülkede ise 210 faydalı model başvurusu yapıldı. 2024 yılının ilk iki ayında Erzurum’dan 2, KUDAKA istatistiki Bölgesi illerinden 3, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illerinden 3, Doğu Anadolu Bölgesi illerinden 18, ülkede ise 377 Faydalı model başvurusu kaydedildi. Erzurum’un 2 aylık düzeyde faydalı model başvuru sayısı bölge toplamında yüzde 11.1’lik dilim oluşturdu. Doğu’dan 4 İl başvuru yaptı Bu yılın ilk iki ayında Doğu Anadolu Bölgesinden yalnızca 4 ilden faydalı model başvurusu yapıldı. Başvuru kaydedilen iller Elazığ, Erzurum, Erzincan ve Malatya olarak bildirildi. Verilere göre Elazığ’dan 14, Erzurum’dan 2, Erzincan ve Malatya illerinden ise 1 faydalı model başvurusu gerçekleşti. Erzurum 14’üncü sırada Erzurum bu yılın ilk iki ayı kaydında faydalı model başvuru sayısı ölçeğinde 14’üncü sırada yer aldı. Ülkede faydalı model başvuru sayısının en yüksek olduğu iller; İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Bursa, Elazığ, Kocaeli, Kayseri, Manisa, Gaziantep, Samsun, Antalya, Balıkesir, Adana, Denizli, Tekirdağ, Eskişehir, Isparta, Aksaray, Çorum, Hatay, Kütahya, Muğla, Tokat, Yalova, Çanakkale, Diyarbakır, Erzurum, Kastamonu, Niğde olarak açıklandı.