SAĞLIK - 24 Mayıs 2026 Pazar 11:53

İstanbul’da 77 yaşındaki hastaya hayati müdahale: "Belirti vermiyor, içimizdeki saatli bomba"

A
A
A

77 yaşındaki Ülkü Karataş, check up’ında fark edilen, belirtisiz ilerleyen aort genişlemesini düzenli takip ederek adeta içindeki saatli bombadan kurtuldu.

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki 3 çocuk annesi Ülkü Karataş’ın bir süre önce yaptırdığı check up’ta karın bölgesindeki ana damarın (aort) genişlediği fark edildi. Müdahale gerektirmeyen ancak takip gerekliliği ifade edilen duruma karşı Karataş da uyarıları dinledi. Herhangi bir belirti hissetmediğini söylediği hastalığında Karataş, her yıl düzenli olarak kontrollerini yaptırdı. Jukstarenal Abdominal Aort Anevrizması tanılı hastada artık duruma müdahale edilmesi gerekliliği aktarılırken Karataş eşi ile birlikte Liv Hospital Ulus Hastanesine başvurdu. Yapılan detaylı incelemelerde karın bölgesindeki ana damarın adeta bir balon gibi genişlediğini aktaran Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Budak ve ekibi kapalı yöntemle kişiye özel stent uygulamasıyla hastayı ameliyat etti. Hasta, kasıktaki neredeyse 1 santimlik küçük deliklerden girilerek tedavi edilirken kısa sürede de taburcu edildi. Prof. Dr. Ali Baran Budak, hastalığın belirtisiz ilerlediğini ifade ederek vatandaşlara önemli uyarılarda bulunurken hastasının durumuna ilişkin de bilgi verdi. 77 yaşındaki Karataş ise hastalık ve tedavi sürecini ilişkin konuştu.

"Rahatsızlık hissetmedim, insanlar check up’larını ihmal etmesin"

Doktorlarının tavsiyelerine uyduğunu söyleyen 77 yaşındaki Ülkü Karataş, herkesin kontrollerine dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Yaşadıklarını paylaşan Karataş, "Rahatsızlık hissetmedim ama check up’larda her sene çoğalarak devam etti, iyi ki de gelmişiz. Ameliyatı olsam da olmasam da risk, olmayı tercih ettim. İyi ki de oldum. Ameliyata kadar tedirgindim, şimdi iyiyim, çok şükür. Bence insanlar check up’larını ihmal etmesin. Ağrım sızım olmadı, ameliyatım kapalı olduğu için daha çabuk iyileştim. Yaşantımı da etkilemedi" ifadelerini kullandı.

"Hiçbir semptom vermiyor o yüzden içimizdeki saatli bomba deriz"

Hastasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Ali Baran Budak, "Ülkü hanımın 2 sene önce rutin check up’larında aort damarında bir genişleme fark ediliyor, çok bilinçli şekilde takibe alınıyor. Fark edilmesi önemli çünkü aort damarındaki genişlemeler hiçbir semptom vermiyor, o yüzden ’içimizdeki saatli bomba’ deriz. Her sene takip ediliyor. Son senesinde hızlı bir genişleme, büyüme fark edilmesi üzerine Ülkü hanım bize başvuruyor. Anatomik incelemelerde stente uygun olduğunu gördük, bir takım anatomik zorlukları vardı, stenti kendimiz dizayn etmeye karar verdik. Hayati damarları da koruyarak, anjiyo esnasında yerleştirdik. Cerrahi bir kesik oluşturmadan, küçük deliklerden girerek stentleri yerleştirebildik. Şansımız da yaver gitti, sadece 3 günlük bir yatış süreciyle hemen de hareket ederek, güle oynaya çıkışını yaptı. Temel almamız gereken mesaj; bazı hastalıkların hiç semptom vermemesi, buradaki anevrizmanın patlamasının çok ölümcül sonuçlara sebep olabilmesi" dedi.

"Müdahale edilmezse damar patlıyor, yüzde 50’nin üzerinde oranla hasta kaybedilebiliyor"

’Belli bir çapa geldiği zaman artık müdahale etme gereği oluyor’ diyerek sözlerini sürdüren Prof. Dr. Budak, "Müdahale edilmezse damar patlıyor ve iç kanamadan yüzde 50’nin üzerinde bir oranla hasta kaybedilebiliyor ya da felç, kalp krizi gibi durumlarla karşılaşılabiliyor, 1-2 saat içinde müdahale edilmezse hastayı kaybediyoruz. Risk faktörleri var; erkek olması, akciğer hastalığı, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, yüksek kolesterol düzeyleri, aile genetiğinde böyle bir şeyin olması önemli. Örneğin; Ülkü hanımın yakınını kaybettiği bir hikayesi var. Bir ultrasonla aorta bakıyoruz, bunu yakalamak önemli. Yakaladıktan sonra takipte çok başarılıyız. Hastada çap 50-51 milimetre civarına gelmişti, bu zaten bir endikasyon ama asıl korktuğumuz şey; 43’ten 51 milimetreye bir sene içinde gelmesi. Bir sene içerisinde yaklaşık 8 milimetrelik bir ilerleme oluyor, bu hız da bizim için önemli" şeklinde konuştu.

"Genellikle bu tip şeyler tesadüfen yakalanıyor"

Düzenli kontrol ve takibin önemine dikkat çeken, vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Budak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hastalarımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Genellikle bu tip şeyler, başka bir sebepten gidiyorsunuz, tesadüfen yakalanıyor. Genellikle kadın doğum, bağırsak, midedeki bir problem neticesinde tetkik yapılıyor ve yakalanıyor. Hastamız, 3’üncü gününde yürüyerek çıktı. Söyleyeceğimiz şey; check up’ların ihmal edilmemesi, risk faktörlerimiz varsa mutlaka bir karın damarımıza baktırmamız gerekiyor. Risk oluşturan şeyleri bilmemiz ve minimize etmemiz gerekiyor, yani sigarayı bırakmak, tansiyon hastalığımız varsa kontrol altına almak, obeziteyi engellemek, hareketli bir yaşam sürmek ve kontrollerimizi aksatmamak."

Hasibe Karadağ - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta bayram öncesi türbe temizliği Muş’un Çatbaşı köyü sınırlarında bulunan Abdulvahap Gazi Türbesi, Kurban Bayramı öncesi temizlenerek ziyarete hazır hale getirildi. Köy sakinlerinden Cihat Koçlardan, Vedat Koçlardan ve Beytullah Cengiz’in katılımıyla gerçekleştirilen çalışmalarda türbe içerisinde detaylı temizlik yapıldı. Ekip, türbedeki halıları yıkayarak çevre düzenlemesini de tamamladı. Türbe duvarlarına yazılan yazılar ise vatandaşların tepkisine neden oldu. Türbenin manevi değer taşıdığını belirten Vedat Koçlardan, ziyaretçilere daha duyarlı olunması çağrısında bulundu. Koçlardan, "Bayram öncesinde türbemizi detaylı şekilde temizledik. Halıları yıkadık, içeriyi düzenledik. Ancak bazı vatandaşların duvarlara yazılar yazması bizi üzüyor. Türbeyi bu hale getirmeyin. İnsanlar nasıl gördüyse öyle bıraksın, temiz kullansın. Burası hepimizin manevi değeridir" dedi. Köy halkı ise yapılan gönüllü çalışmanın örnek bir davranış olduğunu belirterek, ziyaretçilerin türbeyi temiz tutmaları gerektiğini ifade etti. Emeviler döneminde yaşamış ve Anadolu seferlerinde büyük başarılara imza atmış olan Abdulvahap Gazi’nin türbesi, merkez ilçeye bağlı Çatbaşı köyünde bulunuyor. Şehre 7-8 kilometre mesafede olup yaklaşık 40-50 mezarın bulunduğu, dörtgen planlı, mazgal pencereli, beşik tonuz örtülü türbe, ahşap destekli direk, üzeri toprak örtülü bir ön odadan oluşmuştur. Türbenin doğusunda yer alan kare planlı, direk destekli düz toprak dam örtülü eski camii, türbenin ziyaretçilerinin ibadet ve ikametgahı için yapıldığı düşünülmektedir. Türbeyle camii arası ahşap kakmaların taşıdığı direk destekli düz damla örtülerek, her şart altında camiden türbeye gidiş geliş sağlanmıştır. Türbenin içinde üç gömü mevcut olup bunlar; Abdulvvahap Gazi, Tarışlı (Silvan) Şeyh Şeref ve Muş ulemalarından Hacı Tayyip Efendi’ye aittir. Abdulvahap Gazi’nin doğum tarihi tam olarak bilinmese de 113 Hicri (M. 731) yılında şehit düştüğü bilgisi yer alıyor.
Zonguldak BEUN FEST 26’da müzik, gençlik ve coşku aynı sahnede buluştu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) bu yıl 29’uncusu gerçekleştirilen Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası, müzik dolu unutulmaz bir geceyle final yaptı. Festivalin son gününde sahne alan Rock Jazz Steelist grubu, enerjik performansı ve Türk rock müziğinin sevilen eserleriyle öğrencilere bir müzik festivali yaşattı. BEUN ailesinin yoğun ilgi gösterdiği konser programı, kampüste coşku ve sanatın buluştuğu eşsiz anlara sahne oldu. Farabi Kampüsü Açık Spor Alanı Sahnesi’nde gerçekleştirilen konser programına; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Festival alanında oluşan renkli atmosfer, gençlerin enerjisiyle birleşirken konser boyunca şarkılar hep bir ağızdan seslendirildi. 29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası’nın son gününde öğrencilerle buluşan Rock Jazz Steelist grubu, Türk rock müziğinin sevilen eserlerini kendine özgü yorumlarıyla sahneye taşıdı. Sahne performansı ve gençlerin coşkulu katılımıyla konser alanı adeta dev bir festival atmosferine dönüştü. Öğrenciler konser boyunca hem eğlendi hem de festivalin final gecesinde unutulmaz anılar biriktirdi. Program sonunda sahne alan sanatçılara çiçek takdim eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, konserin hazırlanmasında emeği geçen tüm sanatçılara teşekkür ederek başarı dileklerini iletti. Üç gün boyunca devam eden festival kapsamında üniversite öğrencilerinden oluşan "Voltaj", "Omega 5", "Sisli Sahil", "Concerta", "Körkütük", "Kaspaz", "Şantiye" ve "Siren" adlı müzik grupları ile "Ceyda Dökel" de sahne aldı. Farklı müzik türlerinde gerçekleştirdikleri performanslarla öğrencilerden büyük beğeni toplayan gruplar, festival alanında gençlik coşkusunu zirveye taşıdı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği konserlerde kampüs; müziğin ritmi, gençliğin enerjisi ve sanatın birleştirici gücüyle adeta açık hava şölenine dönüştü. Spor, Sanat ve Bilimle Dolu Festival Haftası Büyük İlgi Gördü Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası kapsamında konserlerin yanı sıra futbol, voleybol ve basketbol müsabakaları da öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Festival boyunca düzenlenen sportif karşılaşmalar, kampüste rekabetin yanı sıra dostluk ve takım ruhunu da güçlendirdi. Öte yandan MEDEM tarafından hazırlanan sergi ziyaretçilerden büyük ilgi görürken, üç gün boyunca gerçekleştirilen sinema gösterimleri öğrencilere keyifli anlar yaşattı. Halk oyunları gösterileri kültürel zenginliği kampüse taşırken, BAKKA Siber Yetkinlik Merkezi tarafından düzenlenen yarışmalar ise gençlerin teknoloji ve dijital yetkinlik alanındaki becerilerini ortaya koymasına imkân sundu. Bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerin aynı çatı altında buluştuğu festival, öğrencilerin sosyal ve akademik gelişimine katkı sunan çok yönlü bir organizasyon olarak dikkat çekti. Rektör Özölçer: "Öğrencilerimizin Enerjisi ile Sanatın, Bilimin ve Sporun Gücü Kampüsümüzde Buluştu" 29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası kapsamında gerçekleştirilen konser programlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrencilerin bilimsel faaliyetlerin yanı sıra kültürel ve sanatsal etkinliklerle de buluşmasının son derece kıymetli olduğunu belirterek şu ifadeleri dile getirdi: "29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftamız boyunca üniversitemizde bilimin heyecanı, öğrencilerimizin neşesi, mutluluğu ve sanatın estetik gücü bir arada yaşandı. Gerçekleştirilen konser programları sayesinde öğrencilerimiz yalnızca eğlenme fırsatı bulmadı; aynı zamanda birlikte üretmenin, paylaşmanın ve aynı duyguda buluşmanın güzelliğini de yaşadı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak kıymetli öğrencilerimizin kültürü, sanatı ve sporu yaşamının bir parçası olarak görmelerini çok değerli buluyoruz. Bu sebeple öğrencilerimizin sanatsal faaliyetlerde yer almalarını, müzikle, kültürle ve sosyal etkinliklerle iç içe olmalarını son derece kıymetli görüyoruz. Festival boyunca sahne alan öğrenci müzik gruplarımızın ortaya koyduğu performanslar bizlere gençlerimizin sanata olan ilgisini, yeteneğini ve üretkenliğini bir kez daha göstermiştir. Aynı şekilde Rock Jazz Steelist grubunun gerçekleştirdiği konser de festivalimize büyük bir coşku ve renk katmıştır. Bu festivalde bizleri kırmayarak yanımızda olan değerli ERDEMİ R ailesine canıgönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Üç gün boyunca spor müsabakalarından kültürel etkinliklere, sergilerden sinema gösterimlerine kadar çok sayıda organizasyonla öğrencilerimizin sosyal hayatına katkı sunmaya gayret ettik. Gençlerimizin festival boyunca neşle içinde olması, final sınavlarından önce moral depolamaları bizler için çok değerlidir. Bu güzel organizasyonlarda emeği bulunan kıymetli akademisyenlerimize, sahne alan sanatçılarımıza, öğrenci topluluklarımıza, teknik ekibimize ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Gençlerimizin coşkusu ve sanatın birleştirici ruhuyla şenlenen bu güzel atmosferin, üniversitemizin kültürel hayatına değer katmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum. Temennim odur ki önümüzdeki yıllarda gerçekleştireceğimiz Bilim ve Gençlik Haftaları, çok daha güçlü katılımla, daha zengin etkinliklerle ve daha büyük bir coşkuyla öğrencilerimizle buluşmaya devam edecek. Üniversitemizin gençliğiyle büyüyen bu güzel festival geleneğinin uzun yıllar boyunca aynı heyecanla sürmesini diliyorum." BEUN FEST 26, Bilimden Sanata Uzanan Unutulmaz Bir Şölene Dönüştü Bilimden sanata, spordan kültürel etkinliklere kadar pek çok organizasyona ev sahipliği yapan 29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası, üç gün boyunca Farabi Kampüsünde büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Konserler, sergiler, sportif müsabakalar, atölyeler, halk oyunları gösterileri, sinema etkinlikleri ve öğrenci faaliyetleriyle kampüs; gençliğin enerjisi, bilimin üretkenliği, sanatın ve sporun birleştirici gücüyle şenlendi.