ASAYİŞ - 14 Ocak 2020 Salı 18:23

Ölümle sonuçlanan yolcu otobüsü kazasına ilişkin davada karar

A
A
A
Ölümle sonuçlanan yolcu otobüsü kazasına ilişkin davada karar

İstanbul’da yolcu otobüsü şoförü Caner Taybakan’ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu 3 yolcunun öldüğü 16 yolcunun da yaralandığı kazaya ilişkin dava karara bağlandı.

İstanbul’da yolcu otobüsü şoförü Caner Taybakan’ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu 3 yolcunun öldüğü 16 yolcunun da yaralandığı kazaya ilişkin dava karara bağlandı. Mahkeme heyeti, sanık Taybakan’ı ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 11 yıl 1 ay 10 gün hapse mahkum ederek tutukluluk halinin devamına hükmetti.



İstanbul’da 30 Ocak 2019 tarihinde gece saat 23.40 sıralarında Metro Turizme ait yolcu otobüsünün şoförü Caner Taybakan’ın aşırı hız sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu D-20 Hasdal karayolunda yaptığı kazada 3 yolcunun ölmesi biri çocuk 16 yolcunun da yaralanmasına ilişkin yargılandığı dava karara bağlandı. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Caner Taybakan ile müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.



“Araç hızlıydı”


Kazadan yaralı olarak kurtulan mağdur Ebru D. duruşmada söz alarak, “Ben söz konusu araçta yolcu olarak bulunuyordum. Babaeski ilçesinden saat 19.00 sularında arabaya bindim. Kaza anına kadar arabadaydım. Aynı şoför aracı kullanıyordu. Değişim olmadı ve araç hızlıydı” ifadelerini kullandı.



“Keşke ben de ölseydim”


Duruşmada kararın açıklanmasının öncesinde son sözü sorulan tutuklu sanık Caner Taybakan, “Bu olaydan çok pişman ve üzgün olduğumu belirtmek istiyorum. Kazayı isteyerek yapmadım. Keşke ben de ölseydim” diye konuştu.



Mahkeme heyeti, sanık Caner Taybakan’ın 3 kişinin ölümüne 16 kişinin ise yaralanmasına sebep olduğu kazada asli kusurlu olduğunu belirterek ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 10 yıl hapsine karar verdi. Mahkeme, sanığın yağışlı havada 100 kilometre hızla gitmesi dolayısıyla olayın bilinçli taksirle gerçekleştiğini belirterek cezada artırım ile 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık Taybakan’ın duruşmalardaki hali dolayısıyla 11 yıl 1 ay 10 güne düşüren heyet, tutukluluk halinin devamına hükmetti.



“Can pazarı yaşadı insanlar”


Kazada 58 yaşındaki annesi Gülşen Doğan ve 66 yaşındaki babası Mustafa Doğan’ı kaybeden Nuri Doğan karara ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğan, “30 Ocak gecesi Metro Turizmin karışmış olduğu kazada annemi ve babamı kaybettim. Lara Hanım vefat etti. Kardeşim Ebru otobüste can pazarı yaşadı. Can pazarı yaşadı insanlar orada. Bugün mahkeme aşağı yukarı 1 yıl sürdü. 1 yıllık süreçte dava bugün sonuçlandı. 11 yıl gibi bir ceza verildi. Benim annem babam gitti. Çok güzel insanlar gitti. Bu Metro Turizmin birinci kazası değil, beşinci kazası değil, çok kaza oldu. Anne ve babamın vefatına sebep olmalarından sonra 5 kere daha kaza yaptılar. 5 kere ölümlü yaralanmalı daha kaza yaptılar” dedi.



“Bizi tükettiler”


Konuşmalarının devamında Doğan, “Bu Metro Turizm artık buna bir şekilde çözüm bulmak zorunda. İnsanların daha fazla başlarını yakmasınlar. Benim annem babam gitti, benim annem babam yerine gelmeyecek, geriye gelmeyecek. 10 sene sonra yatıp çıkacak otobüste kazaya sebep olan şoför. Kaldığı yerden hayatına devam edecek ama biz bittik. Bizi tükettiler. Bizim psikolojimiz mahvoldu. Çok kötüyüm” ifadelerini kullandı.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, otobüs şoförü Caner Taybakan ‘şüpheli’ olarak yer almıştı.


İddianamede olayın 23.40 sıralarında şüpheli Caner Taybakan idaresinde bulunan Volkan Metro Turizme ait şehirler arası yolcu otobüsüyle D-20 Hasdal karayolundan İstanbul Havalimanı yönünde seyir halindeyken yolun sol şeridini kaçırması nedeniyle tekrar sol şeride geçmek istediği esnada aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek banket dışına çıkarak yolun sağındaki yere sağ yan yatarak yaklaşık 40 metre sürtündükten sonra durması sonucu tek taraflı ölümlü yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği kaydedilmişti.



İddianamede şüpheli Caner Taybakan’ın ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan cezalandırılması talep edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın Tarım Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açtı Aydın’da bu yıl 11’ncisi düzenlenen 550 markanın katıldığı Uluslararası Tarım, Gıda Ve Hayvancılık Fuarı açılış töreni ile kapılarını ziyaretçilere açtı. Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden olan Aydın, Uluslararası Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’na 11’inci kez ev sahipliği yapıyor. Aydın Ticaret Borsası öncülüğünde 18-21 Nisan 2024 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan fuar, düzenlenen açılış töreni ile kapılarını ziyaretçilerine açtı. Tarım, gıda ve hayvancılık sektörlerindeki ulusal ve uluslararası firmaları ve ziyaretçileri bir araya getirecek olan fuara, vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Aydın Efeler Pamuk Tarım Satış Kooperatifi depolarında düzenlenen fuarın açılışını Aydın Valisi Yakup Canbolat ve beraberindeki protokol üyeleri gerçekleştirdi. Bu yıl 550 markanın katılım sağladığı fuarı gezen Vali Canbolat ve beraberindeki protokol üyeleri, fuar alanındaki stantları gezerek yetkililerden bilgi aldı. Bu yıl ziyaretçi hedeflerinin 500 binin üzerinde olduğunu belirten Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur, "Aydın’da Uluslararası Tarım, Gıda Ve Hayvancılık Fuarı’nın bu yıl 11’ncisini düzenliyoruz. Bu fuar, ziyaretçi sayısı açısından Türkiye’deki en büyük dörüncü tarım fuarıdır. Fuarı geçen yıl 498 firma 360 bin ziyaretçi ile tamamlamıştık. Bu sene de 550 tane katılan firma var ziyaretçi hedefimiz de 500 bini aşması. Fuarlar yenilikçi tarım makinalarının, tarımın tüm yeniliklerinin sergilendiği, üreticilere ve ziyaretçilere gösterildiği mekanlardır. Aydın’ın ve etrafındaki şehirlerden gelen üreticilerin fuar ziyaretlerini önemsiyoruz. Tüm üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi. Fuarın kente hayırlı ve bereketli olmasını dileyen Aydın Valisi Yakup Canbolat ise, "Aydın Ticaret Borsası Başkanlığı riyasetinde 11’nci tarım fuarındayız 550 tane firma katıldı. Burada ekipmanlardan, traktörden ve diğer tarım ürünlerinden kısacası her şeyin sergilendiği vatandaşlara ve çiftçilere tanıtıldığı bir fuar yaşayacağız. Bütün stantlarımız dolu. Çevre illerden 8 ilin de katılımı var. Hayırlı ve bereketli geçmesini ve ilimize de ticari bir canlılık getirmesini diliyorum" diye konuştu. Fuarı ziyaret etmek isteyen vatandaşlar 21 Nisan Pazar gününe kadar saat 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Gaziantep GTO’da dünya ve Türkiye ekonomisi masaya yatırıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve Türkiye Sanayi Kalkınma Bankası (TSKB) iş birliği ile küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye’nin küresel ekonomideki konumu, Gaziantep’in potansiyeli ve gelecek planlarının tartışıldığı “Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bakış” toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ekonomi demek, her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir." sözlerini hatırlatan ve ekonomi olgusunun her türlü gelişmeden etkileneceğini vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, ticaret savaşları, doğal afetler, salgınlar, siyasi belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler ekonomiyi etkiliyor. Daha geçtiğimiz hafta sonu yaşanan İran-İsrail gerginliğini düşünün. Geniş çaplı bir bölgesel çatışma endişesi ile yatırımcıların risk iştahı düştü, varlık fiyatlarında oynaklık arttı. İsrail’in karşılık verebilme durumu halâ küresel piyasalarda tedirginlik oluşturuyor. Kısaca vurgulamak istediğim nokta ekonominin her şeyden etkileneceği ve kelebek etkisinin varlığı” dedi. “Şu an dev dalgalarla savaşıyoruz” Konuşmasında çarpıcı bir ifade kullanan ve küresel sistemin her parçası birbiri içine geçmiş bir zincir gibi çalıştıkça herkesin aynı gemide olacağını belirten Yıldırım, iş insanları olarak bu ortak geminin kürek takımı olduklarını ve şu an dev dalgalarla savaştıklarını söyleyerek, “İçinde bulunduğumuz süreç bu dalgaların bizi alabora etmesini önlemek adına bir fırsat. 4 yıllık seçimsiz dönemi çok iyi değerlendirip enflasyonla mücadelede başarılı olmak zorundayız. Bu noktada ekonomi yönetiminin verdiği ‘ekonomideki yol haritasına sıkı sıkıya bağlıyız’ mesajı değerlidir. Ancak bu geminin yürümesi için kürek takımının içinde bulunduğu durum göz ardı edilmemeli” şeklinde konuştu. “Daha fazla girdi maliyeti daha fazla maliyet enflasyonuna sebep olur” Girdi maliyetlerindeki yüksekliğin maliyet enflasyonu oluşturduğuna dikkat çeken Yıldırım mevcut konjonktürde iş dünyasının durumunu şöyle değerlendirdi: “Yükselen reel ücretler işgücü maliyetlerini artırdı. Artan faizler de erişimi zaten zor olan finansmanın maliyetlerinde çok ciddi artışlara sebep oldu. Tüm bunların yanında enerji fiyatlarına zam gelme ihtimali da sanayi kesiminde tedirginlik oluşturuyor. Yüksek girdi maliyetleri altındaki üretimimiz böylesi bir maliyeti kaldıramaz. Maliyet enflasyonunun artmasına sebep olur.” “Eksik değerlenen kur rekabet gücümüzü zayıflatıyor” Enflasyonun altında değerlenen kurun döviz gelirini olumsuz etkilediğini söyleyen Yıldırım , “Kurdaki artışların da genel olarak enflasyonun altında kalması şu dönemde en çok ihtiyacımız olan ihracat gelirini zora sokmakta. Enflasyonun altında eksik değerlenen döviz hem enflasyonu olumsuz etkiliyor hem de küresel rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Ekonomimizin döviz ihtiyacını karşılayabilmek için eksik değerlenen değil, gerçekçi değerlenen bir döviz kuruna ihtiyacımız var” dedi. “Gaziantep yürürse Türkiye yürür” TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç ise Gaziantep’in kendilerini her zaman heyecanlandıran en güçlü illerden biri olduğunu belirterek, “Gaziantep’in yatırım iştahı her zaman fazladır. Diğer illere göre çok daha fazla yatırım odaklısınız. Çok çevik bir iş dünyası var. Gaziantepli adını duymadığım, haritada yerini gösteremeyeceğim ülkelere mal satıyor. Bu büyük bir esneklik Borcuna sadık, kaynağı hep işinde kullanan bir şehir Türkiye yürürse Gaziantep hep ondan önde yürüyor. Durursa daha hızlı toparlanıyor” ifadelerini kullandı. “Deprem yılı tek bir yıl değildir” TSKB’nin deprem bölgesinin toparlanmasına katkı sunmak için bir rapor hazırladığını belirten Bilgiç, “ Depremin ardından bölge için bir rapor hazırlayarak paydaşlarımızla paylaştık. Ama biz “deprem yılı tek bir yıl değildir” diyoruz ve bölgeyi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bölgenin rekabet noktalarını güçlendirecek bir tavsiye raporu hazırlıyoruz. Deprem sonrasında gerçekleştirdiğimiz bu ikinci ziyaretle de bölge kalkınmasına katkı sağlamak adına neler yapabiliriz konuşmak, hazırlayacağımız raporla buna yön vermek ve tüm yönetim kadromuzla birlikte sizlerin bankacılık sektöründen beklentilerini dinlemek istedik. Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olduğumuz için de burada sizlerden gelen talepleri oraya da taşıyacağız” ifadelerine yer verdi. Toplantının devamında TSKB Baş Ekonomisti Dr. Burcu Ünüvar dünya ve Türkiye ekonomisini piyasa ve kalkınma perspektifinden değerlendiren bir sunum yaparken, TSKB Ekonomik Araştırmalar Müdürü Dr. Feridun Tur ise deprem bölgesi ekonomisi değerlendirerek toparlanmaya yönelik tavsiyelerde bulundu. Toplantı, sunumların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Kocaeli Ücretsiz diyetisyen hizmeti İzmit Belediyesi kısa süre önce şehit öğretmen Aybüke Yalçın’ın anısına ithafen hizmete sunduğu Cumhuriyet Yaşam Merkezinde ücretsiz diyetisyen hizmeti vermeye başladı. İzmit Belediyesi ‘Sağlıklı İzmit, zinde İzmitliler’ için faaliyete açtığı yaşam merkezlerinde ücretsiz olarak diyetisyen hizmeti sunmaya devam ediyor. İzmit Belediyesi bünyesinde görev yapan diyetisyen Emre Damar da kısa süre önce şehit öğretmen Aybüke Yalçın anısına ithaf edilerek açılan Cumhuriyet Yaşam Merkezinde destek talebinde bulunan vatandaşlarla aralıksız olarak ilgileniyor. İzmit Belediyesi, pazartesi, salı ve çarşamba günleri ilk seans; perşembe ve cuma günleri ise kontrol seansları olmak üzere haftanın beş günü Cumhuriyet Yaşam Merkezinde vatandaşlara saat 08.30 ile 17.30 arasında ücretsiz olarak bu hizmeti sunuyor. Gerçekleştirilen çalışmalara dair açıklamalarda bulunan Diyetisyen Emre Damar, “Vatandaşlar sunulan hizmetten oldukça memnun. Halkımıza, sağlıklı, sürdürülebilir ve doğru beslenme alışkanlığı kazandırmayı hedefliyoruz” dedi. Ücretsiz diyetisyenlik hizmetini 7’den 70’e herkese sunan İzmit Belediyesi, hastalıklarda beslenme, kilo alma, kilo verme, gebelik ve emzirme dönemi beslenmesi, çocuk beslenmesi, adölesan (ergen) beslenmesi, sporcu beslenmesi ve kilo yönetimi gibi alanlarda ihtiyaca göre destek veriyor. İzmit Belediyesi’nin Kocaeli halkına sunduğu ücretsiz diyetisyen hizmetinden her yaş grubundan bütün vatandaşlar 0262 318 02 10 telefon numarasından randevu alarak hizmet alabiliyor.