EĞİTİM - 20 Kasım 2020 Cuma 14:16

Pes etmeyen kahraman ‘Öğretmenler’

A
A
A
Pes etmeyen kahraman ‘Öğretmenler’

Maltepe Üniversitesi, 24 Kasım Öğretmenler Gününde Türkiye’nin dört bir yanında pes etmeyen öğretmenleri buldu, ilham veren hikâyelerini ekrana taşıdı.

Maltepe Üniversitesi, 24 Kasım Öğretmenler Gününde Türkiye’nin dört bir yanında pes etmeyen öğretmenleri buldu, ilham veren hikâyelerini ekrana taşıdı.


Millî Eğitim Bakanlığının desteği, Vanilla Media’nın yapımcılığında gerçekleşen 24 Kasım Öğretmenler Günü kısa film projesi için Şırnak’tan Konya’ya, Muş’tan Antalya’ya Anadolu’nun dört bir yanında görev yapan örnek öğretmenlerin peşine düşüldü. Zorluklara ve yokluklara rağmen asla pes etmeyen öğretmenlerin ilham veren hikâyeleri ekrana taşındı.


İzmir, İstanbul ve Diyarbakır’da günler süren çekimlerde kameranın karşısına geçenler ise öğrenciler oldu. “Kendi Hikâyeni Yaz”


sloganıyla hayata geçirilen filmlerde bu yıl;


Diyarbakır’ın Kumrucuk Köyü’nde yaşayan Azra Tosun, kara tahta ve sıralardan oluşan bir sınıftan ibaret okulu bir yaşam, bilim ve sanat merkezine çeviren köy öğretmeni Hasan Kartal’ı,


İzmir’de otizmli opera bölümü öğrencisi Recep Ege Altıncıoğlu, kendisini konservatuvara ve dünya birinciliğine taşıyan Müzik Öğretmeni Orçun Berrakçay’ı,


İstanbul’da 20 yaş altı genç atletler 4x400 koşusunda Türkiye’ye ilk kez Avrupa şampiyonluğunu getiren milli sporcu Oğuzhan Kaya, kendisini keşfeden ve yetiştiren beden öğretmeni Samet Eğribel’i anlatıyor.


“Türkiye’nin fedakâr öğretmenlerine teşekkür ediyoruz”


Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar, 2018’den bu yana ilham veren öğretmen hikâyelerinin ekrana taşındığını hatırlatarak, “Başta Atatürk olmak üzere Türkiye’nin tüm fedakâr öğretmenlerine teşekkür etmek amacıyla çıktığımız yolda yeni hikâyelerle güç bulmaya devam ediyoruz. 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun” dedi.


Pes etmeyen kahramanların hikâyelerine küresel salgın koşullarına rağmen ara verilmediğini anlatan Karasar, şöyle konuştu:


“Dünya çapında çok zor, travmatik günlerden geçiyoruz. Koronavirüsle mücadele sürecinde çocuklarımızın elini bırakmayan, eğitimin gücüyle bizleri ayakta tutan öğretmenlerimize ne kadar teşekkür etsek az. Tüm kahraman öğretmenlerimizi temsilen seçtiğimiz üç eğitimcinin hikâyesi Türkiye’ye armağan olsun.”


İşte o öğretmenler ve hayatları değişen öğrencilerin hikâyeleri


Sınıfta robotik, bahçede tarım, avluda yoga


Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kumrucuk Köyü’nde öğretmenlik yapan Hasan Kartal, 31 öğrencili köy okulunun birleştirilmiş sınıfında eğitim veriyor. Kartal, baştan aşağı yenilediği okulu âdeta bir bilim, sanat ve yaşam merkezine çevirdi. Öğretmen Kartal’ı filmde 10 yaşındaki öğrencisi Azra Tosun anlattı. Tosun, “Öğretmenim bize mutlu olmayı öğretiyor. Ben de öğretmen olacağım, köy çocuklarının hayallerini gerçekleştireceğim. Çünkü çocukların hayalleri gerçek olmalı.” dedi.


Kartal, altı yıl önce atandığı köy okulunun fiziki yapısını; bilimi, sanatı, tiyatroyu, edebiyatı, matematiği, Atatürk’ü düşünerek baştan tasarladı. Kartal, bu süreci “Sınıf olarak adlandırılan çevrenin soğuk dört duvardan ibaret veya sadece sıra masa ve kara tahtadan oluşan bir yer olmaması gerektiğini hep düşünüyordum. Bu düşüncemi canlandıran masum bakışlar ve eğitime aç olan bu minikler oldu. Sınıftaki malzemeleri köy şartlarında topladık. Çocukların hayal kurabilecekleri, kreatif düşünmelerine yardımcı olacak ve kendilerini mutlu hissedecekleri alanlar oluşturuyorum” diye anlatıyor.


Bilim, sanat, fen, teknoloji, kültür, spor, akıl oyunları, tarım, kodlama, kreatif drama derslerini müfredatına ekleyen Kartal, köy okulunda jimnastik, yoga dersleri veriyor. Okulun bahçesine öğrencileriyle birlikte 81 ili temsilen 81 ağaç diken Kartal, bahçeye kurduğu projeksiyonla film günleri düzenliyor. Okul bahçesine sebze tarlası, kümes kuran, çocuklarla birlikte konserve, turşu, reçel hazırlayan, bilgisayar, robotik ve kodlama eğitimi de veren Kartal, hayatında köyün dışına çıkmamış öğrencilerini her yıl Çanakkale Şehitliğine, Bandırma Vapuruna, Anıtkabir’e götürüyor.


Kartal, “Çocukluk yıllarından beri öğretmen olmak istiyordum. Mesleğimin 10. yılında hâlâ büyük bir aşkla görevimi yapıyorum.” diyor.


“Konuşamaz” denilen çocuğa şan ders verdi: Opera sanatçısı ve dünya birincisi oldu


Bir diğer pes etmeyen öğretmen ise İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu Kurucu Şefi, Müzik Öğretmeni Orçun Berrakçay.


Yıllardır otizmli çocuklara gönüllü şan ve enstrüman dersleri veren müzik öğretmeni Berrakçay, İzmir’de 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konan, ağır seyredeceği için konuşamayacağı da söylenen otizmli Recep Ege Altıncıoğlu’nın hayatını değiştirdi. Altıncıoğlu bugün 23 yaşında, yüksek lisans öğrencisi bir opera sanatçısı.


Berrakçay, İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu’nu kurduğunda otizmi çocukların kendi kabuğundan çıkmasını hedefliyordu. Dört çocukla çıktığı yolda bugün sayısız otizmli çocuk, bir müzik aleti çalmayı ve sahnede şarkı söylemeyi öğreniyor. Bu öğrencilerden biri de Recep Ege Altıncıoğlu... Öğrencisine küçük yaşlardan itibaren şan dersleri veren, yıllarca eğitimi ve kişisel gelişimiyle birebir ilgilenen Berrakçay, Kanada’da düzenlenen Vanka Otizm Festivalindeki Müzik Yarışmasına hazırladığı öğrencisinin Şan Bölümünde Dünya Birincisi olmasını sağladı. Bu başarının ardından hız kesmeyen ve lisans eğitimine başlayan Altıncıoğlu’yu konservatuvar ve yüksek lisans sınavlarına hazırlayan yine öğretmeni Orçun Berrakçay oldu. Opera ve Şan Bölümünü başarıyla tamamlayan Altıncıoğlu, yıllardır sayısız ulusal ve uluslararası konsere katılıyor, dev organizasyonlarda öğretmeninin desteğiyle sahne alıyor, otizmli bir opera sanatçısı olarak harikalar oluşturuyor.


Berrakçay’ın şimdiki hayali, gönüllü korosuyla kurduğu oluşumu bir müzik akademisine dönüştürmek. Berrakçay gibi öğretmen olmayı seçen otizmli Altıncıoğlu da “Ben de öğretmenimin izinden giderek otizmli küçük çocuklara ders veriyorum. Eğitimim bitince hem operaya devam edeceğim hem de engelli kardeşlerime öğretmenlik yapacağım” diyor.


Hızlı koştuğunu fark etti, yetiştirdi: O şimdi Avrupa şampiyonu


İstanbul’da beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaparken hızlı koştuğunu fark ettiği öğrencisinin hayatını değiştiren kahraman öğretmenin adı ise Samet Eğribel.


Eğribel, Beden Eğitimi ve Spor Bölümünde lisansını, Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hareket ve Antrenman Bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra çocukluk hayalini gerçekleştirmek için Millî Eğitim Bakanlığna öğretmenlik başvurusunda bulundu. İlk görev yeri ise Esenler’deki Örfi Çetinkaya Ortaokulu oldu. Okul futbol takımını çalıştırmaya başlayan Eğribel, hızı ve atletik performansı nedeniyle Oğuzhan Kaya ile özel olarak ilgilenmeye başladı. Kaya şimdi 19 yaşında, milli sporcu. Spor Akademisi öğrencisi. Üstelik adı Türkiye spor tarihine altın harflerle geçti; 2019’da İsveç’te düzenlenen U20 Avrupa Şampiyonasında Türkiye’ye ilk kez altın madalya getiren takımın ilk koşucusuydu.


Kaya’nın bu başarıları öğretmeni Eğribel’in kendisindeki ışığı keşfettiği güne bağlı. Öğretmeni Kaya’yı ilçe ve ilde düzenlenen koşu yarışlarına hazırladı. Kaya aslında katıldığı ilk yarışta elendi çünkü tüm yarışmacılar çivili ayakkabılar ve özel giysilerle koşarken, onun ayağında günlük spor ayakkabılar, normal spor giysileri vardı. Yarış kurallarını bile bilmiyordu. Eğribel o günü “Kendi imkânlarımızla başardık, okulun ve ailesinin iznini bile zor alıyorduk. İlk yarışında kaybettiğinde çok ağladı. Ama ben ilk koşuda söyledim: ‘Sen şampiyon olacaksın’ dedim. O gün bizi izleyen Galasataray Spor Kulübü, Oğuzhan’ı takımına çağırdı” diye anlatıyor.


Kaya halen lisanslı sporcusu olduğu Galatasaray Spor Kulübünde sayısız yarışa katıldı, birçok ulusal ve uluslararası başarısı, madalyaları var. O günden bu yana da öğretmeniyle hiç ayrılmadılar. Kaya’nın şimdiki hedefi 2022 dünya şampiyonasını kazanmak. Hayali ise, antrenörlük ve beden eğitimi öğretmenliği yapmak. “Beden eğitimi öğretmenim beni gördü, onun sayesinde ben buralardayım. Koşabildiğim kadar koşmak ve kazanmak, sonra başkalarının ilham kaynağı olmak istiyorum” diyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Trendyol 1. Lig: Altay: 0 - Manisa FK: 2 Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında Altay, konuk ettiği Manisa FK’ya 2-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 12. dakikada sol kanattan savunma arkasına sarkan Rroca, pasını penaltı noktasına doğru gönderdi. Uygun durumdaki Burak meşin yuvarlağı boş ağlara yolladı. 0-1 15. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Diallo’nun ortasında kaleci Ozan ile karşı karşıya kalan Rroca, meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 0-2 59. dakikada Özgür Özkaya’nın ceza yayının gerisinden vuruşunda top üstten dışarı çıktı. 89. dakikada Mary’den pasıyla kaleci Ozan ile karşı karşıya kalan Burak Ozan’dan sıyrılıp şutunu çekti, Özgür son anda çizgi önünden kafayla topu çıkardı. Hakemler: Feridun Daldaş, Oğuz Kağan Çalışır, Selim Şenöz Altay: Ozan Evrim Özenç, Yusuf Tekin (Nurettin Küçükdeniz dk. 77), Sefa Özdemir, Kuban Altunbudak (Ege Parmaksız dk. 88), Özgür Özkaya, Ceyhun Gülselam, Salih Sarıkaya, Enes Yetkin (Eren Erdoğan dk. 46), Mehmet Gündüz (Murat Berkan Demir dk. 77), Enes Öğrüce, Deniz Kadah (Mehmet Onur Yıldız dk. 77) Yedekler: Mustafa Çalışkan, Tugay Gündem, Salih Oktay, Murat Uluç, Hikmet Çolak Teknik Direktör: Cüneyt Biçer Manisa FK: Erhan Erentürk, Daniel Graovac, Alberk Koç, Sinan Osmanoğlu, Sertan Tashkin (Bedirhan Altunbaş dk. 81), Eduart Rroca, Demba Diallo (Kerim Frei dk. 56), Burak Altıparmak, Bekir Karadeniz, Sandro Lima (John Mary dk. 73 Sandro Lima), Jetmir Topalli Yedekler: Eren Karaş, Andrej Djokanovic, Bartu Göçmen, Muhammet Ensar Akgün, Kazım Can Kahya, Mohamed Ofkir, Alp Ada Abay Teknik Direktör: Levent Devrim Goller: Burak Altıparmak (dk. 12), Eduart Rroca (dk. 15) (Manisa FK) Kırmızı kart: Eduart Rroca (dk. 83) (Manisa FK) Sarı kartlar: Nurettin Küçükdeniz (Altay)
İstanbul Kulüpler Birliği, TFF seçimini haziranda istiyor Kulüpler Birliği, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) seçimleriyle ilgili açıklama yayımlayarak, seçimin haziran ayının ilk haftası yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Kulüpler Birliği’nin konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle: "Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı tarafından 18 Temmuz’da yapılacağı ilan edilen seçimli genel kurul tarihinin, aşağıda paylaştığımız sebeplerden ötürü haziran ayının ilk haftasında yapılmasının elzem olduğunu düşünmekteyiz. Ülkemizde futbol sezonu genel olarak her yıl Mayıs ayının bitimiyle kapanmakta, Avrupa Kupaları öne elemesi oynayacak kulüplerimiz açısından ise en geç Haziran sonu itibarıyla futbol faaliyetleri yeniden başlamaktadır. Hal böyle iken, yeni sezon planlamalarının tamamının bu takvime uygun olarak yapılması gerekmektedir. Zira; 1. Spor kulüplerinin mali takvim yılı 31 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasındadır. Bu kapsamda, Kulüp Lisans ve Finansal Sürdürülebilirlik Talimatı’nda yapılması gereken değişikliklerin bu takvime uygun olarak yapılması kaçınılmaz bir gerçekliktir. Bu konularda yeni sezon için yapılacak değişiklikler için yeni yönetime kendi bakış açısı, futbol yönetim anlayışı ve ilkelerine uygun hareket alanı tanınmalıdır. 2. Ülkemizde futbol faaliyetlerinin sezon içerisinde ortaya çıkan eylem ve davranışlar, TFF Yönetim Kurulu ve Hukuk Kurulları ile diğer yürütme kurulları tarafından değerlendirilerek karara bağlanmaktadır. Gelinen noktada, en büyük sorun ülkemiz futbolunun organizasyonu ve idaresinden sorumlu TFF Yönetim Kurulu’na ve diğer kurullara duyulan güvensizliktir. Dolayısıyla, kurulların yönetim ve karar istikrarı sağlayabilmesi adına aynı yönetim anlayışı ile döneme başlaması ve devam etmesi elzemdir. Bu sebeple, yeni seçilecek yönetimin kendi bakış açısı ve ilkelerine uygun kurullar oluşturması için yeni sezon başlangıcına kadar makul bir zaman dilimi tanınmalıdır. Yeni yönetim, 18 Temmuz’da seçildikten sonra kendi ilke ve bakış açısıyla yeterli çalışma zamanı olmasa da bu değişiklikleri yapmış olsa dahi ilan ve tahkim itiraz süreleri dikkate alındığında liglerin başlama tarihine yetişmesi mümkün değildir. 3. 2024/2025 futbol sezonunun 9 Ağustos 2024 tarihinde başlayacağı ilan edildiği göz önünde bulundurulduğunda; transfer dönemlerinin, lig statülerinin, A Takım listelerinin ve futbolcu uygunluklarının yeni yönetim tarafından hazırlanması fiilen mümkün olmayacağından, değişmesini talep ettiğimiz bugünkü anlayışla hazırlanması hedeflenen amaca hizmet etmeyecektir. 4. Yeni sezon için yapılacak olan hakem klasman atamalarının belirlenmesinin yeni seçilecek yönetim kuruluna bırakılması gerekmektedir. Bu sebeple yeni seçilecek yönetime hareket alanı bırakmayacak olan 18 Temmuz tarihinin kabulü mümkün değildir. 5. Ülke futbolunun yönetim esaslarını teşkil eden TFF Ana Statüsü, talimatlar, lig ve kupa statülerinin maddi gerçekliğe uygun olarak detaylı araştırma ve futbol paydaşlarıyla bilgi alışverişi neticesinde hazırlanması gerekmektedir. Bu şekilde hazırlanmayan talimatların yıl içerisinde sezon devam ederken sürekli olarak revizyona uğraması hakkaniyet ve adalet duygularını zedeleyecektir. En güncel örnek olarak 2023/2024 futbol sezonu içerisinde Futbol Disiplin Talimatı’nın 44.maddesinin 3.fıkrasında yapılan değişikliğin tahkim kurulu tarafından iptal edilmesi karşımıza çıkmaktadır. 6. 2024/2025 sezonu TFF bütçesinin mevcut Yönetim Kurulu tarafından belirlenirken, seçilecek yeni yönetimi etkileyebilecek kararların alınma ihtimali de bugünkü talebimizin ne kadar haklı olduğunu ortaya koymaktadır. Ülkemiz futbolunun içerisinde bulunduğu kaotik durum, bir gün dahi gecikmeyi kaldırabilecek noktada değildir. Bunun için hep birlikte şahsi menfaat ve beklentilerimizi bir kenara bırakarak Haziran ayı başında TFF Seçimli Genel Kurulu’nu yapmak zorundayız. Bugün bu sorumluluktan kaçanlar tarihte Türk futboluna verdikleri zararla hatırlanacaktır."
Edirne Önce kardeşleri sonra kendisi... Edirne’nin en meşhur ciğercisi hayatını kaybetti Edirne’de 2 ay önce toprağa verdiği ağabeyinin acısını sindiremeden geçen hafta Perşembe günü yine bir ağabeyini daha toprağa veren Edirne’nin meşhur ciğercisi Bahri Dinar, uyurken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Edirne’nin tanıtıma büyük katkı sağlayan kentin sevilen yüzü, Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı 63 yaşındaki Bahri Dinar, hayatını kaybetti. Sabah eşi tarafından yatağında hareketsiz halde bulunan Dinar’ın kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiği belirlendi. İki ay içersinde 2 kardeşini toprağa veren ciğerci esnafı Bahri Dinar’ın kalbi daha fazla bu acılara dayanamadı. Ciğerci esnafı Bahri Dinar’ın ağabeyleri Nazmi Dinar (68) Şubat ayında geçirdiği kalp krizinden, Bahattin Dinar (65) ise Perşembe günü Uzunköprü ilçesinde geçirdiği iş kazasında hayatını kaybetmişti. Ciğerci Bahri Dinar, ikindi namazının ardından Eski Camide düzenlenen cenaze töreni ile birlikte son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine katılan çok sayıda vatandaş, göz yaşlarına hakim olamadı. Cenazeye Adülhey de katıldı Kurtlar Vadisi dizisinde hayat verdiği Abdülhey karakteriyle akıllarda yer edinen ünlü oyuncu Kenan Çoban da, "Sabah çok üzücü bir haberle uyandık. Yakın dostumdu. Bahri abi bir değerdi. Ciğerci Bahri diye anılıyordu ama bizim ciğerimizi yaktı. Edirne’mizin Türkiye’mizin başı sağ olsun" dedi.