ASAYİŞ - 24 Mayıs 2026 Pazar 11:32

Sarıyer’de moloz yüklü kamyon geri kayarak devrildi, sürücü yaralandı

A
A
A
Sarıyer’de moloz yüklü kamyon geri kayarak devrildi, sürücü yaralandı

İstanbul Sarıyer’de yokuş yukarı çıktığı sırada sürücüsünün kontrolünden çıkan moloz yüklü kamyon geri geri kayarak yan yattı. Kazada sürücü hafif yaralanırken, cadde bir süre trafiğe kapandı.


Kaza, saat 09.30 sıralarında Maden Mahallesi Yunus Emre Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, B.D. idaresindeki 34 DST 190 plakalı moloz yüklü kamyon, yokuş yukarı seyir halindeyken önünde bulunan aracın durması üzerine durmak zorunda kaldı. Rampada yeniden hareket edemeyen kamyon, geri geri kaymaya başladı. Kontrolden çıkan kamyon, kaldırıma çarptıktan sonra yan yatarak durabildi. Kamyonun kasasında bulunan taşlar yola savrulurken, kazayı gören vatandaşlar durumu polis ve belediye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, caddede güvenlik önlemi alarak trafiği alternatif güzergahlara yönlendirdi. Kazada kamyon sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Yaralı sürücü ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.


Sürücü yakını Hamit Duman, "Rampa çıkıyoruz, zaten basar çalışıyoruz yükler hafif. Burada önünde bir tane binek araba birden stop ediyor. Arabayı kaldıramayınca tekrar stop ediyor. O da yüklü çıkınca durmak zorunda kalıyor. Arkada da arabalar varmış, geri kaydırmaması için, arabalara vurmaması için arabayı kenara atmaya çalışmış. Araba da yol yamuk olunca devrilmiş" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Modern hayat, vücudumuzun doğal savunmasını zayıflatıyor Son yıllarda alerji, otoimmün hastalıklar ve kronik rahatsızlıklardaki artışa dikkat çekerken, dünyaca ünlü Bursalı bilim insanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş bu yükselişin vücudun doğal koruma sistemindeki bozulmadan kaynaklanabileceğini söyledi. Türk İmmünoloji Derneği ile Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 27. Ulusal İmmünoloji Kongresine konuşmacı olarak katılan Davos’taki Swiss Institute of Allergy and Asthma Research (SIAF) direktörü ve Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü Cezmi Akdiş, yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalıştığı ‘Epitel Bariyer Teorisi’ ile modern yaşamın beraberinde getirdiği kimyasalların ve çevresel etkilerin insan sağlığını derinden etkilediğini söyledi. İnsan vücudunun cilt, bağırsak ve solunum yolları gibi bölgelerinde bulunan doğal koruyucu katmanların, dışarıdan gelen zararlı maddelere karşı bir kalkan görevi gördüğünü anlatan Prof. Dr. Akdiş’e göre, bu koruyucu yapı zarar gördüğünde pek çok sağlık sorununun kapısı aralanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cezmi Akdiş, modern hayatın görünmeyen etkilerine dikkat çekerek, "Vücudumuzun dış dünyayla temas eden yüzeylerinde çok güçlü bir koruma sistemi bulunuyor. Ancak hava kirliliği, yoğun kimyasal maruziyeti, işlenmiş gıdalar ve günlük yaşamda sık kullandığımız bazı temizlik ürünleri bu doğal bariyeri zamanla zayıflatabiliyor. Koruyucu yapı bozulduğunda, vücuda girmemesi gereken maddeler daha kolay içeri sızıyor ve bağışıklık sistemi sürekli alarm halinde kalabiliyor" dedi. Bilim Özel Ödülü ile Dünya Allerji Organizasyonu Özel Ödülü alan, Harvard Üniversitesi de dahil 6 büyük üniversitede Onursal Profesör olan ve İsviçre Bilim Akademisi’nin Senato Üyeliği görevlerinde de bulunan Prof. Dr. Cezmi Akdiş’in geliştirdiği teoriye göre, astım, egzama, gıda alerjileri, bağırsak hastalıkları, bazı metabolik rahatsızlıklar ve otoimmün hastalıklar başta olmak üzere çok sayıda kronik sağlık sorununun temelinde bu koruyucu bariyerlerdeki hasar bulunabiliyor. Dünya genelinde milyarlarca insanın bu süreçten etkilendiğine dikkat çekiliyor. Son yıllarda hayat biçiminin hızla değişmesiyle birlikte insan bedeninin yoğun bir kimyasal yük altında kaldığını ifade ededen Prof. Dr. Akdiş, "Evde, işte ve sokakta birçok kimyasalın etkisi altındayız. Elbette tüm ürünler zararlıdır demek doğru olmaz ancak gereğinden fazla ve yoğun maruziyetin vücudun doğal savunma sistemini zorladığını görüyoruz. Özellikle son 50-60 yılda alerjik ve kronik hastalıklardaki artışın nedenlerini anlamaya çalışırken çevresel değişimleri göz ardı edemeyiz" şeklinde konuştu. Açıklamalarında daha doğal ve sade bir yaşam yaklaşımının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Akdiş, hastalıklardan korunmada günlük hayat alışkanlıklarının önem taşıdığını belirterek, mümkün olduğunca az işlenmiş gıda tüketilmesi, evde yemek yapılması ve gereksiz kimyasal kullanımından kaçınılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Akdiş, "Koruyucu yaklaşım aslında oldukça basit. Daha doğal beslenmek, fazla katkı maddesi içeren ürünlerden uzak durmak, temizlik ürünlerini bilinçli kullanmak ve gereksiz kimyasal maruziyetini azaltmak vücudun doğal savunmasını korumaya yardımcı olabilir. Küçük görünen alışkanlık değişiklikleri uzun vadede büyük fark oluşturabilir" diye konuştu.
Eskişehir Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nde tiyatro ve geleneksel el sanatları ilgi odağı oldu Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin sekizinci gününde sahnelenen "Sen de Gitme Triyandafilis" adlı müzikli oyun izleyicilerden yoğun ilgi görürken, geleneksel bez bebek yapım atölyesi de katılımcıları Anadolu’nun köklü el sanatlarıyla buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Eskişehir Kültür Yolu Festivali, sekizinci gününde de tiyatro ve geleneksel el sanatları etkinlikleriyle sanatseverlerden tam not aldı. Festival kapsamında sahne alan "Sen de Gitme Triyandafilis" adlı müzikli oyun, izleyicilere duygu yüklü bir anlatı sundu. Ayla Kutlu’nun aynı adlı eserinden yola çıkılarak hazırlanan, R. Emre Basalak’ın ise oyunlaştırıp yönettiği yapım; gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesini sahneye taşıdı. 1930’lu yıllardan yüzyılın son çeyreğine uzanan bir zaman dilimini ele alan oyun, bir Rum ailenin çocuk ruhunu koruyan kızı Triyandafilis’in öyküsünü müzik ve dramatik bir dille izleyiciye aktardı. Hatay’ın kültürel hafızasına ve insan hikayelerine odaklanan eser, festival konuklarının büyük beğenisini topladı. Bez bebek geleneği atölyede yaşatıldı Festivalin geleneksel sanatlar ayağında ise "Bebek Yapım Atölyesi" düzenlendi. Atölyede eğitmen Saliha Demiral, Anadolu’nun geleneksel el sanatları arasında yer alan bez bebek yapımının inceliklerini katılımcılarla paylaştı. Kumaş, iplik ve doğal dolgu malzemeleri kullanılarak hazırlanan bez bebeklerin, yalnızca bir oyuncak olmadığı; aynı zamanda yerel kimliği, geleneksel giyim kültürünü ve toplumsal değerleri yansıtan önemli bir kültürel miras unsuru olduğu vurgulandı. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, geleneksel bez bebek yapım tekniklerini yakından tanıyarak üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı buldu.
Kayseri Hüseyin Özal Cami yaz sonunda ibadete açılacak İlçede birçok yatırımı hayata geçirerek ihtiyaçları bir bir gideren Melikgazi Belediyesi; Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan İldem mezarlığının yanında yapımına devam ettiği Hüseyin Özal Cami ile mahallenin defin ve taziye gibi ihtiyaçlarını da gidermiş olacak. Melikgazi Belediyesi ve hayırsever iş birliği ile butik yapıda inşa edilen camiyi İldem Bölgesi’ne kazandırdıklarını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Melikgazi Belediyesi olarak birçok yatırımı ilçemizde yapıyoruz. Mahallelerimizin ihtiyaçlarını bir bir gideriyoruz. Bu arada diğer kurumların görevi olan hizmetleri de elimizden geldiğince destekleyip yapmaya çalışıyoruz. Yapımı devam eden projelerimizi yerinde inceliyoruz. İldem Bölgesi’ndeki büyük İldem mezarlığının yanı başına Hüseyin Özalp Cami’mizi yapıyoruz. Burada bir cami olmadığı için definlerde ve taziyelerde sorun oluyordu. Dolayısıyla bu camimiz ile cenaze defni ve taziye gibi ihtiyaçları da gidermiş olacağız. Butik, güzel, şık bir şekilde inşa edilen camimizi hayırseverimizle buraya kazandırıyoruz. Şu anda kaba inşaatı bitmek üzere; ince inşaatına başlanacak. Bu yazın sonuna inşallah burayı açmış olacağız. Ben değerli hayırseverimiz Hacı Emin Özalp’e ve mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah nice güzel ibadetleri yapmayı nasip etsin" dedi.