EKONOMİ - 01 Ekim 2025 Çarşamba 15:01

TAG’dan reklam filminde anlamlı gönderme

A
A
A
TAG’dan reklam filminde anlamlı gönderme

Ulaşım hizmeti TAG’ın reklam filmi, "Ulaşımda Taş Devrini Kapat, TAG Devrini Aç!" sloganıyla televizyon ve dijital platformlarda yayınladı.



TAG, reklam filmiyle televizyon ve dijital platformlarda izleyicilerin karşısına çıktı. "Ulaşımda Taş Devrini Kapat, TAG Devrini Aç!" mottosuyla hazırlanan film, şehir içi yolculuklarda platformun sunduğu özgür, modern ve pratik deneyimi seyircilere mizahi ve dikkat çekici bir anlatımla aktarıyor.


Mizahi kurgu, modern çözümler


Filmde, geleneksel ulaşım alışkanlıklarından vazgeçemeyen ‘mağara adamı’ karakteri üzerinden esprili bir hikâye kurgulanıyor. Günlük yaşamın içinde ofis ve kafe gibi sahnelerde, çağın gerisinde kalmış bu karakterin platformun sunduğu yenilikçi çözümlerle oluşturduğu tezat; şehir içi ulaşımdaki yenilikçi bakış açısını da güçlü biçimde öne çıkarıyor.


Reklam filmine güçlü bir final mesajı ve jingle eşlik ediyor


Reklam filminin bir diğer dikkat çekici unsuru ise platformun jingle’ı oldu. "Ulaşımda TAG devri" jingle’ı, markanın şehir içi ulaşımda başlattığı yeni dönemin güçlü bir sembolü olarak ilk kez tanıtıldı.


Filmin sonunda ise izleyicilere doğrudan bir çağrı yapılıyor: "Ulaşımda taş devrini kapat, TAG devrini aç! Sen de TAG’ı indir, sana özel aracın dakikalar içinde sürücüsüyle gelsin." Bu final mesajı, platformun sunduğu hızlı, erişilebilir ve kullanıcı dostu deneyimi de ortaya koyuyor.


Filmin prodüksiyonunu Rebel, yönetmenliğini İsmet Kurtuluş üstlendi


Format C imzasını taşıyan, güçlü prodüksiyon kalitesiyle dikkat çeken filmin prodüksiyonunu Rebel üstlendi. Yönetmen koltuğunda ise İsmet Kurtuluş yer aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 4 ilde suç örgütü operasyonu: 52 tutuklama Osmaniye merkezli 4 ilde suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, kırmızı bültenle aranan şahısların liderliğini yaptığı iki ayrı suç örgütünden 107 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda silah, el bombası, patlayıcı ve para ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 52’si tutuklandı. Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü, KOM Başkanlığı ve Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde suç örgütlerine yönelik Osmaniye merkezli Hatay, Adana ve Kahramanmaraş’ta eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yapılan çalışmalarda, liderliğini uluslararası seviyede kırmızı bültenle aranan Ö.A. ile B.G.Y. isimli şahısların yaptığı iki ayrı suç örgütünün, silahla kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, tefecilik, silahla yaralama, silahla tehdit, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma veya temin etme, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet, tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması gibi birçok suça karıştıkları tespit edildi. Kırmızı bültenle aranan şahısların liderliğini yaptığı iki ayrı suç örgütüne yönelik operasyonda örgüt liderlerinden B.G.Y.’nin de aralarında bulunduğu 107 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda 2 el bombası, el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan 1 kilogram madde, 28 ruhsatsız tabanca, 28 av tüfeği, 6 pompalı tüfek, 2 kurusıkı tabanca, 2 bin 115 fişek, tabanca susturucuları, şarjörler, kesici-delici aletler, silah parçaları, örgütsel amaçla kullanılan cep telefonları ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 151 bin 575 TL ve 10 bin 700 dolar ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen 107 şüpheliden 52’si tutuklanırken, 35 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. 20 şüpheli ise serbest bırakıldı. Yurt dışında olduğu belirlenen 5 kişi ile firari durumda bulunan toplam 11 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Operasyon öncesi personelle bir araya gelen Osmaniye İl Emniyet Müdürü Mehmet Sarıbuva’nın ekiplere hitaben, "Operasyon önemli ama siz bundan daha önemlisiniz. Yolunuz açık olsun. Allah’a emanetsiniz" ifadelerini kullandığı öğrenildi.
Elazığ Bayramda baklavada "buzdolabı" ve "tepsi ağırlığı" uyarısı Kurban Bayramı öncesinde tüketicileri uyararak bilgilendirmelerde bulunan tatlı üreticisi Mehmet İkiz, " Soğuk baklava buzdolabında saklanmalı, normal şerbetli baklava ise dolaba konulmamalıdır" dedi. Elazığ’da Kurban Bayramı öncesinde tatlı üretim merkezlerinde mesai yoğunlaşırken, tatlı üreticisi Mehmet İkiz vatandaşların bayram boyunca tatlılarını taze tutabilmesi ve doğru ürünü seçebilmesi için dikkat edilmesi gereken kritik kuralları paylaştı. Yaz aylarına denk gelen bayram sürecinde tatlıların muhafaza koşullarına dikkat çeken Mehmet İkiz, "Soğuk baklava alan müşterilerimiz ürünü tamamıyla dolapta muhafaza etmek zorunda. Misafirlerimize ikram ettikten hemen sonra kalan ürünü akabinde dolaba geri bırakalım ki bayram boyunca tazeliğini korusun. Tam tersine normal şerbetli baklavada ise ürünün kesinlikle dolaba koyulmaması lazım. Yaz ayına denk geldiğimiz için cevizli baklavalarımız veya cevizli kadayıflarımız dolaba girmeyecek. Cansız bir çiçek gibi, ona gösterdiğimiz özenin aynısını göstereceğiz. Tatlıyı serin bir alanda, ağzı açık bir şekilde muhafaza edeceğiz" dedi. " 2.8 kilogramın üzeri baklava değil, şerbetli yufkadır" Baklavada kaliteyi ve işçiliği belirleyen tepsi ağırlığı standartlarına da değinen İkiz, "Baklavalarımızda ’800’lük tepsi’ dediğimiz orta boy tepsilerimizde en önemli unsur, ağırlığın 2,5 kilo ile 2 kilo 800 gram arasında gelmesidir. 2,5 kilogramın altında geldiği zaman insanlarımız onları tercih etmesinler, çünkü içi kuru olur. 2 kilo 800 gramın üstü geldiği zaman da bir baklava değil de daha çok bol şerbetli bir yufka satın almış oluyorsunuz. Şayet ’Ben bol şerbetli seviyorum’ derseniz, baklava yerine kadayıf çeşitlerini öneririm. Kadayıfta ise tam tersine, baklavaya nispeten daha bol şerbetli olması gerekiyor" diye konuştu. Ailesi ile birlikte tatlı almaya gelen çocuklardan Enes Orman ise " Ben soğuk baklavayı daha çok severim. Herkesin Kurban Bayramı şimdiden mübarek olsun" şeklinde konuştu. (RY-CK-
Tokat Tokat’ta 59 bin dekarlık tarım alanı sular altında kaldı Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar Tokat’taki taşkınlardan 59 bin 683 dekar tarım alanının etkilendiğini ve 4 bin 251 çiftçinin zarar gördüğünü açıkladı Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Tokat’ta yaşanan taşkınlardan etkilenen bölgelerde incelemelerde bulundu. Bayraktar, Turhal ilçesinde karşılanmasının ardından taşkından zarar gören tarım arazilerini yerinde inceleyerek çiftçilerden bilgi aldı. İlk olarak Turhal ilçesine bağlı Çevlikler ve Borsa Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Bayraktar, Yeşilırmak’ın taşması sonucu zarar gören ekili alanları gezdi. Su altında kalan alanlarda ekiplerle birlikte inceleme yapan Bayraktar, yaşanan afetin üreticiyi ekonomik olarak zor durumda bıraktığını ifade etti. Daha sonra Pazar ilçesine bağlı Ovayurt köyüne geçen Bayraktar, su baskınından etkilenen tarım alanlarında incelemelerine devam etti. Bölgedeki çiftçilerin sorunlarını dinleyen Bayraktar, taşkının boyutunun büyük olduğunu belirterek üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bayraktar: "59 bin 683 dekar tarım alanı su baskınından zarar gördü" İncelemeler sonrası açıklama yapan Bayraktar, son dönemde yaşanan aşırı yağışların tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini ifade ederek, "2026’ya iyi bir başlangıç yapmak isterdik. Bizi sevindiren şey şu ki yağışlar son 6 aylık dönemde mevsim normallerinin üzerinde %89 civarında gerçekleşti. Bir artış var tabii bu yağışlar bir bereket getirecek bunu kabul etmemiz gerekiyor. Özellikle hububat üretimimizi fevkalade olumlu etkileyecek. Önemli bir rekolte artışı da bu manada bekliyoruz. Bizi üzen tarafı ise tahminimizin üzerindeki yaşlar sel felaketine ve su baskınlarına sebebiyet verdi. Tarım alanlarımız ve çiftçilerimiz bundan zarar gördü. Turhal, Almus, Pazar, Yeşilyurt, Sulusaray, Artova, Zile, Reşadiye, Niksar, Erbaa ve il merkezinde hem yağışlar hem de barajlardan tahliye edilen sular nedeniyle tarım alanlarına zarar verdi. 59 bin 683 dekar alanda 4 bin 251 çiftçimiz bu afetten zarar gördü. Buğday, mısır, kavak, yem bitkisi, arpa, bağ, yulaf, ayçiçeği, şeker pancarı, meyve, sebze ve kesme çiçek ürünlerimiz zarar görmüş durumdadır. 129 ahırda 4 bin 155 büyükbaş, 881 küçükbaş tahliye edilmiş durumdadır ve 500 kovan su altında kaldı. Şu an 11 yerde eksper tespitlerine devam ediyorlar. Sigortalılık oranı da aşağı yukarı yüzde 32 mertebesindedir. Sigortası olan üreticilerimiz zararlarını TARSEM’dın tahsil edilecekler. Burada bir problem yok. Ama TARSİM dışında kalan üreticilerimiz ki yüzde 70 civarında bunlara yardımcı olmak lazım. Geçen yıl dolu felaketinden zarar gören TARSİM dışındaki üreticilerimize bir yardım yapılmıştı. Bu bölgedeki üreticilerimize de yardım yapılması gerekir. Hem cansuyu olarak nakit ihtiyaçlarının verilmesi hem de borçlarının yapılandırılması üreticilerimiz tarafından talep ediliyor. Biz de bu talebi Ankara’da ilgili bakanlıklara iletmiş olacağız" dedi.