KÜLTÜR SANAT - 15 Mart 2019 Cuma 16:49

358 yıllık Köprülü Mehmet Paşa Camii yeniden ibadete açıldı

A
A
A
358 yıllık Köprülü Mehmet Paşa Camii yeniden ibadete açıldı

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde restorasyon çalışmaları tamamlanan 358 yıllık tarihi Köprülü Mehmet Paşa Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı.

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde restorasyon çalışmaları tamamlanan 358 yıllık tarihi Köprülü Mehmet Paşa Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı.


UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "en iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Safranbolu’da 1661 yılında yaptırılan tarihi Köprülü Mehmet Paşa Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 2.5 yıllık restorasyon çalışmasının tamamlanmasının ardından düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Osmanlı Sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan ve 358 yıllık gibi bir geçmişe sahip tarihi camii daha önce 1970 ve 1995’te de restore edilmişti.


Törene, Karabük Valisi Fuat Gürel, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Sefa Yılmaz, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, siyasi parti temsilcileri, daire müdürleri ve vatandaşlar katıldı.


‘Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin tarihçesi’


Köprülü Mehmet Paşa Camisi, halk arasında ve çeşitli kaynaklarda anlatılan yapılış hikayeleri ve farklı mimari özellikleriyle de ilgi çekiyor. Caminin yapılışıyla ilgili öykü, Osmanlı Sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa’nın sürgünüyle başlıyor. "Sürgün geldiği Safranbolu’da ilk namaz kıldığı dergahın yerine, affedilmesi ve İstanbul’a dönmesi durumunda cami yaptıracağına" yönelik adakta bulunan Köprülü Mehmet Paşa, sözünü yerine getirerek 1658’de inşaat emrini veriyor. Paşanın camiye gönderdiği el yazması Kur’an-ı Kerim’den, caminin 1661’de yapıldığı tahmin ediliyor. Büyük bir kemerli kapıdan girilen caminin avlusunda güneş saati bulunuyor. Avlu içerisinde bulunan güneş saati Osmanlı dönemine ait 95 adet güneş saatinden biri olma özelliği taşıyor. Yatay güneş saati, 06.40 ile 17.20 arasındaki zamanı, özel hazırlanmış mermer üzerindeki metal plakanın gölgesi yardımıyla gösteriyor. Saat, gölge ile mermer üzerindeki çizgilerin buluşma anını, zaman olarak yanılgısız göstermeyi sürdürüyor. Cami külliyesinde "vaktin belirlendiği mekan" anlamına gelen muvakkithane bulunuyor.


“Safranbolu’da bugüne kadar 32 eserin restorasyonunu gerçekleştirdik”


Program da konuşan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, 16 yıl içerisinde müdürlük olarak 5 bin 250 eseri restore ettiklerini belirterek, “Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonunu gerçekleştirdiğimiz ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemimizin 2.yüzyıllık eylem projesi içerisinde yer alan Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin açılışı için bulunuyoruz. Eskiden projesi bile çizilmekten imtina edilen veya cesaret edilemeyen bir pozisyonda bugün son 16 yıl içerisinde Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak 5 bin 250 eserin restorasyonunu gerçekleştiren bir yapıya kavuştuk. Sadece yurt içinde değil yurt dışında da restorasyonlar yapıyoruz. Biz Safranbolu’da bugüne kadar 32’e kadar eseri restorasyonunu gerçekleştirdik. Şuanda 5 eserimizin restorasyonu devam ediyor. Bunların içerisinde en önemli olan Dedeoğlu Camii’nin yapımını bu yıl tamamlayıp milletin istifadesine sunmayı düşünüyoruz. Bu vesile ile bizi ağırlayıp bu imkanları verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.


Vali Fuat Gürel Safranbolu’nun özel bir yer olduğunu ifade ederek, “Safranbolulular bu şehri atalarınızdan nasıl aldıysanız o şekilde korumaya ve geliştirmeye, gelecek nesillere bırakmak için gayret içerisindesiniz. Ecdadımızın yaptığı bu gibi bir çok eser var ilçemizde. Bu eserlerin zaman içerisinde yıpranması aşılması normal. Ama onun tekrar hayata kazandırılması, restorasyonunun yapılması gerekir. Bu bağlamda devletimize, Vakıflar Genel Müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz” diye konuştu.


Kamu görevlisi olarak 26 yılda bu tür restorasyonların bu tür yatırımların çok daha iyi şartlarda olduğunu, daha fazla binanın eserin restore edildiğine şahitlik etiklerini dile getiren Vali Gürel “Son bir yılda 5 adet kemer köprüyü restore ederek hem turizmimize hem de görsellik olarak ilimize sunmuş bulundular. Köprülü Mehmet Paşa Camii’de böyle bir eser. Hem ibadetimizi yapacağız hem de aynı zamanda şehrimize gelen bir çok turist var. Dünyanın bir çok yerinden misafirleri ağırlıyoruz. Onlarında aynı zamanda gelip bir cami nasıldır, 1600’lü yıllarda cami nasıl yapılmış onları görecekler. Güneş saati örnek bir eser. Onundan geleceğe açılması lazım. Muvakkithanemiz de özel bir bina. Onlarında korunması, işlevselleştirilmesi gerekir. İnşallah önümüzdeki süreçte değerlendirmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.


“Ecdadın nakış bakış işlediği hali ile tekrar hazır hale getirildi”


Safranbolu’da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restore ettiği çok eser olduğunu ifade eden AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, “Ecdadımızın yıllar önce vücuda getirdiği eser bugün eski hali ile şuanda hizmete hazır hale getirilmiştir. Hiçbir gelecek geçmişinden beslenmeden inşa edilemez. Bugün hizmete tekrar açılan bu eser geçmişteki haşmetini büyüklüğünü ecdadın nakış nakış işlediği hali ile tekrar hazır hale getirildi. Safranbolulu kardeşlerimiz haz ve huzur duyacaklardır. Safranbolu’daki eserler bize geçmişimizi hatırlatıyor. Camimizin Safranbolu’muza Karabük’ümüze ve çevremize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.


“Eserlere sahip çıkmasını bilmeliyiz”


AK Parti Karabük Milletvekili Cumhur Ünla, bir dönem yurt içerisinde ata yadigarı eserlerin tamiratının yapılamadığını ve bugün hem yurt içerisinde hem de yurt dışında ataların miras olarak bırakmış olduğu eserleri tamir edebilmenin ve hizmete sunabilmenin çok güzel bir şey olduğunu kaydederek, “Köprülü Mehmet Paşa Camii buna örnektir. Hem böyle bir eseri bize bırakan, yapan dönemin insanlarının güzellikleri var hem de bu eserlerin bugün yapılabilmesini sağlayan bir hükümetimiz, bir vakıflar genel müdürlüğümüz var. Tamir yapmak, etmek ne kadar önemli ise, korumak da o kadar önemlidir. Hem eserlerimize sahip çıkmasını bilmeliyiz hem de bizlere hizmet eden, koruyan mücadele eden hükümet büyüklerimizi desteklemek zorundayız. Bugün 358 yıllık tarihi olan Köprülü Mehmet Paşa Camii 1661 yılında yapılmış ama bize örnek bir eserdir. Yeni yapılar ile kıyasladığımızda ve o dönem ki imkanları ortaya koyduğumuzda ne kadar güzel eserler yapılabildiğini göstermektedir. Bu eser tekrar kullanıma açılıyor ve hayırlara vesile olsun” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Taksim’de test sürüşüne çıkan akülü nostaljik tramvaya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi Taksim ve İstiklal Caddesi’nin simgelerinden biri olan tramvayın yerine yapılan akülü nostaljik tramvay test sürüşüne çıktı. Vatandaşlar akülü tramvaya yoğun ilgi gösterdi. Beyoğlu’nda 1990 yılından beri Taksim - Tünel arasında hizmet veren nostaljik tramvaylar yerine kullanılacak akülü nostaljik tramvay test sürüşüne çıktı. Sabah saatlerinde başlayan test sürüşü sefer saati bitene kadar devam etti. Yeni akülü tramvayın, elektrik telleriyle teması bulunan eski tramvayların yerini alacağı öğrenildi. Akülü nostaljik tramvay test sürüşünde vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Yenilenen nostaljik tramvayın ilk yolcularından olan Hayri Taş, “Güzel olmuş, eskisi güzeldi ama bu daha güzel, orijinal olmuş. Etrafı kapalı olmuş, gerçekten güzel. Değişime uymak zorundayız, değişiklik her zaman iyidir. Gerçekten çok güzel olmuş, Beyoğlu’na yakışmış” dedi. Akülü nostaljik tramvayı beğenmediğini belirten Mahmut Genç, “Nostaljik tramvayı birçok sefer kullandım. Bu şekilde akülüye geçmesi belki eski formundan birazcık değişiklik, inovatif olmuş olabilir. Ama bazı şeylerin orijinal formunda kalması gerekiyor. Çevreci falan ama üstten o tellerin gidiyor olmasını takip etmek de garip bir heyecan katıyordu. Biraz da böyle binelim bakalım nasıl olacak. Trenin yeni formunda ön tarafta insanların ayaklarını koyup asılabilecekleri yerleri kaldırmışlar. Keza kapıların oradaki merdivenleri de kapatmışlar. Bu bence hoş bir şey değil. Çünkü bu birazcık aslında bu tramvayın kültürüne ait olan bir şeydi. Ben defalarca kez burada sallanarak Şişhane’ye inmişimdir, Şişhane’den Taksim tarafına çıkmışlığım var. Aslında akbil kullanan birisiyim ama bunun keyfi bambaşka oluyordu. Bunu kaldırıyor olmaları bence tamamıyla kültürü yok etti. Çünkü insanlar burada sadece tramvayın fotoğrafını çekmiyorlardı, buraya asılan insanların da fotoğraflarını çekiyordu. Bu belki birazcık tehlikeli tarafları kesinlikle var bunun ama bazı şeyler simgeseldir. Bu simgesel şeylere dokunmak birazcık orijinalliği yine bozan şeylerden birisi. Ben bunu kesinlikle hiç beğenmedim, hiç hoşlanmadım buraya insanların tutunabilecekleri yerlerin yapılmasını yeniden istiyorum” diye konuştu.
Erzurum Tortum ekşi pestili artık coğrafi işaretli Ülkemizde coğrafi işaretli ürün çeşitliliğinde Gaziantep ve Konya’dan sonra en çok ürüne sahip olan Erzurum’da Tortum ekşi pestili de TÜRKPATENT tarafından tescillendi. Tortum Belediyesi tarafından 2022 yılında mahreç işareti almak için TÜRKPANET kurumuna başvurusu yapılan Tortum ekşi pestili, Erzurum’un 55’inci coğrafi işaretli ürünü oldu. Erzurum’un Tortum ilçesine ait kızılcıklar özenle seçilerek marmelat haline getiriliyor. Daha sonra bu marmelat pestil şeklinde serilerek kurutuluyor ve ekşi kızılcık pestili elde ediliyor. Geleneksel üretim şekli bozulmadan üretilen ve tamamen doğal yöntemlerle hazırlanıyor. Tortum ekşi pestilinde şeker ve renklendirici bulunmuyor. Sadece su ve kızılcık kullanılıyor Tortum ekşi pestili, doğal olarak yetişen kızılcık meyvesi ve içme suyu kullanılarak Tortum ilçesinde üretiliyor. Tadı ekşi, rengi parlak kırmızı olan Tortum ekşi pestili endüstriyel ve geleneksel olmak üzere iki şekilde üretiliyor. Tortum ekşi pestilinin üretiminde, genel pestil üretimlerinden farklı olarak, nişasta, un, şeker, fındık veya ceviz kullanılmıyor. Şeker ilavesi yapılmadığı için de kızılcık meyvesinin verdiği ekşi tada sahip olup coğrafi sınırda “ekşi pestili” olarak adlandırılıyor. Tortum ekşi pestilinin geçmişi eskiye dayanıyor. Tortum ilçesinin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip ve ilave bileşen içermeyen, sadece kızılcık meyvesi kullanılarak üretilmesi coğrafi sınıra özgü olmasını sağlıyor.
İstanbul Taksim’de test sürüşüne çıkan akülü nostaljik tramvaya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi Taksim ve İstiklal Caddesi’nin simgelerinden biri olan tramvayın yerine yapılan akülü nostaljik tramvay test sürüşüne çıktı. Vatandaşlar akülü tramvaya yoğun ilgi gösterdi. Beyoğlu’nda 1990 yılından beri Taksim - Tünel arasında hizmet veren nostaljik tramvaylar yerine kullanılacak akülü nostaljik tramvay test sürüşüne çıktı. Sabah saatlerinde başlayan test sürüşü sefer saati bitene kadar devam etti. Yeni akülü tramvayın, elektrik telleriyle teması bulunan eski tramvayların yerini alacağı öğrenildi. Akülü nostaljik tramvay test sürüşünde vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Yenilenen nostaljik tramvayın ilk yolcularından olan Hayri Taş, “Güzel olmuş, eskisi güzeldi ama bu daha güzel, orijinal olmuş. Etrafı kapalı olmuş, gerçekten güzel. Değişime uymak zorundayız, değişiklik her zaman iyidir. Gerçekten çok güzel olmuş, Beyoğlu’na yakışmış” dedi. Akülü nostaljik tramvayı beğenmediğini belirten Mahmut Genç, “Nostaljik tramvayı birçok sefer kullandım. Bu şekilde akülüye geçmesi belki eski formundan birazcık değişiklik, inovatif olmuş olabilir. Ama bazı şeylerin orijinal formunda kalması gerekiyor. Çevreci falan ama üstten o tellerin gidiyor olmasını takip etmek de garip bir heyecan katıyordu. Biraz da böyle binelim bakalım nasıl olacak. Trenin yeni formunda ön tarafta insanların ayaklarını koyup asılabilecekleri yerleri kaldırmışlar. Keza kapıların oradaki merdivenleri de kapatmışlar. Bu bence hoş bir şey değil. Çünkü bu birazcık aslında bu tramvayın kültürüne ait olan bir şeydi. Ben defalarca kez burada sallanarak Şişhane’ye inmişimdir, Şişhane’den Taksim tarafına çıkmışlığım var. Aslında akbil kullanan birisiyim ama bunun keyfi bambaşka oluyordu. Bunu kaldırıyor olmaları bence tamamıyla kültürü yok etti. Çünkü insanlar burada sadece tramvayın fotoğrafını çekmiyorlardı, buraya asılan insanların da fotoğraflarını çekiyordu. Bu belki birazcık tehlikeli tarafları kesinlikle var bunun ama bazı şeyler simgeseldir. Bu simgesel şeylere dokunmak birazcık orijinalliği yine bozan şeylerden birisi. Ben bunu kesinlikle hiç beğenmedim, hiç hoşlanmadım buraya insanların tutunabilecekleri yerlerin yapılmasını yeniden istiyorum” diye konuştu. (YEÇ-RU