POLİTİKA - 10 Eylül 2016 Cumartesi 12:30

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki’den üçüz kardeş benzetmesi:

A
A
A
Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki’den üçüz kardeş benzetmesi:

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, PKK, FETÖ ve DAEŞ’in üçüz kardeşler gibi hareket ettiklerini belirterek, 15 Temmuz’dan sonra PKK ile mücadelede bulunan karanlık noktaların anlaşıldığını bildirdi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri’deki basın mensupları ile birlikte gerçekleştirdiği sohbet toplantısında “Geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz gecesi yaşadık. O geceden sonra işler yoluna bindi iyi gidiyor. Kayseri halkına bir teşekkür borcumuz var. Bir ay boyunca meydanları doldurdular. Finalde Türkiye rekoru kırdılar. 220 bin kişi ile rekor kırıldı” dedi.
Bakan Özhaseki, “PKK terörü iyice arttığını görüyoruz. 15 Temmuz’u atlattık derken PKK terörü artıyor. DAİŞ dedieğimiz grup başka eylemler içine giriyor. Bunlar üçüz kardeşler gibi. FETÖ’cüler PKK’lılar DAEŞ’çiler bir piyon olarak hareket ediyor. Bunların birbirinden bağımsız hareket etmesi mümkün değil” diye konuştu.
Bakan Özhaseki, “PKK terör örgütü dikkat ederseniz 1980’lerde başladı. Sanki bir hak arama mücadelesi gibi görünüyordu. O günlerdeki baskıları bahane ederek dağa çıkan bir sürü insan vardı. Ama zaman içerisinde bütün bu argümanları söylemez hale geldiler. Hak olarak verilmesi gereken ne varsa AK Parti döneminde verildi.
Demek ki mesele sadece bir hak arama mücadelesi değil. Dış örgütlerin bir piyonuydu ve oyuncağıydı bunlar. Dışarıdan bunlara silah temin ediliyordu, destekleniyordu. Bunlara ne emir verilirse onu yapıyorlardı” diyerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Son dönemde FETÖ ile beraber iş birliği yaptıkları çok net olarak ortaya çıktı. Eskiden PKK’nın yaptığı işler veya ona karşı verilen mücadelelerde bir takım karanlık noktalar vardı. Bu karanlık noktaları anlamakta zorluk çekiyorduk. İstihbarat zafiyetinden bahsediliyordu. Boş arazilerin bombalanmasından bahsediliyordu. Bütün bunların altında yatan nedenleri görmekte zorluk çekiyorduk.
Son dönemde daha iyi anladık ki FETÖ ile birlikte hareket ediyorlar, beraber mücadele sürdürüyorlar, Türkiye düşmanlığında birleşmişlerdi. Bir itirafçı itiraf etti. Orada PKK’lı üst düzey her türlü bilgileri verdiği gibi, askere kurşun sıkılmayacağını söylediler. Özel harekatçıları hedefleyeceksiniz. 15 Temmuz öncesinde bize komutanlarımız askere kurşun sıkmayacaksınız dediler. Özel harekatçıları hedef alacaksınız. ’ diyor. Temmuz’dan sonra eski hale dönün dediler’ diyerek ifade verdi. ‘Temmuz başarısız oldu eski eylemlerimize devam ettik’ diyor.
15 Temmuz öncesinde bazı tankların birkaç yerde sığınak yaptığı ortaya çıktı. Bütün bunlara Temmuz onların istediği gibi sonuçlansaydı başka bir felaket senaryosu ortaya çıkacaktı. Baktığımız zaman PKK ile FETÖ terör örgütünün iç içe olduğu ortaya çıktı. FETÖ dini motif kullanıyor, bir çok insanı da inandırmışlardı. 17-25’ten sonra gerçek yüzleri biraz flu olarak ortaya çıktı. 15 Temmuz’da cani yüzleri ortaya çıktı.
Kamu’da bunlara ait ne varsa sökülüp atılıyor. Sade bir mühendisin şifreli hesaplardan, bir öğretmenin şifreli hesaplardan haberleşmesini ben anlamıyorum. Sadece hizmet hareketiyseniz, niye bu tür bir teşkilatlanmaya ihtiyaç duyarsınız? Kendi aranızda niye şifreleşirsiniz. Belediyelerde bile imam tayin ediliyor. Asker’deki , Polis’teki imamı anlamak mümkün değil. Böyle bir yapı son derece tehlikeli ve rezil bir yapı.
İkincisi mali kaynakları kesiliyor. Bu mali yapıda neler varsa onların gözden geçirilmesi gerekiyor. Tapu kadastroda hazineye intikal eden 2941 adet taşınmaz intikal etti. 2084 adet Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne intikal etti. Özel bir çalışma ile bin 174 adet taşınmaza el konuldu. 13 milyon TL civarında bunların değeri.
Samimi vatandaşları kandırarak aldıkları okullar yurtlar yeniden millete döndü. Buy yapının gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için herkes üzerine düşeni hakkıyla yapıyor. Bunların verdiği hasar PKK’nın verdiği hasardan daha büyük. Bunlar bizim bildiğimiz inandığımız İslami değerlerin bir çoğunu insanların gözünde mahvettiler.
Senelerce en zeki çocuklarımızı seçtiler aldılar ve zehirlediler. Senelerce bizim içimizdeki en cömert zenginlerimizi alarak hayırları mahvettiler. İnsanlar artık korkar hale geldiler. Suriye’de dikkat ederseniz FETÖ örgütü ile PKK’nın birlikte hareket etmesi, ülkemizin güneyinde hesapları olduğunu ortaya çıkıyor. Ülkemizin güneyinde planlarını ortaya koymak istedikleri de orada tehditleri artırarak orada bir koridor oluşturmak istiyorlar. O koridor oluşturduktan sonra uyduruk bir devlet peşindeler. Türkiye’yi kendi içindeki meselelerle meşgul etmeye çalışıyorlar. Biz PKK ile bombalamalarla uğraşacağız, kendi başımızın derdine düştüğümüz anda aşağıda malı alan götürecek. Bütün bu hesapları yaptılar ve terörü azdıracak bir ortamı sağlamaya çalışıyorlar. Güçlü bir Türkiye istemiyorlar. İslam ülkelerinin bir çoğunda başarılı oldular ama Türkiye’de başarılı olamadılar. Adeta çıldırdılar. Biz onların oyunlarını bozduk. Güvenliğimizi Suriye tarafında sağlıyoruz.
Onların anlayamadıkları bunca badireden sonra Türkiye Cumhuriyeti ilerlemesine devam eden, olumlu işler yapan bir ülke olarak nasıl yer alıyor. Diğer ülkelerde böyle bir şey olduğunda hayat duruyor. FETÖ’nün ortaya koyduğu tahribat uzun süreye dayanıyor ama 15 Temmuzdan sonra onlarla büyük bir mücadele var. Türkiye içeride büyümesini devam ettiriyor. Hayat normal şekilde devam ediyor.
15 Temmuz gecesi darbe olmuş daha sonra bütün mağazalar açık, borsa çakılmamış, döviz yerinde saymış. Bunu anlayamıyorlar.
PKK ile mücadele ediyor, FETÖ’nün caniliği önleniyor, Suriye’de güvenlik sağlanıyor.
Yapılması gerekenleri yapıyoruz Terör örgütünün kökünü kazımaya kararlıyız. Çukur kazdılar çukurlara canileri gömdük. Şimdi inlerine giriyoruz. Bir taraftan FETÖ bir taraftan PKK ile mücadele ediliyor. Ayrıca onlara su veren herkesle mücadele ediliyor.
Bunlar elemanlardır, para veren gruplardır. İki örgütün de elemanları, para kaynakları ve oluşturdukları yapıyla mücadele ediliyor. PKK’nın inine girilip bitirmek adına her şey yapılıyor. Bu günler bıçak sırtında olduğumuz ve başarılı olacağımız günlerdir.
Bir taraftan da bu mücadele sürerken doğu ve güneydoğu’da yaraları sarmaya gayret ediyoruz. 7 bölgeyi seçtik ama 10’dan fazla yerde yaşanmış sıkıntılar yıkılan dökülen evler var. Anadolu’dan devlet oraya niye bu kadar para ayırıyor diye eleştiriler var. Bunlar doğru değil. Bizlerin yardım etmeye çalıştığımız insanlar PKK’lı teröristler değil, mazlum halktır.
Orada halk devleti tuttu, bayrağına sahip çıktı. Oradaki sivil toplum örgütleri ile oturduğumuzda bunu çok açık ve net olarak görüyorum.
Orada devleti tercih etmiş olan bu mazlum insanlara yardım etmek bizim devlet olarak mecburiyetimizdir. Bu bölgelerde işi karıştıran ve demogoji yapanları kınıyorum. Kardeşlik duygusunu tesis etmek için projeler ortaya konulacak. Onların batı ile entegrasyonunu sağlayacağız. Oradaki insanlar da buna hazır. 30 bin civarında ev yapacağız. Büyük bir mücadele veriliyor.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinin içinde farklı ortam var. Bir çok medeniyetin yaşadığı bir yer orası. Tarihi eserler restore ediliyor. Sokak sağlıklaştırma yapılıyor. Devlet olarak oraya büyük bir bütçe ayırdık.”
Belediyelere Kayyum atanması, konusunda ise Bakan Özhaseki, “Onların bu tehditleri bir türlü bitmek bilmiyor. Bölücü örgütün siyasi uzantısı kötü yolu tercih etti. Düz ovada siyaset yapıyoruz. Halkın temsilcisiyiz’ diye bilirlerdi. Silahlı mücadele Afrika’nın vahşi kabilelerinde bile kalmadı. Onların güdümünde siyasi sözcülük yapıyorlar. Bu yolun sonu yok. Bunlardan mı korkacağız. Biz devletiz. Asıl biz oralara gitmekte hiç tereddüt etmiyoruz. Vatandaş bunlara yüz vermiyor. Yüzde 92-94 oy aldıkları yerlerde 50 metre oy alamıyorlar. Baskı ile zorla oluşturdukları yapı vardı.
Belediyelere kayyum atanması konusunda bundan daha doğru bir karar olamaz. Oralardaki belediye yapılanmaları içinde bu partinin mensuplarının büyük çoğunluğu terör örgütünün himayesine girdiler. Kaynakların bir kısmını çok rahat aktarıyorlar. Orada taşeron işçilik alarak kaynakları aktarıyorlar. Vatandaşın eline para verilmeden bir kısmı da dağa gönderiliyor.
Oraya atanan insanlar hizmet edecek ve oradaki insanlar hizmetin ne olduğunu görecekler. Oradaki belediyelere de devletten para gidiyor. Aldığınız parayı düzgün kullanırsanız hizmet olarak millete geri döner.
Türkiye hem haklı hem de güçlü. G20 zirvesinde ve yapılan görüşmelerde, liderlerle yapılan görüşmelerde FETÖ terör örgütü ile mücadelede niye böyle bir şey yapıldı diye bir soru sorulmadı. Şu anda hepsi iş birliği yapmak için sıradalar. Siz güçlüyseniz sizinle birlikteler. Bu haklı ve güçlü ortamımızda bütün dünya devletleri bizimle birlikteler. Artık PKK’nın uzantıları inlerinde bulunup yok ediliyor. Şehirlerde güven başladı. Terör örgütü bitiyor. FETÖ terör örgütünün ortamının da bir müddet sonra biteceği kanaati var bizde. 15 Temmuz’daki bir şeye kalkışamazlar artık. O yapının çözülmesi biraz zaman alacak ama onu kısa sürede bitireceğiz” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Fatih Çintimar: "Bu önemli şampiyona ile Türkiye’nin dünyaya tanıtımını yapacağız" Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, 21 Nisan Pazar günü Antalya’da yapılacak Dünya Yürüyüş Şampiyonası öncesi medya mensuplarına bilgiler verdi. Fatih Cintimar, "Bu önemli şampiyona ile Türkiye’nin dünyaya tanıtımını yapacağız" dedi. Dünya Yürüyüş Şampiyonası, 21 Nisan 2024 tarihinde 52 ülkeden 431 sporcunun katılımıyla Antalya’da gerçekleştirilecek. Şampiyonanın düzenleneceği EXPO alanında medya mensupları ile buluşan Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, organizasyon ile ilgili bilgiler verdi. Türkiye’nin çok önemli bir şampiyonaya ev sahipliği yapacağını dile getiren Çintimar, "Bu önemli şampiyona ile Türkiye’nin dünyaya tanıtımını yapacağız. 21 Nisan günü yapılacak olan bu yarışmanın en önemli özelliği en fazla olimpiyat kotası veren yarışma olması. Ferdi kotalarla beraber toplamda 80’e yakın kota hedefliyoruz. Açık alanda yapılacak olan şampiyonanın tüm hazırlıklarını tamamladık" diye konuştu. "Dünyanın her yerinden katılım sağlanacak" Alan içerisinde organizasyonu en iyi şekilde yapıp, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceklerini söyleyen TAF başkanı Çintimar, "Bu şekilde daha fazla organizasyona ev sahipliği yapmak istiyoruz. Yaklaşık 1600 akredite ile dünyanın her yerinden katılım sağlanacak. Pazar günü dünya şöleni yaşayacağız. 2 sporcu rekor hedefliyor. Ülkemizde ilk defa açık alan Dünya Yürüyüş Şampiyonası düzenlenecek. MIX bayrak takımında ilk 6’yı hedefliyoruz. Meryem Bekmez ve Salih Korkmaz bayrak takımında yarışacaklar. Sporcularımız olimpiyat kotası için yarışacak. Hedef, 6 yürüyüşçü sporcu ile ülkemizi Paris’te temsil edebilmek. Ülkemizde bu tarz önemli ve büyük yarışmalar oldu ama olimpik anlamda kota veren en büyük yarışma pazar günü Antalya’da yapılacak" ifadelerini kullandı.
Samsun Kahverengi kokarcaya ‘hunili tuzak’ engeli Samsun’un Çarşamba ilçesinde kahverengi kokarca zararlısı ile ilgili mücadele kapsamında tuzak asılımı gerçekleştirildi. Çarşamba ilçesi Karaağaç Mahallesi’nde, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile “Kahverengi Kokarca Acil Eylem Planı” ile “Entegre Mücadele Kapsamında, Kahverengi Kokarca Popülasyonunu İzleme ve Yok Etme Amaçlı Feromon Tuzak Kullanımı Projesi” kapsamında feromon içeren ‘hunili tuzak’ alınarak ve zararlının bir önceki yıl gösterdiği, yoğunluğa göre üreticiye dağıtıldı. “Biyolojik mücadelenin bir öncülüğü” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Geçtiğimiz yıllarda yoğunluk yaşanan köylere de bu tuzaklardan astık. Astığımız bu tuzaklarla yoğunluğun nerede olduğunu belirlemiş olacağız. Biyolojik mücadele kapsamında önce tespit çalışmaları yapacağız. Ardından yoğun olan bölgelere samuray arılarını bırakacağız. Bu izleme tuzaklarına göre gerekirse kimyasal mücadeleyi nerede yapacağımıza belirleyeceğiz. Sahadaki arkadaşlarımız her gün, her hafta bu tuzakları kontrol edecekler” dedi. “Kimyasal mücadeleyi habersiz yapmayalım” Kimyasal mücadelenin bilinçsizce yapılmasından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Müdür Sağlam, “Şu ana kadar yapılan arazi çalışmalarında çok yoğun ilaçlama durumu yok. Olursa da takibini yapacağız. Mevsimlerin çok farklı olması, zararlının ve zararın da çok farklı olacağı anlamına gelecektir. Kimyasal mücadeleyi kesinlikle saha arkadaşlarımızdan habersiz yapmayalım. Bilinçsiz davranmamak gerekiyor. Her zaman zarar gelebilecekmiş gibi takip etmeliyiz” diye konuştu. Samsun’da "Kahverengi Kokarca Eylem Planı" çerçevesinde alınan 250 adet funnel (hunili) tuzak il genelinde dağıtıldı.
Erzincan EBYÜ’de “Would You Mind Set?” adlı uluslararası projenin açılış programı yapıldı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından hibelenmiş olan “Would You Mind Set?” adlı projenin açılış töreni yapıldı. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Would you mind set?” açılış toplantısına Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük ve Prof. Dr. Çağrı Çırak, Genel Sekreter Doç. Dr. M. Cihat Özgenel, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mücahit Kağan, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, akademisyenlerin yanı sıra İspanya, Finlandiya, İtalya, Hacettepe Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden de çok sayıda akademisyen ile öğrenci katıldı. Açılış konuşmasını yapan proje yürütücüsü, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek İlhan Beyaztaş, proje hakkında katılımcılara bilgi verdi. “Would you mind set?” adlı projenin odak noktasının Fen bağlamında başarı düzeyi düşük olan ortaokul öğrencileri olduğunu söyleyen Beyaztaş, “Bu proje ile dezavantajlı ve başarı düzeyi düşük okullarda görev yapan Fen Bilimleri dersi öğretmenlerine ve öğrencilerine gerekli eğitimler düzenlenerek zekânın doğru yaklaşımlarla geliştirilebileceği öğretilecektir. Yine yapılacak deneysel çalışmalar ile öğrencilerin Fen bilimleri dersi başarılarının artırılması hedeflenmektedir. Ayrıca zekâya ve başarıya ilişkin yanlış algıların yok edilmesi yoluyla zorluklarla karşılaştığında pes etmeden mücadele edebilen, problem çözme becerilerine odaklanan, öğrenenlerin kendi öğrenme süreçlerini ve çalışma becerilerini keşfetmelerine imkân tanıyan kapsayıcı öğretim ortamlarının nasıl oluşturulabileceği ortaya konulacaktır” dedi. Rektör Prof. Dr. Akın Levent “Would You Mind Set?” adlı projenin üniversite için önemine değinerek bu projenin ülkemizin eğitim vizyonu için de çok kıymetli olduğuna vurgu yaptı. Proje kapsamında dezavantajlı bölgelerde çalışan Fen bilgisi öğretmenlerine Zeka Zihniyeti eğitimlerinin verilmesi planlandığını söyleyen Rektör Levent, projenin Fen bilimleri dersi çatısı altında özellikle dezavantajlı öğrencilerin öğrenmeye bakış açılarının değiştirilmesi, sabit zihin yapısından gelişen zihin yapısına geçmeleri için rehberlik edilmesi ve böylece öz yönetimli, öz düzenlemeli, öğrenmeyi öğrenen, öğrenme motivasyonu yüksek bireylerin yetiştirilmesine hizmet edilmesini amaçladığı konusuna dikkat çekti. Rektör Levent, projeye ilişkin oluşturulacak 5 temel neticeye değinerek “Bu proje sonucunda ortaya konulacak fikri çıktılar fen bilimleri eğitimi ile harmanlanarak öğrenmeye yepyeni bir bakış açısını sunacak ve yeni bir öğrenme pratiği ortaya koyacaktır. Bu proje birbirini tamamlayan bir öğretim programı, öğretmen el kitabı, öğrenci çalışma seti, e-öğrenme platformu ve bilimsel çalışmalar olmak üzere 5 farklı fikri çıktı oluşturacaktır” dedi. Üniversitenin himayesinde, 9 farklı kurumun iş birliği ile yürütülecek proje için Rektör Levent, zengin bir ortaklığın ve iş birliğinin önemine değinerek çalışma ekibine başarılar diledi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi(Koordinatör), Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Van Gençlik Eğitim Akademisi Derneği, Fondazione Istituto di Formanione Culturale Sant Anna(İtalya), INNETICA(İspanya), Aar Social Development Association(ASDA) RY (Finlandiya) iş birliğinde yürütülen “Would You Mind Set?” projesi kapsamında Fen bilimleri dersine entegre bir program geliştirilecek, geliştirilen programı destekler nitelikte öğretmen el kitabı ve öğrenci çalışma kitapçığı hazırlanacak. Proje kapsamındaki tüm süreçler öğretmen ve öğrencilerin gelişen zihniyete yönelik farkındalıklarını ve eğilimlerini arttırmak amacıyla kullanılacaktır. Aynı zamanda proje kapsamında tüm materyallere ve ek kaynaklara da ulaşım sağlanacak bir dijital platform oluşturulacaktır. Bu platformda Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde bilgilendirici video, animasyon, etkinlik önerileri ve etkinlikler yer alacak.
Samsun Samsun’dan Tokat’a ‘Mobil Mutfak Aracı’ Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından depremin yaşandığı Tokat’a ‘Mobil Mutfak Aracı’ gönderildi. Sıcak yemek dağıtımına başlanırken, günde 5 bin kişiye yemek dağıtılacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından Tokat’ın Sulusaray ilçesi merkezli olarak meydana gelen depremler sonrasında bölgeye Mobil Mutfak Aracı gönderildi. Bölgeye ulaşan ekipler, deprem bölgesindeki vatandaşlara ve görevlilere sıcak yemek dağıtımına başladı. Günlük yaklaşık 5 bin kişiye yemek dağıtımı yapılacağı belirtildi. 18 Nisan’da Tokat’ın Sulusaray ilçesi merkezli olarak meydana gelen 5,6 ve 4,4 büyüklüğündeki depremlerin ardından afetzedelere destek olmak amacıyla harekete geçen Samsun Büyükşehir Belediyesinin Mobil Mutfak Aracı ve görevli personel hızla afet bölgesine ulaştı. Bu sabah itibariyle araç vasıtası ile bölgedeki vatandaşlara, görevlilere kahvaltı ve sıcak yemek dağıtımına başlandı. Günlük yaklaşık 5 bin kişiye deprem bölgesinde yemek dağıtımı yapılacağı belirtildi. Depremlerden etkilenen Tokat ve bölgedeki tüm vatandaşlara tekrara geçmiş olsun dileklerini ileten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Deprem haberi sonrasında hızla ekiplerimiz organize olup harekete geçtiler. Bölgedeki vatandaşlarımızın temel ihtiyacı olacak sıcak yemek ihtiyacını karşılamak adına ‘Mobil Mutfak Aracımız’, 6 personelimiz 3 araçla birlikte bölgeye gitti. Vatandaşlarımıza ve bölgede görev yapan personele hızla sıcak yemek temininde bulunduk. Ekiplerimiz ihtiyaç sürecince bölgede olmaya devam edecek. Her zaman her türlü olası afet durumunda tüm gücümüzle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
Bilecik Köy ve mahalle muhtarları ile tanışma ve istişare toplantısı Bilecik’in Osmaneli İlçesinde Kaymakam Yüksel, köy ve mahalle muhtarları ile tanışma ve istişare toplantısı yaptı. Muhtarlara, yeni görevlerinin hayırlı olmasını dileyen Kaymakam Yüksel Ünal “İlk kez seçimini kazanarak yeni muhtar olan 18 muhtarımıza, yeni seçilen 1 İl Genel Meclis üyemize, eski muhtarlarımız ile İl Genel Meclisü üyelerimize görevlerinde kolaylıklar diliyorum. Yeni muhtarlar ağırlıklı olarak gençlerden oluşuyor. Bir mahallenin sorununu en iyi muhtar bilir. Sizler mahallelerinizde bizlerin gören gözü duyan kulağı olacaksınız. Bu yüzden sizlere büyük işler düşüyor. Sizler seçilerek göreve geldiniz. Ben inanıyorum ki mahallenizi ve köyünüzü en iyi şekilde temsil edeceksiniz. Devletin varoluş amacı vatandaşın rahat, huzur ve güven içinde yaşamasını sağlamaktır. Sizler de vatandaşların sorunlarını bizlere ve yerel yönetimlere aktarmakla görevlisiniz. Bizler zincirin halkaları gibiyiz. Ekip ruhu ile hep birlikte güzel çalışmalara imza atacağımıza olan inancım tamdır. Bu vesile ile şimdiden sizlere görevinizde başarılar diliyorum” dedi. Osmaneli için hizmet ve yatırımlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten yeni Belediye Başkanı Bekir Torun da yerel yönetimde muhtarların önemine değinerek, “Osmaneli’mize nitelikli hizmet sağlarken mahallelerimizin ihtiyaçlarını ve isteklerini tespit etmemiz noktasında muhtarlarımıza büyük görev düşüyor. Bu kapsamda muhtarlarımızla iş birliği içerisinde olmamız, ortak akılla karar almamız hizmetlerimiz açısından önem arz ediyor. Kaymakamımızın düzenlemiş olduğu tanışma kahvaltısına katkı sağlayan kıymetli muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu hizmetleri gerçekleştirirken siz kıymetli muhtarlarımızla iş birliği içerisinde olacağız. Şimdiden destekleriniz için teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı nasip etsin. Mahallelerimizin gözü, kulağı olacak siz kıymetli muhtarlarımıza yeni görevinizde başarılar diliyorum. Hayırlı, uğurlu olsun inşallah" dedi. Toplantının sonunda kendini tanıtan mahalle ve köy muhtarları düzenlenen tanışma kahvaltısından dolayı Osmaneli Kaymakamı Yüksel Ünal’a teşekkürlerini sundular.
İstanbul Gülşen 12 Mayıs’ta Volkswagen Arena sahnesinde Türk pop müziğinin yıldız ismi Gülşen, 2 Mayıs’ta İstanbul Volkswagen Arena sahnesinde sevenleri için şarkı seslendirecek. Sahne performansıyla Türkçe pop müziğin zirve isimlerinden Gülşen, unutulmaz performans için 12 Mayıs’ta Volkswagen Arena sahnesine geliyor. Gülşen’in eşsiz sesi ve enerjisiyle dolu muhteşem konserin biletleri Biletinal’da satışa çıktı. 1996 yılındaki ilk albümü "Be Adam" ile müzik sektörüne giriş yapan Gülşen, 2004’te dördüncü albümü “Of... Of... “ ile büyük bir çıkış yakaladı. Bu şarkısıyla Altın Kelebek hem de Kral TV Video Müzik Ödülü kazandı. “Yurtta Aşk Cihanda Aşk” (2006) albümünden sonra satış başarılarını sürdürerek “Beni Durdursan mı?” (2013) albümüyle Türkiye’de yılın en çok satanı oldu. Bunu yılın en çok satan ikinci albümü olan "Bangır Bangır" (2015) takip etti. "Yurtta Aşk Cihanda Aşk", "Bi’ An Gel", "Yeni Biri", "Sözde Ayrılık", "Yatcaz Kalkcaz Ordayım", "Kardan Adam", "İltimas", "Bangır Bangır" ve "Bir İhtimal Biliyorum" şarkılarıyla Türkiye Resmi Listesi’nde haftalarca bir numarada kaldı. Şarkı yazarı kimliğiyle de öne çıkan Gülşen, kendi yazdığı şarkıları da seslendirmeye başladı ve meslektaşları için liste başarıları yakalayan birçok hit şarkı hazırladı. 2015’te YouTube’da en çok izlenen Türk şarkıcı olurken sonraki yıl tek bir video klibi iki yüz milyonun üzerinde izlenen ilk Türk şarkıcı olma unvanına erişti. Bugüne kadar altı Altın Kelebek ve dokuz Kral Türkiye Müzik Ödülü dahil olmak üzere onlarca ödül kazandı.