YEREL HABERLER - 26 Eylül 2016 Pazartesi 15:04

Araştırmacı Yazar Adnan Yılmaz, Türkmen abdal geleneğini yazdı

A
A
A
Araştırmacı Yazar Adnan Yılmaz, Türkmen abdal geleneğini yazdı

Araştırmacı yazar Adnan Yılmaz, Türkmen abdal geleneğini yazdı.
Abdal geleneğinin en önemli temsilcilerinden merhum Neşet Ertaş’ın hayatını anlatan ve abdal geleneğinin çıkış noktasını özetleyen araştırmacı yazar Yılmaz, abdalların dede korkut, hoca Ahmet yesevi, döneminin halk geleneğinden olduğunu söyledi.
İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada Yılmaz, “Baba İlyas, torunu Aşık Paşa, ‘Babailer’ Kırım’da kıyama uğrayınca sindiler. Kardeşi Menteş’i bu isyanlarda kaybeden Hacı Bektaş gizlice geldi, kondu Kırşehir topraklarına, Ahi Evran’la kara gün dostları oldular.Biri köy bir de şehir üretmenlerinin başı oldu. Babailik, Bektaşiliğe büründü.”dedi.
Osmanlı döneminde Anadolu’da türkiyü günah sayıp sürdürenleri mezhep dışı gören kadı zedelerle tasavvufçuların çatıştığını ifade eden araştırmacı yazar Yılmaz, “Celali İsyanları’yla çalkanırken Anadolu, Pir Sultan kaldırdı sazını bu gelenekten Anadolu’da türküyü şarkıyı ‘günah’ sayıp, bunu sürdürenleri hak mezhep dışı gören kadı zadelerle, tasavvufçular çatıştı.
Abdal adı zaman içinde aşağılanan bir sıfata dönüştürüldü. Çalgıyı türküyü günah sayanların tepeden dayattığı Sünni taassup şarkıyı türküyü abdallara havale etmişti.
Tarihe ‘Kadı zadeler’ adıyla geçen ve şeriat açısından katı bir yol tutan âlimlerle ‘tasavvufçular’ arasındaki çekişmede, Osmanlı idarecilerine sırtını dayayan kadı zadelerin sözü geçer oldu.
Anadolu halkında çeşitli sebeplerle oluşan; Sünnî taassup adeta çalgıyı, türküyü Abdallara havale etmişti. Abdallar da doğal olarak kendilerine terk edilen Türk Halk Müziği’nin ve oyun kültürünün doğal taşıyıcıları oldular.”diye konuştu.
Abdal Ozan Geleneği”nin, Türkiye Çapında Tanınan Temsilcisi Olarak, Neşet Ertaş
Yazdıklarını sazla söyleyen şairler tarih boyunca sık sık Kadızadeler’in menfi propagandalarına hedef olmuş ve adeta dışlanmış olmalarına rağmen, büyük şehirlerde, kahvelerde, meclislerde ve konaklarda sevilen ve aranılan zümreler olmuşlardır. Diyen araştırmacı yazar Yılmaz Ertaş dönemini şöyle anlattı:
“Yine bu gruba dâhil, pek şiir yazmayan fakat diğer âşıkların tabiat, aşk, yoksulluk, göç, savaş, iskân, gurbet gibi konuların işlendiği duygu dolu ve toplumsal konuları içeren şiirlerini besteleyip çalarak ve usta yorumlarıyla geniş halk kitlelerine sevdiren Abdallar olmuştur ve bunlar bugün de özellikle Kırşehir’de canlı olarak varlıklarını korumaktadırlar.
Anadolu Abdalları dendiğinde karşımıza duru, bozulmamış, bakir bir topluluk olarak Kırşehir Abdalları çıkmaktadır. Öyle ki; şartların ‘düğün çalgıcısı’ yaptığı, kendileriyle bağdaşıklığı bulunmayan başkaca zümrelerin de ‘Abdal’ adıyla anılmasından rahatsızlık duymaktadırlar.
Bulduk ve Yusuf ustalardan Muharrem Ertaş’a, Hacı Taşan’dan Çekiç Ali’ye, intikal eden bu gelenek, günümüzde Abdal ozanlardan, Türkiye çapında tanınan temsilcisi olarak, Neşet Ertaş’la devam etmiştir.”
Yılmaz’ın ünlü bozlak ustası Ertaş’ı abdal geleneği içerisinde ele alan anadolu abdalları adlı bir de eseri bulunuyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da etkili olan yağmur nedeniyle bir apartmanın istinat duvarı çöktü Ankara’da gün boyunca etkili olan yağmurun ardından bir binanın istinat duvarında çökme meydana geldi. Edinilen bilgilere olay Yıldıztepe Mahallesi’ndeki Tarık Apartmanı’nda meydana geldi. Gün boyunca etkili olan yağışın ardından bir inşaat alanındaki istinat duvarında çökme meydana geldi. Duvarın çöktüğünü gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı olayda, ekiplerin incelemesi sürüyor. Çökme sonrasında binada oturan Hasan Battal, tedbir alınmadığını belirterek, "Geçen hafta tedbirsizlikler dolayı binamız yıkılıyordu. Bugün yine aynı şekilde içiniz rahat olsun dediler. Bir saat sonra yağan yağmurdan dolayı göçtü. Erciyes İnşaat adlı firmanın tedbirsizliğinden dolayı kayma yaşıyoruz. 4 bloğu da boşalttılar. 100 daire yaşıyor burada. Çok büyük bir tedbirsizlik var daha önce uyarmamıza rağmen bizle geniş geniş konuştular. Şu an bunun sıkıntısını yaşıyoruz" dedi. Bayram öncesinde yaşadıklarının zor olduğunu belirten Hacer Çakmak ise, "Burada bin kişi oturmasına rağmen kaç kere uyardık beton atmadılar. Can güvenliğimiz hiçe sayıldı. Şu yağmurdu bu insanlar dışarıda çoluğuyla çocuğuyla rezil olduk. Girin oturun diyorlar nasıl güvenip oturacağım. İçeride otururken deprem gibi sallandık" şeklinde konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve bazı ülkelerinin liderleri ile telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Âl-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleriyle telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi. İran ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasi ile çözülmesini savunduğunu, İran’la diplomatik sürecin Başkan Trump’ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğumuzu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. Müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduğumuzu, Türkiye’nin bölgenin tümünde barışın hakim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.