GENEL - 24 Şubat 2020 Pazartesi 14:03

‘Uluslararası Öğrenci ve Akademisyenler Sosyal Uyum Buluşması’ Mersin’de yapılıyor

A
A
A
‘Uluslararası Öğrenci ve Akademisyenler Sosyal Uyum Buluşması’ Mersin’de yapılıyor

MERSİN (İHA) – Mersin Valisi Ali İhsan Su, bulunduğu konum, siyasi istikrar, sosyal ve ekonomik gelişmişlik ile göçmenlere yaklaşımı dolayısıyla Türkiye’nin göçmenler açısından bir cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.

MERSİN (İHA) – Mersin Valisi Ali İhsan Su, bulunduğu konum, siyasi istikrar, sosyal ve ekonomik gelişmişlik ile göçmenlere yaklaşımı dolayısıyla Türkiye’nin göçmenler açısından bir cazibe merkezi haline geldiğini söyledi. Su, “Önemli olan, göçü yönetebilmektir. Biz göç konusunu çok güzel yönetiyoruz” dedi.


Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM) Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) işbirliğinde Mersin’de ‘Uluslararası Öğrenci ve Akademisyenler Sosyal Uyum Buluşması’ gerçekleştirildi. Akdeniz Bölgesini kapsayan ve ‘Akıl, bilim, mantık ve uyum” sloganıyla bir otelde düzenlenen toplantıya, Mersin Valisi Ali İhsan Su, GİGM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok, GİGM Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu’nun yanı sıra Mersin, Isparta, Antalya, Burdur, Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye ve Adana illerinde göç alanında çalışan akademisyenler ile Göç İdaresinde çalışan uzmanlar katıldı.



“Son 10 yılda Türkiye’de okuyan uluslararası öğrenci sayısında yüzde 75 oranda artış oldu”


Toplantının açılışında konuşan Mersin İl Göç İdaresi Müdürü Hüseyin Kemal İlday, Türkiye’nin göç hareketlerine karşı ciddi bir deneyimi olduğunu, son 150 yıl içinde birçok göç hareketini kendi bünyesine kabul ettiğini ve insani olarak yapması gerekenin ötesinde çalışmalar sergilediğini söyledi. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin yardımına ihtiyaç uyan insanların yardımına koşmaya devam edeceklerini vurgulayan İlday, “192 farklı ülkeden 5 milyonu aşkın insanı ülkemizde misafir etmekteyiz. İnsanlar çeşitli nedenlerden ülkemize göç etmekte veya göç etmek zorunda bırakılmaktadırlar. Günümüzde ise öğrencilerin eğitim için ülkemize gelmelerinin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizde son dönemde üniversite, araştırma merkezi, akademisyen sayısı ve uluslararası boyutta yüksek öğrenim alanında büyük bir değişim yaşanmaktadır. Son 10 yılda yüksek öğretim kurumlarımızda okuyan uluslararası öğrenci sayısında yüzde 75 oranda bir artış kaydedildi. Ve yine 25 bini burslu olmak üzere 148 öğrenci ile uluslararası arenada en fazla öğrenci ağırlayan ülkelerden biri halene geldik” diye konuştu.


Dünya genelinde kendi ülkesi dışında eğitim görenlerin sayısının hızla artış gösterdiğine işaret eden İlday, kendi ülkelerinden başka ülkede eğitim görenlerin sayısı 1975’de 800 bin iken 2010’da 4,5 milyona ve bugün 7,5 milyona ulaştığını dile getirdi. Yabancı öğrenci sayısının 2030 yılında 20 milyona çıkacağının tahmin edildiğini kaydeden İlday, “Diğer yandan tüm dünyada yüksek öğrenime kayıtlı öğrenci sayısı da hızla artmaktadır. 2009’da yüksek öğrenime kayıtlı öğrenci sayısı 170 milyon iken 2025’de bu sayının 262 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Ülkemiz bu alandaki çalışmalarını öncelikli olarak diğer ülkelerle kurulacak ilişkiler açısından çok önemli bir fırsat olacağını değerlendirmektedir. Bizler Mersin İl Göç İdaresi olarak, Göç İdaresi Genel Müdürlüğümüzün 2019 yılını ‘uyum yılı’ olarak ilan etmesi üzerine uyum çalışmalarımıza 2020 yılı içerisinde de hız kesmeden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.



“Bugün dünyada 70 milyon kişi zorla yerinden edilmiş durumdadır”


BMMYK Uluslararası Koruma Müdür Yardımcısı Gökçe Saraydın da Nisan 2019’dan bu yana yürütmekte oldukları buluşmaların 3’üncüsü gerçekleştirdiklerini söyledi. Bugün dünyadaki bir çok insani kriz nedeniyle 70 milyon kişinin zorla yerinden edilmiş durumda olduğuna dikkat çeken Saraydın, “Bunun yaklaşık 25 milyonunu da uluslararası koruma arayışında olan ve uluslararası bir sınırı aşan mülteciler oluşturmaktadır. Yine bunların yarısını çocuklar oluşturuyor. Türkiye ise bugün yaklaşık 4 milyon mülteci ve sığınmacıya ev sahipliği yaparak, dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumundadır. Türkiye, ev sahipliği yaptığı mültecilere koruma sağlama geleneğini sürdürmekte ve bu gelenek de Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile kapsamlı ve hak temelli bir çerçeveye oturtulmuştur. Kanunumuz sadece mültecilerin uluslararası korumaya erişimleri ve haklarını düzenlemekle kalmamış, aynı zamanda Türkiye’de mültecilerin potansiyellerinin oluşturulmasını sağlayacak sosyal uyum kavramını da yine yasal bir zemine oturtmuştur” şeklinde konuştu.


Sosyal uyumun sadece mültecileri ve yerel halkı ilgilendiren ikili bir süreç olmadığını, diğer birçok paydaşı ilgilendiren bir süreç olduğunu ifade eden Saraydın, akademisyenlerin de bu sürecin bir parçası olduklarını vurguladı. Bu kapsamda Türkiye’de akademisyenlerle işbirliği oluşturup, akademik çalışmaları izleyip, takip etmeye önem verdiklerini belirten Saraydın, Türkiye’de 2015’ten bu yana mülteciler üzerine yayınlanmış 160’ın üzerinde makale bulunduğu bilgisini verdi. Saraydın, “Özellikle Suriye krizinin başlarında bu akademik çalışmalar ivme kazanmış ve kamplar ile yasal mevzuat çerçevesinde şekillenmişti. Ancak son yıllarda görmekteyiz ki, bu akademik çalışmalar daha çok sosyal uyum alanında yoğunlaşmış durumda” şeklinde konuştu.



“Türkiye bir cazibe merkezi”


Mersin Valisi Ali İhsan Su ise göçün, insanlığın kaçınılmaz bir olgusu olduğunun altını çizdi. Dünyanın en merkezi yerinde bulunması, son yıllardaki siyasal istikrar, sosyal ve ekonomik gelişmeler, insan hak ve hürriyetlerindeki gelişmeler ile saygının, Türkiye’yi bir cazibe merkezi haline getirdiğine dikkat çeken Su, “Tüm bunlara ilaveten bizim insanlarımızın inancından, kültüründen kaynaklana insan sevgisi, insana bakış açısı, insanı yaratandan dolayı sevmesi ve kucaklaması da ayrıca herkes için ayrı bir cazibe merkezi oluşturuyor. Millet olarak bu imajımızın çok güçlü ve kuvvetli olması güzel bir şey” dedi.


Öte yandan, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde var olan istikrarsızlıklar, savaşlar ve açlıkların da göç olayını tetiklediğini kaydeden Su, “Önemli olan, göçü yönetebilmektir. Ülkemizde 5 milyon civarında göçmen var ama gururla söylüyorum ki; göç konusunu çok güzel yönetiyoruz. Dünyada bu konuyu en iyi şekilde yöneten bir ülkeyiz. Bu da bizim artı değerlerimizden. Çünkü biz insana insan olduğu için değer veriyoruz. ‘Ondan istifade edelim, ondan yararlanalım, bize ne faydası olur’ diye düşünmüyoruz. Onun insani ihtiyaçlarını karşılama noktasında elimizden gelen her şeyi yapmaya gayret ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. Bunu güzel yönetmek önemli. Bunun gelecekte de Türkiye açısından sıkıntılar oluşturmaması için çok iyi yönetilmemesi gerekiyor. İnşallah daha güzel işler başaracağız, hep birlikte yapacağız. Göçün iyi yönetilebilmesi için de bakanlığımız her kesim ile çok ciddi çalışmalar yapıyor, ‘neler yapabiliriz, neler yapmalıyız?’ sorularını sorarak, cevap arıyor ve buna göre politika belirliyor. Yani biz göç politikalarımızı masa başında yapmıyoruz. Akademisyenler ve buna konu olan kişilerle görüşmelerle, ortaya çıkan bilimsel veriler ile yönlendiriyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Portakal Çiçeği Karnavalı renkli görüntülere sahne oluyor Adana’da bu sene 12’ncisi düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı renkli görüntüleri sahne olmaya devam ediyor. Karnavalda kimisi yöresel kıyafetler kimisi de kral kostümüyle dolaşıyor. Portakal çiçeği kokusunun insanlar üzerinde oluşturduğu mutluluk, heyecan, sevgi ve aşk duygusunu tüm Türkiye’nin yaşaması fikriyle ortaya çıkan 12’nci Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı 13 Nisan’da başladı. 21 Nisan tarihine kadar sürecek karnaval bu yıl ilk kez Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Kültür Yolu Festivalleri iş birliğiyle daha zengin içerikle oluşturuldu. Her yıl büyüyen karnaval kapsamında stantların da sayıları artırılarak Atatürk Parkı ve Merkez Park’a yayıldı. Yiyecek stantları Atatürk Parkı’nda, hediyelik eşyalar ise Merkez Park’ta yer aldı. Vatandaşlar akın etti Çok sayıda ziyaretçi, stantları gezip hatıra fotoğrafı çekildi. Dron ile görüntülenen festival alanında kimisi yöresel kıyafetler kimisi de kral kostümüyle dolaşıp renkli görüntüler oluşturuyor. Esnaf da, vatandaş da mutlu Karnavalda stant açan esnaf mutlu olurken, karnavala katılanlar da doyasıya eğleniyor. Karnavalda stant açan esnaftan Zafer Geyik İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Geyik, “Karnaval çok güzel ve keyifli geçiyor. İnsanlar çok mutlu, esnaf çok mutlu. Herkes sürekli oynuyor ve yurt içi ve yurt dışından binlerce insan alana akın ediyor. Çok güzel ve huzurlu bir karnaval geçiriyoruz” dedi. “Herkesi bekliyoruz” Gökhan Kaya isimli vatandaş ise karnavalın çok güzel geçtiğini belirterek, “İnsanlar çok güzel eğleniyor. Herkesi buraya bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Karnavalda kral kostümüyle gezen Hüseyin Şen, “Kral kostümüyle gezdiğimi görenler gelip fotoğraf çekiliyor. Festival çok renkli geçiyor. Yurt içi ve yurt dışından binlerce insan şimdiye kadar geldi. Hafta sonu bu yoğunluğun daha da artacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kebapçı esnafından Sezar Yiğit ise karnavalda en çok tüketilen yemeğin Adana Kebap olduğunu ve herkesin kebaba rağbet gösterdiğini söyledi.
Mersin Çocuklar, 23 Nisan Uluslararası Çocuk Festivali’nde buluşacak Mersin Büyükşehir Belediyesi, çocukları 23 Nisan Uluslararası Çocuk Festivali’nde buluşturacak. Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 20-23 Nisan arasında gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında spor, kültür, sanat ve eğlence dolu bir dizi etkinliğe imza atacak. Çocuklar, festival boyunca spora, sanata, kültüre ve eğlenceye doyacak. Tarsus, Silifke ve Anamur’un yanı sıra kent merkezinde bulunan Özgecan Aslan Barış Meydanında binlerce çocuğun buluşacağı etkinliklere 21 Nisan’da alışveriş merkezlerinde yapılacak lansmanla start verilecek. Konserler, dans gösterileri, çocuk atölyeleri ve sahne etkinliklerinin yanı sıra çocuk koşusu ve Tarsus’ta çocuk bisiklet şenliği de düzenlenecek Uluslararası Çocuk Festivali 23 Nisan’a kadar sürecek. "Çocuklara unutulmaz bir 3 gün yaşatmayı hedefliyoruz" Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü Bengi İspir Özdülger, çok arzu ettikleri festivali gerçekleştirmekten dolayı mutlu ve heyecanlı olduklarını belirtti. Mersin’in dört bir yanında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutlayacaklarını ifade eden Özdülger, "Uluslararası Çocuk Festivalimize 14 ülkeden 350 çocuğumuz gelecek. Aynı zamanda ülkemizden de özellikle deprem bölgelerinden çocuk halk dansları toplulukları gelecek" dedi. Planlanan program hakkında da bilgi veren Özdülger, danslarla, spor faaliyetleriyle ve kültürel etkinliklerle çocuklara unutulmaz bir 3 gün yaşatmayı hedeflediklerini kaydetti. "Spor ve sanat, vatandaşların en önemli tutkalıdır" Amaçlarının halkı kültür, sanat ve sporla bir araya getirmek olduğunu dile getiren Özdülger, "Spor ve sanat, vatandaşların en önemli tutkalıdır. Onları bir araya getirip sadece bir duygu üzerinden yoğunlaşmasını sağlayan, izledikleri spor karşılaşması veya sanat çalışmasıyla bir araya gelmesini sağlayan en önemli unsur. Bunu bilinciyle çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Hedefimiz halkımızı, sporla, sanatla ve kültür etkinlikleriyle daha fazla buluşturarak güzelliğimizi, paylaşmak ve tüm dünyaya sunmak" diye konuştu. Çocukların enerjisinin ve güzelliğinin yansıyacağı festivali pek çok etkinlikle taçlandıracaklarını vurgulayan Özdülger, Mersin’e yaraşır bir festival olacağını belirtti. İlkini gerçekleştirecekleri festivalin devamını getirmek istediklerini vurgulayan Özgülder, gerçekleştirecekleri şenliğe tüm vatandaşları davet etti.
Hatay Depremzede vatandaşlar TOKİ konutlarına taşındılar HATAY (İHA) – Depremin vurduğu Hatay’ın Payas ilçesinde yapımı tamamlanan TOKİ konutlarına taşınan afetzede Abik ailesi, yeni yuvalarında yaşamanın heyecanını hissediyorlar. Asrın felaketinde Hatay’da 25 bine yakın insan vefat etmiş, on binlerce konut yerle bir olmuştu. Deprem sonrası bölgenin yeniden ayağa kalkması için çalışmalara kısa sürede başlanmıştı. TOKİ tarafından yapımına geçtiğimiz yıl depremin hemen ardından başlanan afet konutları, hak sahiplerine teslim edilmeye başlanmıştı. Payas ilçesinde çevre düzenlemeleri tamamlanan konutlarda vatandaşlar yaşamaya başladı. Afet konutlarının ilk sakinlerinden olan Abik ailesi, yeni evlerinin heyecanını yaşıyorlar. Depremzede Hatice Abik, "Yeni evime yerleşerek ilk gün kurban kestim ve ailemi ağırladım. Devletimizden, milletimizden Allah razı olsun" dedi. "Allah’a çok şükür hamdolsun yapanlardan, emeği geçenlerden" 83 yaşındaki Mustafa Abik, yeni yuvasında emeği olanlara teşekkürlerini dile getirerek, "Allah o günleri göstermesin gerçekten çok büyük bir felaket oldu. Evlerimiz böyle gitti geldi. Merdivenin bütün şeyleri yere düştü. Kontrole gelip ağır hasarlı bu binanın yıkılması lazım sonra geldiler yıktılar. Allah’a çok şükür hamdolsun yapanlardan emeği geçenlerden. Devletimizden Allah razı olsun gerçekten. Büyük bir mükafat bu bizim için Allah razı olsun" dedi. "Yerleşince hemen gittim bayramın birinci günü, kurban aldım geldim kestirdim" Evine bayramın birinci günü yerleştiğini ve ardından kurban kestiğini dile getiren 70 yaşındaki Hatice Abik, "Gece sahura kalktık, oturduk ancak bir gürültüyle mübarek geldi. Kapıya zor kalkıp gittim, kapıdan tutundum. Kapıdan tutundum böyle elimi vura vura elim kırılmış başka yerde bitmiş, sabahtan kalktım elim böyle şişmiş. Takside kaldık 2-3 gece, takside kaldık sonra oğlan geldi bizi Ankara’dan aldı gitti. Ankara’ya götürdü, 1 ay orada kaldık. Hamdolsun Allah’a binlerce şükürler olsun yüce Mevla’ma. Devletimizden, milletimizden ya Rabbim yapanlardan Allah razı olsun. Yerleşince hemen gittim bayramın birinci günü, kurban aldım geldim kestirdim. Yemek yaptım çoluğu çocuk hepsini çağırdım, bayramın 1. günü hepsine burada yedirdim. Belki 50 kişi erkek, 25 kişi de kadın vardı. Memnun oldum Allah razı olsun oğlum, yapanlardan, edenlerden, emeğe geçenlerden Allah razı olsun hepsinden de” ifadelerini kullandı.