GENEL - 04 Haziran 2020 Perşembe 19:16

Beyaz kum kaldırıldı, Bardakçı Koyu eski görünümüne kavuştu

A
A
A
Beyaz kum kaldırıldı, Bardakçı Koyu eski görünümüne kavuştu

Muğla’nın Bodrum ilçesinin en güzel koylarından biri olan Bardakçı Koyu beyaz kumun kaldırılmasıyla eski görünümüne tekrar kavuştu.

Muğla’nın Bodrum ilçesinin en güzel koylarından biri olan Bardakçı Koyu beyaz kumun kaldırılmasıyla eski görünümüne tekrar kavuştu.



Bodrum’un en güzel koylarından biri olan Zeki Müren’in koyu olarak da bilinen Bardakçı Koyu’nda bulunan 5 yıldızlı bir otel plajına beyaz kum sermişti. Olayı öğrenen Bodrum Belediyesi kumları kaldırtmak için tutanak tutmuştu. Kumdan örnek alan Belediye ekipleri otel yetkililerinden kumun kaldırılmasını istemişti. Bunun üzerine kum firması tarafından plaj kumu adı altında satılan 81 ton kum yaklaşık 9 saatlik hummalı bir çalışmanın ardından kepçe yardımıyla koydan alındı. Kumun alındığını denetlemeye gelen Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz, kumların alındığı yerde incelemede bulundu. Beyaz kumdan eser kalmayan sahili denetleyen Çevre Koruma ekipleri ise tekrar tutanak tutup koydan ayrıldı. Otel sahibi Bülent Kaya, "Plaj kumu diye aldık sahile serilmesinin uygun olmadığını söyler söylemez yetkililer, kumları aldığımız firmaya iade ettik. Eğer bu kumlar plajda kullanılamaz denilse yada bildirilse zaten almazdık. Biz çevre dostu olan bir oteliz, bizim yanlış bir kum sermemiz söz konusu bile olamaz” dedi.



Koyu denetleyen Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz ise “4 Haziran tarihinde kıyılarla ilgili bir problem yaşandığını, beyaz kum ve mermer tozu ifadeleriyle bir şikayet ulaşmıştı. Buradaki işletmeye yapılan müdahale sonucunda kum serimi engellendi. Kumun denize karışma söz konusu olmadı ve bahsedilen kalsit kumu kaldırıldı. Bugün tekrar doğal görünümüne kavuştu” ifadelerini kullandı. Başkan Yardımcısı Yılmaz, kıyılarda mücadelelerine devam edeceklerini sözlerine ekleyerek “Kalsit, mermer tozu olsun doğanın doğal görünümüne aykırı satışının da engellenmesi gerekiyor. Satışın plaj kumu başlığı adı altında gerçekleşmemesi gerekiyor. Bununla ilgili olarak kıyı mevzuatı zaten plajlarda hangi işlemlerin yapılacağını hangi işlemlerin yapılmayacağını açık bir şekilde yazmış. Bundan sonraki süreçte de gerek imar konularında gerek kıyı mevzuatının emir ettiği hususlarla ilgili olarak kıyılarla olan mücadelemiz devam edecektir” şeklinde konuştu.



Mermer tozunun zararlarını profesörlerin açıkladığını vurgulayan Başkan Yardımcısı Yılmaz “Mermer tozunun zararlarıyla ilgili bilim insanları zaten ortaya koyduğu bilgilerle zararlı olduğu biliniyor. Denize ve denizdeki hayata dair verdiği zararları ortaya koyuyorlar. Bunun haricinde kıyı mevzuatı da zaten doğal görünümün haricinde, doğal kumun haricinde her hangi bir şekilde mermer tozu kalsit veya başka türdeki beyaz kum olan diye nitelendirilen doğal doğal görünümün kum serimi veya çakıl serimi bunları yasa yasak olduğunu nitelendirmiş” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AYM üyeliğine seçilen Çınar için yemin töreni düzenlendi Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine seçilen Ömer Çınar, düzenlenen törenle ant içip, cübbe giyerek görevine başladı. Anayasa Mahkemesi’nin 62. kuruluş yıldönümü ve yeni üye Prof. Dr. Ömer Çınar’ın göreve başlaması dolayısıyla tören düzenlendi. Anayasa Mahkemesi Yüce Divan Salonu’nda gerçekleştirilen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ile birçok yargı mensubu katıldı. Törende açılış konuşmasını gerçekleştiren AYM Başkanı Kadir Özkaya, AYM’nin yeni üyesi Ömer Çınar’ı tebrik etti. Ülkeye hayırlara vesile olmasını dileyen Özkaya, ”Liyakatli üyelerden oluşan AYM’nin yeni üyesinin kendisinden beklenen katkıyı sağlayacağını umuyorum” dedi. "Hakimler özgürce karar vermelidirler" Hakimlerin kimsenin etkisinde kalmadan tarafsız bir şekilde karar vermesi gerektiğini ifade eden Özkaya, “Adaletin sağlanması bakımından en önemli sorumluluk hakimlere düşer. Hakimin terazisi hep doğru tartmalıdır. Hiçbir neden onları hakkı ayakta tutmaktan alıkoymamalıdır. Örnek ahlak sahibi olmalı, kişilik ve vicdanlarını kirletmemelidirler. Herhangi bir dışsal etki altında kalmadan özgürce karar vermelidirler. Bağımsız ve tarafsız yargının varlığı bağımsız ve tarafsız hakimlere bağlıdır” diye konuştu. “Gazze’deki ikiyüzlülüğü kabul etmiyorum” İsrail’in Gazze’ye yaptığı zulmü kabul etmediklerini vurgulayan Özkaya, “Millet olarak ortak menfaatlerimiz için kenetlenip çalışmalıyız. Gazze başta olmak üzere zulümlere karşı gösterilen ikiyüzlülüğü kabullenemediğimizi dile getirmeyi bir görev biliyorum. İnsanlığa adaleti anlatan devletlerin zulme ve haksızlığa gözlerini ve vicdanlarını kapatmaları, insanlığı gelecek adına umutsuzluğa sevk etmektedir” dedi. Özkaya’nın konuşmasının ardından AYM’nin yeni üyesi Çınar kürsüde yemin etti.
Erzurum Tarih Derneği ve Türk Ocakları’ndan 24 Nisan tepkisi ABD ve Fransa gibi ülkelerin 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı olarak anma günü olarak kabul etmesine tepki gösteren Erzurum Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. H. Ömer Özden ile Türk Ocakları Erzurum Şube Başkanı Av. Nizam Işık, Ermenilerin Türklere karşı yapmış oldukları soykırımın belgelerle ortada olduğunu söylediler. Konuyla ilgili olarak ortak bir basın açıklaması yapan Prof. Dr. Ömer Özden ile Av. Nizam Işık, 24 Nisan 1915 yılında asıl soykırıma uğrayanların Doğu Anadolu’da yaşayan Türkler olduğunu belirterek, asıl bunun dünya gündemine oturtulması gerektiğini ifade ettiler. ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı Anma Günü ilan etmesinin yıl dönümünde ortak bir açıklama yapan Erzurum Tarih derneği Başkanı Prof. Dr. H. Ömer Özden ile Türk Ocakları Erzurum Şube Başkanı Av. Nizam Işık, şu ifadeleri kullandılar: “24 Nisan 1915 tarihinde, Ermenilerin Türklere yönelik tedhiş ve terör eylemlerine karşı bir tedbir olmak üzere Osmanlı Devleti’nin Sevk ve İskân Kanunu, bir tehcir değil, Ermenileri iskân etme kanunudur. Bu kanun gereğince Ermeni nüfus hem güvenli bölgelere nakledilmiş ve orada iskan edilmiş hem de Osmanlı ordusuna karşı yapabilecekleri suikastler önlenmeye çalışılmıştır. Bu iyi niyetli girişim, sonraki zamanlarda ters döndürülerek bir soykırım yapıldığı gibi yalan bir beyanın etrafında insanlar aldatılmaya çalışılmış ve Türk toplumuna ve devletine yönelik bir karalamaya dönüştürülmüştür. 1918 yılında Anadolu coğrafyasında Ermenilerin Türklere karşı yapmış oldukları soykırım ise belgelerle ortadadır. 1915 yılında çıkarılan yasanın bir sevk ve iskan yasası olduğu da yine belgelerle ortadadır. Tarih ise belgelerden yola çıkılarak yapılan bir bilimdir. Belgeden yoksun anlatılan hiçbir olayın kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan her 24 Nisan’da karşımıza çıkarılan sözde Türklerin Ermeni kıyımı yaptığı gibi bir yalanı artık bütün ülkelerin anlamasını ve bu yalanın artık tutmadığını görmelerini istiyoruz. Asıl soykırıma uğrayan Doğu Anadolu’da yaşayan Türklerdir ve asıl dünya gündemine oturtulması gereken budur. Doğu Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde ortaya çıkarılan toplu mezarlar bunun en önemli kanıtıdır ve batılı ülkelerin özellikle de Amerika ve Fransa’nın artık bunu görüp anlaması gerekmektedir. 24 Nisan’da bir sözde Ermeni kıyımının yapıldığı iddiasını Türk Ocakları Erzurum Şubesi ve Erzurum Tarih Derneği olarak kınıyor ve böyle bir iddianın asılsız olduğunu tüm dünya kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz.”
Düzce Kuyruğun sebebini duyan şaştı kaldı Düzce(İHA) – Düzce’de çiftçilere tavuk dağıtımı yapıldı. Yumurta tavuğu almak isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu. Düzce Ziraat Odası tarafından çiftçilere destek olmak amacıyla yapılan çalışmada 5 bin adet Ataks cinsi yumurta tavuğu dağıtıldı. Sabah saatlerinde başlayan tavuk dağıtımında tavuklarını almak isteyen Düzceli çiftçiler Ziraat odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar, 170 TL’ye tavuk almak için bekledi. 3 yıl yumurta veriyor Türkiye’de üretimi yapılan yerli Ataks tavuğu Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü tarafından yetiştirilirken 3 yıl kadar yumurta veriyor. Hastalıklara karşı dirençli, iklim şartlarını karşı dayanıklı olduğu bilinen Atkas tavuklarının yumurta rengi ise beyaz-kremsi renk şeklinde görülüyor. Yıllık yumurta verme ortalaması ise 240 ile 270 civarında oluyor. Çiftçimizin ihtiyacını karşılıyoruz Tavuk dağıtımı ile ilgili konuşan Düzce Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk, alışkanlık haline gelen civciv dağıtımını bu yıl tavuğa çevirdiklerini belirterek şunları söyledi; “Çiftçilerimize her yıl civciv dağıtıyorduk, bu yıl 3 aylık olarak 5 bin civarı tavuk dağıtımı yapacağız. Buda Düzce’ye 5 bin tavuğun girmesi demektir. Bu bir projedir. Çiftçilerimize katkımız olsun diye böyle bir çalışma yaptık. Talep olduğu sürece de dağıtıma devam edeceğiz. Bizim tahminlerimizde de fazla talep oldu. Bu talep çiftçilerimizin ihtiyacı olduğunu gösterdi. İhtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz. Bu tavuklar yumurta tavuğudur. Düzce’mize her gün 5 bin yumurta girişi bu tavuklarla mümkün olacak. Karadeniz bölgesinde uygun olan Ataks cinsi tavuklar 170 TL’den çiftçimize veriyoruz." Tavuk almak için bekleyen Sinan Korkmaz ise; “Yeğenim ile birlikte tavuk alamaya geldik. Yumurtası ile doğal beslenmek için. Market yumurtası yerine kendi ürünlerimizi yetiştirmeyi tercih ediyoruz. 10-12 Tavuk almayı düşünüyorum”dedi.