SAĞLIK - 20 Mayıs 2022 Cuma 14:59

Uzmanından uyarı: "Kenelerle bulaşan sessiz pandemi ’lyme hastalığı’ ciddiye alınmalı”

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Kenelerle bulaşan sessiz pandemi ’lyme hastalığı’ ciddiye alınmalı”

Havaların ısınmasıyla insanların kırsal alanlarda yoğunlaşmasının kene ısırığıyla bulaşan lyme hastalığının görülme sıklığında artışa yol açabileceği uyarısında bulunan İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof.

Havaların ısınmasıyla insanların kırsal alanlarda yoğunlaşmasının kene ısırığıyla bulaşan lyme hastalığının görülme sıklığında artışa yol açabileceği uyarısında bulunan İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, “Kuzey yarım kürenin sessiz pandemisi olarak adlandırılan lyme hastalığı, genelde keneler olmak üzere bazı sokan böceklerle bulaşabilir. İlerledikçe insanlarda kalıcı hasarlar bırakabilir” dedi.


Medical Park Ordu Hastanesi İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, lyme hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.



Sinir felcine yol açabilir


Havaların ısınmasıyla insanların kırsal alanlarda daha fazla bulunmasıyla sinsi bir şekilde ısıran kenelerin yol açtığı lyme hastalığının görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kutlu, “Lyme hastalığı keneler başta olmak üzere çeşitli böceklerin ısırdığı bölgede birkaç gün içerisinde oluşturduğu kızarıklıkla kendini göstermektedir. Bu kızarıklık fark edilmez veya ötelenirse kişilerde halsizlik, kas, eklem, baş ağrıları, sinir felçleri, depresyon gibi çok sayıda farklı yakınmaya yol açabilir, ilk andan itibaren tedavi edilmez ve kronikleşirse hastalara yıllarca hayatı zehir edebilir” diye konuştu.



Tedavi olmayan vakalar kronikleşir


Prof. Dr. Ali Kutlu, mahiyeti ve topluma verdiği zararlar tam olarak anlaşılamayan, bilimsel camiada önemi hakkında yoğun tartışmaların olduğu lyme hastalığının hemen hemen her branşta hekimi ilgilendirdiğini söyledi.


Kene ısırığının gitgide yayılan bir istila olduğunu, sinsi ve uzun süreçli gidişatıyla birçok farklı yakınmalara yol açtığını dile getiren Prof. Dr. Ali Kutlu, “Kene sokması sonrası kendine has bir deri lezyonu oluşan hastaların erken aşamada uygun tedaviyle tamamına yakını iyileşir. Tedavi almayan vakaların yaklaşık yüzde 20’si kronikleşir ve hastalık ilerledikçe kalıcı hasarlar bırakır” şeklinde konuştu.



Başka hastalıklarla karışabilir


Lyme hastalığının kolayca gözden kaçabildiğini, hastalığa kuzey yarım kürenin sessiz pandemisi denildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ali Kutlu, ABD’de yıllık 400 bin akut vaka tespit edilirken ülkemizde tespit edilen rakamın sadece 80-90 civarı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ali Kutlu, bu tehlikeli hastalıkla ilgili şu bilgileri paylaştı:


“Lyme hastalığı keneler başta olmak üzere bazı sokan böceklerin de ısırdığı bölgede birkaç gün içerisinde oluşturduğu kızarıklıkla kendini gösteriyor. Bu hastalık büyük taklitçi olarak isimlendirilen, yüzlerce hastalıkla karışabilen, halsizlik, kas, eklem, baş ağrıları, sinir felçleri, depresyon gibi çok sayıda farklı yakınmaya yol açan, hastalara yıllarca hayatı zehir eden, çok güvendiğimiz kanda antikor varlığını tespit eden klasik laboratuvar testlerinin tanıda yetersiz kaldığı, kolayca gözden kaçırılabilen bir hastalıktır. Ülkemizde tanı konan yeni vaka sayısı genelde bir elin parmağını geçmezken ABD’deki rakamlardan yola çıkılarak yapılacak bir tahminle bazı hekimlere göre yaklaşık 7 milyon kişide bu hastalığın görülmesi beklenmektedir. Hastaların şikâyetleri farklı hastalıklarla oluşan şikâyetlere çok benzediği ve klasik tanı yöntemleri veya antikorlara yönelik laboratuvar testleri ile tanı koymak genelde mümkün olmadığı için hekimler bu hastaların büyük bir bölümünü teşhis edememektedir. Tanı konulan hasta sayısı için buz dağının sadece ucunu görebilmekteyiz demek yanlış olmaz.”



Artan sıcaklarla kenelerin yaşam alanları genişleyebilir


Prof. Dr. Ali Kutlu; küresel ısınmayla birlikte kenelerin yaşam alanlarının genişlediğini, insanların sportif veya sosyal amaçlarla kırsalda daha çok vakit geçirmesinin ve evlerde evcil hayvan bakmanın yaygınlaşmasının lyme hastalığının artmasına neden olabildiğinin altını çizdi.



Tanı için tetkik çok önemli


Tanı koymada tecrübeli bir hekim tarafından yapılacak karanlık saha mikroskopisi ve ileri immünolojik testlerin çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ali Kutlu, açıklamasını şöyle tamamladı:


“Çalıştığım Karadeniz Bölgesi adeta kenelerin ana vatanı. Kenelerle ilişkili hastalık deyince akla ilk önce Kırım Kongo Kanamalı hastalığı geliyor ama keneler çok sayıda farklı sağlık problemlerine yol açabiliyor. Örneğin alerji uzmanı olarak kenelerle ilişkilendirilen garip bir kırmızı et alerjisi olan alfa-gal sendromuna bölgemizde çok sık rastlanıyor. Ancak ülkemiz alfa-gal sendromu açısından dünyada bu sendromun en sık görüldüğü yerlerden biri olarak bilinmiyor. Yeni veriler kenelerle oluşan bu hastalığında Karadeniz de çok yoğun olduğu göstermektedir. Benzer şekilde lyme hastalığının yaygınlığıyla ilişkili de bölgemizde her hangi çalışma olmamasına rağmen çok sayıda gizli vakanın varlığı beklenmektedir. Özetle; kene veya böcek ısırması sonrası oluşan şikâyetleri önemsemeli, kendiliğinden düzelir düşüncesinde olmamalıyız. Bu şikâyetler zamanında doğru tanı ile tedavi edilmezse hızlı ilerleyen ve kronikleşen hastalıklara kolayca dönüşmekte ve sonrasında tedavi süreci çok daha zorlaşmaktadır. Bu sebeple kenelerin yol açtığı hastalıkların ciddiyeti ve yaygınlığı konusunda dikkatli hareket edilmesi gerekmektedir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Diyetisyen Özbay: "Güne kahvaltı ile başlayanlar kendini daha mutlu hissediyor" Kahvaltı yapılmadığında gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, dikkat eksikliği gibi sorunlar yaşanabildiğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, “Fiziksel sağlığımız ve ruhsal sağlığımız bir bütünün ayrılmaz parçasıdır. Bu yüzden fizyolojimiz ne kadar sağlıklı ise ruhsal açıdan da o kadar sağlıklı oluruz. Kahvaltı ise bizi güne hazırlayarak mutlu hissetmemize yardımcı olur” diyerek sağlıklı bir kahvaltı için önerilerde bulundu. Akşam yemeği ile sabah arasında yaklaşık 8-10 saatlik bir süre geçer ve bu süre içinde vücut, besinlerden elde ettiği tüm enerjiyi kullanır. Sabah uyandıktan sonraki 2 saat içerisinde yapılacak bir kahvaltı sayesinde hem metabolizma için gerekli enerji elde edilir hem de günün büyük kısmını daha tok bir şekilde geçirebilmemiz sağlanmış olur. Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, “Fiziksel sağlığımız ve ruhsal sağlığımız bir bütünün ayrılmaz parçasıdır. Bu yüzden fizyolojimiz ne kadar sağlıklı ise ruhsal açıdan da o kadar sağlıklı oluruz. Kahvaltı ise bizi güne hazırlayarak mutlu hissetmemize yardımcı olur” diyerek sağlıklı bir kahvaltı için önerilerde bulundu: "Güne kahvaltı ile başlayın Beynimiz açken ya da doyduğumuzda sinyaller göndererek bizi uyarır. Karnımız doyduğunda beynimize gelen sinyaller ile fizyolojik durumumuzun yanı sıra ruhsal durumumuzda değişir. Yapılan bazı araştırmalar gösteriyor ki güne kahvaltı yaparak başlayan kişiler kendilerini daha mutlu ve enerjik hissederken, güne kahvaltı ile başlamayan bireyler daha negatif ve yorgun hissediyorlar. Bu nedenle güne sağlıklı bir kahvaltı ile başlamak büyük önem kazanıyor. Ne yediğinize dikkat edin Kahvaltı kadar kahvaltıda ne tüketildiği de önemlidir. Bu nedenle zeytin, peynir, yumurta ve bal gibi klasik bir kahvaltıda olmazsa olmaz besinlerin yanı sıra söğüş domates, salatalık, yeşil biber türü sebzelere de kahvaltı sofralarında bolca yer vermek önem kazanıyor. Ekmek olarak ise 1-2 dilim tam tahıllı ürünler tercih ederken, kızartmalardan ve salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren işlenmiş gıdaların tüketiminden ise kaçınmak gerekiyor. Hazır besinlerden uzak durun Günümüzde özellikle çalışanlar ve öğrenciler kahvaltı için tercihlerini genellikle pratik olması bakımından poğaça, simit, börek, tost gibi yağ ve karbonhidrat yönünden zengin besinlerden yana kullanıyorlar. Ancak bu tür besinler kilo alımını ve mide rahatsızlıklarını tetikliyor. Bu nedenle sabahları bütün besin gruplarının yer aldığı Türk tipi kahvaltıyı tercih etmek önem kazanıyor. Çayı limonla birlikte tüketin Adet olduğu üzere sabah kahvaltı sırasında içilen siyah çay, birlikte tüketilen diğer besinlerde bulunan faydalı maddelerin metabolizma tarafından kullanımını olumsuz etkiliyor. Bundan dolayı eğer mutlaka çay içmek isteniyorsa bu çayın çok açık ve içine limon dilimi eklenmiş bir çay olması gerekiyor. Hazır ve taze sıkılmış meyve sularından ise içerdikleri yüksek şeker miktarı nedeniyle uzak durulmalı. Çünkü bu içeceklerin kahvaltıda tüketilmesi, bireylerde kan şekerini ve insülini çok fazla yükselterek insülin direncinin gelişmesine kapı aralayabiliyor. Formda kalmak için kahvaltı şart Sanılanın aksine sabah kahvaltısı yapmadan güne başlayanlar için formda kalmak daha zor oluyor. Çünkü akşam yemeği ile kahvaltı arasında oldukça uzun bir süre bulunuyor ve bu zaman zarfında vücut, gün içerisinde aldığı besin ögelerinin tümünü kullanırken metabolizma da oldukça yavaşlıyor. Güne erkenden ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak ise hem metabolizmayı diğer öğüne doğru bir miktar tok tutuyor hem de yeni gün için hızlandırarak formda kalmaya yardımcı oluyor."
Erzurum ETSO’nun Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. ETSO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıda daha sonra ETSO’nun Şubat Ayı Mizan ve Bütçe İzleme Raporu görüşülerek onaylandı. Sonrasında, Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, yönetim kurulunun Mart ayı faaliyetleri hakkında Meclis üyelerini bilgilendirdi. Özakalın konuşmasının başında, ETSO’nun sosyal sorumluluk anlayışıyla ramazan ayında il genelinde 3 bin ihtiyaçlı aileye ramazan yardımı ulaştırdığını ifade ederek, “Bu yılki Ramazan yardımlarımıza katkıda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimize (TOBB) ve hayırsever Erzurumlu iş insanlarımıza desteklerinden dolayı müteşekkiriz. Ayrıca yardımların ihtiyaçlı ailelerimize ulaştırılmasını sağlayan Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komitelerimizin üyeleri ile Oda personelimize özenli ve özverili çalışmaları sebebiyle teşekkür ederim” dedi. Başkan Özakalın konuşmasında daha sonra ay boyunca yürütülen diğer faaliyetlerle ilgili Meclis’e bilgi sundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın ETSO’yu ziyaretinde gerçekleştirilen toplantının değerlendirmesini yapan Özakalın ayrıca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın iştirakiyle TOBB’da gerçekleştirilen, ‘TOBB Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası’, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla yine TOBB’da düzenlenen, ‘Oda/Borsa Başkanları İstişare Toplantısı’, ETSO’nun, ‘2025 Turizm Başkenti Erzurum’ etkinliklerine sunacağı katkılar, İl Genç ve İl Kadın Girişimciler Kurullarının yürüttüğü çalışmalar ve 3. Erzurum Çalıştayı Paydaş Toplantıları gibi konularda Meclis üyelerini bilgilendirdi. ETSO Meclisi’nin Mart ayı toplantısı, Meclis üyelerinin dilek ve temenniler kısmında yaptığı konuşmaların ardından sona erdi.
İstanbul İmamoğlu, Balıkçı Kenan’ı ablukaya aldı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun arazisini istediğini vermeyince de baskı yaptığını öne süren balıkçı Kenan’a baskılar devam ediyor. İmamoğlu aleyhinde açıkmalarının ardından işletmesi zabıtalar tarafından ablukaya alınan balıkçı Kenan direnmeye devam ediyor. Türkiye Deniz Canlıları Müzesi Kurucusu Kenan Balcı, “Gece geliyorlar, gündüz geliyorlar. Arsamızı elimizden alıp işletmemizi mühürlemek istiyorlar” dedi. Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’nin de bulunduğu Beylikdüzü Balıkçı Kenan Tesisleri sahibi balıkçı Kenan Balcı İmamoğlu aleyhinde yapmış olduğu açıklamalar sonrasında işletmesi zabıtalar tarafından ablukaya alındı ve mühürlenmek istendi. Evraklarının tam ve eksiksiz olduğunu belirten tesis sahibi Balıkçı Kenan Balcı, "İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla işletme adeta abluka altına alındı. 150 bin lira olan arazimize 1500 lira verip almaya çalışıyorlar" dedi. Zabıta ekiplerine direnen Kenan Balcı, “Ben 15 yıldır Anadolu Caddesi üzerinde, 50 yıldır da esnaflık yapıyorum. Böyle bir şey ilk defa gördüm. Zabıta ekipleri talimatla işletmemizi mühürlemeye geliyorlar. Bizlere de ’bu mühür sembolik’ diye ifadelerde bulunuyorlar. Gündüz ayrı ekip, gece ayrı ekip geliyor. zabıta ekipleri işlerini bırakmışlar, Balıkçı Kenan Tesisleri’ni ablukaya almışlar. Gündüz zabıta ekip araçlarla geliyorlar. Gecede vinçlerle. Bizim arazimizi, işletmemizi elimizden almak için her yolu deniyorlar” ifadelerini kullandı. "Ben bir esnaf olarak kazanımlarımı korumak amaçlı çıktığım bu yolda her geçen gün yeni bir zulümle karşı karşıya kalıyorum" ifadelerini kullanan Balcı, “50 yıldır balıkçıyım. Esnaflık yapıyorum. İmamoğlu tarafından yaklaşık 5 yıl önce kendi tapulu arazimden bir kısmını hediye etmem istendi. Ben bu isteği reddettim. Ondan sonra isteklerini yerine getirmediğim için kapsamlı olarak yıpratma ve yıldırma kampanyası başlattılar. Kendi tapulu arazime el koydular. Metrekaresi 150 bin lira olan arazimin metrekaresini bin 500 liraya almaya çalıştılar. Biz sesimizi yükselttikçe, itiraz ettikçe onlar daha çok üstümüze gelmeye başladılar” dedi. "Paradan kuleler yapan İmamoğlu ve ekibi istediklerine ulaşamayınca zulmün dozunu artırmaya başladı" diyen Balcı, “30 yıldır bu bölgede balıkçılık yapıyorum. Ruhsatımı kendisi verdi. Ama şimdi beni ruhsatsız balık satmakla suçluyor. Ruhsatsız olduğu gerekçesiyle işyerimi kapatmak istiyor. Bu dükkanım tam 15 yıldır aynı yerde faaliyet göstermekte. 15 yıldır sorunsuz bir şekilde çalışan işyerimi istediklerini yapmadığım için ruhsatsızdır diye ilan edip kapatmak istiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar burada balık satmaya devam edeceğiz. Arazimi, işyerimi İmamoğlu’na yem etmeyeceğim. Bu arazimin tapularını pankart yapıp suratlarına çarpıyorum” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım isteyen Balıkçı Kenan Balcı, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a seslenmek istiyorum. Erdoğan sevdalısı esnaf olarak başımıza bu işleri açan, bize çökmeye çalışan, paradan yeni kuleler yapmak isteyen, İmamoğlu ve ekibine karşı bizi koruyun. Adaletin sağlanmasına vesile olun. Hz Ömer adaletinin temsilcisi sayın Cumhurbaşkanımızdan bunu talep ediyorum. Lütfen zulme karşı yanımızda olun” ifadelerini kullandı.
Ankara MHP’li Yalçın: “Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır” Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, “Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır” dedi. Yalçın, 3 gün sonra yapılacak olan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Yalçın, MHP olarak toplumda ağır basan siyasi eğilimin demokratik tercihe hürriyet, barış ve meşruiyet içinde yansımasının vazgeçilmez öncelikleri olduğunu ifade ederek, hiçbir caydırıcı unsurun, vesayetin, baskı unsurunun milli irade önüne çıkmasına tahammülü olmadıklarını kaydetti. Yalçın, paylaşım ve bölücülük hedefleyen hiçbir kurumun, kuruluşun veya odağın Türk siyasetine hakim olmasına müsaade edilmeyeceğini vurguladı. “‘Al takke ver külah’, ‘Al papazı ver kızı’ diyerek belediye başkanlıklarını paylaşanları ibretle seyretmekteyiz” AK Parti ile MHP’yi Cumhur İttifakı bünyesinde birleştiren ve Türkiye Yüzyılı ortak hedefinde buluşturan unsurun aynı milli miras olduğunun altını çizen Yalçın, “Hal böyle iken yerel seçimler dolayısıyla bazı siyasi parti ve ahfillerde bölücülerle ‘Al takke ver külah’, ‘Al papazı ver kızı’ diyerek belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri paylaşanları milletimizle birlikte ibretle seyretmekteyiz” ifadelerini kullandı. “Bunlar, mübarek Ramazan ayına rağmen iştiha ve ihtiraslarına gem vurmamıştır” CHP’nin Cumhur İttifakı’nın sözcülerine ve temsilcilerine laf yetiştirerek açığa düşmeme çabası içerisinde olduğunu kaydeden Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: “Diğer yandan da mukadderatını bağladığı bölücü terör örgütünün siyasi kanadına çıtını çıkaran partililerle belediye başkanı adaylarına ayar vermekle meşguldür. Bunlar, mübarek Ramazan ayına rağmen iştiha ve ihtiraslarına gem vurmamıştır.” “Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır” Yerel seçimler dolayısıyla başta İstanbul ve Ankara olmak üzere mega kentler üzerinden deveran eden siyasi atışmaların daha çok öne çıktığına dikkati çeken Yalçın, “Mesela İstanbul’da kazanması için tavşan adaylarla halkın aldatılmaya çalışıldığı ve bölücü terör örgütünün açıkça destek verdiği Ekrem İmamoğlu, AK Partili belediyenin başlatıp hükümetin destek verdiği bütün projeleri sahiplenmiş durumdadır. İmamoğlu, bu arada PKK’nın siyasi kanadının tam desteğini almak için çırpınmakta, bu yüzden DEM Parti’yi eleştirmeye kalkan CHP’lileri tehdit edip, onlara hışımla parmak sallamaktadır. Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır. CHP DEM’le eklemlenip artık CH(P)KK adını almış, Ekrem İmamoğlu da Ek-DEM İmamoğlu olmuştur” dedi. “Artık istikametini yitirmiş olan CHP’nin yeni siyasi kıblesi de Kandil’dir” “İmamoğlu’nun belediyecilikte parmak ısırtan inşa ve kentsel dönüşüm hizmetlerinin son evresi ise balya balya para kulesidir” diyen Yalçın, “PKK yalnızca terör örgütünün kısaltması değildir. Bu baş harflerin CHP zaviyesinden bir başka açılımı da para kulesi kepazeliğidir. Artık istikametini yitirmiş olan CHP’nin yeni siyasi kıblesi de Kandil’dir. CHP, güneşi zapt etme iddiasından vazgeçip Kandil’in kör ışığına fit olmuştur” ifadelerini kullandı. “Ankara’da geçen 5 yılda sorunlar çözülmemiştir” Ankara’da halkın gözünün boyanmaya çalışılarak şarlatan belediyecilik sergilendiğini kaydeden Yalçın, “Geçen beş yılda başkentte özgün projelerle bir santimetre bile metro inşa edilmemiş, hiçbir büyük altyapı sorunu çözülmemiştir. Ancak önceki dönemde başlayıp sürdürülen projelere çullanılmıştır” dedi. “Milletin umudu Cumhur İttifakı’nın adaylarında ve göz dolduran projelerinde” Milletin umudunun Cumhur İttifakı adaylarında ve göz dolduran projelerinde olduğunu belirten Yalçın, “İstanbul’da devasa projeler ve muhteşem dönüşüm planlarıyla halkın karşısına çıkan Murat Kurum ile Ankara’da başkente yakışır çok sayıda projeyle parlayan Turgut Altınok, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın adayları olarak iki büyük ilimizdeki seçmen çoğunluğunun radarındadır” açıklamasında bulundu.