Son Dakika
|
MİT’ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu: 10 DEAŞ'lı yakalandı!
Türkiye’yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinin detayları netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''
CHP Kurultayı davasında ‘mutlak butlan’ kararına yapılan itiraz reddedildi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran ile görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandı"
Manchester United, 2 yıl daha Michael Carrick’e emanet
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
İzmit’teki toprak kaymasıyla ilgili proje sorumlularına 279 bin 340 lira para cezası
Ağbaba’nın gözaltına alınan şoförü tutuklandı
Aziz Yıldırım: "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım"
Trump, danışmanlarıyla İran’ı görüşecek: "İyi bir anlaşma ihtimali yüzde 50-50"
Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili 23 tutuklama
Lübnan'da İsrail'in saldırılarında can kaybı 3 bin 123'e yükseldi
"Kuzey Marmara Otoyolu'nda yüzde 70’lere varan trafik yoğunluğu var"
SAĞLIK
Fethiye Kirme ve Kozağaç içme suyu hatları yenileniyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:33:22
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Fethiye’nin Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde artan nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hat yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında toplam 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilenirken, mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede su iletimi sağlanacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, artan nüfusa bağlı olarak bölgenin su ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan içme suyu hatlarının yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Fethiye’de devam ediyor. Bu kapsamda Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde, özellikle yaz aylarında yaşanan nüfus artışının oluşturduğu su ihtiyacı dikkate alınarak 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattının yenilenmesine başlandı. Çalışmalarla mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede ve kesintisiz su sağlanması hedefleniyor. Artan nüfusa karşı altyapı güçlendiriliyor MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Fethiye’nin Kirme ve Kozağaç mevkilerinde içme suyu hat yenileme çalışması başlattı. Yükselen nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su tüketimine bağlı olarak yaşanan yetersizliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarla, bölgenin içme suyu altyapısı daha güçlü hale getirilecek. Çalışmalar kapsamında mevcut içme suyu hatlarının çapı büyütülerek daha yüksek kapasiteli hat sistemine geçilecek. Toplam 1400 metre uzunluğunda gerçekleştirilecek yenileme çalışması sayesinde bölgeye sağlanan su miktarı artırılırken, yaz dönemlerinde yaşanan kesinti sorunlarının da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kirme ve Kozağaç mevkilerinde sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte mahallelerin uzun süredir yaşadığı önemli altyapı sorunlarından biri çözüme kavuşacak. Yürütülen içme suyu çalışmalarına ilişkin Özellikle nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliği ve kesinti problemlerinin son bulacağını Karaağaç Mahalle Muhtarı Selma Göktepe, "Nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle özellikle yaz aylarında içme suyu yetersiz kalıyor, sık sık kesintiler yaşanıyordu. Bu sorunu gidermek amacıyla bölgede hatların çapı büyütülerek daha geniş borular döşeniyor. Öncesinde terfi merkezinde de yenileme yapıldı, kapasite artırıldı. Elektrik hattı yetersizdi, o da değiştirilerek güçlendirildi. Şu anda depolarımız MUSKİ ekipleri tarafından yenileniyor. Yapılan çalışmalarla bölgemizdeki su sorunu çözülecek. Bu hizmetlerin hayata geçirilmesinde başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e, sahada çalışan tüm ekiplere mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:28
Dalaman Şerefler Mahallesi’nde basınç sorunu giderildi
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Dalaman’ın Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, kullanım ömrünü tamamladığı için sık arızalara ve kesintilere neden olan, vatandaşların parsellerinden geçtiği için müdahaleyi zorlaştıran 3 bin 300 metre uzunluğundaki içme suyu şebeke hattını Dalaman Belediyesi ile koordineli biçimde yol kenarına taşıyarak yeniledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla’nın her noktasında hatların modernleştirilerek vatandaşlara kesintisiz su sağlanmasına yönelik talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Dalaman Şerefler Mahallesi’nde projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Proje kapsamında Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, kullanım ömrünü doldurması nedeniyle sık arızalara sebep olan ve vatandaş arazilerinden geçtiği için müdahaleyi güçleştirerek kesinti sürelerini uzatan 3 bin 300 metre uzunluğundaki içme suyu hattı Dalaman Belediyesi’nin üst yapı çalışmalarıyla ile koordineli olarak yenilendi. Dalaman Belediyesi ile koordineli çalışma MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Dalaman Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde ekonomik ömrünü tamamlayan, sık arıza ve kesintilere neden olan 3.300 metre uzunluğundaki eski şebeke hatlarını modern, dayanıklı ve uzun ömürlü hatlarla yol kenarına alarak yenilendi. Vatandaş arazilerinden geçen eski hatlar arızaların tespitini zorlaştırırken su kesintilerinin süresini ve kayıp-kaçak oranını artırıyor, yetersiz çap nedeniyle de özellikle yüksek kotlara su ulaştırılmasında basınç sorunlarına sebep oluyordu. Yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla, uzun süredir devam eden altyapı sorunları giderilirken arızalara daha hızlı müdahale edilebilecek ve hizmet kalitesinin artırılmış olacak. Dalaman Belediyesi’nin üstyapı çalışmalarıyla koordineli şekilde tamamlanan projede ikinci bir müdahaleye gerek kalmadan sorun kalıcı olarak çözüme kavuşturulmuş oldu. Hatların yol güzergahına alınarak yenilenmesi ve çaplarının büyütülmesi sayesinde arızalara daha hızlı müdahale edilecek, aynı zamanda yüksek kotlara su iletimi daha güçlü ve kesintisiz şekilde sağlanacak. Şerefler Mahallesi Muhtar Vekili Ramazan Dönder, "Bu yaz su sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz" Yaz döneminde yaşadıkları kesintilerin, hatların yenilenerek yol kenarına alınmasıyla sona ereceğini belirten Şerefler Mahallesi Muhtar Vekili Ramazan Dönder, "Özellikle yaz döneminde artan su ihtiyacıyla birlikte geçmişte sık sık su kesintileri yaşanıyordu ve bu durum vatandaşlarımızı ciddi şekilde mağdur ediyordu. En önemli sorunlardan biri boru hatlarının tarım arazilerinden geçmesiydi. Bu nedenle arıza durumlarında ekili alanlara giriş zorlaşıyor, özellikle yağışlı ve çamurlu havalarda müdahale daha da güç hale geliyordu ve arızaların giderilme süresi uzuyordu. Şimdi belediyemizin yol çalışmalarıyla birlikte boru hatları yenilenerek yol kenarına alındı. Bu sayede arızalara çok daha hızlı müdahale edilebilecek, vatandaşlarımız açısından çok daha sağlıklı bir süreç oluşacak. Kesintiler azalacak ve arıza durumlarında hızlı çözüm sağlanacak. Boru hatlarının yenilenmesi, güçlendirilmesi ve yol kenarına alınması en büyük avantajımız oldu. MUSKİ ekiplerimiz 7 gün 24 saat sahada çalışarak arızalara çok daha hızlı müdahale edebilecek. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a da bu hizmet anlayışı ve yatırımlardan dolayı teşekkür ediyoruz. MUSKİ Genel Müdürümüz Sayın Yılmaz Şengül’e de teşekkür ediyorum. Yapılan çalışmalar gerçekten çok önemli. Yapılan çalışmalarla birlikte bu yaz döneminde su sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz ve vatandaşlarımız için daha rahat bir dönem olacağına inanıyoruz." diye belirtti. İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, "Arızaları minimuma indirmeyi hedefliyoruz" Yürütülen yenileme çalışmasının bölgedeki kesinti sürelerini en aza düşüreceğini söyleyen İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, " Dalaman ilçemiz Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, Dalaman Belediyesi Fen İşleri ile koordineli olarak üstyapı çalışmalarından önce altyapı yenileme çalışmalarımızı tamamladık. Yaklaşık 3 bin 300 metre içme suyu hattını vatandaş parsellerinden çıkararak kadastral yollara aldık. Bu çalışmayı yol yapımından önce gerçekleştirdiğimiz için üstyapının tekrar tekrar bozulmasının da önüne geçmiş olduk. İlçe belediyemizle koordineli şekilde altyapı çalışmalarımızı tamamladık. Mevcut hatların parsellerden geçmesi nedeniyle arızaların tespiti ve müdahalesi uzun sürüyordu. Ayrıca çap yetersizliği nedeniyle basınç sorunları yaşanıyordu. Şebeke hattını yol kenarına alarak arızalara daha hızlı müdahale ederek, arızaları azaltıp, basınç ile su kesintisi sorunlarını minimuma indirdik" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:07
Psikologdan uyarı: "Kurban kesimi çocuklara gösterilmemeli"
Çocuklara Kurban Bayramı’nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini belirten Psikolog Enise Öziç, "Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun ve kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Soyut düşünce becerisi henüz gelişmemiş çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi önemlidir" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, Kurban Bayramı’nın çocuklara nasıl anlatılması gerektiği hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzman Klinik Psikolog Öziç, "Bayramlar ve bayramlara istinaden yapılan kutlamalar hem çocuklar hem yetişkinler adına bir araya gelme, mutluluğu paylaşma, sosyalleşme ve ziyaretlerle aidiyet ve sevgi bağlarını güçlendirme, kaybedilen insanların kabirlerini ziyaret edebilme ve kültürel ve dini değerlerin devamının sağlanabilmesi gibi birçok açıdan önemli bir işleve sahiptir" diye konuştu. "Hem ibadet hem manevi boyut aktarılmalı" Çocuklara Kurban Bayramı’nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini ifade eden Psikolog Öziç, "Soyut düşünce becerilerinin geliştiği dönemde özellikle 11 yaş ve sonrasında Kurban Bayramı’nın hem ibadet hem manevi boyutu gerekçeleriyle birlikte aktarılabilir. Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun; kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Kurban Bayramı’nın dini boyutuna ve yoksul insanlara yardım gibi sosyal boyutuna değinilmesi önemlidir" şeklinde konuştu. "11 yaşından küçüklere bayramın yardımlaşma boyutu anlatılmalı" 11 yaşından küçük çocukların soyut düşünme beceresinin gelişmediğinin altını çizen Psikolog Enise Öziç, "11 yaşından daha küçük çocuklar ise soyut düşünebilme becerileri açısından yeterli gelişim seviyesinde olmadıkları için bu yaş döneminde daha kısa ve somut ifadeler ile kurban bayramının anlatılması önerilmektedir. Bu yaş dönemi çocuklarda kurban bayramının sosyal ve yardımlaşma yönüne vurgu yapılması yeterlidir. Soyut düşünce becerisi gelişmeyen çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi, bu sürecin çocuklardan uzak bir yerde gerçekleştirilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:25
Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz uyardı: "Et tüketimi risk oluşturabilir"
Kurban Bayramı’nda artan et tüketimi ve değişen beslenme düzeni sindirim sorunlarından kilo artışına kadar birçok sağlık problemini beraberinde getirebiliyor. Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayram sofralarında sağlığı korumak için dikkat edilmesi gereken önemli beslenme kurallarını paylaştı. Kurban Bayramı’nın vazgeçilmezi olan et tüketimi, bilinçsiz yapıldığında sağlık açısından bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Bayram döneminde değişen öğün düzeni ve artan porsiyonlar nedeniyle sindirim sistemi problemleri, kilo artışı ve mide-bağırsak şikayetleri sık görülebiliyor. "Etler, mümkünse 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmeli" Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, özellikle yeni kesilen etlerin tüketim şekline dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Osanmaz, yeni kesilen etlerin sindiriminin daha zor olabileceğini belirterek, etlerin mümkünse 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesinin sindirim sistemi açısından daha uygun olacağını ifade etti. "Et tüketiminin yanında sebze ve salata tüketimi önemli" Porsiyon kontrolünün de bayram döneminde büyük önem taşıdığına dikkat çeken Osanmaz, yüksek protein içeriğine sahip etlerin fazla miktarda tüketilmesinin vücutta yağ depolanmasını artırabileceğini ve kilo kontrolünü zorlaştırabileceğini söyledi. Osanmaz, et tüketiminin yanında sebze ve salata tüketiminin artırılmasını önerdi. Lif açısından zengin besinlerin tokluk süresini uzattığını ve sindirim sistemini desteklediğini belirten Osanmaz, özellikle sebze ağırlıklı destekleyici öğünlerin önemine vurgu yaptı. Pişirme yöntemlerine dikkat Bayram sofralarında pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Osanmaz, kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini önerdi. Tatlı tüketimi konusunda da ölçülü olunması gerektiğini söyleyen Osanmaz, ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli alternatiflerin tercih edilmesinin daha sağlıklı bir seçim olacağını belirtti. Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayram döneminde küçük ama etkili beslenme alışkanlıklarıyla hem bayram sofralarının keyfinin çıkarılabileceğini hem de sağlığın korunabileceğini vurguladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 15:45
İstanbul’dan Muş’a robotik operasyon
2
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:24
Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor: "Giderek sigara kullanımlarımız artıyor, başlama yaşı düşüyor"
3
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:53
Elazığ’da salgın alarmı: Valilik açıkladı, uzman doktor uyardı
4
22 Mayıs 2026 Cuma- 11:23
37 yaşında hayatını kaybeden beyin cerrahına gözyaşlarıyla veda
5
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:02
Emekli olan 43 yıllık doktora veda
22 Nisan 2025 Salı - 12:19
Gizli kalp problemleri ölüme neden olabilir
Halı sahalarda artan ölümlerin ardında gizli kalp problemleri bulunabileceğine dikkat çeken Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Arı, genç yaşta kalp krizi sebebiyle gerçekleşen ani ölümlerin nedenleri ve kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Son dönemde özellikle halı sahalarda ani ölümler gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Arı, normalde düzenli egzersiz yapmayan kişilerin yılda bir iki kez gittikleri halı saha maçlarında yüksek efor sergilemelerinin tehlikeli olduğunun altını çizdi. Bu kişilerin koroner arterleriyle ilgili problemlerinin bulunmasının veya soğuk havada bu sporu yapmalarının riski arttırdığını belirten Arı, "Bu kişilerde koroner vazospazm (Damar büzüşmesi) gibi bir durum olup kalp krizi geçirmelerine neden olabilir ve buna bağlı olarak da hayatlarını kaybedebilirler" şeklinde konuştu. Ailesinde genç yaşta ölüm olan kişilerin de ani olarak hayatını kaybedebileceğini dile getiren Arı, "Bunun nedeni genellikle aritmik ölümler dediğimiz ritim bozukluğuna bağlı ölümler olabilir. Kalp kasının duvar kalınlığı ile ilgili bazı durumlar genetik geçişlidir ve ani ölüme neden olabilir. Bu nedenle özellikle ailesinde genç yaşta ölüm hikâyesi olan kişilerin kardiyoloji bölümünde kendilerini mutlaka kontrol ettirmesinde fayda vardır" dedi. "Yüksek tempolu yürüyüş yapın" Kalp sağlığını korumak için haftanın 4 veya 5 günü minimum yarım saat ya da 45 dakika tempolu yürüyüş yapılması gerektiğine işaret eden Arı, "Tempolu yürüyüşten kastımız yanında biriyle sohbet edemeyecek bir hızda yürünmesini istiyoruz. Tabii bunun yanında günümüzde gençler spor salonlarında egzersiz, kardiyo gibi farklı sporlar yapıyor. Bu sporları yaparlarken enerji içecekleri veya protein tozları gibi farklı farklı maddeler kullanıyorlar. Bunların içerisinde kardiyovasküler sistemle ilgili olan istemediğimiz maddeler bulunabiliyor. Bu da kişilerde ani kardiyovasküler ölüme neden olabiliyor. Eğer bir kişi yüksek eforlu spor yapmak istiyorsa mutlaka ya spor hocasına ya da bir kardiyoluğun gözetiminde bunu yapması önerilmektedir" diye konuştu. "Düzenli hayat tarzı önemli" Genç yaştan itibaren kalp sağlığını korumak için yapılması gereken ilk şeyin sigarayı bırakmak olduğunu vurgulayan Arı, "Hayatınızda belirli bir düzen olsun. Belirli zamanlarda uyuyalım ve belirli zamanlarda uyanalım. Düzenli egzersiz yapalım. Haftanın çoğu günü, koşu ya da yürüyüşle geçirilmeli ve bu hayat tarzımız olmalıdır. Bunun dışında yeme içme alışkanlıkları gözden geçirilmeli hazır yiyeceklerden uzak duralım. Özellikle ailede kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon gibi bir durum varsa belirli aralıklarla kardiyologlara kontrol olalım" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2025 Salı - 12:07
Gizli kalp problemleri ölüme neden olabilir
Halı sahalarda artan ölümlerin ardında gizli kalp problemleri bulunabileceğine dikkat çeken Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Arı, genç yaşta kalp krizi sebebiyle gerçekleşen ani ölümlerin nedenleri ve kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Son dönemde özellikle halı sahalarda ani ölümler gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Arı, normalde düzenli egzersiz yapmayan kişilerin yılda bir iki kez gittikleri halı saha maçlarında yüksek efor sergilemelerinin tehlikeli olduğunun altını çizdi. Bu kişilerin koroner artelleriyle ilgili problemlerinin bulunmasının veya soğuk havada bu sporu yapmalarının riski arttırdığını belirten Arı, "Bu kişilerde koroner vazospazm (Damar büzüşmesi) gibi bir durum olup kalp krizi geçirmelerine neden olabilir ve buna bağlı olarak da hayatlarını kaybedebilirler" şeklinde konuştu. Ailesinde genç yaşta ölüm olan kişilerin de ani olarak hayatını kaybedebileceğini dile getiren Arı, "Bunun nedeni genellikle aritmik ölümler dediğimiz ritim bozukluğuna bağlı ölümler olabilir. Kalp kasının duvar kalınlığı ile ilgili bazı durumlar genetik geçişlidir ve ani ölüme neden olabilir. Bu nedenle özellikle ailesinde genç yaşta ölüm hikâyesi olan kişilerin kardiyoloji bölümünde kendilerini mutlaka kontrol ettirmesinde fayda vardır" dedi. Yüksek tempolu yürüyüş yapın Kalp sağlığını korumak için haftanın 4 veya 5 günü minimum yarım saat ya da 45 dakika tempolu yürüyüş yapılması gerektiğine işaret eden Arı, "Tempolu yürüyüşten kastımız yanında biriyle sohbet edemeyecek bir hızda yürünmesini istiyoruz. Tabi bunun yanında günümüzde gençler spor salonlarında egzersiz, kardiyo gibi farklı sporlar yapıyor. Bu sporları yaparlarken enerji içecekleri veya protein tozları gibi farklı farklı maddeler kullanıyorlar. Bunların içerisinde kardiyovasküler sistemle ilgili olan istemediğimiz maddeler bulunabiliyor. Bu da kişilerde ani kardiyovasküler ölüme neden olabiliyor. Eğer bir kişi yüksek eforlu spor yapmak istiyorsa mutlaka ya spor hocasına ya da bir kardiyoluğun gözetiminde bunu yapması önerilmektedir" diye konuştu. Düzenli hayat tarzı önemli Genç yaştan itibaren kalp sağlığını korumak için yapılması gereken ilk şeyin sigarayı bırakmak olduğunu vurgulayan Arı, "Hayatınızda belirli bir düzen olsun. Belirli zamanlarda uyuyalım ve belirli zamanlarda uyanalım. Düzenli egzersiz yapalım. Haftanın çoğu günü, koşu ya da yürüyüşle geçirilmeli ve bu hayat tarzımız olmalıdır. Bunun dışında yeme içme alışkanlıkları gözden geçirilmeli hazır yiyeceklerden uzak duralım. Özellikle ailede kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon gibi bir durum varsa belirli aralıklarla kardiyologlara kontrol olalım" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2025 Salı - 11:41
Kalp sağlığı farkındalığı için 11 kilometre yürüdüler
Dünya Kalp Günü etkinlikleri çerçevesinde Nilüfer Belediyesi ve Medicana Bursa Hastanesi çalışanları doğa yürüyüşünde bir araya geldi. Dağyenice Mahallesi’nden başlayan yürüyüş, Misi Mahallesi’nde son buldu. Yaklaşık 11 kilometre yol kat eden sağlık ve belediye çalışanları, kalp sağlığına dikkat çekti. Özel Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan , "Kalp sağlığı son derece hayati öneme sahiptir. En fazla ölüm kalp hastalıklarında meydana geliyor. Belirli risk faktörleri var. Kadınların 55 erkeklerin 45 yaşının üstünde olması, ailede kalp hastalığı olması, düzensiz beslenme, alkol ve sigara kullanımı gibi bir çok faktör kalp hastalıklarını tetiklemektedir. Biz de farkındalık oluşturmak adına bugün böyle bir yürüyüş gerçekleştirdik" dedi.
22 Nisan 2025 Salı - 11:37
Göğüs hastalıkları kliniğinin dördüncü uzmanı Dr. Kazci oldu
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Eğitim Kliniği’nde uzmanlık eğitimi gören Araştırma Görevlisi Dr. Halit Kazci, 21 Nisan 2025 tarihinde girdiği uzmanlık sınavını başarıyla tamamlayarak Göğüs Hastalıkları Kliniği’nin dördüncü uzmanı olmaya hak kazandı. Uzmanlık sınavı, Prof. Dr. Bülent Özbay başkanlığında gerçekleştirilirken, sınav jürisinde Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arife Zeybek, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Özlem Şengören Dikiş, Dr. Öğr. Üyesi Fatih Alaşan ve Dr. Öğr. Üyesi Sabri Serhan Olcay yer aldı. Dr. Halit Kazci’nin tez danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Utku Tapan üstlenirken, tez çalışmasının başlığı ise "İdiyopatik Fibrozisli Hastalarda Kronik Öksürüğün Uyku Kalitesine Etkisi" olarak açıklandı. Dr. Halit Kazci, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden uzmanlık eğitimini tamamlayarak mezun olan 169’ıncı araştırma görevlisi hekim oldu.
22 Nisan 2025 Salı - 11:28
Doğuma hazırlık 14 saat, doğum yarım saat
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Abdurrahman Akçay, doğum sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için anne adaylarının korkudan uzak, sabırlı ve bilinçli bir şekilde sürece hazırlanmasının önemine dikkat çekti. "Doğum süreci abartılarak korkutulmamalı" Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Abdurrahman Akçay, doğumun doğal bir süreç olduğunu ancak toplumda aktarılan abartılı ve korku dolu hikâyeler nedeniyle birçok anne adayının doğumdan korktuğunu belirtti. Akçay, "Doğumun önündeki en önemli engel, anne adaylarının yaşadığı anksiyete ve korkudur. Bu da doğum sürecinin zor geçmesine neden olabiliyor. Doğumla ilgili kulaktan dolma, ürkütücü hikâyeleri paylaşmak yerine, kadınları cesaretlendirmemiz gerekir." dedi. "Hazırlık 14 saat, doğum yarım saat" Doğum sürecinin bilimsel olarak üç evreden oluştuğunu hatırlatan Akçay, ilk evre olan doğum öncesi hazırlığın genellikle en uzun süren evre olduğunu söyledi. Akçay şunları aktardı: "İlk doğumda doğum öncesi hazırlık süreci ortalama 14 saat sürerken, gerçek doğum yani bebeğin dünyaya gelme anı çoğu zaman sadece yarım saat içinde gerçekleşiyor. Doğumdan sonrası ise genellikle rahat ve toparlayıcı bir süreçtir. Bu nedenle sabır en büyük yardımcıdır." Akçay, ayrıca doğum süreci boyunca hastanede sağlık ekibinin sürekli anne adayını takip ettiğini ve muhtemel risklerin önceden tespit edilerek müdahale edildiğini de sözlerine ekledi. "Sabır, inanç ve istek başarıyı getiriyor" Ruhsal hazırlığın doğum sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Op. Dr. Akçay, "Anne adayı doğuma inanmalı, istekli olmalı ve sabırlı olmalıdır. Bu üç ilke doğumun rahat ve güvenli geçmesinde büyük rol oynar. Kadınlarımız ne kadar bilinçli olursa doğumdan o kadar az korkar ve süreci kolaylaştırır" ifadelerini kullandı. "Doğuma hazırlık eğitimleri önemli bir araç" Anne adaylarının doğum öncesinde katılabileceği doğuma hazırlık kursları ve gebelik okulları hakkında da bilgi veren Akçay, bu eğitimlerin doğum sürecine dair bilinç kazandırdığını ve korkuyu azalttığını söyledi. Akçay, "Bu eğitimlerde nefes egzersizlerinden gevşeme tekniklerine, doğum pozisyonlarından emzirme eğitimine kadar pek çok bilgi veriliyor. Bu sayede doğuma hem ruhsal hem de fiziksel olarak hazırlanan anne adayları süreci daha güvenle karşılıyor" şeklinde konuştu.
22 Nisan 2025 Salı - 10:55
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne 15 Milyon TL’lik tıbbi cihaz desteği
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek yeni tıbbi cihazları yerinde inceledi. Afyonkarahisar Valiliği öncülüğünde, İl Özel İdaresi tarafından Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne kazandırılan yaklaşık 15 milyon TL değerindeki tıbbi cihaz ve sağlık gereçleri, düzenlenen ziyaretle tanıtıldı. Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, hastane yönetimiyle birlikte yeni cihazları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Yiğitbaşı, yapılan yatırımların sağlık hizmetlerinin daha kaliteli, verimli ve zamanında sunulmasına büyük katkı sağlayacağını belirterek, yeni cihazların hastaneye ve Afyonkarahisar halkına hayırlı olmasını diledi.
22 Nisan 2025 Salı - 10:42
"Uzun süre tedavi edilmeyen reflü kansere yol açabilir"
Tedavi edilmeyen reflünün ciddi hastalıklara sebep olabileceğini vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Aysu, "Reflü önlem alınmadığı takdirde, özofagus alt uçta iyileşmeyen yaralara sebep olup ciddi kanamalara sebep olabilir. Ayrıca, yemek borusunun alt ucunda kronik tahriş, uzun yıllar sonunda prekanseröz lezyonlara ve hatta kansere bile yol açabilir" dedi. VM Medical Park Gebze Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Aysu, gastroözofageal reflü hastalığı ve cerrahi tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Reflünün tıpta "mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması" olarak tanımlandığını ifade eden Op. Dr. Aysu, "Reflüyü tetikleyen faktörlerin başında mide fıtığı gelir. Mide fıtığı, mideyi karın boşluğunda tutmaya yarayan diyafram kaslarının gevşeklik göstermesi sonucunda midenin bir kısmının göğüs boşluğuna geçmesidir. Mide asit içeriğini artıran etkenler, reflüsü olan hastada mide sıvısının daha tahriş edici olmasını da tetikler. Baharatlı, yağda kızartılmış, ekşili yiyecekler bunlardan bazılarıdır" dedi. "Mide ekşimesi görülebilir" Reflü hastalığında görülen belirtilerden bahseden Op. Dr. Aysu, "Reflü şikayetleri mide ekşimesi, göğüste ağrılı yanma, boğaz ağrısı, kronik öksürük, kusma, ağız kokusu, mide kanaması şeklinde olabilir" diye konuştu. "Baharatlı yiyecekler ve çikolata reflüyü tetikleyebilir" Op. Dr. Aysu, reflüye neden olan bazı etkenleri ise "Baharatlı, yağda kızartılmış, ekşili yiyecekler, hazır gıdalar, kahve, çikolata, sigara, stres, mide içi basıncını artıran gastrit ve karın içi basıncını artıran fazla kilo, gebelik, ağır yük kaldırmayı gerektiren işler, ıkınmak ve öksürük" şeklinde sıraladı "Ciddi kanamalara neden olabilir" Önlem alınmayan reflünün ciddi hastalıklara sebep olabileceğini söyleyen Aysu, "Reflü önlem alınmadığı takdirde özofagus alt uçta iyileşmeyen yaralara sebep olup ciddi kanamalara sebep olabilir. Ayrıca yemek borusunun alt ucunda kronik tahriş, uzun yıllar sonunda prekanseröz lezyonlara ve hatta kansere bile yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Endoskopiyle teşhis mümkün" Tanı konma sürecine ilişkin de bilgiler veren Op. Dr. Feridun Aysu, "Reflü şikayetleri ile doktora başvurulması durumunda yapılacak endoskopik inceleme, reflünün varlığıyla ilgili bilgi vereceği gibi beraberinde mide fıtığının eşlik edip etmediğini de gösterecektir. Başka sebeplerle yapılan toraks BT (akciğer tomografisi) incelemelerinde de zaman zaman mide fıtığı tespit edildiğini de görmekteyiz" dedi. "İlaç kullanımı tercih edilebilir" Reflüye iyi gelen etkenlere dikkat çeken Aysu, "Reflü için kullanılması önerilen ilaçlar mide asitliğini azaltan ve mide asitli içeriğine karşı özofagus mukozasını koruyacak ilaçlar olacaktır. Bunların kullanımının yanı sıra, risk faktörlerinin azaltılmasına yönelik tedbirler ile şikayetlerini gideremeyen kişiler için ameliyat alternatifi de mevcuttur" diye konuştu. Reflüde tercih edilen cerrahi tedavileri de anlatan Op. Dr. Aysu, "Reflü hastalığına çoğunlukla mide fıtığı eşlik etmektedir. Mide fıtığına yönelik yapılacak cerrahiye ‘funduplikasyon’ adı verilmiştir. Funduplikasyon cerrahisinde midenin sol diyafram altında bulunan fundus denilen bölümü, özofagus alt ucu etrafına belli ölçülerde sarılır. Günümüzde artık sıklıkla laparoskopik olarak gerçekleştirilen bu cerrahi işlem, hasta açısından kolay atlatılır bir yöntem olmakla birlikte, oldukça yüksek oranlarda da şikayetlerin giderilmesini sağladığından sık tercih edilir olmuştur" cümlelerini kullandı.
22 Nisan 2025 Salı - 10:33
TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıkta şiddet kapsamında veteriner hekimlerin yer almasını talep ediyoruz"
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Sağlıkta şiddet kapsamında da veteriner hekimlerin yer almasını özellikle kamu yönetimine talep ediyoruz" dedi. Dünya Veteriner Hekimler Birliği (WVA), 26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün bu yılki temasını ‘Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir’ olarak duyurdu. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da konu hakkında açıklamalarda bulundu. "Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak da güzel bir tema" ‘Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir’ olarak belirlenen tema ile ilgili konuşan Eroğlu, "Bu temayla sağlıklı hayvanı elde edebilmek için veteriner hekimlerle birlikte bir kolektif çalışmayı taraflar dile getiriyor. Yardımcı hizmet, sağlık hizmeti veren personel, araştırmacılar, yetiştiriciler, hayvan sahipleri bunları bir bütün olarak, bir ekip olarak değerlendiriliyor. İstenilen sonucu alabilmek için de bu ekibe ihtiyacın olduğunu, böyle de bir teşkilata ihtiyaç olduğu dile getiriliyor. Ülkemiz açısından da bizim Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak da güzel bir tema" ifadelerini kullandı. "Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir temasını işleyecek sunumlar olacak" Yapılacak olan programda basın ve hizmet ödüllerinin de takdim edileceğini belirten Eroğlu, "Her veteriner hekimler odamız lokal olarak oranın özelliklerini de dikkate alarak hem mesleki çalışma alanları, hem mesleki sorunların çözümündeki değerlendirmeler ve yemek, balo ya da kokteyl, müzik dinletisi şeklinde bu etkinliği uygulamaya, icra etmeye çalışıyorlar. Biz de Ankara’da 26’sında Anıtkabir ziyaretiyle başlayacağız. Daha sonra da bir kapalı salonda veteriner hekimliğin ‘Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir’ temasını işleyecek sunumlar olacak. Veteriner hekim meslektaşlarımızın ülkemizdeki çalışma şartları, oradaki zorluklar, ayrıca sağlıkta şiddet konusu var. Onlar dile getirilecek. Sayın Tarım ve Orman Bakanımızın da iştirak edeceğine dair bakanlıktan bilgi verdiler" diye konuştu. "25 Nisan’da da Yozgat, Sorgut’ta olacağız" Dünya Veteriner Hekimleri Günü dolayısıyla meslektaşlarının bu günü kutladığını söyleyen Eroğlu, "Daha güzel yarınlarda inşallah buluşmak üzere diyorum. Sorunları tamamen çözüme kavuşturulmuş gerek serbest çalışan, gerek kamuda çalışan veteriner hekimlerin özgürlük hakları, aynı zamanda emekli veteriner hekimlerin sorunları var, özellikle maaş konusunda. Bu sorunların çözüme kavuşturulmuş, hayvan sağlığının yanı sıra asıl itibariyle insan sağlığına hizmet eden veteriner hekimlerin de sağlık meslek grubunda müteahhit edilmesini, o haklardan faydalanmasını, yine gün geçmiyor ki bir meslektaşımız saldırıya, fiili ya da sözlü saldırıya uğramasın. 25 Nisan’da da Yozgat, Sorgut’ta olacağız. 2022 yılında bir meslektaşımız mezbahada maalesef hayatını bir saldırı sonucunda kaybetti. Sağlıkta şiddet kapsamında da veteriner hekimlerin yer almasını özellikle kamu yönetimine talep ediyoruz" şeklinde konuştu.
22 Nisan 2025 Salı - 10:18
Sahra hastanesi ünitelerinin periyodik bakımı ve temizliği yapıldı
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nün envanterinde bulunan sahra hastanesi ünitelerinin periyodik bakımı ve temizliği 33 personelin katılımıyla gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürlüğü’nün çalışmaları sürüyor. Bu çerçevede, afetlerde ve olağandışı durumlarda kullanılabilecek sahra hastanesi ünitelerinin periyodik bakımı gerçekleştirildi. Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birim Sorumlusu Halil Sönmez başkanlığında 33 personelin katılımıyla sahra hastanesi ünitelerinin temizliği yapıldı. Bu faaliyet ile ekipmanların daha uzun ömürlü olmasının yanı sıra katılan personelin muhtemel afetlerde ve olağandışı durumlarda kullanılması elzem olan sahra hastanesi ünitelerinin kurulumu, bakımı ve teknik özelliklerini öğrenmesinin amaçlandığı belirtildi.
22 Nisan 2025 Salı - 10:17
Medical Point Hastanesi’nde 23 Nisan coşkusu
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, renkli etkinliklerle kutlandı. Hastane bahçesinde gerçekleşen şenlikte çocuklar, eğlence dolu bir gün yaşadı. Etkinlik kapsamında sevilen çizgi film karakterleri Maşa ile Koca Ayı maskotları miniklerle buluştu. Maskotlarla birlikte dans eden çocuklar, müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Alana kurulan şişme dart ve basketbol potasında oyunlar oynayan çocuklar hem eğlendi hem de enerjilerini doyasıya harcadı. Günün en çok ilgi gören köşelerinden biri ise yüz boyama alanı oldu. Rengarenk boyalarla süslenen yüzler, çocukların bayram sevincine sevimli bir dokunuş kattı. Şarkılar söylendi, danslar edildi. Etkinlik boyunca misafirlere elma şekeri, patlamış mısır, limonata, berliner, tatlı ve tuzlu ikramlar sunuldu. ‘Sorumluluk olarak görüyoruz’ Medical Point Yönetim Kurulu Başkan Vekili Veysi Kubba, etkinlikle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Bugün burada, çocuklarımızın gözlerindeki parıltıyı, kahkahalarındaki samimiyeti görmek bizlere tarifsiz bir mutluluk yaşattı. Onların neşesine ortak olmak, yalnızca bir anı paylaşmak değil; aynı zamanda geleceğe umutla bakmak demektir. Çünkü biz biliyoruz ki mutlu çocuklar, güçlü yarınların temelidir. Medical Point Hastanesi olarak yalnızca sağlık alanında değil, sosyal yaşamın her alanında çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu tür etkinliklerle hem onların yüzünü güldürmeyi hem de toplumda dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Katılım gösteren tüm çocuklarımıza ve ailelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Ayrıca bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı da gönülden kutluyorum. Her çocuğun mutlu, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam edeceğiz."
22 Nisan 2025 Salı - 10:13
Çocuklarda diş hekimi korkusunu önleyecek öneriler
Çocukların ağız ve diş sağlığını korumak amacıyla uzman hekimler tarafından yürütülen diş tedavilerinde, minik hastaların hiçbir şekilde ağrı ve korku yaşamadan, tüm işlemleri tek seansta gerçekleştirilebildiğini belirten Çocuk Diş (Pedodonti) Uzmanı Yeşim Sağır, "Özellikle şiddetli diş hekimi korkusu olan, bulantı veya öğürme refleksi bulunan çocuklarda; sedasyon ya da genel anestezi ile yapılan diş tedavileri daha güvenli, başarılı ve konforlu hale gelmektedir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Diş (Pedodonti) Uzmanı Yeşim Sağır, diş hekimi korkusu olan çocuklarda uygulanabilecek bazı tedavi süreçleri hakkında açıklamalarda bulundu. Diş Hekim Yeşim Sağır, "Çocuk diş hekimlerinin en önemli hedeflerinden biri; çocuklarda diş çürüğü ve buna bağlı ağrılar gelişmeden önce, herhangi bir şikayet olmadan çocuklarla tanışmaktır. Bu sayede, hem klinik ortam çocuklara tanıtılmakta hem de doğru beslenme ve ağız hijyenine dair erken dönemde rehberlik sağlanmaktadır. Ancak toplumda yaygın olarak ilk diş hekimi ziyareti ağrı oluşana kadar ertelenmekte, bu da çocukların hekimlere karşı fobi geliştirmesine neden olmaktadır" diye konuştu. "Bulantı veya öğürme refleksi bulunan çocuklarda tercih edilebilir" Diş tedavilerinde çocukların rahatlatılmasının, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Sağır, "Özellikle şiddetli diş hekimi korkusu olan, bulantı veya öğürme refleksi bulunan çocuklarda; sedasyon ya da genel anestezi ile yapılan diş tedavileri daha güvenli, başarılı ve konforlu hale gelmektedir. 5 yaş altındaki çocuklar başta olmak üzere bazı özel durumlarda, hastaların tedaviye uyum sağlaması için bu yöntemlere başvurulmaktadır. Elbette her çocuk için bu yöntemler gerekli olmayıp, karar çocuk diş hekimi ve anestezi uzmanının birlikte değerlendirmesiyle verilmektedir" şeklinde konuştu. "Sedasyon ve genel anestezinin kullanım alanları" Sedasyon ve genel anestezi hakkında bilgi veren Uzm. Dt. Sağır, "Sedasyon, hastanın yarı uyku halinde olduğu, bilincin açık kaldığı ve ağrının hissedilmediği kısa süreli bir rahatlatma yöntemidir. Hasta, işlem sonrasında operasyonu hatırlamaz ve doğal solunumunu sürdürebilir. Genel anestezi ise bilinç kaybı oluşturularak, ağrılı uyarılara dahi yanıt verilmediği derin bir uyku halidir. Bu yöntem sırasında hastaya solunum desteği sağlanır ve özellikle çok sayıda işlem yapılacaksa tercih edilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi süreci" Genel anestezi altında yapılan diş tedavilerinin süresinin, işlemin kapsamına göre değişmekte olduğunu ifade eden Sağır şunları söyledi: "Tedavi sonrasında çocuk hastalar ortalama 1-2 saat gözlem altında tutulmakta, sonrasında taburcu edilmektedir. Sistemik hastalığı bulunan çocuklar ise bir gün süreyle hastanede takip edilebilir. Hem sedasyon hem de genel anestezi uygulamaları, uzman anestezi hekimleri tarafından tam donanımlı hastane ortamında gerçekleştirildiğinde güvenli ve etkili yöntemlerdir. İşlem öncesi gerekli tüm tetkikler yapılarak çocuğun sağlık durumu değerlendirilir ve işlem süresince hayati fonksiyonları sürekli izlenir. Bazı küçük yaştaki çocuklar, lokal anestezi sonrası oluşan uyuşukluk hissi ya da diş çekimi sonrası oluşan boşluk nedeniyle kısa süreli huzursuzluk yaşayabilir. Gerekli görülen durumlarda tedavi sonrası ağrı kontrolü için ilaç desteği sağlanmaktadır."
22 Nisan 2025 Salı - 10:12
Van’da sağlık ekipleri zamanla yarıştı: Anne ve bebek hayata döndü
Van’ın Çatak ilçesinde 43 haftalık hamile bir kadının doğumunda yaşanan komplikasyonlar, sağlık ekiplerinin zamanında müdahalesi sonucu hem annenin hem de bebeğinin hayatını kurtardı. Çatak Devlet Hastanesinin acil servisine başvuran 35 yaşındaki Leyla Kameri, üçüncü bebeğini dünyaya getirdi. Ancak bebeğin anne karnında dışkılaması, plasentadan ayrılması ve doğum sonrası annenin aşırı kanama yaşaması nedeniyle durum acil koduyla değerlendirildi. Çatak Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşegül Coşkun, annenin hayati riski nedeniyle vakayı derhal Van’a sevk etti. 112 ambulansıyla, doktor refakatinde gerçekleştirilen transfer sırasında hem anne hem de bebeğin durumu yakından takip edildi. Anne ve bebek, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Acil Ünitesine ulaştığında nöbetçi kadın doğum uzmanı tarafından hızlıca müdahale edildi. Doğum sonrası kanamanın hayati risk oluşturduğu durumlarda uygulanan cerrahi ve medikal müdahalelerle annenin rahmi alınmadan başarılı bir şekilde tedavi edildi. Böylece hem annenin hayatı hem de doğurganlığı korundu. Anne ve bebeğin genel sağlık durumlarının iyi olduğu, kısa süre içinde taburcu edilecekleri bildirildi. "Hayati tehlikesi büyük ölçüde azaltılmıştır" Konuya ilişkin açıklama yapan Çatak Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşegül Coşkun, hastanın acil servise başvurduğunu, 43 haftalık bebeğin plasentadan ayrıldığını belirtti. Bu nedenle doğum sonrası bebeğe pediatri ekibinin müdahale ettiğini aktaran Dr. Coşkun, "Hastamız doğum sonrası aktif kanama yaşadığı için gerekli ekipmanların temin edilmesinin ardından Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Transfer sürecinde Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Dr. Mazlum Gönül hastayı şahsen kabul etti. Kadın doğum acil girişinde bekleyen ekip sayesinde hasta hızla doğumhaneye alındı ve gerekli medikal uygulamalar zaman kaybetmeden başlatıldı. Dr. Mazlum Gönül’ün hızlı müdahalesi sayesinde annenin rahmi korunmuş, hayati tehlikesi büyük ölçüde azaltılmıştır. Yoğun bakım süreci gerekmeksizin serviste takip edilen hastamız kısa sürede toparlandı. Anneyle birlikte 112 ekipleri tarafından sevk edilen bebek ise doğum sonrası takibi için hastanenin yenidoğan yoğun bakım ekibine teslim edildi. Şu anda hem annemiz hem de bebeğimizin genel durumu iyidir. Taburculukları planlanmaktadır" dedi. "Doğum sonrası kanamalar tehlikelidir" Vakanın yaşandığı akşam hastanede nöbetçi olduğunu belirten Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mazlum Gönül ise şunları söyledi: "Doğum sonrası kanamalar oldukça tehlikeli ve genellikle abondan (çok fazla miktarda) seyrettiği için hastanın hızlıca sevk edilmesi hayati öneme sahipti. Dr. Ayşegül Coşkun, doğumu gerçekleştirdikten sonra hasta ile birlikte hastanemize ulaştı. Bu süre zarfında biz de gerekli hazırlıkları yaptık. Hastanın ilk değerlendirmesinde, Dr. Coşkun tarafından başlanan medikal tedaviye kısmen yanıt verdiği gözlendi. Ancak abondan kanama hâlâ devam ediyordu. Özellikle rahmin alt segmentinde belirgin atoni (rahmin kasılamaması) mevcuttu. Bunun üzerine cerrahi müdahaleye geçtik. Doğum esnasında oluşan tüm yırtıkları onardık ve kanamayı azaltmak adına bazı damarları kapattık. Medikal tedaviye ek olarak uyguladığımız cerrahi müdahale de olumlu sonuç verince, hastamız yoğun bakıma ihtiyaç duymadan servise alındı." "Hızlı ve etkili müdahale büyük önem taşıyor" Doğum sonrası kanamaların gebelikte en çok korkulan komplikasyonlardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Gönül, "Postpartum kanamalar, gebeliğe bağlı olarak rahme yönelen yüksek kan akımı nedeniyle çok ciddi ve ölüm riski taşıyan kanamalardır. Bu tür vakalarda hızlı ve etkili müdahale büyük önem taşımaktadır. Şükür ki hastamızda ciddi bir hematolojik komplikasyon gelişmedi. Süreçte hastaya 8 ünite kan transfüzyonu yapıldı. Bugün itibarıyla hem anne hem de bebeğimizin genel durumu iyi. Taburculukları bekleniyor" diye konuştu. Doğum sırasında çok zor bir süreç yaşadığını ifade eden anne Leyla Kameri de hızlı müdahalede bulunan doktor ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder