Son Dakika
|
MİT’ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu: 10 DEAŞ'lı yakalandı!
Türkiye’yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinin detayları netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''
CHP Kurultayı davasında ‘mutlak butlan’ kararına yapılan itiraz reddedildi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran ile görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandı"
Manchester United, 2 yıl daha Michael Carrick’e emanet
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
Tek katlı bina alevlere teslim oldu: Panik anları kamerada!
Yavru kedileri kaybolan kadın güvenlik kameralarını izleyince gözlerine inanamadı
İzmir’deki kedi vahşetinde veteriner hekim serbest kaldı, başsavcılık itiraz etti
ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Kanye West’in İstanbul’daki 100 bin kişilik konserine "Travis Scott" sürprizi
İzmit’teki toprak kaymasıyla ilgili proje sorumlularına 279 bin 340 lira para cezası
Ağbaba’nın gözaltına alınan şoförü tutuklandı
SAĞLIK
Bayram beslemesinde gözden kaçan tehlikeyi uzmanı anlattı
24 Mayıs 2026 Pazar - 13:55:02
Zonguldak’ta diyetisyen Gizem Güneş, Kurban Bayramı’nda porsiyon kontrolünün ötesine geçerek etin pişirilme yöntemlerindeki gizli tehlikelere dikkat çekti ve yanlış pişirme tekniklerinin sindirim sisteminde oluşturabileceği tahribata karşı vatandaşları uyardı. Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme alışkanlıkları büyük önem taşırken, uzmanlar sıklıkla göz ardı edilen kritik noktalara karşı vatandaşları uyarmaya devam ediyor. Toplumda tatlı ve et tüketimi konusunda genel bir bilinç oluştuğunu ancak bazı temel kuralların ihmal edildiğini belirten Diyetisyen Gizem Güneş, bayram döneminde sindirim sistemini korumanın yollarını anlattı. Porsiyon kontrolü ve denge kurma konularında toplumun belirli bir seviyeye ulaştığını ifade eden Güneş, "Artık çoğu kişi eti nasıl yemesi gerektiğini, tatlıyı nasıl tüketmesi gerektiğini ve bayramda nasıl denge kuracağını biliyor. Ancak genel olarak değinmediğimiz bir nokta var. Bu da etin nasıl pişirildiği ve ne kadar dinlendirilmesi gerektiği" dedi. Sindirim sistemini yoran yüksek ateş tehlikesi Özellikle yüksek ateşte işlem gören etlerin mide ve bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek rahatsızlıklara yol açtığına değinen Güneş, hazırlık aşamasındaki yöntemlerin önemini vurguladı. Güneş, "Yüksek ateşle pişmiş etlerin sindirim sistemini çok fazla yorduğu, sindirim sistemini bozarak şişkinliğe neden olduğu gözlemlenmiş. Dolayısıyla yalnızca porsiyon kontrolü değil, etin nasıl pişirildiği de oldukça önemli" şeklinde konuştu. Etin yanında mutlaka sebze ağırlıklı menülerin bulundurulması ve yemek sonrasında hareketsiz kalınmaması gerektiğini hatırlatan Güneş şöyle devam etti: "Mutlaka lifli gıdalarla eti tüketmeliyiz. Sindirimimizi kolaylaştırmak için yoğun bir öğünden sonra yapacağımız 10-15 dakikalık hafif fiziksel aktiviteler faydalı olacaktır." Tatlı tercihlerine ve akşam öğünlerine dikkat Ağır şerbetli tatlıların gün içindeki kalori dengesini bozabileceğine işaret eden Diyetisyen Güneş, kapanış öğünlerinin de hafif tutulması yönünde uyarılarda bulundu. Güneş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Gün içerisindeki kalori kısıtlamasını akşam saatlerine bırakmadan, akşam öğünlerini daha hafif geçirmek daha sağlıklı olacaktır" dedi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 13:34
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca:
Modern tıp uygulamaları sayesinde birçok diz probleminde cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar alınabiliyor. Diz problemleri, günümüzde yalnızca ileri yaş grubunun değil; gençler, sporcular, masa başı çalışanlar ve aktif yaşam süren bireyler dahil toplumun geniş bir kesimini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Diz kireçlenmesi, menisküs yaralanmaları, bağ problemleri ve eklem yıpranmaları yaşam kalitesini ciddi ölçüde azaltabiliyor. Son yıllarda ise ameliyatsız tedavi yöntemlerine olan ilgi dikkat çekici şekilde artıyor. Modern tıp uygulamaları, girişimsel tedaviler ve kişiye özel rehabilitasyon programları sayesinde birçok hastada ağrının azaltılması ve hareket kapasitesinin artırılması mümkün olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, diz problemlerinde artık multidisipliner ve kişiye özel tedavi yaklaşımının ön plana çıktığını belirterek, "Her diz probleminin tedavisinde cerrahi müdahale şart değildir. Günümüzde doğru hasta seçimiyle uygulanan ameliyatsız tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Önemli olan hastanın şikayetini, eklem yapısını, kas dengesini ve günlük yaşam ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek uygun tedavi planlaması yapmaktır" dedi. Uzmanlara göre son dönemde özellikle PRP, Sanakin ve kök hücre uygulamaları; proloterapi, nöral terapi, hyaluronat enjeksiyonları, kitosan içerikli eklem uygulamaları, osteopati ve manuel terapi yöntemleri ile kişiye özel egzersiz programları ön plana çıkıyor. Ayrıca fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, kinezyobant teknikleri ve geçirilmiş operasyonlara bağlı skar dokularına yönelik fasyal gevşetme tedavileri de destekleyici yöntemler arasında yer alıyor. Bunun yanında glikozamin, kolajen destekleri, D vitamini düzeyinin düzenlenmesi ve uygun beslenme programlarının da eklem sağlığının korunmasında destekleyici rol oynayabileceği belirtiliyor. Prof. Dr. İrfan KOCA, özellikle hareketsiz yaşam tarzının ve kilo problemlerinin diz sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, "Diz sağlığında en önemli unsurlardan biri kontrollü hareket ve kas gücünün korunmasıdır. Uzun süre hareketsiz kalmak eklem üzerindeki yükü artırırken kas yapısını zayıflatabilmektedir. Erken dönemde uzman değerlendirmesi yapılması, ileride gelişebilecek daha ciddi eklem problemlerinin önüne geçilmesi açısından önem taşımaktadır" diye konuştu.
24 Mayıs 2026 Pazar - 13:18
Milas Türkevleri Mahallesine hayırsever vatandaştan Sağlık Evi
Milas Türkevleri Mahallesi’nde, hayırsever bağışçı Hayri Balcı’nın değerli katkılarıyla Milas’a kazandırılacak Sağlık Evinin temel atma töreni; Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, protokol üyeleri, kurum yöneticileri ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleştirildi. Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça temel atma töreninde yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin güçlenmesine katkı sağlayacak Sağlık Evinin ilçemize ve ilimize hayırlı olmasını temenni ediyor, kıymetli desteklerinden dolayı hayırsever bağışçımız Hayri Balcı’ ya teşekkür ediyoruz" dedi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 11:53
İstanbul’da 77 yaşındaki hastaya hayati müdahale: "Belirti vermiyor, içimizdeki saatli bomba"
77 yaşındaki Ülkü Karataş, check up’ında fark edilen, belirtisiz ilerleyen aort genişlemesini düzenli takip ederek adeta içindeki saatli bombadan kurtuldu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 15:45
İstanbul’dan Muş’a robotik operasyon
2
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:24
Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor: "Giderek sigara kullanımlarımız artıyor, başlama yaşı düşüyor"
3
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:17
Kilometrelerce uzaklıktan Denizli’ye gelen 2 hasta başarılı bypass ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu
4
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:53
Elazığ’da salgın alarmı: Valilik açıkladı, uzman doktor uyardı
5
22 Mayıs 2026 Cuma- 11:23
37 yaşında hayatını kaybeden beyin cerrahına gözyaşlarıyla veda
21 Nisan 2025 Pazartesi - 15:39
Bitlis’te 5 bin 382 hastaya ek randevu
BİTLİS (İHA) – Bitlis’te Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bekleyen 6 bin 393 kişiden 5 bin 382’sine telefonla ulaşılarak ek randevu oluşturuldu. Açıklamalarda bulunan Bitlis İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Gökhan Güzeltaş, Bitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bekleyen hasta sayısının 6 bin 393 kişi olarak tespit edildiğini belirterek, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı ulaşabilmesini sağlamak amacıyla farklı branşlarda ek randevular planlanarak talepte bulunan hastalarımıza öncelik verilmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde, 5 bin 382 hasta talebi değerlendirilmiş ve hastalarımıza telefonla ulaşarak ek randevular oluşturulmuştur. Böylece bu hafta, normal randevulara ek olarak 5 bin 382 hastamıza daha sağlık hizmeti sunulmuştur. Bu sürecin hayata geçirilmesinde gönüllülük esasıyla fedakarca görev alan tüm hekim arkadaşlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Özverili katkılarınız, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmada çok kıymetlidir. Ayrıca, bu organizasyonun planlanmasında ve etkin bir şekilde yürütülmesinde büyük emekleri olan Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Gökmen Reyhanlı’ya ve değerli yönetim ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. MHRS yoğunluğunu azaltmak ve ilimizde sağlık hizmetlerinin daha etkin, ulaşılabilir ve sürdürülebilir şekilde sunulması en önemli önceliklerimizdendir" dedi.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 15:23
Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde Çocuk Poliklinikleri sanatla renklendi
Döşemealtı Devlet Hastanesi ile Halil Akyüz Anadolu Lisesi iş birliğinde hayata geçirilen anlamlı bir proje kapsamında, hastanenin çocuk hastalıkları polikliniği koridorları lise öğrencilerinin yaptığı duvar resimleriyle renkli ve neşeli bir görünüme kavuştu. Halil Akyüz Anadolu Lisesi’nin resme ilgi duyan öğrencileri, Resim Öğretmenleri Ayşen Boran Danışman ve Pınar Sağırkaya Arklan rehberliğinde gerçekleştirdikleri bu çalışma ile çocuk hastaların hastane ortamında kendilerini daha mutlu ve güvende hissetmelerini amaçladı. Poliklinik alanına yansıtılan hayal gücü ve renkler, çocukların moral ve motivasyonuna olumlu katkı sağladı. Boyama çalışmalarının tamamlanmasının ardından Halil Akyüz Anadolu Lisesi Müdürü Osman Yılmaz’ın da katılımıyla, projede görev alan öğrencilere Döşemealtı Devlet Hastanesi yöneticileri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Sağlık ve eğitimin güç birliğiyle gerçekleşen bu proje, öğrenciler açısından da sosyal sorumluluk bilinci kazandıran örnek bir uygulama olarak takdir topladı.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 14:56
Emekliliğe ayrılan 45 yıllık hekime veda yemeği
Samsun’da emekliliğe ayrılan 45 yıllık kalp cerrahı doktora veda yemeği düzenlendi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, uzun yıllar boyunca sağlık camiasına hizmet eden ve kliniğin önceki dönem şefliğini yürüten Kalp ve Damar Cerrahı Opr. Dr. Atila Kanca, emekli oldu. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 45 yıl boyunca hekimlik yapan Opr. Dr. Atila Kanca, son 11 yılını Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nde geçirdi. Emekliye ayrılan deneyimli cerrah için hastane yönetimi tarafından veda organizasyonu gerçekleştirildi. Düzenlenen geceye klinikte görev yapan doktorlar, hemşireler, perfüzyonistler ve diğer sağlık çalışanlarının yanı sıra geçmiş yıllarda klinikte hizmet vermiş hekim ve hemşireler de katıldı. Opr. Dr. Atila Kanca, meslek hayatı boyunca özellikle İstanbul Siyami Ersek Kalp Hastanesi ve Samsun’daki çalışmalarıyla kalp cerrahisine önemli katkılar sundu. Binlerce ameliyata imza atan Kanca, veda gecesinde meslek anılarını konuklarla paylaştı. Gece boyunca, kliniğin yıllık 400’ün üzerinde açık kalp ameliyatı gerçekleştiren güçlü ve dinamik yapısı da bir kez daha vurgulandı. Veda programı, toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 14:31
Malatya’da depremin psikolojik ve sosyolojik etkileri siliniyor
Malatya’da 6 Şubat depremlerinin psikolojik ve sosyolojik yaraları, sosyal etkinliklerin yaygınlaştırılması ile sarılıyor. "Gücün Ritmi Asrın Sesi" projesi ile Malatya’da 14-29 yaş arası bireyler, depremin olumsuz izlerini düzenlenen çeşitli etkinliklerle siliyor. Türk İşaret Dili Eğitmeni Emine Yaşar tarafından Efsane Spor Kulübü işbirliği ile hazırlanan "Gücün Ritmi Asrın Sesi" projesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından onaylanarak proje kapsamında faaliyetlere başlandı. Battalgazi Belediyesi tarafından gençlerin hizmetine sunulmak üzere Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne tahsis edilen Hanımınçiftliği Gençlik Merkezi’de uygulamaya konulan "Gücün Ritmi Asrın Sesi" projesinin açılışı Nisan ayı içerisinde gerçekleşmişti. Açılışa, Battalgazi Kaymakamı Erkan Savar, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebubekir Kayhan, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Şube Müdürü Murat Ayhan, AK Parti MKYK Üyesi Muhammed Sinan Özhüsrev, Malatya Milli Parklar Müdürlüğü Şube Müdürü Hasan Yazlak, Hanımınçiftliği Gençlik Merkezi Müdürü Ali Batar, Efsane Spor Kulübü yöneticileri, eğitmenler, proje paydaşları, davetliler ve çok sayıda genç katıldı. "Gücün Ritmi Asrın Sesi" projesinin danışmanlığını Cumali Aydoğan, Proje Koordinatörlüğünü Emine Yaşan ve Proje Asistanlığını ise Muhammed Kılınç üstlenirken, 14-29 yaş arası genç bireylerin gerçekleştirilecek olan tüm etkinliklerden ücretsiz olarak yararlanacak. Gençlere yönelik proje kapsamında, nefes terapisi, müzik, savunma sanatları, tırmanış ve benzeri eğitim çalışmaları, gezi programlarının yanı sıra gençlerin taleplerine yönelik çeşitli aktiviteler yer alacak. 14-29 yaş arası tüm gençler, alanında uzman eğitmenler ile aile danışmanı, yaşam koçu, psikolog, sosyolog ve manevi danışmanlar tarafından desteklenecek. "Gücün Ritmi Asrın Sesi" Projesi Koordinatörü Emine Yaşar, proje hakkında bilgiler vererek, projenin Malatya’da bulunan 14-29 yaş arası gençler için önemli olduğunu söyledi. Koordinatör Yaşar, projenin hazırlanmasında, onay sürecinde ve uygulamaya konulma sürecinde emeği geçenlere teşekkür ederek, ‘’Malatya’mızda afetten etkilenen 14-29 yaş arası tüm gençlerimiz sosyal ve psikolojik yönden desteklenmeleri projede önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Gençlerimizin sosyal hayata yeniden katılımlarını sağlamak, onların daha güçlü, daha özgüvenli, daha bilinçli ve daha umutlu bireyler haline gelmelerini desteklemek ve bu suretle gençlerimiz üzerinde oluşan korku, güvensizlik, kaygı bozukluğu, sosyal ve kültürel travmaların etkilerini azaltılması için sosyolog, psikolog, yaşam koçu, manevi danışmanlar, aile danışmanı ve alanında uzman eğitmenler tarafından eğitim ve seminerler düzenlenerek, birebir görüşmeler yapılacak ve bireysel olarak ta desteklenecektir. Projemiz kapsamında 10 ay süre ile ücretsiz olarak alanında uzman eğitimciler tarafından kahkaha ve nefes atölyesi, ritim ve müzik atölyesi, savunma sanatları atölyesi, tırmanış sporlar atölyesi gibi atölyelerde eğitimler düzenlenecek. Ayrıca gezi programlarımız, yemek ve cay sohbetlerimiz, sinema günlerimiz ve daha birçok sosyal etkinlikler düzenlenecektir" dedi. "Gücün Ritmi Asrın Sesi" Projesi Koordinatörü Emine Yaşar, 6 Şubat depremlerinin gençler üzerinde hala olumsuz etkilerinin olduğunu ve bu olumsuz etkileri hep birlikte aşmak için mücadele ettiklerini ve tüm gençleri Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Hanımınçiftliği Gençlik Merkezi’ne beklediklerini sözlerine ekledi.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 14:27
HHDD Tıp Hukuku kongresi düzenliyor
Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği tarafından düzenlenecek olan Tıp Hukuku Kongresi‘nde malpraktis davaları ile ilgili önemli bilgiler ele alınacak. Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği tarafından Gaziantep’te, 26-27 Nisan’da Tıp Hukuku Kongresi düzenlenecek. Kongrenin Başkanlığını Dr. Av. Cengiz Bayram, Kongre Onursal Başkanlığını Op. Dr. Samet Bayrak yapacak. Kongrede Adli Tıp Kurumu açısından Malpraktis davaları ve hekimlerin sorumluluğu, Ceza Hukuku açısından uygun tıbbi müdahale, Danıştay nezdinde hekimlerin malpraktisten kaynaklanan tazminat davalarına bakışı, diş hekimlerinin hukuki sorumluluğu, hekimler açısından taksirle öldürme ve görevi kötüye kullanma suçları, hekimler ve diğer sağlık çalışanlarının ceza soruşturma süreci ve 7406 sayılı yasa, hekimlerin disiplin sorumluluğu, Kadın, Doğum Hekimleri aleyhine açılan davaların analizi, tıbbi ilaç kaynaklı zararlarda eczacıların ve hekimlerin sorumluluğu, tıbbi malpraktis davalarında zaman aşımı ve hak düşürücü süreler, tıbbi malpraktis tazminat davalarında Yargıtay’ın aydınlatma yükümlülüğüne yaklaşımı, hekimlerin mesleki sorumluluk sigortalarında karşılaştığı sorunlar konuları ele alınacak. Dr. Av. Cengiz Bayram, kongreye tüm hekim ve avukatları davet ederek, "Misyonumuz; Türkiye’de birçok sorun yaşayan hekimlerin yaşadıkları hukuksal sorunlara destek olmak ve bunlara çözüm aramaktır. Vizyonumuz; Türkiye’de görev yapan hekimlerin yaşadıkları hukuki sorunlarının çözümü aşamasında kendi alanında uzman saygın hukukçular ve 81 ilimizde merkeze bağlı olarak görev yapan hukukçular aracılığıyla onlarla dayanışma içinde olmaktır. Özellikle son yıllarda, sağlık hizmeti sunumunda önemli yeri olan hekimler ekonomik, sosyal ve hukuki anlamda birçok sıkıntı yaşamaktadır. Bu sıkıntılar; birçok hekimin mesleği bırakmasına, birçoğunun yurt dışına gitmek ve mesleğe orada devam etmek için yollar aramasına yol açmaktadır. Bu kapsamdaki bir diğer tehlike ise cerrahi branşlarda uzmanlaşma istek ve eğiliminin hızla azalmaya başlamış olmasıdır. Öyle ki bu gidişle bazı branşlarda uzman hekim bulunamaması söz konusu olacak, bu da toplum sağlığı açısından ciddi ölçüde risk oluşturacaktır. Bizler, ülkemizin sağlık gücü ve geleceğinin emaneti ve teminatı olan hekimlerimize hukuksal destek vererek var olan sorunların çözümüne az da olsa katkı sağlamak amacıyla yola çıktık. Mesleki faaliyetleri nedeniyle idare ile yargı ile şiddet ile özlük hakları ile ilgili sorunlar yaşayan hekimlerimizin yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz. Bu bakımdan kongremizin faydalı olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 14:27
Diyadin’de büyükbaş hayvanlar için aşılama ve küpeleme seferberliği
Ağrı’nın Diyadin İlçesinde, 2025 yılı için İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve kulak küpeleme çalışmaları hızla devam ediyor. Diyadin İlçesinde, 2025 yılı için İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yürütülen büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve kulak küpeleme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Proje, bölgedeki hayvan sağlığını koruma altına almak ve tarımsal kalkınmayı desteklemek amacıyla kapsamlı bir şekilde planlandı. Veteriner hekimlerin özverili çabalarıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında, büyükbaş hayvanlar çeşitli bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanıyor ve kimliklendirme süreci olan kulak küpeleme işlemleri titizlikle gerçekleştiriliyor. Uzman ekipler, sahada hem hayvan sahiplerini bilgilendiriyor hem de uygulamaları yerinde hayata geçiriyor. İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri, projenin yalnızca hayvanların sağlığını güvence altına almakla kalmadığını, aynı zamanda bölge hayvancılığına ve ekonomisine de ciddi katkı sunduğunu ifade etti.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 13:24
Tüp bebek tedavisi kanser hastaları ve ilerde anne olmak isteyenler için de uygun bir yöntem
Tüp bebek tedavisinin yalnızca infertilite tanısı konan çiftlere değil, gebeliği ertelemek isteyen çiftler ve kanser hastaları için de uygun bir yöntem olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir "Genetik hastalık, kanser teşhisi aldıktan sonra ya da ilerde anne olmak isteyenler için de tüp bebek yöntemi kullanılıyor" dedi. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir tüp bebek (IVF - İn Vitro Fertilizasyon) tedavileri hakkında önemli bilgiler verdi. Kadın üreme potansiyelinin yaşla birlikte azalmasının, tüp bebek yönteminin sosyal nedenlerle gebeliği erteleyen bireyler tarafından da tercih edilmesine neden olduğunu belirten Doç. Dr. Taşdemir, 35 yaş altındaki çiftlerin bir yıl, 35 yaş üzerindeki kadınların ise altı ay boyunca düzenli ve korunmasız şekilde ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmuyorsa tüp bebek merkezlerine başvurmaları gerektiğini söyledi. 40 yaş üstü kadınlarda ise beklemeden ya da en fazla üç ay içinde başvuru yapılması gerektiğini vurguladı. Tüp bebek tedavisinin hem kadına hem de erkeğe bağlı infertilite nedenleri için uygulanabildiğini ifade eden Doç. Dr. Taşdemir "Kadına bağlı nedenler arasında tüplerin tıkalı olması, endometriozis, hormon dengesizlikleri ve yumurta rezervinin azalması bulunurken; erkeğe bağlı kısırlık nedenleri arasında düşük sperm sayısı, sperm hareketliliği ve şekil bozukluğu ile sperm kanalında tıkanıklık yer alıyor. Bazı çiftlerde tüm test sonuçları normal olsa da gebelik oluşmayabiliyor. Buna da ‘açıklanamayan infertilite’ deniliyor" diye konuştu. "SMA gibi hastalıkların önüne geçebilir" Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan hastalarda da tüp bebek tedavilerinin önemli avantajlar sunduğunu aktaran Doç. Dr. Taşdemir, düşüklerin önemli bir nedeninin genetik faktörler olabileceğini ifade etti. Bu tür durumlarda Preimplantasyon Genetik Test (PGT) yöntemiyle embriyolardan alınan örneklerle genetik tarama yapılabildiğini; böylece transfer öncesi sağlıklı embriyoların seçilerek genetik hastalıkların ayıklanabileceğini dile getirdi. Özellikle SMA ve talasemi gibi kalıtsal hastalıkların bu yöntemle önlenebileceğini; ayrıca organ nakli gereken hastalar için genetik olarak uyumlu kardeş seçiminin de tüp bebek tedavileriyle mümkün olabildiğini sözlerine ekledi. "İlerde anne olmak isteyen kadınlar bu yönteme başvurabiliyor" Kadın yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurta sayısı azalırken, kalan yumurtaların genetik kalitesinin de düştüğünü belirten Doç. Dr. Taşdemir "Bu durum, tüp bebek başarısını olumsuz etkiliyor. Yumurtalık rezervi azalmadan önce başvurulması tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor. Yumurta kalitesi azalmadan yapılacak başvuru ile sağlıklı gebelik şansı yükseliyor ve embriyolar yıllarca saklanabiliyor" dedi. "Kanser hastalarında doğurganlık korunabiliyor" Tüp bebek tedavisinin aynı zamanda onkolojik tedavi görecek bireyler için de önemli fırsatlar sunduğuna değinen Doç. Dr. Taşdemir "Kanser tanısı alan kadınlar, tedaviye başlamadan önce tüp bebek merkezlerine başvurarak yumurtalarını saklayabiliyor. Bu sayede kemoterapi gibi yumurtalık rezervine zarar verebilecek tedavilerden etkilenmeden, ileride çocuk sahibi olma şansı korunmuş oluyor. Aynı şekilde testis tümörleri ya da hematolojik hastalıklar nedeniyle tedavi alacak erkekler de sperm hücrelerini dondurarak gelecekteki baba olma şanslarını koruyabiliyor" diye konuştu. Tüp bebek tedavileri sadece mevcut infertilite sorunlarını çözmekle kalmadığını vurgulayan Doç. Dr. Taşdemir "Bu yöntem gelecekte çocuk sahibi olmak isteyen bireyler için de güçlü bir koruma sağlıyor. Önemli olan, bu süreci zamanında başlatmak" dedi. Erken başvuru sayesinde, teknolojik ve tıbbi imkanlarla bebek sahibi olma hayalinin mümkün hale geldiğini sözlerine ekledi.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 13:08
Elazığ’da Çocuk İzlem Merkezi koordinasyon toplantısı
Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Çocuk İzlem Merkezi il koordinasyon kurulu toplantısı düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlık Bakanlığı Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı hedefleri ve çocuk istismarı ile etkin mücadele kapsamında Çocuk İzlem Merkezi il koordinasyon kurulu toplantısı düzenlendi. Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. Nülüfer Kılıç başkanlığında düzenlenen toplantıya, kurul üyesi kamu kurumu yetkilileri, idareciler ve ilgili birim çalışanları katıldı. Toplantıda, Çocuk İzlem Merkezinde verilen hizmetlerin genel bir değerlendirmesi yapıldıktan sonra, kurumlar arası işbirliğinin etkinliği, karşılaşılan sorunlar ve önceki dönemlerin faaliyetleri hakkında sunum yapılarak, 2025 yılı hedefleri hakkında öneri ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 12:18
Fransız doktordan Bursalı hekimlere övgü
Yurt dışından ve Güney Marmara’dan ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının yoğun ilgi gösterdiği Skafoid Kemiği Sempozyumunda üç oturumda 16 bildiri sunuldu. Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr.AhmetÖzkul’un da katıldığı sempozyumda dünyaca ünlü kadın el bileği cerrahı Fransız doktor Ahlam Arnaout da sunum yaptı. Toplantı açılışında konuşan Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul böyle bir toplantıya ev sahibi yapmak yapmaktan yana mutluluklarını dile getirdi. Hayat Hastanesi olarak bilimsel ve akademik çalışmaları çok önemsediklerini belirtti ve düzenlenen toplantının geleneksel hale gelmesini temenni ettiklerini ifade etti. Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası El Bileği Merkezleri’nin (IWC) temsilcisi olarak belirlenen Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Medikal Direktörü Uzm. Dr. Fatih Özkul ile de görüşen IRCAD-IWC Üyesi Dr. Ahlam Arnaout, "Hayat Hastanesini çok beğendim. Bu Hastane aynı zamanda IWC’nin resmi temsilcisi. IWC-Bursa’daki el bileği artroskopisi ekipmanlarının kalitesinden gerçekten etkilendim. Bursa‘daki el bileği artroskopisi cihazlarının teknolojik yatırımı mükemmel. El Cerrahisi ekibinin bilimsel seviyesi üst düzeyde. Bu güzel şehirde el bileği cerrahisinde önemli ilerlemeler kaydettim. Bu merkezin kurulmasındaki özveri ve emeklerinden dolayı Hayat Hastanesi’nde çalışan çok değerli arkadaşlarım Prof. Dr. Tufan Kaleli ve Doç. Dr. Abdullah Küçükalp’i gönülden kutluyorum. IWAS Kursları Türkiye’de devam ediyor, 3-4 Kasım 2025’te Antalya’da yapılacak etkinlik için Antalya’ya dönmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Prof. Dr. Tufan Kaleli’yi ve bu yeni cerrahi tekniklere katkıda bulunan tüm Türk meslektaşlarımı yürekten tebrik ediyorum. Bu ziyaret, aynı zamanda arkadaşlarım Doç. Dr. Ali Cavit ve Doç. Dr. Kutay Yılmaz ile de yeniden karşılaşmak için harika bir fırsattı" dedi. El bileği artroskopisi ameliyatlarını ve konsültasyonlarını da gözlemleyen dünyaca ünlü kadın el bileği cerrahı Fransız doktor Ahlam Arnaout, Güney Marmara’daki ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının büyük ilgi gösterdikleri sempozyumda iki konferans verdi.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 11:51
Doç. Dr. Yücel: "Aort yırtılması erkeklerde, kadınlara oranla 2-3 kat daha sık görülür"
Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Doç. Dr. Habil Yücel, "Aort yırtılması için diğer risk faktörleri arasında ileri yaş da bulunmaktadır. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin daha dikkatli olması gerekir. Erkeklerde, kadınlara oranla 2-3 kat daha sık görülür" dedi. Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Doç. Dr. Habil Yücel, aort yırtılması ve korunma yollarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Aort yırtılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını söyleyen Doç. Dr. Yücel, "Aort yırtılması, son zamanlarda ülkemizde de gündemde olan ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Öncelikle aortun ne olduğundan bahsetmek isterim. Aort, kalpten çıkan en büyük atardamardır ve kalpteki temiz kanın tüm vücuda dağıtılmasını sağlar. Aort yırtılması, damar duvarının iç ve orta tabakası arasında oluşan bir yırtık sonucu kanın damarın dışına değil, bu tabakalar arasına sızmasıyla meydana gelir. Bu durum, dolaşımın bozulmasına ve ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Hem teşhisi hem de tedavisi zor olan, ölümcül olabilen bir tablodur" dedi. Aort yırtılmasına karşı düzenli olarak kalp muayenelerini yaptırılmasının önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yücel, "İlk olarak, herkesin düzenli olarak yıllık kalp muayenelerini yaptırması büyük önem taşır. Kalp kontrolleri sırasında eğer aortta genişleme tespit edilirse özellikle 4,5 cm üzerindeyse mutlaka kardiyoloji uzmanının önerdiği aralıklarla daha sık kontrole gidilmelidir. Bir diğer önemli nokta ise risk faktörlerini kontrol altına almaktır. Bunların başında ise kontrolsüz hipertansiyon gelmektedir. Ne yazık ki ülkemizde tansiyon ölçüm sıklığı düşüktür ve bu da hipertansiyonun geç fark edilmesine neden olmaktadır. Bazı hastalar, şikayetleri olmadığı için tedaviye uyum göstermemekte, "ilaç almasam da olur" düşüncesiyle ciddi risk altına girmektedir. Oysa hipertansiyon, ‘sessiz katil’ olarak tanımlanır ve belirti vermese bile kalp, böbrek, beyin ve büyük atardamarlarımız özellikle de aort üzerinde ciddi tahribatlara yol açabilir. Bu nedenle düzenli kan basıncı ölçümü ve tedaviye uyum çok önemlidir. Aort yırtılması için diğer risk faktörleri arasında ileri yaş da bulunmaktadır. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin daha dikkatli olması gerekir. Erkeklerde, kadınlara oranla 2-3 kat daha sık görülür. Bu nedenle erkeklerin bu konuda daha bilinçli olmaları önemlidir. Sigara kullanımı da önemli bir risk faktörüdür; bu nedenle sigaranın bırakılması önerilir" ifadelerini kullandı.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 11:11
Akçadağ’da öğrenciler, halkın şeker ve tansiyonunu ölçtü
Malatya’nın Akçadağ ilçesi Ziya Gökalp Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından Dünya Sağlık Haftası kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. İlçe merkezinde kurulan sağlık standında, kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların ateş, tansiyon ve şeker ölçümleri yapıldı. Öğrenciler, hem teorik bilgilerini pratiğe dökme fırsatı buldu hem de halk sağlığına katkı sundu. Sağlık bilincinin artırılması ve erken teşhisin önemi konusunda farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği etkinliğe vatandaşlar yoğun katılım sağladı.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 10:54
Depresyon ve anksiyeteye umut veren yeni tedavi
Kahramanmaraş HG Hospital, bölgede yaşanan deprem felaketinin ardından artan psikiyatrik rahatsızlıklara yönelik önemli bir adım atarak Transmanyetik Stimulasyon (TMS) cihazını hizmete aldı. Hastane Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Nuri Öksüz, yaptığı açıklamada cihazın özellikle depresyon, anksiyete bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunlarda umut verici sonuçlar elde edilmesini sağladığını belirtti. Kahramanmaraş merkezli depremin ardından psikiyatrik rahatsızlıklarda artış gözlenirken, HG Hospital Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği önemli bir adım attı. Hastanede yaklaşık 2 aydır hizmet vermeye başlayan TMS cihazı, özellikle depresyon ve anksiyete bozukluklarında danışanın klinik durumuna göre ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekiyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öksüz, cihazın depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, travma sonrası stres bozukluğu gibi birçok hastalıkta etkin bir şekilde kullanıldığını belirtti. TMS cihazının depresyon için FDA onaylı olduğunu belirten Dr. Öksüz, "Cihaz, beynin belirli bölgelerine elektromanyetik uyarılar göndererek sinir hücrelerini aktive ediyor. Bu sayede depresyon gibi rahatsızlıklarda beyin aktivitesinin yeniden dengelenmesini sağlıyoruz. Seanslar sırasında hasta uyanık kalıyor, anestezi gerekmiyor. Bu yönüyle Elektroşok (EKT) tedavisinden farklı" dedi. ’Transmanyetik Stimülasyon cihazı ile tedavi’ TMS tedavisinin beyindeki belirli bölgelere manyetik darbelerle sinir hücrelerini uyararak nöronların ve ileti sisteminin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olduğuna vurgu yapan Dr. Öksüz, "Yaklaşık iki aydır kullanılmakta olan TMS cihazı, hastalara destek amacıyla hizmet veriyor. TMS cihazı, beynin belirli bölgelerine coil adı verilen başlıklarla transmanyetik darbeler uygulayarak, sinir hücrelerinin uyarılmasını sağlıyor. Bu sayede beyindeki nöronlar ve ileti sistemi daha sağlıklı çalışıyor. Bu cihaz, dünyada ve Türkiye’de girişimsel psikiyatri alanında yaygın olarak kullanılıyor. Özellikle depresyon tedavisi için FDA onayı bulunuyor. Bunun yanı sıra kliniklerde anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, nöropatik ağrı, migren ve geçmeyen baş ağrılarında da kullanılmakta. TMS tedavisi sırasında hastalar uyanık oluyor ve herhangi bir anestezi uygulanmıyor. Bu yönüyle elektroşok tedavisi (EKT) ile karıştırılmaması gerekiyor. Güvenli bir tedavi yöntemi olan TMS, hamile ve emziren annelerde de kullanılabiliyor. Belirgin bir yan etkisi bulunmuyor. Sadece epilepsi hastaları ve kafa içi şantı bulunan kişilerde bu yöntem tercih edilmiyor. Çoklu ilaç kullanan veya ilaçlara dirençli depresyon hastalarında da TMS tedavisi kullanılabiliyor. Özellikle yaşlı ve polifarmasi (birden fazla ilaç kullanımı) olan hastalarda ilaçların sadeleştirilmesine yardımcı oluyor. Bipolar depresyon gibi dirençli vakalarda da klinik değerlendirme doğrultusunda TMS tedavisi uygulanıyor. Tedavi süreci, hastanın klinik durumuna göre planlanıyor. Genellikle haftada 5-6 seans olmak üzere toplamda 20-30 seans arasında değişiyor. Bazı hastalarda bu sayı 20 seansta tamamlanırken, bazı vakalarda 30 seansa kadar çıkabiliyor. TMS tedavisi, ilaç tedavisine ek olarak da kullanılabiliyor" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder