Son Dakika
|
Özgür Özel kendisine verilen mutlak butlan tebligatını yırttı
Cumhuriyet Halk Partisi binasında bulunan CHP’lilere müdahale başladı
MİT’ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu: 10 DEAŞ'lı yakalandı!
Türkiye’yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinin detayları netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''
CHP Kurultayı davasında ‘mutlak butlan’ kararına yapılan itiraz reddedildi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran ile görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandı"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
Özgür Özel kendisine verilen mutlak butlan tebligatını yırttı
Trump: "Anlaşma olup olmayacağı tamamen bana bağlı"
Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak görevden uzaklaştırıldı
Esenyurt’ta motokurye İETT otobüsüne çarptı
Filipinler'de inşaat halindeki bina çöktü: 1 ölü, 22 kişi enkaz altında
Rubio: "Önümüzdeki birkaç saatte dünyanın iyi haberler alma ihtimali var"
Tek katlı bina alevlere teslim oldu: Panik anları kamerada!
SAĞLIK
Ula Kızılağaç ile Menteşe Yenice Mahalleleri arasındaki içme suyu altyapısı yenileniyor
24 Mayıs 2026 Pazar - 16:05:05
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Ula Kızılağaç Mahallesi Çamköy mevkii ile Menteşe Yenice Mahalleleri arasında yer alan 2 bin 600 metre uzunluğundaki içme suyu hattında yenileme çalışması başlattı. Çalışma kapsamında mevcut içme suyu hattı tamamen yenilenirken, hat çapları da büyütülerek özellikle yaz aylarında üst kotlarda yaşanan su basıncı sorunlarının giderilmesi hedefleniyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın içme suyu hatlarının yenilenerek çaplarının büyütülmesi ve basınç sorunlarının giderilmesine yönelik talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Ula ve Menteşe ilçelerinde yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda Kızılağaç Mahallesi Çamköy mevkii ile Menteşe Yenice Mahalleleri arasında yer alan 2 bin 600 metre uzunluğundaki içme suyu hattında yenileme çalışması başlatıldı. Yürütülen çalışma ile mevcut hatların çapı büyütülerek bölgede özellikle yaz aylarında yaşanan su basıncı sorunlarının ortadan kaldırılması hedefleniyor. Ayrıca çalışma kapsamında 35 hanenin içme suyu abone hatları da yenilenecek. Kesintisiz içme suyu sağlanacak MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Ula Kızılağaç Mahallesi Çamköy mevkii ile Menteşe Yenice Mahalleleri arasında içme suyu hattı yenileme çalışmalarına başladı. Bölgede artan nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan yetersizliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışma ile içme suyu altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Toplam 2 bin 600 metre uzunluğundaki hat boyunca mevcut hatlar yenilenirken, sistemin kapasitesi artırılarak daha yüksek çaplı iletim hattına geçiş yapılıyor. Böylece bölgeye iletilen su miktarının artırılması ve özellikle yüksek kotlarda yaşanan basınç sorunlarının önüne geçilmesi planlanıyor. Çalışma kapsamında ayrıca 35 abonenin bağlantıları da yenilenerek daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir içme suyu altyapısı oluşturulacak. İçme suyu hatlarında yürütülen kapsamlı yenileme çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Kızılağaç Mahallesi Muhtarı Güler Keleş, "Burada sürekli su kesintileri, patlaklar, depolarımızda su olmuyordu. Böyle çok büyük sıkıntılarımız vardı bizim. Şimdi başvurularımızın sonucunda depolarımız yenilendi, isale hatlarımız yenilendi, içme suyu şebeke hatlarımız yenileniyor. Yani MUSKİ’den o kadar çok memnunuz ki köyümün tüm sorunları gitti desem bir yerdir" dedi. MUSKİ İşletmeler 2. Daire Başkanlığı Ula İşletme Şefi Osman Nuri Özçelik, "Ula Kızılağaç Mahallesi, Çamköy mevkii ile Menteşe Yenice Mahallesi arasında yaklaşık 2 bin 600 metre içme suyu hatlarını yenilemeye başladık. İş kapsamında yaz aylarında, üst kotlarda su basıncı problemi yaşayan mülkiyetlerde boru çapını büyülterek yeterli basınçta su iletebilir hale geleceğiz. Daha kaliteli, kesintisiz bir suya kavuşacak Kızılağaç Mahallesi" dedi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 14:46
Kurban Bayramın’nda sağlıklı ve doğru beslenme önerileri
İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Özkan Pulat, Kurban Bayramı öncesi sağlıklı ve doğru beslenme önerilerinde bulundu. Kurban Bayramının yaklaşmasıyla birlikte Bartın Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Özkan Pulat, vatandaşların hem zoonotik hastalıklara karşı hem de bayram süresince değişen beslenme alışkanlıklarının etkilerine karşı daha bilinçli ve tedbirli davranmaları gerektiğini vurguladı. Bayramların, aile bireylerini bir araya getiren, paylaşma ve dayanışma kültürünü pekiştiren özel günler olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü "Kurban Bayramında geleneksel sofralar daha zengin hale gelirken, kırmızı et tüketiminde artış yaşanmaktadır. Bu nedenle dengeli ve kontrollü beslenmenin önemi daha da artmaktadır. Özellikle kalp-damar hastalığı, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik sağlık sorunları olan vatandaşlarımız yağ oranı düşük etleri tercih etmeli, et tüketiminde aşırıya kaçmamalıdır. Bu hem kalp sağlığı hem de sindirim sistemi açısından önemlidir" dedi. Sağlık Müdürü Pulat "yeni kesilen kurban etlerinin hemen tüketilmemesi gerektiğini ifade ederken, "Etlerin bir süre buzdolabında dinlendirildikten sonra, haşlama veya ızgara yöntemleriyle pişirilerek tüketilmesi sağlıklı bir tercih olacaktır. Kızartma yönteminden ise kaçınılmalıdır. Ayrıca etin sebzelerle birlikte hazırlanması, beslenme çeşitliliğine katkı sağlar" açıklamasında bulundu. Etin demir, B12 ve çinko gibi mineraller bakımından zengin olduğunu belirten Pulat, C vitamini yüksek sebze, salata ve meyvelerle birlikte tüketilmesinin demir emiliminin artmasına yardımcı olduğunu hatırlattı. Aynı zamanda "Bayram sabahı dengeli bir kahvaltı yapmak, gün içerisindeki besin tüketimini olumlu etkiler" ifadelerini kullandı. Vatandaşlara yürüyüş yapmaları yönünde de tavsiyede bulunan İl Sağlık Müdürü, "Bayram boyunca sindirim sisteminin düzenli çalışmasına destek olmak ve alınan kaloriyi dengelemek adına günde en az 30 dakika yürüyüş yapılması ve fiziksel aktivitenin sürdürülmesi sağlık açısından büyük önem taşımaktadır. Son olarak vatandaşlarımızın bu mübarek bayramı hem sağlıklı hem de huzur içinde geçirmeleri için beslenme alışkanlıklarında ölçülü olmaları, hijyen kurallarına uymaları ve fiziksel hareketliliği ihmal etmemeleri önemlidir. Tüm vatandaşlarımızın sevdikleriyle bir arada sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmelerini temenni ederim." dedi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 13:55
Bayram beslemesinde gözden kaçan tehlikeyi uzmanı anlattı
Zonguldak’ta diyetisyen Gizem Güneş, Kurban Bayramı’nda porsiyon kontrolünün ötesine geçerek etin pişirilme yöntemlerindeki gizli tehlikelere dikkat çekti ve yanlış pişirme tekniklerinin sindirim sisteminde oluşturabileceği tahribata karşı vatandaşları uyardı. Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme alışkanlıkları büyük önem taşırken, uzmanlar sıklıkla göz ardı edilen kritik noktalara karşı vatandaşları uyarmaya devam ediyor. Toplumda tatlı ve et tüketimi konusunda genel bir bilinç oluştuğunu ancak bazı temel kuralların ihmal edildiğini belirten Diyetisyen Gizem Güneş, bayram döneminde sindirim sistemini korumanın yollarını anlattı. Porsiyon kontrolü ve denge kurma konularında toplumun belirli bir seviyeye ulaştığını ifade eden Güneş, "Artık çoğu kişi eti nasıl yemesi gerektiğini, tatlıyı nasıl tüketmesi gerektiğini ve bayramda nasıl denge kuracağını biliyor. Ancak genel olarak değinmediğimiz bir nokta var. Bu da etin nasıl pişirildiği ve ne kadar dinlendirilmesi gerektiği" dedi. Sindirim sistemini yoran yüksek ateş tehlikesi Özellikle yüksek ateşte işlem gören etlerin mide ve bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek rahatsızlıklara yol açtığına değinen Güneş, hazırlık aşamasındaki yöntemlerin önemini vurguladı. Güneş, "Yüksek ateşle pişmiş etlerin sindirim sistemini çok fazla yorduğu, sindirim sistemini bozarak şişkinliğe neden olduğu gözlemlenmiş. Dolayısıyla yalnızca porsiyon kontrolü değil, etin nasıl pişirildiği de oldukça önemli" şeklinde konuştu. Etin yanında mutlaka sebze ağırlıklı menülerin bulundurulması ve yemek sonrasında hareketsiz kalınmaması gerektiğini hatırlatan Güneş şöyle devam etti: "Mutlaka lifli gıdalarla eti tüketmeliyiz. Sindirimimizi kolaylaştırmak için yoğun bir öğünden sonra yapacağımız 10-15 dakikalık hafif fiziksel aktiviteler faydalı olacaktır." Tatlı tercihlerine ve akşam öğünlerine dikkat Ağır şerbetli tatlıların gün içindeki kalori dengesini bozabileceğine işaret eden Diyetisyen Güneş, kapanış öğünlerinin de hafif tutulması yönünde uyarılarda bulundu. Güneş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Gün içerisindeki kalori kısıtlamasını akşam saatlerine bırakmadan, akşam öğünlerini daha hafif geçirmek daha sağlıklı olacaktır" dedi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 13:34
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca:
Modern tıp uygulamaları sayesinde birçok diz probleminde cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar alınabiliyor. Diz problemleri, günümüzde yalnızca ileri yaş grubunun değil; gençler, sporcular, masa başı çalışanlar ve aktif yaşam süren bireyler dahil toplumun geniş bir kesimini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Diz kireçlenmesi, menisküs yaralanmaları, bağ problemleri ve eklem yıpranmaları yaşam kalitesini ciddi ölçüde azaltabiliyor. Son yıllarda ise ameliyatsız tedavi yöntemlerine olan ilgi dikkat çekici şekilde artıyor. Modern tıp uygulamaları, girişimsel tedaviler ve kişiye özel rehabilitasyon programları sayesinde birçok hastada ağrının azaltılması ve hareket kapasitesinin artırılması mümkün olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, diz problemlerinde artık multidisipliner ve kişiye özel tedavi yaklaşımının ön plana çıktığını belirterek, "Her diz probleminin tedavisinde cerrahi müdahale şart değildir. Günümüzde doğru hasta seçimiyle uygulanan ameliyatsız tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Önemli olan hastanın şikayetini, eklem yapısını, kas dengesini ve günlük yaşam ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek uygun tedavi planlaması yapmaktır" dedi. Uzmanlara göre son dönemde özellikle PRP, Sanakin ve kök hücre uygulamaları; proloterapi, nöral terapi, hyaluronat enjeksiyonları, kitosan içerikli eklem uygulamaları, osteopati ve manuel terapi yöntemleri ile kişiye özel egzersiz programları ön plana çıkıyor. Ayrıca fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, kinezyobant teknikleri ve geçirilmiş operasyonlara bağlı skar dokularına yönelik fasyal gevşetme tedavileri de destekleyici yöntemler arasında yer alıyor. Bunun yanında glikozamin, kolajen destekleri, D vitamini düzeyinin düzenlenmesi ve uygun beslenme programlarının da eklem sağlığının korunmasında destekleyici rol oynayabileceği belirtiliyor. Prof. Dr. İrfan KOCA, özellikle hareketsiz yaşam tarzının ve kilo problemlerinin diz sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, "Diz sağlığında en önemli unsurlardan biri kontrollü hareket ve kas gücünün korunmasıdır. Uzun süre hareketsiz kalmak eklem üzerindeki yükü artırırken kas yapısını zayıflatabilmektedir. Erken dönemde uzman değerlendirmesi yapılması, ileride gelişebilecek daha ciddi eklem problemlerinin önüne geçilmesi açısından önem taşımaktadır" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 15:45
İstanbul’dan Muş’a robotik operasyon
2
24 Mayıs 2026 Pazar- 11:53
İstanbul’da 77 yaşındaki hastaya hayati müdahale: "Belirti vermiyor, içimizdeki saatli bomba"
3
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:24
Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor: "Giderek sigara kullanımlarımız artıyor, başlama yaşı düşüyor"
4
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:17
Kilometrelerce uzaklıktan Denizli’ye gelen 2 hasta başarılı bypass ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu
5
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:53
Elazığ’da salgın alarmı: Valilik açıkladı, uzman doktor uyardı
21 Nisan 2025 Pazartesi - 11:11
Akçadağ’da öğrenciler, halkın şeker ve tansiyonunu ölçtü
Malatya’nın Akçadağ ilçesi Ziya Gökalp Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından Dünya Sağlık Haftası kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. İlçe merkezinde kurulan sağlık standında, kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların ateş, tansiyon ve şeker ölçümleri yapıldı. Öğrenciler, hem teorik bilgilerini pratiğe dökme fırsatı buldu hem de halk sağlığına katkı sundu. Sağlık bilincinin artırılması ve erken teşhisin önemi konusunda farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği etkinliğe vatandaşlar yoğun katılım sağladı.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 10:54
Depresyon ve anksiyeteye umut veren yeni tedavi
Kahramanmaraş HG Hospital, bölgede yaşanan deprem felaketinin ardından artan psikiyatrik rahatsızlıklara yönelik önemli bir adım atarak Transmanyetik Stimulasyon (TMS) cihazını hizmete aldı. Hastane Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Nuri Öksüz, yaptığı açıklamada cihazın özellikle depresyon, anksiyete bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunlarda umut verici sonuçlar elde edilmesini sağladığını belirtti. Kahramanmaraş merkezli depremin ardından psikiyatrik rahatsızlıklarda artış gözlenirken, HG Hospital Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği önemli bir adım attı. Hastanede yaklaşık 2 aydır hizmet vermeye başlayan TMS cihazı, özellikle depresyon ve anksiyete bozukluklarında danışanın klinik durumuna göre ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekiyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öksüz, cihazın depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, travma sonrası stres bozukluğu gibi birçok hastalıkta etkin bir şekilde kullanıldığını belirtti. TMS cihazının depresyon için FDA onaylı olduğunu belirten Dr. Öksüz, "Cihaz, beynin belirli bölgelerine elektromanyetik uyarılar göndererek sinir hücrelerini aktive ediyor. Bu sayede depresyon gibi rahatsızlıklarda beyin aktivitesinin yeniden dengelenmesini sağlıyoruz. Seanslar sırasında hasta uyanık kalıyor, anestezi gerekmiyor. Bu yönüyle Elektroşok (EKT) tedavisinden farklı" dedi. ’Transmanyetik Stimülasyon cihazı ile tedavi’ TMS tedavisinin beyindeki belirli bölgelere manyetik darbelerle sinir hücrelerini uyararak nöronların ve ileti sisteminin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olduğuna vurgu yapan Dr. Öksüz, "Yaklaşık iki aydır kullanılmakta olan TMS cihazı, hastalara destek amacıyla hizmet veriyor. TMS cihazı, beynin belirli bölgelerine coil adı verilen başlıklarla transmanyetik darbeler uygulayarak, sinir hücrelerinin uyarılmasını sağlıyor. Bu sayede beyindeki nöronlar ve ileti sistemi daha sağlıklı çalışıyor. Bu cihaz, dünyada ve Türkiye’de girişimsel psikiyatri alanında yaygın olarak kullanılıyor. Özellikle depresyon tedavisi için FDA onayı bulunuyor. Bunun yanı sıra kliniklerde anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, nöropatik ağrı, migren ve geçmeyen baş ağrılarında da kullanılmakta. TMS tedavisi sırasında hastalar uyanık oluyor ve herhangi bir anestezi uygulanmıyor. Bu yönüyle elektroşok tedavisi (EKT) ile karıştırılmaması gerekiyor. Güvenli bir tedavi yöntemi olan TMS, hamile ve emziren annelerde de kullanılabiliyor. Belirgin bir yan etkisi bulunmuyor. Sadece epilepsi hastaları ve kafa içi şantı bulunan kişilerde bu yöntem tercih edilmiyor. Çoklu ilaç kullanan veya ilaçlara dirençli depresyon hastalarında da TMS tedavisi kullanılabiliyor. Özellikle yaşlı ve polifarmasi (birden fazla ilaç kullanımı) olan hastalarda ilaçların sadeleştirilmesine yardımcı oluyor. Bipolar depresyon gibi dirençli vakalarda da klinik değerlendirme doğrultusunda TMS tedavisi uygulanıyor. Tedavi süreci, hastanın klinik durumuna göre planlanıyor. Genellikle haftada 5-6 seans olmak üzere toplamda 20-30 seans arasında değişiyor. Bazı hastalarda bu sayı 20 seansta tamamlanırken, bazı vakalarda 30 seansa kadar çıkabiliyor. TMS tedavisi, ilaç tedavisine ek olarak da kullanılabiliyor" diye konuştu.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 10:48
Çeyrek asırlık ’Su’ mücadelesinde mutlu son
Ula ilçesinin Sakar altındaki 10 mahallesini yakından ilgilendiren içme suyu sıkıntısının çözümü için çeyrek asırdır verilen mücadele nihayet çözüme kavuştu. Çıtlık Mahalle muhtarı Mehmet Kavasoğlu’nun Gürsu kaynaklarından su temini ile ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı işin yapım sözleşmesinin imzalandığın açıkladı. Muğla Ula Yöresi (Gürsu Kaynakları) İçmesuyu Tesisleri yapım işinin ihale işlemlerinin tamamlandığı açıklandı. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, projenin ihale sürecinin tamamlandığını, işin yapım sözleşmesinin imzaladığını açıkladı. 233 milyon 307 bin TL değerindeki projenin tamamlanması ile Gürsu Kaynaklarından alınacak yıllık 1,58 milyon metreküp içme ve kullanma suyu; 47 kilometrelik modern isale hattı, 4 adet içmesuyu deposu ve 1 adet regülatör vasıtasıyla Ula ilçesine bağlı Akçapınar, Ataköy, Çıtlık, Esentepe, Kızılyaka, Şirinköy, Yeşilçam, Yeşilova, Elmalı ve Portakallık mahallesinin içme suyu ihtiyacını karşılayacak.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 10:35
Depresyon ve anksiyeteye umut veren yeni tedavi
Kahramanmaraş HG Hospital, bölgede yaşanan deprem felaketinin ardından artan psikiyatrik rahatsızlıklara yönelik önemli bir adım atarak Transmanyetik Stimulasyon (TMS) cihazını hizmete aldı. Hastane Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Nuri Öksüz, yaptığı açıklamada cihazın özellikle depresyon, anksiyete bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunlarda umut verici sonuçlar elde edilmesini sağladığını belirtti. Kahramanmaraş merkezli depremin ardından psikiyatrik rahatsızlıklarda artış gözlenirken, HG Hospital Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği önemli bir adım attı. Hastanede yaklaşık 2 aydır hizmet vermeye başlayan TMS cihazı, özellikle depresyon ve anksiyete bozukluklarında danışanın klinik durumuna göre ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekiyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öksüz, cihazın depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, travma sonrası stres bozukluğu gibi birçok hastalıkta etkin bir şekilde kullanıldığını belirtti. TMS cihazının depresyon için FDA onaylı olduğunu belirten Dr. Öksüz, "Cihaz, beynin belirli bölgelerine elektromanyetik uyarılar göndererek sinir hücrelerini aktive ediyor. Bu sayede depresyon gibi rahatsızlıklarda beyin aktivitesinin yeniden dengelenmesini sağlıyoruz. Seanslar sırasında hasta uyanık kalıyor, anestezi gerekmiyor. Bu yönüyle Elektroşok (EKT) tedavisinden farklı" dedi. ’Transmanyetik Stimülasyon cihazı ile tedavi’ TMS tedavisinin beyindeki belirli bölgelere manyetik darbelerle sinir hücrelerini uyararak nöronların ve ileti sisteminin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olduğuna vurgu yapan Dr. Öksüz, "Yaklaşık iki aydır kullanılmakta olan TMS cihazı, hastalara destek amacıyla hizmet veriyor. TMS cihazı, beynin belirli bölgelerine coil adı verilen başlıklarla transmanyetik darbeler uygulayarak, sinir hücrelerinin uyarılmasını sağlıyor. Bu sayede beyindeki nöronlar ve ileti sistemi daha sağlıklı çalışıyor. Bu cihaz, dünyada ve Türkiye’de girişimsel psikiyatri alanında yaygın olarak kullanılıyor. Özellikle depresyon tedavisi için FDA onayı bulunuyor. Bunun yanı sıra kliniklerde anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, nöropatik ağrı, migren ve geçmeyen baş ağrılarında da kullanılmakta. TMS tedavisi sırasında hastalar uyanık oluyor ve herhangi bir anestezi uygulanmıyor. Bu yönüyle elektroşok tedavisi (EKT) ile karıştırılmaması gerekiyor. Güvenli bir tedavi yöntemi olan TMS, hamile ve emziren annelerde de kullanılabiliyor. Belirgin bir yan etkisi bulunmuyor. Sadece epilepsi hastaları ve kafa içi şantı bulunan kişilerde bu yöntem tercih edilmiyor. Çoklu ilaç kullanan veya ilaçlara dirençli depresyon hastalarında da TMS tedavisi kullanılabiliyor. Özellikle yaşlı ve polifarmasi (birden fazla ilaç kullanımı) olan hastalarda ilaçların sadeleştirilmesine yardımcı oluyor. Bipolar depresyon gibi dirençli vakalarda da klinik değerlendirme doğrultusunda TMS tedavisi uygulanıyor. Tedavi süreci, hastanın klinik durumuna göre planlanıyor. Genellikle haftada 5-6 seans olmak üzere toplamda 20-30 seans arasında değişiyor. Bazı hastalarda bu sayı 20 seansta tamamlanırken, bazı vakalarda 30 seansa kadar çıkabiliyor. TMS tedavisi, ilaç tedavisine ek olarak da kullanılabiliyor" diye konuştu.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 10:07
Balkan Sağlık İş Formuyla bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor
Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenecek olan ve 13 ülkenin katılacağı Balkan Sağlık İş Formunda bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Sağlık Bakanlığının himayesinde düzenlenen Balkan Sağlık İş Forumu, 26-27 Nisan tarihlerinde Edirne’de yapılacak. Organizasyonunu USHAŞ’ın (Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ) üstlendiği forum ile sağlık alanında yenilikçi gelişmelere yön verecek ortak çalışmalar yapılmasına zemin hazırlamak ve bölgesel iş birliğini güçlendirmek amaçlanıyor. Ayrıca 13 ülkenin bir araya geleceği Forum’la, Balkan ülkeleri için ortak bir sağlık vizyonu oluşturulması ve bölgedeki sağlık hizmetlerinin gelişimine öncülük edilmesi de hedefleniyor. Forumda, ‘Tanıtım Politikaları, Sağlık Yatırımları, Türkiye ve Balkan Ülkeleri Arasındaki Stratejik İş Birlikleri, Üreten Sağlık, Yerli ve Milli Teknoloji, Sağlıkta Türkiye Yüzyılı Vizyonu, Türkiye’de Sağlık Hizmetleri Standartları ve Kamu-Özel Sağlık Hizmet Sunumu, Trakya Bölgesi Özelinde Sağlık Yatırımları ve Sağlık Turizminin Geliştirilmesi ve Sağlık Turizminde İnsan Kaynağı, Bilgi Sistemleri ve İnovasyon’ konuları ele alınacak. Forumda, Türkiye’nin, Macaristan’ın ve 11 Balkan ülkesinin Sağlık Bakanları ve üst düzey yetkilileri yer alacak. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan olmak üzere Balkan ülkelerinin katılacağı Forum’a ayrıca Macaristan davet edilecek.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 09:58
Sağlık Bakanlığı’nın aradığı baba teşekkür etti
Eskişehir’de hastanede evrakları karıştığı iddia edilen şahsın babası, kendisini Sağlık Bakanlığı’ndan aradıklarını söyleyerek yetkililere teşekkür etti. Geçtiğimiz haftalarda 24 yaşındaki Murat Çataldaş, Eskişehir Şehir Hastanesi’ne, daha önce 2 kez operasyon geçirdiği bağırsak fıtığı tedavisi için gittiğini fakat safra kesesi ameliyatına alınmak istendiğini ve babasının müdahalesi ile yanlışlıktan dönüldüğünü iddia etmişti. Konu basına yansımış ve Sağlık Bakanlığı durumu incelemişti. Baba Şaban Çataldaş, gerekli merciler ve Sağlık Bakanlığı’nın kendisini arayarak durum hakkında bilgi verdiğini söyledi. Konuyla alakalı Şaban Çataldaş, "Aradılar, hastaneden aradılar, müdür de aradı, çocuğun doktoru da aradı, ilgilendiler. Hepsine çok teşekkür ederim. Her yerden aradılar. Böyle bir durum varmış diye. Üzerine düştüler aradılar. Hepsine çok teşekkür ederim" dedi.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 09:42
Uzm. Dr. Şensoy: "Her baş ağrısı migren değildir"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Figen Şensoy, baş ağrısı ve migren arasındaki farklar hakkında önemli uyarılarda bulundu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Figen Şensoy, baş ağrısı ve migren arasındaki farklar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Şensoy, "Her baş ağrısı migren değildir, ancak migren genellikle hafife alınır" diyerek, doğru tanı ve zamanında tedavinin yaşam kalitesini ciddi şekilde artırdığını vurguladı. Baş ağrısının stres, uykusuzluk, açlık ve yoğun çalışma gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirten Uzm. Dr. Figen Şensoy, migrenin ise nörolojik bir hastalık olduğunu ve baş ağrısından çok daha fazlasını kapsadığını ifade etti. Migrenin sıklıkla başın tek tarafında zonklayıcı şekilde hissedildiğini, bulantı, kusma, ışığa ve sese karşı hassasiyet gibi belirtilerle seyrettiğini aktardı. "Tedavi kişiye özel olmalı" Migren tedavisinde standart bir reçeteden söz edilemeyeceğini söyleyen Uzm. Dr. Figen Şensoy, "Bazı hastalar atak sırasında kullanılan ilaçlarla rahat ederken, bazıları için koruyucu tedavi şarttır. Aynı zamanda stres yönetimi, sağlıklı beslenme ve düzenli uyku gibi yaşam tarzı değişiklikleri de tedavinin önemli bir parçasıdır" dedi. "Migrenle yaşam mümkün" Migrenin kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirten Şensoy, erken tanının önemine değinerek, "Doğru tanı ve düzenli tedavi ile migren ataklarını en aza indirmek mümkün. Hastalarımızın şikâyetlerini ciddiye alarak en uygun çözümü birlikte belirliyoruz" diye konuştu.
21 Nisan 2025 Pazartesi - 09:33
"Fazla vitamin tüketimi farklı hastalıklara neden olabilir"
Gereksiz vitamin takviyesi kullanımının bireyin sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güven Koç, "B grupları yüksek dozlarda alınırsa zehirlenme semptomları kişide gözlemlenebilir. Bu belirtiler arasında gözde ışık hassasiyeti, ishal, kalp çarpıntısı, cilt problemleri, baş ağrısı gelişebilir. C grubunun yüksek dozda alınması ise demir düzeyinin kanda yükselmesine neden olabilir. Ayrıca böbrek taşı oluşma riski artabilir ve enzim eksikliği yaşayan kişilerde kan hücreleri parçalanmaya başlayabilir" dedi. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güven Koç, vitamin takviyeleri hakkında açıklamalarda bulundu. Vitaminlerin vücudumuzda gerçekleşen tüm işlemlerde anahtar rol oynayan, vücutta bir oranda sentezlenmeyen, yaşam için gerekli, çok küçük miktarlarıyla hücre metabolizmasında önemli tepkimeleri uyaran organik bileşikler olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Koç, "Vitaminlerin çoğu, vücut tarafından yapılamadığı için tükettiğimiz besinlerle alınması gerekmektedir. Yeterli ve dengeli bir beslenmeyle vücudun vitamin ihtiyacı çoğunlukla karşılanabilir. Ancak gebelik, yaşlılık gibi bazı fizyolojik durumlarda, bazı çevresel faktörlerle, bazı hastalıklar veya ilaç tedavisi durumlarında vitamin ihtiyacı artabilir. Bu durumlarda vitamin takviyesi gerekebilir" diye konuştu. "Doktor kontrolünde ek vitamin alınmalı" Hangi durumlarda vitamin takviyesi alınması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Koç, "Sağlıklı bireylerin gıdalarına ek olarak vitamin almalarına gerek yoktur. Kişinin vitamin eksikliği varsa isteğine bağlı olarak değil doktor kontrolünde ek vitaminleri alması gerekmektedir. Bu yüzden besin gruplarının dengeli olarak vitamin kayıplarına neden olmadan tüketilmesi önemlidir. Kronik hastalıklar gibi durumlarda, vitaminlerin bağırsaklardan emiliminin bozulduğu durumlarda, yaşamın sağlıklı sürdürülmesi açısından vitamin takviyelerinin alınması gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Vücuda zarar verebilir" Bilinçsiz vitamin takviyesi kullanımının olumsuz etkileri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Koç, "Vitaminler vücutta büyük oranda üretilemediğinden besinlerle alınması gerekir, eğer besinlerle alınmasında sorun varsa veya besinlerle alınmasına rağmen vücutta emilemiyorsa dışarıdan ama doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Doktor kontrolü olmadan, hastanın kontrolsüz vitamin kullanması özellikle yağda eriyen D vitamini, A vitamini gibi hormonların toksik seviyelere çıkmalarına ve vücuda zarar vermelerine sebep olabilmektedir" dedi. "Vitamin takviyeleri kullanımı nitelikli çalışanlarda daha fazla" İstatistiki verilerden bahseden Uzm. Dr. Koç, "Araştırmalara göre gıda takviyesi kullanım oranı kadınlarda yüzde 18, 18-34 yaş grubundaki gençlerde yüzde 15, bekârlarda yüzde 33, üniversite mezunlarında yüzde 23’tür. Nitelikli işlerde ve profesyonel mesleklerde çalışanlarda kullanım oranı ortalamadan yüksektir. Bu oranlar diğer ilaç gruplarına göre oldukça yüksektir. Bunun büyük bir oranı gerekli olmadan kontrolsüz kullanıma bağlıdır" açıklamasında bulundu. "Vitaminler fazla alındığında yan etkiler görülebilir" Vitamin takviyelerinin vücuda gereğinden fazla alınmasının, bazı yan etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Koç, şu bilgileri paylaştı: "Suda çözünen B ve C vitamini fazlalığı, genelde vücutta böbrek yolundan çabuk atıldıklarından büyük yan etkiler oluşturmaz. B grupları yüksek dozlarda alınırsa zehirlenme semptomları kişide gözlemlenebilir. Bu belirtiler arasında gözde ışık hassasiyeti, ishal, kalp çarpıntısı, cilt problemleri, baş ağrısı gelişebilir. C grubunun yüksek dozda alınması, demir düzeyinin kanda yükselmesine neden olabilir. Ayrıca böbrek taşı oluşma riski artabilir ve enzim eksikliği yaşayan kişilerde kan hücreleri parçalanmaya başlayabilir. Yağda eriyen D vitamininin fazla alınması, kanda kalsiyum birikmesine neden olur. Bu durum da böbrek taşına, damar problemlerine, kalp ve böbrek yetmezliğine sebebiyet verebilir. Fazla alıma bağlı toksisitesinin oluşması için 1-2 ay boyunca 10.000 IU’den fazla alınması gerekir. Kişide kronik toksisite varsa cinsel isteksizlik, kemik ağrısı, gözde kızarıklık ve ışığa hassasiyet, psikolojik problemler görülebilir. A vitamininin fazla alınması durumunda da, kısa vadeli dudak ve ellerde soyulma, aşırı cilt kuruluğu, karaciğer ve dalak büyümesi, kemik ağrıları kan basıncının yükselmesi, görme bozukluğu, baş dönmesi ya da ağrısı oluşturabilir. E vitaminin fazla alımı ise kanın pıhtılaşmasını azaltabilir ve kanamalara neden olabilir. Tam tersi K vitaminin fazla alınması da kan pıhtılaşmasını artırabilir." "Takviyelerin doğru kullanımı önemli" Takviyelerin doğru ve akılcı kullanımının nasıl olması gerektiğini açıklayan Uzm. Dr. Koç, "Herhangi bir takviyeye başlamadan önce mutlaka vücuttaki düzeyi ölçülmeli, eksikliğinde doktor kontrolünde kullanılmaya başlanmalıdır. Vitamin ve minerallerin hem birbirleriyle hem de kullanılan ilaçlarla etkileşimi göz önünde bulundurulmalıdır. Güvenilir ürün kullanımı açısından, mutlaka Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylı ürünler kullanılmalıdır. D ve K vitaminin birlikte alınması, kemiğe kalsiyum girebilmesini artırabilir, dolayısıyla D vitaminin etkisini artırabilir. Yağda eriyen A, D, K ve E vitaminleri tok karnına alınması gerekirken, suda eriyen B ve C vitaminlerinin bol su ile günün erken saatlerinde alınması uygun olacaktır. Demir preparatlarının C vitamini ile beraber alınması durumunda, demir emilimi artacaktır. A ve E grubu ürün içeriklerinin K grubu ile aynı gün alınması ise çok tavsiye edilmez" dedi. "C ve D vitamini aynı anda alınmamalı" C ve D vitaminin aynı anda alınmaması uyarısında bulunan Uzm. Dr. Koç, "Bu iki grubun vücutta faydaları zıt yönlüdür. C grubunun suda çözünen ve kanı sulandıran özelliği vardır. Diğer yandan D grubunun ise kalsiyum birikimini kanda artırdığı için pıhtılaşmayı artıran yönü vardır. Bu yüzden bu iki grubun aynı anda alınması önerilmezken, en az 3-4 saat zaman farkı bırakılması tavsiye edilir" ifadelerini kullandı. "Doktor kontrolünde takip edilmelidir" Vitamin takviyelerinin hekim kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Koç, "Gelişen toplumlarda sanayileşmenin de etkisiyle toprağın verimsizleşmesi beslenme ile karşılanan vitamin ve minerallerin yetersizliklerine neden olmaktadır. Dolayısıyla, çocukluk, yaşlılık, gebelik gibi fizyolojik durumlarda ve bazı kronik hastalıklarda vitamin takviyelerinin alınması gerekebilmektedir. Fakat bunun doktor kontrolünde ve kan seviyelerinin belli aralıklarla takip edilerek yapılması gerekmektedir" dedi.
20 Nisan 2025 Pazar - 19:14
USHAŞ ve Bahreyn’den sağlıkta güçlü iş birliği mesajı
Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ (USHAŞ), Bahreyn Kraliyet Sağlık Hizmetleri Komutanı Tuğgeneral Shaikh Fahad Al Khalifa başkanlığındaki heyeti İstanbul’da Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde bulunan HealthTürkiye Ofisi’nde ağırladı. Görüşmede, iki ülke arasındaki sağlık alanına yönelik mevcut iş birliğinin artırılmasına dair önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Türkiye ile Bahreyn arasında sağlık alanında süregelen iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla kapsamlı istişareler gerçekleştirildi. Bu çerçevede, Ekim 2024 tarihinde USHAŞ ile Bahreyn arasında imzalanan ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemeleri tedarikine yönelik stratejik anlaşmanın uygulanmasına dair güncel gelişmeler ele alındı. Bu iş birliği, iki ülke arasındaki karşılıklı güvenin ve uzun vadeli ortaklık vizyonunun somut bir yansıması olarak değerlendirildi. Ayrıca taraflar, gelecekteki stratejik iş birliğinin çerçevesini belirlemek üzere mutabakata vardı. Yeni dönemde medikal onkoloji, mikrobiyoloji ve patoloji gibi alanlarda sağlık profesyonellerinin eğitimi ve uzmanlık kapasitesinin artırılmasına yönelik ortak eğitim faaliyetlerinin başlatılması gündeme geldi. Gerçekleştirilen temaslar, Türkiye ile Bahreyn arasındaki sağlık diplomasisini ileri bir seviyeye taşıyacak yapıcı ve somut bir adım olarak değerlendirildi. Bu doğrultuda, iki ülke arasında sağlık alanındaki iş birliğinin USHAŞ’ın katkılarıyla daha da güçlenerek devam etmesi hedefleniyor.
20 Nisan 2025 Pazar - 19:00
Ticari gemide rahatsızlanan şahsa tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari gemide rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekiplerince tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Fethiye açıklarında seyreden ticari gemideki vatandaş rahatsızlanması üzerine yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine Sahil Güvenlik ekipleri tarafından vatandaşın denizden tahliyesi yapılarak 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
20 Nisan 2025 Pazar - 17:59
Kalbinizin sesine kulak verin
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre kalp ve damar hastalıkları, dünya çapında sık görülen sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alıyor. Kalp hastalıklarının hem dünya genelinde hem de Türkiye’de en sık görüldüğünü belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor" dedi. Son yıllarda kalp hastalıklarının görülme sıklığında artış yaşanıyor. Her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayata veda ettiği bildiriliyor. Kalp hastalıklarının hem dünya genelinde hem de Türkiye’de en sık görüldüğünü belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 verilerine baktığımızda ise ülkemizdeki ölümlerin yaklaşık üçte biri dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı. Bu oran, konunun ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Tengiz: "Kalp hastalıklarını önlemek mümkün" Kalp hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunun altını çizerek risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının önemini şu sözlerle dile getiren Tengiz, "Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve stres; kalp ve damar sistemini ciddi biçimde tehdit ediyor. Ancak bu risk faktörlerinin önemli bir bölümü bireysel önlemlerle kontrol altına alınabilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla kalp hastalıklarının gelişimini geciktirmek hatta tamamen önlemek mümkün" diye konuştu. Günümüzde daha sık görülüyor Son yıllarda kalp hastalıklarının görülme sıklığındaki artışa dikkat çeken Tengiz, "Koroner arter hastalığı, kalp kasına kan taşıyan damarların kolesterol birikimiyle daralması sonucu gelişir. Bu damarlarda oluşan plaklar yırtıldığında kan pıhtısı ile damar tamamen tıkanabilir ve ani kalp krizi meydana gelebilir. Kalp yetmezliği ise kalbin vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaması durumudur. Genellikle kronik ilerler ancak zaman zaman akut ataklarla da ortaya çıkabilir. En sık nedeni koroner arter hastalığı olmakla birlikte, hipertansiyon, kalp kapak hastalıkları ve kalp kası hastalıkları da etken olabilir. Kalp kapağı hastalıklarının günümüzdeki en sık nedeninin yaşlanmaya bağlı dejenerasyon olduğuna işaret eder. Kapaklarda daralma ya da yetmezlik görülebilir. Aritmiler ise kalbin çok hızlı, çok yavaş ya da düzensiz atmasıyla seyreder. Bazı aritmiler hafif olabilirken, bazıları ciddi ritim bozukluklarına ve hatta ani ölümlere yol açabilir" şeklinde konuştu. Teknolojik gelişmeler büyük rol oynuyor Tanı yöntemlerinin çeşitlendiğini ve artık daha erken evrede hastalıkların tespit edilebildiğini belirten Tengiz, "EKG, ekokardiyografi, efor testi, ritim ve tansiyon holterleri gibi girişimsel olmayan testlerin yanı sıra gerektiğinde anjiyografi gibi girişimsel işlemler de uygulanabiliyor. Özellikle BT koroner anjiyografi gibi modern görüntüleme teknikleriyle erken ve doğru tanı şansı artıyor" dedi. Tedavi yaklaşımlarının hastalığın türüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlendiğini vurgulayan Prof. Dr. İstemihan Tengiz, şöyle devam etti: "İlaç tedavisi, kalp hastalıklarının temel tedavi yöntemlerinden biridir. Yüksek tansiyon, kolesterol, ritim bozuklukları ve pıhtı önleme ilaçları uygun hastalarda kullanılır. Ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi yeterli olmaz. Bu hastalarda anjiyoplasti ve stent uygulamaları gibi girişimsel işlemler ya da by-pass cerrahisi gündeme gelebilir. Uygun vakalarda robotik cerrahi de kullanılabilir." Kalp sağlığı için harekete geçin Kalp hastalıklarından korunmak için yapılabilecekler konusunda da önerilerde bulunan Tengiz, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Tuzu ve doymuş yağı azaltan, sebze ve meyve açısından zengin bir beslenme düzeni benimseyin. Haftada en az beş gün, günde 45-60 dakika tempolu yürüyüş yapın. Sigara ve tütün ürünlerinden kesinlikle uzak durun, alkol tüketimini sınırlandırın. Ağırlığınızı kontrol altında tutun, beden kitle indeksinizi izleyin. Kan basıncı, kolesterol ve kan şekeri düzeylerinizi düzenli olarak takip edin. Stresle başa çıkma yöntemleri geliştirin ve kaliteli uykuya önem verin. Bu alışkanlıklar, kalp sağlığı için temel koruyucu adımlardır. Kalbiniz için bugün bir adım atın. Yaşam tarzınızı gözden geçirin, düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı bir gelecek inşa edin."
20 Nisan 2025 Pazar - 13:37
Hacı adaylarına önce eğitim sonra aşı
DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından hacca gidecek hacı adaylarına menenjit aşısı yapıldı. Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi Bulaşıcı Hastaları Biriminde görevli personel, Düzce Müftülüğü konferans salonunda, 2025 yılında Düzce’de hacca gideceklere, müftülük görevlilerine ve hacca görevli olarak gidecek personellere yönelik bulaşıcı hastalıklarla ilgili eğitim ve aşılama programı düzenlendi. Temel Sağlık Bilgileri ile MERS-CoV (Ortadogu Solunum Sendromu) hastalığı ile ilgili verilen eğitim sonrasında, el broşürleri dağıtılırken 413 hacı adayına menenjit aşıları yapıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder