SAĞLIK - 02 Haziran 2023 Cuma 14:06

Almanya’da "Ameliyat yapamayız" dediler, Trabzon’da sağlığına kavuştu

A
A
A
Almanya’da "Ameliyat yapamayız" dediler, Trabzon’da sağlığına kavuştu

Yüksek yaşam riski nedeniyle Türkiye’nin yanı sıra Almanya’daki doktorlardan "Ameliyat yapamayız" yanıtını alan Gülsen Karabey, Trabzon’da 7 saat süren başarılı ameliyatın ardından tekrar sağlığına kavuştu.

Yüksek yaşam riski nedeniyle Türkiye’nin yanı sıra Almanya’daki doktorlardan "Ameliyat yapamayız" yanıtını alan Gülsen Karabey, Trabzon’da 7 saat süren başarılı ameliyatın ardından tekrar sağlığına kavuştu.


Trabzon’da yaşayan Gülsen Karabey, 15 yılda üç kez açık kalp ameliyatı olarak tıp literatüründeki nadir hastalar arasına girdi. 15 yıl önce halsizlik ve çarpıntı nedeniyle hastaneye başvuran ve ameliyat kararı alınan Karabey’in ilk olarak aort kapağı değiştirildi. 1 yıl sonra tekrar şikâyetleri başlayan Karabey, bu kez aort damarındaki yırtılma nedeniyle ameliyat oldu. 14 yıl sonra aynı şikâyetleri tekrar baş gösteren Karabey’in mitral kapağında ileri derecede yetmezlik olduğu tespit edildi. Yüksek risk nedeniyle Türkiye’nin yanı sıra Almanya’daki doktorlardan da ‘Ameliyat yapamayız’ yanıtını alan Karabey, Medical Park Karadeniz Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tuncay Erden, Uzm. Dr. Aylin Özdemir ve Uzm. Dr. Nuran Kul tarafından yapılan 7 saatlik başarılı ameliyatın ardından tekrar sağlığına kavuştu.



“Doktorlarım çok güzel ilgilendiler”


Yüksek riskli olmasına rağmen üçüncü kez açık kalp ameliyatı yapılan Karabey, doktorlarına güvendiği için tekrar kalp ameliyatı olduğunu belirtti. Daha öncesinde beyin kanaması geçirdiğini, guatr ameliyatı olduğunu ve düşme sonucu kaburgalarının kırıldığını dile getiren Karabey, “15 yıl önce yorgunluk ve çarpıntı ile başladı. Halsizlik oluyordu. Sürekli doktorlara gidiyordum. Biz seni ameliyat yapamayız, çok tehlikesi var gibi şeylerle karşılaştım. İstanbul’a gönderdiler. Orada ilk ameliyatımı oldum. Oradan geldikten bir sene sonra tekrar şikâyetlerim başladı. Yine doktorlara gidip geldim. Tekrar aynı şeylerle karşılaştım. Burada ameliyat olamazsın, tekrar İstanbul’a gitmen gerekiyor dediler. İstanbul’a gidecek durumum yoktu. Sonra Medical Park Hastanesi’ne geldim. Burada tedavi oldum. Doktorlarım çok güzel ilgilendiler. Çok riski var ama ameliyatını yaparız dediler. Onlara güvendim. Allah razı olsun. Çok şükür iyiyim. Daha önce de beyin kanaması geçirmiştik. Guatr ameliyatı oldum. Düştüm kaburgalarım kırıldı, ciğerim patladı. Allah razı olsun burada herkes benimle ilgilendi” dedi.



“Literatürde bu tür hastalar çok nadirdir”


Üçüncü kez açık kalp ameliyatı olan Gülsen Karabey’in tıp literatüründe çok nadir olduğunu vurgulayan Op. Dr. Tuncay Erden, “Hastamız nefes darlığı, erken yorulma şikayeti ile geldi. Hastamızın özel bir durumu var. Yaklaşık 15 yıl önce İstanbul’da açık kalp ameliyatı ile aort kapağı değişmişti. Bir süre sonra aort damarında yırtılma olduğu için 13 yıl önce ameliyat yaptık. O ameliyat da iyi geçmişti. O dönemde hastamızı taburcu etmiştik. Normal kontrollerine geliyordu ancak 3 ay önce 14 yılın ardından başka bir kapağın ileri derecede bozulduğunu, ilaçların fayda etmediğini, düz yatamadığını, birkaç adım bile atsa nefes nefese kaldığını söylüyordu. Kardiyolog arkadaşlarımız yaptığı ultrasonda mitral kapakta ileri derecede yetmezlik olduğunu söylediler. Riskli de olsa ancak ameliyat ile sağlığına kavuşabileceğini bize ilettiler. Bunun üzerine biz hastamız ile konuştuk. Hastamız birkaç ay düşündü ama bu arada daha da kötüleşmesi üzerine ameliyata geldi. 3. defa kalp ameliyatını yaptık. Mitral kapağını değiştirdik. Diğer bölgelerde bir sıkıntı yoktu. Ameliyatımız biraz uzun sürdü. Çünkü yapışıklıklar çok fazlaydı. Çok dikkatli bir şekilde ameliyatını yapmamız gerekiyordu. Ameliyat yaklaşık 7 saat sürdü. Bunun yarısı yapışıklıkları yırtmadan açmakla geçti. Allah’a şükür gayet iyi. Taburcu edeceğiz. Literatürde bu tür hastalar çok nadirdir. İkinci kez kalp ameliyatları nispeten biraz yaygın ama üçüncü kere yapılan ameliyatlar çok nadir olur. Tabii ki de başarısı da ona göre düşük oluyor. Ekipçe mutluyuz. Hastamızı şifaya kavuşturduğumuz için bütün yorgunluğumuz geçti” şeklinde konuştu.



“Almanya’daki doktorlar bile bu ameliyatı yapamayız demişler”


Hastanın üçüncü kez ameliyat olmaya karar vermesinin kendilerine cesaret verdiğini kaydeden Op. Dr. Erden, “İkinci ameliyatı da yüksek riskliydi. Aort yırtığı son derece tehlikelidir. İlk ameliyat olduğunda bile riski çok yüksektir. Daha önce üçüncü kere ameliyat yapmıştık. Ne olacağını bilemeyiz. Ama elimizden gelen ne varsa yapacağımızı ilettik. Net olarak kararını verdiği için bize de o cesaret verdi. Tecrübemiz ile bu işi başarıya ulaştırdık. Hastamıza ameliyat olması gerektiğini söylediğimizde hastamız başka merkezlere de özellikle bir akrabası Almanya’daki kalp cerrahlarına da raporlarını tercüme ettirerek yollamış. Yüksek riskli olduğu için oradaki doktor arkadaşlar biz ameliyat yapamayız demişler” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaelispor’da kongre sürüyor, söz delegelerde Olağan seçimli mali genel kurulu süren Kocaelispor’da kongre üyeleri söz alarak eleştiri ve önerilerini dile getirdi. Taraftar derneği başkanı Enver Güler salonda, "Hep aynı insanlar var. Değişen bir şey yok. Yürüyüş Yolu’na ‘Kocaelispor’a başarılar dilerim’ pankartı asmakla Kocaelisporlu olunmuyor. Biz şehrimize ve takımımıza sahip çıktık. Bu her babayiğidin harcı değil" dedi. Kocaelispor’un olağan seçimli mali genel kurulu Kocaeli Kongre Merkezi’nde sürüyor. Mali ve sportif faaliyet raporlarının ardından denetim kurulu ve disiplin kurulu raporları okundu. Raporların ardından söz alan delegeler düşüncelerini, eleştirilerini ve önerilerini ifade etti. Taraftarlar adında Hodri Meydan Dernek Başkanı Enver Güler kürsüye çıktı. Güler, "Bakıyoruz ki hep aynı insanlar, hep aynı ağabeyler var. Değişen bir şey yok. Süper Lig’de ilk 10’da olan Kocaelispor’un kongresinde tüm koltuklarının dolması gerekiyordu. Sadece konuşuluyor. Doğru bir şey değil. Dernek olarak son 1 haftadır ciddi görüşmeler yaptık. Kocaelispor’un menfaatlerinin ön alanlarda tuttuğunu düşündüğümüz insanlarla görüştük. Bizim Kocaelisporluluk anlayışımız çoğu insanımızın anlayışıyla örtüşmüyor. Yürüyüş Yolu’na ‘Kocaelispor’a başarılar dilerim’ pankartı asanların samimiyetine çok inanmıyoruz. Pankart asmakla Kocaelisporlu olunmuyor. Bakkaldan aldığımız destek ile kravatlı ağabeylerden aldığımız destek arasında fark var. Bakkal ağabeyin desteği daha kıymetli" dedi. "Mütevazı değiliz. Yaptığımız her babayiğidin harcı değildir" Takıma sahip çıktıklarının altını çizen Enver Güler, "Şehrimize ve takımıza sahip çıktık. İlk 7 maçta 2 puan alan takımın arkasında durmak her babayiğidin harcı değildir. Mütevazi değiliz. Bu takım ilk 10’da ligi tamamladıysa bunun en büyük sahibi biziz. Kimse bizim babamızın oğlu değil. Recep Durul da öyle. Recep Durul’un mücadelesini görüyoruz. Varsa başka babayiğit çıksın, onları da destekleyim. Mali tablomuzun taraftarımıza şeffaf bir şekilde duyurulmasını istiyoruz. Tüzüğümüzün de değişikliğe uğraması gerekiyor. Bu arada kimse bize ‘Sizin yerini şurası’ diyemez. Biz istediğimiz yere otururuz. Korkutucu bir takım olmak istiyoruz. Sayın başkan Avrupa için söz vermiştiniz. Bu sezon sonu bunu görelim" şeklinde konuştu. Kulübün eski kulüp müdürlerinden İlker Uzel ise yönetim kurulunda yer alan birkaç ismin üye olmadığını, listede yer alamayacağını söyledi. Konuşmaların ardından mali tablonun ibra edilmesine geçildi. Salona delegeler dışında taraftarların da alındığı belirtildi, oylama yapılarak divan tarafından salon boşaltıldı. 15 dakikalık aranın ardından yalnızca delegeler oylamaya katılmak üzere salona alındı.
Batman Organik çilek üreticileri pazar için destek bekliyor Batman’ın Sason ilçesinde son yılların en verimli sezonunu geçiren organik çilek üreticileri, yoğun yağışlar nedeniyle satışların düştüğünü, toplanamayan çileklerin bahçelerde çürümeye başladığını belirterek destek istedi. Yaklaşık 20 yıl önce tütüne alternatif ürün olarak ekilmeye başlanan ve bugün ilçedeki çiftçilerin önemli gelir kaynaklarından biri haline gelen tescilli Sason çileği, bu yıl üreticisini sevindirmek yerine endişelendirdi. Verimin yüksek olmasına rağmen pazarlama sorunu yaşayan üreticiler, ürünlerinin ellerinde kaldığını ifade etti. 10 yıldır organik çilek üretimi yapan Mehmet Aydın, ailesinin geçiminin tamamen çileğe bağlı olduğunu söyledi. Bu yıl verimin oldukça iyi olduğunu ancak yağışlar nedeniyle ciddi sorunlar yaşadıklarını belirten Aydın, günlük yaklaşık 75 ton çilek toplanabildiğini fakat talebin düşmesi nedeniyle ürünlerin büyük kısmının bahçelerde kaldığını ifade etti. Aydın, "Yağışlardan dolayı üreticiler bahçede kalan çilekleri toplayamıyor, çilek talep görmüyor. Bu sezon sadece 10 tır çilek gönderebildik. Ürünlerimiz satılamadığı için bahçelerde çürümeye başladı. Kendi imkanlarımızla başka illere götürmeye çalışıyoruz ancak işçi ücretleri ve yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle zarar ediyoruz. Gelirimiz giderimizi karşılamıyor. Bayram tatilinde birkaç firmanın gelip çileklerimizi toptan almasını istiyoruz. Destek bekliyoruz" dedi. Çilek üreticisi Ahmet Taşdemir ise hasadın en yoğun döneminde olmalarına rağmen müşteri bulamadıklarını söyledi. Taşdemir, "Tarlada 50 liraya satamadığımız çileklerin marketlerde 150 liraya satıldığını görüyoruz. Kazanan aracılar oluyor, üretici ise zarar ediyor. Bayram tatili başladı ancak ürünlerin sadece yüzde 10’u toplanabildi. Eğer yağışların devam ettiği bu süreçte satış yapamazsak çileklerin büyük bölümü çöp olacak" diye konuştu.