Yerel Haberler
Yozgat
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:33 Yozgat’ta bayram tatilinde hız koridorları aktif olacak Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü, Kurban Bayramı öncesi ve süresince vatandaşların güvenle seyahat edebilmesi için il genelinde en üst düzey trafik tedbirlerini devreye soktu. 10 gün sürecek denetimlerde binlerce personel görev yaparken, kritik güzergahlardaki hız koridorları da sıkı takibe alındı. Yapılan planlama kapsamında, Yozgat merkez ve ilçelerinde trafik akışının yoğun olduğu noktalar ablukaya alındı. Emniyet müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre; bayram tedbirleri süresince 21’i merkezde, 26’sı ilçelerde olmak üzere toplam 47 kavşak denetim altında tutulacak. Yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde 9 Yaya Devriye Bölgesi, 7 Ring Bölgesi ve hız ihlallerinin önüne geçmek amacıyla 6 Radar Denetimi noktası oluşturuldu. 10 günlük bayram mesaisi boyunca toplam 2 bin 860 personel sahada aktif görev alacak. Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü, şehirlerarası ve ilçeler arası yollarda aşırı hız kaynaklı kazaların önüne geçmek için aktif olan hız koridorlarını da paylaştı. İl sınırları içerisinde sıkı denetim yapılacak hız koridoru güzergahları şunlar: Muslubelen- Sorgun, Balışeyh- Yozgat, Sorgun- Akdağmadeni, Akdağmadeni- Sivas/Yıldızeli, Boğazlıyan- Kayseri Merkez, Boğazlıyan- Kırşehir/Mucur, Sarıkaya- Boğazlıyan. Sorumluluk sahasında yer alan sabit radar uygulamalarına dair güncel bilgilere ve iller arası kontrol noktası sayılarına İçişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesi https://www.icisleri.gov.tr üzerinden ulaşılabilecek. Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada sürücülere hayati bir çağrıda bulunularak, "Lütfen trafik kurallarına uyalım. Bayram sevincimiz acıya dönüşmesin. Tüm vatandaşlarımıza kazasız, huzurlu ve mutlu bayramlar dileriz" ifadelerine yer verildi.
Yozgat Çözüm Koleji'nin Bursluluk Sınavı Yoğun İlgi Gördü
27 Mart 2016 Pazar - 15:05 Yozgat Çözüm Koleji'nin Bursluluk Sınavı Yoğun İlgi Gördü Yozgat Çözüm Koleji tarafından düzenlenen bursluluk sınavı yoğun ilgi gördü.Yozgat Çözüm Koleji, 2016-2017 eğitim öğretim yılı için bursluluk sınavı düzenledi. Hafta sonu Cumartesi ve Pazar günü olmak üzere 10 seansta düzenlenen sınava öğrenciler ve veliler yoğun ilgi gösterdi. Çözüm Koleji Müdür Yardımcısı Yasin Akdemir, bursluluk sınavını düzenlemedeki amaçlarının öğrencilerin başarı seviyelerini ölçmelerini, kendilerine olan güven duygusunun geliştirilmesine katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Bu sınav ile öğrenciler, kendi düzeylerindeki öğrenciler arasındaki seviyelerini görme imkanı bulacak. Hangi derslerde başarılı, hangisinde düşük onu görecek” dedi.Yapılan bu tür sınavların Yozgat eğitimine katkı sağlayacağını ifade eden Akdemir, “Gerçekten öğrencilerimiz ve veliler sınava çok büyük ilgi gösterdi. Sınav sonuçları açıklandıktan sonra dereceye giren öğrencilerimize çeşitli hediyelerimiz olacak. Sınava büyük ilgi gösteren öğrenci ve velilerimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.Sınava katılan öğrenci velisi Ahmet Şahin, eğitimde başarının, sınavlarla ölçüldüğünü ifade ederek, “Ben de çocuğumu bu sınava katılmasını istedim. Sınav soncuna göre eksiklerini görmüş olacağız. Bu sınavda illa çok iyi bir sonuç alması önemli değil. Çocuğumuzun seviyesini görmüş olacağız” şeklinde konuştu.
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Karacabey Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Destek İstedi
27 Mart 2016 Pazar - 10:11 Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Karacabey Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Destek İstedi Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat ziyareti ve Bozok Üniversitesi tarafından kendisine tevcih edilen fahri doktora unvanı takdim töreninde, üniversitenin sorunlarını dile getirip daha hızlı gelişip büyümesi için destek istedi.Bozok Üniversitesi Senatosu tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tevcih edilen Fahri Doktora Unvanı takdim töreninde konuşan Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, “Bugün ülkemizin birliğini korumak ve insanımızın her türlü güvenini sağlamak üzere terör ve teröristlere karşı mücadele verirken hayatını kaybeden şehitlerimizin, şehit ailelerinin devletin ve milletin yanında olmak yerine düşünce özgürlüğü maskesi arkasına saklanıp terör örgütlerinin üniversitelerdeki maşası olmayı tercih edenleri esefle kınıyorum” dedi.Bozok Üniversitesi’nin 1 Mart 2006 tarihinde kurulduğunu hatırlatan Rektör Karacabey, “ Yozgatlının yıllarca hayalini ve beklentisini gerçekleştirmek sizlere nasip oldu. Kuruluşumuzun 10’uncu yılını idrak ettiğimizi bu günlerde üniversitemize teşrifinizden dolayı şükranlarımı arz ediyorum. Üniversitemiz 9 fakülte 4 yüksek okul, 8 meslek yüksek okulu, 3 enstitü, 8 araştırma merkezi, 1 sağlık araştırma ve uygulama merkezi ile eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Bugün verdiğiniz müjde ile fakülte sayımız 11 oldu. Ancak 11 fakülteyi 14 fakülte ve 14 meslek yüksek okulu olarak taçlandırmak istiyoruz. Kadromuzda 37 profesör, 46 doçent, 202 yardımcı doçent, 151 öğretim görevlisi, 33 okutman, 291 araştırma görevlisi 12 uzman olmak üzere toplam 772 akademik personel ve 14 bin 200 devam eden öğrencimiz bulunmaktadır” diye konuştu.Verilen rakamlar 10 yıllık üniversite için övünülecek bir seviye olmadığını vurgulayan Rektör Karacabey, “ Ancak arzu edilen gelişmeyi yakalayabilmek için bazı iyileştirilmelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Üniversitelerin büyümesi ve gelişmesi kendilerinden beklenen amacı gerçekleştirebilmeleri öncelikle yetişmiş öğretim üyeleri ile mümkündür. Üniversitemiz ve bizimle aynı konumla olan Anadolu üniversitelerini önemli sorunlarının başında öğretim üyesi temini gelmektedir. Büyük şehirlerde ihtiyaç fazlası kadro tahsislerini kısıtlamak gibi bazı tedbirler bu konuda belli oranda iyileştirme sağlayabilir. Ayrıca Bozok Üniversitesi diğerlerinden daha fazla dezavantajı bulunmaktadır. Kalkınmışlık düzeyi aynı olan hatta Yozgat’tan çok daha ileride kalkınmış ileri seviyede kalkınmış illerin üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları Bozok Üniversitesi’nde çalışanlardan çok daha fazla geliştirme ödeneği aldıkları gibi büyük çoğunluğunun lojman imkanlarını da bulunmaktadır. Bu durum Bozok Üniversitesi tercihte olumsuz etki yapmaktadır. Gelişmişlik düzeyi aynı olan illerdeki üniversitelerde öğretim görevlilerine ödenen geliştirme ödeneğinin Bozok Üniversitesi öğretim üyeleri için de ödenmesi konusunda direktifleriniz öğretim üyesi temininde pozitif sonuçlar doğuracağı kanaatindeyiz” şeklinde konuştu.Devlet üniversitelerinin kampus alanlarının ortalama 20 bin dönüm civarında olduğuna değinen Rektör Karacabey, “Şuanda bizim kampus alanımız 4 bin dönüm alan üzerine kurulmuştur. Bu arazinin 3 de 2’side kullanabilir nitelikte değildir. Dolayısıyla kampus alanımızın genişletilmesinde faydalı olacağını düşüncesindeyiz. Yeni fakültelerin kurulmasıyla çok daha büyük alana ihtiyacımız vardır. Acil çözüm bekleyen sorunlarımızdan birisi de kampusümüzü bölen şehirler arası yoldur. Bu yol tehlike oluşturmak ta hem de başka sosyal problemlere sebep olmaktadır. Bu konu ulaştırma bakanlığı yetkilileri ile paylaşılmış henüz çözüm konusunda bir çalışma olmamıştır” şeklinde konuştu.TIP FAKÜLTESİ BİNAMIZIN BİRAN ÖNCE BİTMESİNİ İSTYORUZBozok Üniversitesi Tıp Fakültesinin 17 Mayıs 2007 tarihinde kurulduğunu öğretim binası ve öğretim üyesi bulunmadığı için Hacettepe üniversitesi ile 3 yıllık protokol ile öğrencilerin orada eğitime başladığını belirten Rektör Karacabey, “ Aradan 8 yıl geçmesine rağmen öğrencilerimiz hala Hacattepe Üniversitesinde görmektedir. Geçtiğimiz birkaç ay içerisinde TOKİ’nin yürüttüğü morfoloji binasının sözleşmesinin tarihi 13 Nisan 2016’dır. Ancak yüklenici firma inşaatı bitirmek niyetinde olmadığı gibi inşaatın süresini uzatmak için çalışmalar yürütmektedir. Bu konuda direktiflerinizi bekliyor en geç 3 ay içerisinde tıp fakültesi binamızın teslimi konusunda emirlerinizi bekliyoruz” dedi.Hukuk Fakültesi ve Veterinerlik Fakültesi müjdesi ile çok mutlu olduklarını dile getiren Rektör Karacabey, “Bozok Üniversitesi havacılık uzay bilimleri fakültesi kurulmasını arzu ediyoruz. Ayrıca bu fakülte kurulduktan sonar Türkiye’nin en güvenli şehirlerinden biri olan Yozgat’ta savunma sanayi faaliyetlerine başlaması konusunda destekleriniz, üniversitemiz için bilimsel projelerimize yol gösterici olacak ve Yozgat halkını mutlu edeceği kanaatindeyiz. Ülkemizin huzur ve refahı için Türkiye Cumhuriyetinin milli politikalarının üretime dönüşeceği bir aşamada Bozok Üniversitesi olarak üzerimize düşen görevleri yapmaya hazır olduğumuzu bildirir üniversitemize teşrifinizden dolayı çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
Sorgun'da Çiğdem Gezdirme Geleneği Yaşatılıyor
26 Mart 2016 Cumartesi - 18:48 Sorgun'da Çiğdem Gezdirme Geleneği Yaşatılıyor Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Aşağıcumafakılı köyünde "2’inci Geleneksel Çiğdem Şenliği" düzenlendi.Aşağıcumafakılı köyünde düzenlenen çiğdem şenliği renkli görüntülere sahne olurken, kırlardan toplanan çiğdem çiçeklerini ağaç dallarına dizen çocuklar, “Çiğdem çiğdem çiçecik, emmim oğlu köçecik, yağ verenin oğlu olsun, bulgur verenin kızı olsun” şeklinde mani söyleyerek köyde yağ ve bulgur topladılar. Toplanan yağ ve bulgur köy meydanında çiğdem çiçekleri ile karıştırılıp ’Çiğdem Pilavı’ olarak pişirildi.Aşağıcumafakılı Köyü Muhtarı Yakup Yılmaz, unutulmaya yüz tutmuş çiğdem gezdirme geleneğini yeniden yaşatmak istediklerini belirterek, “Unutulmaya yüz tutmuş çiğdem şenliğini bundan böyle her yıl Mart ayında baharın andıracak bir şenlik düzenlemeyi düşünüyoruz. Geçen yıl küçük çaplı yaptığı Çiğdem Şenliğimizi bu yıl daha geniş kapsamlı yapmayı planladık. Bu nedenle kırlardan topladığımız çiğdem çiçeklerini köy meydanında pişirilen pilavların üzerine koyarak gelen davetlilerimize ikram ettik” dedi.Köy halkından olan aynı zaman şehit babası Osman Atmaca ise “Köyümüzün kırları çiğdem yatağıdır. Mart aylarında buralarda çok çiğdem olur. Geçen yıl biraz küçük çaplı yapılan çiğdem şenliği bu yıl daha güzel geçiyor” diye konuştu.
TOKİ Başkanı Turan Boğazlıyan Kentsel Dönüşüm Projesi Çalışmalarını İnceledi
26 Mart 2016 Cumartesi - 13:34 TOKİ Başkanı Turan Boğazlıyan Kentsel Dönüşüm Projesi Çalışmalarını İnceledi TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, Boğazlıyan ilçesinde süren kentsel dönüşüm kapsamında süren inşaatları inceledi. Toplu Konut İdaresi tarafından Boğazlıyan’da yürütülen Kentsel Dönüşüm çalışmalarını yakından takip eden TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, Boğazlıyan’a geldi. Boğazlıyan Belediye Başkanı Hamdi Erdal, AK Parti Boğazlıyan İlçe Başkanı Hamza Kaya ve yüklenici firma görevlileri tarafından karşılanan Turan, inşaat alınana geçerek incelemelerde bulundu. Müteahhit firma tarafından yürütülen çalışmaları, en küçük detayına kadar inceleyen Başkan Turan, firma yetkililerine daha hızlı tempoyla çalışmalarını ve personel sayısını artırmalarını istedi. Boğazlıyan’da yürütülen projenin kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Turan, "Toplu Konut İdaremizin Türkiye genelinde 4 bin, 5 bin konutluk olmak üzere 600 şantiyesi var. Ancak Boğazlıyan ilçemiz bu noktada oldukça şanslı. Belediye Başkanımız Hamdi Erdal da en az bizim kadar ilgileniyor ve Boğazlıyan’ın bir an önce mesafe alması için çalışıyor. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. İnşallah yaz mevsiminde bir kez daha güzide ilçemizi ziyaret edeceğim" dedi. Boğazlıyan’da çalışmaların yavaş ilerlediğine değinen Turan, “Boğazlıyan’da kötü gitmiyoruz ama hızlı gidecekler, müteahhidi uyardım, çalışma tempolarını artıracaklar. Bir an önce burayı ayağa kaldıracağız" diye konuştu. TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanı Hamdi Erdal,"Kentsel Dönüşüm kararı verilip de en erken ihalesi gerçekleştirilen projelerden bir tanesinin de Boğazlıyan’dır. TOKİ Başkanımız Sayın Mehmet Ergün Turan’ın talimatları sonrasında inşallah Kentsel Dönüşüm Projesi, daha erken bir zamanda bitirilecek. Kentsel dönüşümle birlikte şehir merkezi sanayi sitesinden arındırılmış olacak. Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında, 285 adet konut, 1 adet belediye binası, 1 adet kültür merkezi binası, 3 adet ticari blok inşaatı ile altyapı ve çevre düzenleme işi gerçekleştirilecek. İlçemiz, gerek mimarisiyle ve gerekse sosyal ve kültürel alanlardaki yatırımlarla geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir” ifadelerini kullandı.
Boğazlıyan Ziraat Odası Vatandaşa Süt Dağıttı
26 Mart 2016 Cumartesi - 13:08 Boğazlıyan Ziraat Odası Vatandaşa Süt Dağıttı Boğazlıyan Ziraat Odası, süt üreticilerine destek amacıyla ilçe halkına süt dağıttı.Boğazlıyan Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Demiroğlu, süt üreticilerine destek olmak amacıyla ‘Sağlık için süt için’ sloganıyla vatandaşlara süt dağıttı. Sütün insanlığın geleceği için ne kadar önemli ise, hayvancılık sektörünün en önemli lokomotif ürünü olduğunu belirten Başkan Demiroğlu, "Bilhassa büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi, gelişmesi, ancak sütün istikrarlı, yeterli ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkün olacaktır. Süt üreten çiftçilerimizi desteklemek büyük önem arz etmektedir. Boğazlıyan Ziraat odası Başkanı olarak herkesi yeteri kadar süt içmeye davet ediyorum” dedi.Süt üretiminin sürekli artması, tüketimin takip edememesinin sorun yaratmaya başladığını vurgulayan Demiroğlu, “Özellikle süt üretiminin artacağı bahar aylarında iç tüketimin artırılması çok daha fazla önem arz etmektedir. Sütteki istikrarsızlık besi hayvancılığına darbe vuruyor, tüketicilerimiz et ve sütü daha pahalı yemeye başlıyor. Sanayiciler, ürün satışlarından memnun olmadıklarını, stoklarının dolu olduğunu bildiriyorlar. Buna karşın hem üretim hem de market fiyatları artıyor. Maliyetler, iğneden ipliğe her şeyin fiyatı artarken, çiğ süt fiyatlarının artmaması üreticiyi mağdur etmekte, et ve süt üretiminin sürdürülebilirliğini tehlikeye atmaktadır" diye konuştu.Ücretsiz süt dağıtımından memnun kalan vatandaşlar, Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Demiroğlu’ya teşekkür etti. Süt üreticilerinin desteklenmesinin Boğazlıyan ve Türkiye ekonomisine de büyük katkılar sağlayacağını ifade eden Davut Karadavut, "Süt üretimi kadar tüketimi de önemlidir. Sağ olsun başkanımız buna dikkat çekmek, süt tüketimine teşvik etmek amacıyla güzel bir çalışmaya daha imza atmıştır. Duyarlı davranışlarından ve ortaya koyduğu başarılı çalışmalarından dolayı kendisine bir kez daha teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Isimleri Ne Olursa Olsun Bütün Terör Örgütleri Aynı"
25 Mart 2016 Cuma - 20:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Isimleri Ne Olursa Olsun Bütün Terör Örgütleri Aynı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütlerinin alfabedeki tüm harfleri tüketircesine sürekli farklı isimlerle dünyayı aldatmaya çalıştıklarını belirterek, hangi harfi, hangi kısaltmayı kullanırsa kullansın hepsinin aynı olduğunu söyledi.Yozgat Bozok Üniversitesi Senatosu tarafından kendisine verilen Fahri Doktora Unvanı Takdim Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada, Bozok Üniversitesi yönetimine kendisine bu fahri doktora unvanına layık gördükleri için özellikle teşekkür etti. 1 Mart 2006 tarihin Bozok Üniversitesi ile ilgili attıkları tarihi adımı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bu vesileyle bu kuruluşta emeği geçen gerek Cemil Çiçek Bey’e, gerek Bekir Bey’e, gerek o dönemdeki milletvekili arkadaşlarımıza huzurunuzda çok çok teşekkür ediyorum. Bozok Üniversitemizin kuruluşunun Başbakanlığımın dönemine isabet etmesinden dolayı duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Nereden başladık, nereye geldik. Üniversiteleri lüzumsuz addedenlere şu anda 13 bini aşkın öğrencisiyle bu üniversitemiz aslında çok iyi bir cevaptır” dedi.“GÜZELİM ÜNİVERSİTELERİN MOLOTOFLARLA, TAŞLARLA CAM ÇERÇEVELERİNİ İNDİRİYORLAR”Bugün Türkiye’de 193 üniversitenin bulunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yola 76 üniversite ile bu yola çıktık. Ülkemizin üçte birinde vardık. Bizim asıl hedefimiz Muş’taki, Hakkari’deki bir gencim üniversiteye girmek isterse nasıl girecek. Ailesinin mali imkanları yeterli mi? İstanbul’a, Ankara’ya nasıl gelecek? Orada kalma imkanları var mı? Şimdi artık Hakkari’deki öğrenci benim şehrimde üniversitem var diyor. Biz üniversiteyi inşa ederken bölücü terör örgütünün mensupları o ayrımcılar, ayrılıkçılar, bu güzelim üniversitelerimizi molotoflarla, taşlarla, sopalarla cam çerçeve indirdiler. Selahaddin Eyyubi havalimanı yaptık Hakkari’ye. Havan toplarıyla bu havalimanını vurdular. Dört tane müteahhit değişti. Havalimanını Hakkari’ye kuruyorsun, İstanbul’la Hakkari arasını 1 saat 40 dakikaya indiriyorsun. Ama bunlarda medeniyet insanlık anlayışı yok ki. Müteahhitleri kaçırdılar. Biz buna rağmen Hakkari’de Selahaddin Eyübi havaalanını bitirdik. Çünkü bizim bir derdimiz vardı. Ben Tayyip Erdoğan olarak ülkemin dört bir yanına bir insan olarak gitmeyi arzu ediyorsam, Hakkarili bir kardeşim de ülkenin dört bir yanına rahatlıkla gitme imkanına sahip olmalıdır İnsana insan olarak değer vermek budur. “Atalarımız ‘vakit nakittir’ demiş ya. Vakti nakde çevirmek buradan geçiyor. Geçmişte Hakkari’den otobüse bindiğinizde İstanbul’a iki günde varılıyordu. Şimdi 1 saat 40 dakikada varıyorsun. Nakde dönüştürmek bu artık modern dünyanın, medeni olmanın imkanlarından istifade edebilmenin yolu buradan geçiyor” dedi.Türkiye’de 25 havalimanı varken şu anda 57 havalimanının olduğunu belirten Erdoğan, “Buralara bir azimle, gayretle geldik. Bütün bu adımlar atılırken de 76 üniversite bu ülkeye yetmez dedik, 81 ilimizin her birine en az bir üniversite yapacağız dedik ve 193 üniversiteyi 81 vilayetimize yaptık. Bu tabi aynı zamanda inancın işi. Gençler, başarının altyapısında inanmak, çalışmak, araştırmak, uygulamak var. Ondan sonra takip, takip, takip. Neticeye böyle ulaşırsınız. Şu anda 193 üniversitemiz arasında bilimsel bir rekabetin yaşanıyor olması ülkemiz için bir kazançtır. Bu yarışta Bozok Üniversitesi’nin hiç de küçümsenemeyecek bir aşamada olduğunu biliyorum ama hocam daha fazlasını bekliyorum” diye konuştu.“TERÖR SALDIRILARI BÖLGEDE GÜÇ MÜCADELESİNİN YANSIMASINI İÇİNDE BARINDIRIYOR”Türkiye çok yoğun bir terör saldırısı altında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör eylemlerinin sadece bölgenin dinamikleriyle ilgili olmadığının aynı zamanda küresel güç mücadelesinin yansımalarını da içinde barındırdığını biliyoruz. Bugün Şefaatli ilçemizde bir şehidimizi daha toprağa verdik. Yozgat 10 şehit verdi. Bin yıldır kesintisiz süren bir mücadeleden söz ediyoruz. Kuru toprağa vatan diyemezsiniz. Tabuta bir arsa vardır bir de arazi vardır. Bir toprağın vatan olması için onun şehit kanıyla sulanması lazım. Bizim bayrağımızın renginin kırmızı olması da tesadüf değildir. Rengini şehitlerin kanından almıştır. Ülkemizi ve milletimizi hedef alan saldırıların bu derece artması Türkiye’yi hedeflerinden kopartıp, yeniden kendi içine kapatma amacına yöneliktir. 13 sene önce Türkiye’nin milli geliri 230 milyar dolar civarındaydı şu anda 700 milyar doların üstündeyiz. Hamdolsun şu anda kişi başına milli gelire bakarsak 10 bin dolar gibi bir rakamı yakalamışız. Ama bu Türkiye’ye yakışmıyor. Bu millet daha da üste bu rakamı taşır. Planlarımızı, programlarımızı adım adım uygulamaya devam edeceğiz. Bizim 2023 hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri haline geleceğiz. Milli gelirimizi 2 trilyon dolara, kişi başına milli gelire de 25 bin dolara çıkartacağız dedik. Savunma sanayimizde dışa bağımlılıktan kurtulacağız dedik. Kendi uçağımızı üretebilen bir ülke olacağız. İhracatımızı 500 milyar dolara çıkartacağız. Bozok Üniversite rektörümüz gözünü uzaya dikmiş vaziyette. Aynı şekilde savunma sanayinin Ankara’yı üs merkezi haline getirme çalışmamız var. Cari açığı kapatma hedefimiz var. İşsizliği tek haneli rakama indirme hedefimiz var. Yoksulluğu azaltma hedefimiz var. İstanbul’u en önemli bölgesel ve küresel bir merkez haline getireceğiz. Olmaz böyle şey dedikleri tüm projeler gerçekleşiyor. İşte Marmaray Projesi. Boğazın altında Marmaray geçiyor. 2,5 yılda yaklaşık 125 milyon yolcu taşıyor Marmaray. Hiçbir zaman bir aksama olmadı” diye konuştu.“HEDEFİMİZ 26 AĞUSTOS’TAN ÖNCE KÖPRÜNÜN AÇILIŞINI YAPMAK”“Şimdi hamdolsun Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü bitirdik. Hedefimiz 26 Ağustos’tan önce köprünün açılışını yapmak” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:“Bunlar sıradan olaylar değil. Kanal İstanbul’la birileri dalga geçti. İnandık, çalıştık, sağolsun Ulaştırma Bakanımla beraber buna kafa yorduk. Gittik, geldik güzergah takibi yaptık. Biz bunu yapar mıyız, yaparız. Şu anda inşallah çalışmalar başlıyor, kısa bir zaman sonra ihalesi yapılır. Karadeniz’i Marmaray’a bağlamak suretiyle biter. Bu proje aynı zamanda siyasi bir projedir. Sadece gelir amaçlı bir proje değil. Türk milleti bu projeyle bir tarih yazacak. Dedemiz Fatih kadırgaları karadan yürüttü, biz de Marmaray’ı denizin altından yürüttük. Bir de bu yıl Avrasya Tüneli’ni açıyoruz. Avrasya Tüneli’nden herkes aracıyla geçecek denizin altından. Bu aşılmakta zorlanan İstanbul trafiğini aşmak için yapıyoruz. Atalarımız hazıra dağ dayanmaz der. Siz milli bütçeden bunları yapacağım dersen çoğu zaman yapamazsın. Aslolan siz bütçe oluşturabiliyor musunuz, çeşitlendirebiliyor musunuz? Acaba bu dev projeleri gerçekleştirebiliyor musunuz? İşte biz bunu yaptık. Bunu yaparken bazı arkadaşlarımız, dostlarımız ’olmaz’ dediler ama biz yaptık. Havalimanların çoğu devletin kasasından bir kuruş çıkmadan yapılan projelerdir. Yavuz Sultan Selim projesinde bizim cebimizden çıkmadı.Yeni enerji, ulaşım, haberleşme projelerini süratle hayata geçirerek Türkiye’yi çok güçlü bir altyapıyı oluşturacağız. Cumhuriyetimizin 100. yılı için tam 100 ayrı hedefi hayata geçireceğiz. Terör örgütlerinin sokaklara, evlere döşedikleri bombalar bu vizyonumuzu da hedef alıyor. Ankara’da, İstanbul’da patlayan bombalar oradaki masum insanlarla birlikte bu hedeflerimize de zarar vermeye yöneliktir. Türkiye’nin bu kadar dayanaklı, basiretli, soğukkanlı olacağını bunlar hesaba katamadılar. Onun için bugün işler farklı istikamette gelişti.”“BİZ ENSARIZ”Türkiye’ye gelen 3 milyon göçmen için kimseden para istemediklerini ifade eden Erdoğan, “Biz kimseden para istedik mi? Hayır, tam aksine kapılarımızı açtık. Bir taraftan çadır kentleri, bir taraftan konteynerler oluşturduk. Niye, gücümüz ve güvenimiz vardı. Bugün de var gücümüz, güvenimiz. Biz göreve gelmeden önce 2002’nin sonunda veren el değildik, alan eldik. Ama şimdi veren el konumundayız. Veren el alan elden hayırlıdır, bunu biliyoruz. Dünyada dönor ülkeler arasında üçüncü ülkesiyiz. Bir Amerika, iki İngiltere, üç biziz. Eğer milli gelire göre hesaplarsak birinci ülkeyiz. Onların cebinde bir şeyler var ama çıkmıyor. Şu anda yılda 3 milyar avro vereceğiz vs. diyorlar. İnşallah verirler. Verseler de vermeseler de biz ensarız, onlar şu anda muhacir, gereğini yaparız” dedi.“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İSMİ NE OLURSA OLSUN HEPSİ AYNI”Terör örgütü şehit ettiği asker, polis, korucu, sivil vatandaşları hedef aldığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Saldırılar bizim canımızı yakıyor. Ama emin olun, güvendikleri dağdan birer birer devrilmeye ve arkalarından ç başladı. Yaşanan her hadise terörün yüzünü uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösteriyor. Buradan onlara sesleniyorum; bölücü terör örgütü alfabedeki tüm harfleri tüketircesine sürekli farklı isimlerle dünyayı aldatmaya çalışıyor. Hangi kısaltmayı kullanırsa kullansın hepsi aynı. İster PKK, ister KCK, YPG, TAK, DHKP/C olsun ne olursa olsun. DAİŞ, El Kaide, Eşşebab, Boko Haram bunların hepsi insanlık düşmanı, demokrasi düşmanı, özgürlük düşmanı yapılardır, bunu böyle bilin. Bunların dini, vatanı, ırkı, milleti yoktur. Günahsız bir insana silah doğrultuyorsanız sizin insanlıktan nasibiniz yoktur. Şayet siz PKK tamam ama PYD terör örgütü değildir derseniz sadece kendinizi kandırmış olursunuz. Bunların başları bu belgelerde bu isimleri kullanıyor zaten. Geçen Sayın Barzani yaptığı açıklama bunların ikisinin de aynı olduğunu açıkça söyledi. Bu örgütünün mensupları da, biz de bu tavrınıza güler ey dünya ey batı. Deve kuşu gibi kafayı kuma gömmek ortadaki gerçeği değiştirmiyor. Geçtiğimiz günlerde Belçika hükümetini eleştirmiş, Belçika’ya koynunuzda yılan besliyorsunuz diye ikaz etmiştim. Bugün Belçika’nın durumu ortadır. Biz Gaziantep’te yakalıyoruz, Belçika’ya iade ediyoruz ve maalesef serbest bırakıyorlar. Aynı ikazı PYD terör örgütü değildir diyenler için de yapıyorum. Belçika’da eylem yapan canlı bombaların DAEŞ mensubu olması kimseyi yanıltmasın. Çıkar çatışması içerisine girildiği an bölücü örgütün farklı harflerle kendini ifade eden yapılarından herhangi birinin mensubu da her hangi bir Avrupa Amerika veya Rusya şehrinde yapabilir. Rusya zaden diyor ki Moskova’da bunlara ofis açtırttım bol bol da silah veriyorum. Bunu da biliyorum, bumerang gibi döner bir gün seni de vurur. Ankara’da masum halkı hedef alan örgüt zaten hiçbir insani ve ahlaki ölçüsü kalmamış bir yapıdır. Onlar için Ankara ile Londra’nın, İstanbul ile Berlin’in Newyork ile Moskova’nın farkı yok ki bu gerçeği görmek için ne çok derin istihbarat bilgilere ne de fiyakalı unvanlara sahip olmaya ihtiyaç yok, her şey tüm çıplaklığıyla ortada. Siz teröristlere şu veya bu gerekçe ile kucak açar, birlikte yol yürümeye kalkarsanız o terörist eninde sonunda silahını bombasını size de çevirir. Damdan düşenin halinden ancak damdan düşen anlar diye bize Nasrettin Hoca’dan miras kalan bir söz var ya. Biz sadece bölücülü örgüt ile mücadelesi 30 yıl süren neredeyse dünyadaki neredeyse tüm terör örgütlerinin hedefi olan bir ülkeyiz. Terör konusunda bizden daha gerçekçi tavsiye alınabilecek bir başka ülke bulamazsınız. Terör örgütleri karşısında ilkeli durun, kendinizi de kurtarın bize de faydanız dokunsun diyoruz. Avrupa’da birçok terörist var. Sadece bir ülkeye 4 bin dosya teslim ettim. O günden bugüne en ufak bir gelişme yok. O ülke başkanı bana ’o dosyaların sayısı şuanda 4 bin 500 oldu, hepsi yargıda’ dedi. Sizin yargınız bu kadar ağır mı çalışıyor. Hani geciken adalet adalet değildir diyordunuz. Şu anda onlar da ’yandım’ diyenlerden. Neyle mülteci konusunda. Ama terör orada onları da vuracak. Akılsız başın cezasını ayaklar çeker diye bir söz var. Biz de dirayetsiz yöneticilerin cezasını masum insanlar çekmesin diye bu ikazları yapıyoruz. Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu sıkıntılardan çıkış yolu ararken en büyük desteği üniversitelerden bekliyoruz” dedi.“AKADEMİSYENLER DEVLETİNİN MİLLETİNİN YANINDA OLMALI”Bazı akademisyenlerin ve onları koruyan üniversitelerin terör örgütlerinin yanında yer almayı tercih ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tavrın hakla, hukukla, demokrasiyle, özgürlükle, hakla, hukukla bir alakası yok. Düşünce, inanç özgürlüğünün elde edilmesinin yolu terör olamaz. Terör örgütünün yanında yer almak ancak ideolojik körlükle izah edilebilir. Çünkü terörün gözü kördür. Biz böyle bir bağnazlıkla yaklaşım tarzını akademisyenlere yakıştıramıyoruz. Ama biliyoruz ki üniversitelerimizde 150 bin akademisyen içinde bu tür düşünce içerisinde olan akademisyenlerimizin sayısı 3-5 bini geçmez. Aynı şekilde paralel yapılanmaya sempatiyle bakan akademisyenlerin sayısının da az olduğunu biliyorum. Ancak sütün içindeki kıl gibi sayıları az da olsa bu kişilerin üniversitelerde sergiledikleri görüntü maalesef en çok bu kurumlara zarar veriyor.Ben buradan ülkesini ve milletini seven gelişmeleri sağduyulu bir şekilde değerlendirebilen, bilimsel ve kişisel ahlak sahibi akademisyenlerimize çağrıda bulunuyorum. Sizlerde düşüncenizi, tavrınızı, endişelerinizi gür bir sesle kamuoyuna duyurmalısınız. Bunu elbette öncelikle bilimsel çalışmalarınızla ve eserlerinizle yapacaksınız. Bununla birlikte iç ve dış kamuoyuna bu ülkenin, bu milletin akademisyenler tarafından da sahiplendiğini gösterecek güçlü kampanyalar yürütmelisiniz. Burada cumhurbaşkanı sıfatıyla söz ediyorum. Ülkemizin ve milletimizin bekası söz konusu olduğunda Tıpkı Çanakkale’deki gibi akademisyenlerimizi en önde görmek arzusuyla bunları söylüyorum. Bozok Üniversitesinin Türkiye’nin 2023 hedefleri gibi ülkenin ve milletimizin geleceğine sahip çıkma konusunda da öncü ve örnek bir üniversite olacağına inanıyorum. Bu duygularla bir kez daha sizlere Şahsıma layık gördükleri fahri doktora unvanı için üniversite yönetimine kalbi şükranlarımı arz ediyorum. Öğrencilerimiz için başarılarının artarak devam ettiği bir dönem niyaz ediyorum, zihin açıklığı diliyorum. Hocalarımıza da başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sonuna Kadar Bu Devam Edecek”
25 Mart 2016 Cuma - 16:46 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sonuna Kadar Bu Devam Edecek” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ne yaparsa yapsınlar o hendekleri açanlar, oradaki benim Kürt kardeşlerime oraları zindan edenler bunun bedelini ödüyor, ödeyecek. Ve sonuna kadar bu devam edecek” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaptığı konuşmada asılan bir pankarta dikkat çekerek, Güneydoğu’da hendekleri kazanların helak edildiğini ve edilmeye de devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Karşıya arkadaşlar bayağı üzerinde çalışarak enteresan bir şey yazmışlar. Bütün Güneydoğu’da bu güzelim sokaklar, caddeleri, alt yapısı olmayan yerleri devletin araç gereçleriyle ne yaptılar, çukurlar, hendekler kazdılar. Fakat burada enteresan bir buluşma var. Hendek sahipleri helak edildi. Şimdi de hendek sahipleri helak ediliyor mu? Bu kadar. Ne yaparsa yapsınlar o hendekleri açanlar, oradaki benim Kürt kardeşlerime oraları zindan edenler bunun bedelini ödüyor, ödeyecek. Ve sonuna kadar bu devam edecek. Çünkü biz bir şeye inanmışız. ’Muhakkak ki biz sana açık bir fetih verdik’. Olay bu. İnşallah gönülleri fethede ede geldik mi? Devam ediyor muyuz? Devam edeceğiz” diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika’da yaşanan terör olayları öncesi uyarıda bulunduklarını ifade ederek, “Biz dünyaya sesleniyoruz. Dikkat edin bak yanlış yapıyorsunuz. Biz damdan düştük, biz bedel ödedik. Yanlış yapıyorsunuz. Ama bunlar bölücü terör örgütünün mensuplarına Avrupa Konseyi’nin yanında çadır kurduruyorlar. Oraya teröristlerin resimlerini astırıyorlar. Çadırda da paçavralarını dalgalandırıyorlar. Ne oldu. Bak iki gün sonra ne oldu. Alma manzumun ahını çıkar aheste aheste. Yazık oldu o insanlara. Bu tür aciz yönetimler. İşte Gaziantep’te biz yakaladık, deporte ettik gönderdik. Beyefendiler kalktılar teröriste gereken uygulamayı yapmadılar, serbest bıraktılar. Hadi bakalım şimdi verin hesabını. Kardeşlerim terör sadece belli bir ülkenin değil, tüm dünyanın sorunudur. İnşallah anlayacaklar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Sorgun'da Halka Hitap Etti
25 Mart 2016 Cuma - 15:34 Cumhurbaşkanı Erdoğan Sorgun'da Halka Hitap Etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörle mücadelede son ana kadar silahlı kuvvetlerimiz, polisimizle sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.Şırnak’ta terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlar sırasında şehit düşen Özel Harekat Polisi Osman Belkaya’nın cenaze törenine katıldıktan sonra Yozgat’ın Sorgun ilçesine geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak Sorgun Belediyesi’ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Ahmet Şimşek’ten brifing aldı. Daha sonra ilçe meydanında halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tekbir sesleri ve ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ sloganları arasında alana girdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından İlçe Belediye Başkanı Ahmet Şimşek AK Parti hükümeti döneminde yapılan yatırımları anlatırken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise Yozgat’ın tarihi bir an yaşadığını ve halkın doğrudan seçtiği ilk devlet başkanını ve Cumhurbaşkanını ağırladığını söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Çanakkale Savaşı’nın sembol isimlerinden ’Kınalı Hasan’ın hemşehrilerini selamladığını söyleyerek sözlerine başladı. Erdoğan, “Kınalı Hasanlar eksik olmuyor. Cuma namazını Sorgun’da kılacaktık ancak Şefaatli ilçesinden polis memurumuz Osman Belkaya’yı şehit verdik ve bu nedenle cuma namazını Şefaatli’de kıldık. Milletimize başsağlığı diliyorum. Terörle mücadele sırasında verdiğimiz şehit sayısı 300’ün üstü. Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmadık, bırakmayacağız. Milletimiz, bayrağımız, vatanımız için evlatlarını şehit veren tüm annelerin ellerinden öpüyorum. ‘Ölürsem şehit, kalırsam gazi’ diye vatan korumasına koşan evlatlarımızın alınlarından öpüyorum. Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Abaza’sı ile tek milletiz. Biz yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz. Bizim bağımsızlık mücadelemiz var. O yüzden tek bayrak diyoruz” dedi.“TERÖRLE MÜCADELEMİZ SONUNA KADAR DEVAM EDECEK”Konuşması “Recep Tayyip Erdoğan” sloganları ile sürekli kesilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:“Biz kimseyi makamından dolayı sevmiyoruz. Bizi yaradan onları da yarattığı için seviyoruz. Tek bayrak, bundan başka bayrağımız var mı? Bu bayrak rengini şehidimizin kanından alıyor. Dünyada eşi benzeri yok. Hilal, o da bir bağımsızlık mücadelesinin simgesi. Yıldız, bilin ki her şehit bir yıldızdır. Bazı zavallılar operasyon yapmak istiyorlar. Siz ne zannediyorsunuz bu toprakları? Bu topraklar kuru bir toprak değil, şehitlerimizin kanı vardır. Onunla yoğrularak tek vatan olmuştur. Devlet içinde devlet yok, ne paralel devlet ne de bu ayrımcılar. Pensilvanya’dan beddualar sallıyor. Ne oldu hangisi tutuyor? Tutmaz. Samimi değilsin, dürüst değilsin. Bu toplumu, bu milleti, bu ümmeti parçaladın. İflah etmeyeceksin. Bu devletin içerisinde temenni ederim ki yanlış istikamette gidenler de bu yanlışlarından vazgeçerler. Hala işin hakikatini bilmiyorlar. Biz sadece Rabbimize kulluk ederiz. Kula kulluk etmeyiz. ’O dediyse doğrudur’ mantığı ile hareket edenler var. Yolumuz bir asır önce ezanı susturmamak, bayrağı indirmemek için yedi düvele karşı yüreği ile mücadele veren ecdadımızın yoludur. Kurtuluş Savaşımızı vererek son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni armağan eden Gazi Mustafa Kemal’i ve tüm kahramanları yad ediyorum. Bölgemizde yaşanan istikrarsızlığı fırsat bilmek suretiyle Türkiye’nin birliğine, beraberliğine, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ’Cehennem olsa göğsümüzde söndürürüz, bu yol hak yoludur dönmek bilmez yürürüz’, kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Terörle mücadelede son ana kadar silahlı kuvvetlerimiz, polisimizle sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Sorgun’a yıllar önce verilmiş bir sözüm var. Bu sözü de yerine getiriyoruz. Doğrudan Sorgun’un misafiri olmaya geleceğim demiştim. Sorgunlular’la beraberiz.”