DÜNYA - 08 Kasım 2012 Perşembe 16:22

ÜSKÜDAR GENÇLİK MERKEZİ`NDEN ANLAMLI MÜCADELE

A
A
A
ÜSKÜDAR GENÇLİK MERKEZİ`NDEN ANLAMLI MÜCADELE

Üsküdar Belediyesi bünyesinde bulunan Üsküdar Gençlik Merkezi madde bağımlılığı konusunda gençleri bilinçlendirmek amacıyla tiyatro oyunları sahneliyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü`nün desteğiyle gerçekleştirilen ``Çalıntı Düşler`` isimli oyunda madde bağımlılığının gençler üzerindeki olumsuz etkileri etkileyici bir biçimde ortaya koyuluyor.
18 gün boyunca 27 kez sahnelenecek oyunun Üsküdar Gençlik Merkezi`ndeki gala programına; İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Özcan Bulduk katıldı. Oyunun galasında ayrıca aralarında futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, TRT`de yayınlanan Tarihe Mal Olmuş Kadın Kahramanlar projesinde Türkiye`nin İlk Kadın Emniyet Müdürü Feriha Sanrek`i oynayan Elif Tayhan`ın da bulunduğu spor ve sanat camiasından çok sayıda isim de katıldı.
Oyun öncesi bir konuşma yapan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, uyuşturucuyla mücadelenin sadece emniyet teşkilatının suçlulara yönelik yaptığı operasyonlarla gerçekleşmediğini, uyuşturucunun gençlerle tanışmasına engel olmak adına önleyici sosyal aktivitelerin de son derece büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu anlamda Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesinin Üsküdar Belediyesi ile birlikte organize ettiği ve 8 bine yakın genci kapsayan Çalıntı Düşler tiyatro oyununun bu aşamada önemli bir çalışma olduğunun altını çizen Hüseyin Avni Mutlu, sigaranın da bir tür uyuşturucu olduğunu ve bir bağımlılık yaptığını ifade etti.
Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, sağlıklı ve nitelikli gençler yetiştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu söyleyerek, ``Üsküdar Gençlik Merkezi geçmişine sahip çıkan, geleceğini şekillendiren bir vizyonla hareket ediyor. Tüm bağımlılıklarından kurtulmuş, alışkanlık yapan maddelere teveccüh etmemiş gençler bizim açımızdan büyük önem taşıyor. Özgürlüklerin kapısı bağımlılıklardan kurtulmakla açılıyor`` dedi.
Yazar ve Yönetmenliğini Dersu Yavuz Altun`un yaptığı, danışmanlığını ünlü psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen`in üstlendiği ve ``Tiyatro Yeniden`` grubu tarafından sahnelenen ``Çalıntı Düşler`` oyunu, Üsküdar`daki 26 resmi lisede okuyan 7 bin 812 öğrenciyi kapsıyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den savunma sanayisine otonom robot köpek projesi Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde güvenlik, endüstriyel denetim ve arama-kurtarma gibi alanlarda kullanılmak üzere robot köpek teknolojisi geliştirilecek. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında kabul edilen "Çok Amaçlı Görev Planlama için Otonom Robot Köpek Tasarımı ve Geliştirilmesi" projesi ile yerli ve milli bir çözüm ortaya konulması hedefleniyor. Proje, Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Art’ın sahibi olduğu AI ARD Robotik A.Ş. tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki Aware Robotik iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında farklı görevleri yerine getirebilen otonom robot köpek geliştirilecek. Projenin özellikle zorlu ve riskli alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını belirten Ali Art, dört ayaklı robotların engebeli arazilerde tekerlekli sistemlere göre daha etkin görev yapabildiğini ifade etti. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren firma sayısının sınırlı olduğunu vurgulayan Art, yüksek maliyetler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle yerli çözümlerin öneminin arttığını dile getirdi. Yapay zekâ tabanlı olarak geliştirilecek sistemin; algı, sensör füzyonu, pekiştirmeli öğrenme ve hibrit kontrol mimarisi gibi ileri teknolojileri içereceği belirtildi. Proje kapsamında elektronik kart tasarımı, aktüatör ve güç aktarma sistemleri ile görev kontrol ve kullanıcı arayüzü gibi kritik bileşenler geliştirilecek. Çalışmanın, Türkiye’nin mobil robotik ve otonom sistemler alanındaki Ar-Ge kapasitesine katkı sağlaması hedeflenirken, Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde yürütülen bu tür projelerle akademik bilgi birikiminin teknolojiye dönüştürülmesi ve sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Kocaeli Feci şekilde darp edilmişti, yaşadığı dehşeti unutamıyor Kocaeli’de bayram günü gittikleri eğlence mekanında feci şekilde darp edilen anne ve oğlu taburcu edildi. 15 gün hastane süreci olan kadın, yaşadığı zorluğu, tehditleri ve travmalarını anlattı. Geçirdiği ameliyatla saçları kazınan Meryem Yıldırım, duygu dolu anlar yaşarken, mama ile beslendiğini, gözünde görme kaybı olduğunu, asla eskisi gibi olamayacağını söyledi. Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu. Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı. "Küfür uyarısıyla saldırdılar" Yüz ve kafatasındaki kırıklardan kaynaklı ameliyata alınan ve bu sebeple kafasında 30 zımba bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı zor süreci anlattı. Hastane sürecinden sonra evine gelen Meryem Yıldırım, "Bayramın birinci günü oğlumla dışarıda yemekteydik. Sonra eğlenmek için gittiğimiz mekanda tanımadığımız kişiler tarafından darp edildik. Orada başka bir kavga vardı. Bizi darp eden şahıslar önce mekandaki garsonu tartakladılar. Garson içeri kaçınca bunlar da içeri girdi. İçeri girdiklerinde de küfür ediyorlardı. Oğlum da ’Beyler küfür etmesek mi’? dedi. Bunun üzerine oğluma yumruk attılar. Tekmeyle yumrukla saldırmaya başladılar. Mekan sahibi herkesi dışarı çıkarttı. Sadece bölüm bölüm dayak yediğimi hatırlıyorum. Yani durup durup vurmuşlar. Ben kaçtıkça gelip vurmuşlar. Sürekli kafama darbe aldım. Kurtulmak için başka bir mekana girdim. Bunlar mekan sahibi değil. Saldıranlar 3 kişiydiler, biri kadın, 2’si erkekti" diye konuştu. "Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor" Beyin ve iç kanama ihtimali ile hastanede uzun süre kaldığını söyleyen Yıldırım, "Ağır ameliyat geçirdim. Yüzümdeki kemiklerim kırıktı. Çenemde kayma oldu. Bu süreçte mama ile besleniyorum. Yürürken denge problemi yaşıyorum. Konuşma zorluğu çekiyorum. Gözümde görme kaybı var. Sürekli hastanedeyim. Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor. Şikayetimi çekmem için para teklif edildi, ancak kabul etmedim. Şikayetim devam ediyor. Bu şahıslar mekan dışında birisini bıçakladı, sonra garsonu darp ettiler. Garsonun arkasından bu şahıslar içeri girince olay yaşandı" ifadelerini kullandı. "Saçlarım kazındı, onları çok seviyordum" 15 gün hastanede tedavi altında kaldığını söyleyen Yıldırım, "Hastanede ilaçlarla ayakta kalabildim. Göz kafesimin etrafı, kaşı üstüm, elmacık kemiklerim, elmacık kemiğimde kırık var ve hepsi platinle desteklendi. Burun kırığım var. Dişlerim kırık. Saçlarım kazındı, onları seviyordum. Ama görsellik artık ikinci planda kaldı. Canım çok acıyor. Ağrılı kesicilerle ayakta duruyorum. Konuşma bozukluğum var. Sadece ağrılarımın geçmesi için dua ediyorum. Hayattan soğuttular. Psikiyatrik tedavi görüyorum. Travmaya dayalı şizofrenik atak geçiriyorum" dedi. Olay sonrası 3 şüphelinin yakalandığını ve bunlardan birinin tutuklandığını söyleyen Meryem Yıldırım, "Adalete güveniyorum. İyi değilim. Eskisi gibi olmayacak hiçbir şey ama biraz daha rahat hissetmem için asla vazgeçmeyeceğim" diye konuştu. Yıldırım, saçının kazındığı anları da paylaşarak duygu dolu anlar yaşadı. Ayrıca tutuklu sanığın ailesi, cezaevinden görüşme esnasından çektiği fotoğrafı sosyal medya hesabından şu notla paylaştı; "Az kaldı aslan abim, üstümüze oynayan altımızda kalacak. Azıcık sabır." Yıldırım, avukatı aracılığı ile bu fotoğrafı da dosyaya eklediğini belirtti.
Ankara Bakan Ersoy: " Görkem Sevindik’in ortaya koyduğu insani duruşun yanındayız" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İsrailli Bakan Ben-Gvir’in hedef aldığı oyuncu Görkem Sevindik ile AKM İstanbul’da bir araya geldi. Vicdan sahibi hiç kimsenin, masumların hayatını hedef alan bu anlayış karşısında susmaması gerektiğini belirten Ersoy, "Görkem Sevindik’in ortaya koyduğu insani duruşun yanındayız" dedi. Filistinlilere yönelik idam düzenlemesini savunan ve bu düzenlemeye karşı çıkanları hedef alan tehditkâr söylemlerin gündeme geldiği bir dönemde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi önemli bir buluşmaya tanıklık etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in hedef aldığı sanatçı Görkem Sevindik ile bir araya geldi. Buluşma, yalnızca bir nezaket görüşmesi değil; aynı zamanda uluslararası kamuoyuna verilen net bir duruşun da ifadesi oldu. Bakan Ersoy, basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmeyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede tehdit diline karşı insanlık değerlerini savunan her sesi önemsediklerini vurguladı. "Tehditkâr Dil Asla Kabul Edilemez" Görüşmede, Filistinlilere yönelik idam düzenlemesini savunan ve buna karşı çıkanları hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bu tür yaklaşımların yalnızca bireyleri değil, evrensel değerleri de hedef aldığı ifade edildi. Bakan Ersoy, hukuksuzluğa ve zulme karşı durmanın bir tercih değil sorumluluk olduğunu belirterek masum sivilleri hedef alan hiçbir anlayışın meşruiyetinin olamayacağını dile getirdi. Sanat ve Vicdan Aynı Safta: "Görkem Sevindik’in Yanındayız!" Sanatçı Görkem Sevindik’in ortaya koyduğu duruşun, dünyanın ortak vicdanının bir yansıması olduğuna dikkat çeken Ersoy, sanatın sadece estetik değil aynı zamanda güçlü bir toplumsal sorumluluk alanı olduğunun altı çizdi. Gazze’de süren zulme karşı ses yükseltmenin insanlık görevi olduğunu kaydeden Ersoy, şunları söyledi: "Filistinlilere yönelik idam düzenlemesini savunan ve buna itiraz edenleri hedef alan bu dil, İsrail’in hukuksuzlukta geldiği noktayı bir kez daha göstermektedir. Vicdan sahibi hiç kimse, masumların hayatını hedef alan bu anlayış karşısında susmamalıdır. Görkem Sevindik’in ortaya koyduğu insani duruşun yanındayız. Filistin halkının hakkını, hukukunu ve onurunu savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." AKM’de gerçekleşen görüşme, kültür-sanat dünyasının evrensel değerler karşısında nasıl bir rol üstlendiği bir kez daha gözler önüne serildi."