EĞİTİM - 14 Nisan 2017 Cuma 13:53

Antalya Valiliğinden eğitimi yarım kalan kadın ve çocuklar için örnek proje

A
A
A
Antalya Valiliğinden eğitimi yarım kalan kadın ve çocuklar için örnek proje

Antalya’da eğitimi yarıda kalan kadın ve kız çocukları için ‘Beni Hafife Alma’ isimli dijital eğitim platformu oluşturuldu.

Antalya’da eğitimi yarıda kalan kadın ve kız çocukları için ‘Beni Hafife Alma’ isimli dijital eğitim platformu oluşturuldu. Projeyle birlikte binlerce kadın ve kız çocuğunun hem eğitime devam edip mezun olmaları hem de teknolojiyle iletişimi kuvvetlendirmeleri amaçlanıyor.


Antalya Valiliği, eğitimini yarıda kalan kadın ve kız çocuklarının eğitimlerini tamamlaması için harekete geçti. Açık ortaokul ve lise müfredatının bulunduğu dijital eğitim platformu ’Beni Hafife Alma’, Antalyalı kadın ve kız çocukları için devreye giriyor. Projeyle ilgili bir otelde düzenlenen konferansa gelen yüzlerce kadına platformla ilgili bilgiler anlatıldı. Toplantıya Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile eşi Sevim Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in eşi Ebru Türel de katıldı.


Konuyla ilgili bilgilendirme yapan Vali Münir Karaloğlu, projenin, eğitimi yarım kalmış veya eğitim süreçlerini tamamlayamadan eğitim çağının dışına çıkmış kadın ve kız çocuklarının eğitimlerini tamamlamaya yönelik olduğunu belirtti. Karaloğlu, "Projenin yürütücüsü sivil toplum örgütü Uzaktan Eğitimi Yaygınlaştırma ve Alternatif Eğitim Derneği, Sancak Kolejimiz var. Amacımız, eğitimi yarım kalmış kadınlarımıza yardımcı olarak açık lise ve ortaokul üzerinden yardımcı olarak onların eğitim süreçlerini tamamlayabilmek. Milli Eğitim İl Müdürlüğümüz ile birlikte tablet dağıtımı yapacağız. İnternet sağlayıcı firmamızın sponsorluğunda onlara dersle sınırlı kalmak üzere internet imkanı sağlayacağız" dedi.



İnteraktif canlı ders


Beni Hafife Alma dijital eğitim platformuna katılım sağlayan kadınların ve çocukların eğitimlerini dijital ortamda sürdürebilmeleri için tablet verdiklerini kaydeden Karaloğlu, "Öğrenciler, hazır paket videolardan derslerini herhangi bir yerde, evlerinde tarlalarında, bahçede parkta nerede isterlerse derslerini izleyebilecekleri gibi önceden ilan edilmiş zaman dilimlerinde interaktif dersi anlatan hocaya soru bile sorabilecekler. Anlamadıkları bir konu varsa interatif olarak öğretmenlerinden tekrarını isteyebilecekler. Son derece faydalı bir proje olduğunu düşünüyoruz. Biz şunu biliyoruz ki kadınlarımızı kızlarımızı, eğitim konusunda tamamlayamazsak özgüvenleri üretim süreçlerine katılmaları, toplum kalkınmasına katılmalarında problemler yaşıyoruz. Bu açığı mutlaka gidermemiz lazım. Çağın dışına çıkmış kadınlarımızı kızlarımızı bu eğitim programlarıyla eğitimlerini tamamlamamız lazım" dedi.



Ücretsiz tablet ve internet


Açık ortaokul veya liseye kayıtlı olup ders çalışma imkanı bulamayan ve eğitimini tamamlayamayan çok kadın ve çocuğun olduğunu belirten Karaloğlu "Bizim esas amacımız tabi ki hem kaydı olmayanın kayıtlarını almak ama daha çok kayıtlı olup da eğitim süreçleri çok yavaş ilerleyen veya ‘Ben bu işi yapamam artık’ diyerek okumayan vazgeçenler var. Onlara ‘hayır vazgeçmeyin biz size yardımcı olacağız tableti veriyoruz ücretsiz interneti veriyoruz. Dersleri de her istediğiniz yerde imkanınıza sunuyoruz. Yeter ki eğitiminizi tamamlayın’ diyoruz" diye konuştu.



"Türkiye projesine dönüştürmek için teklifte bulunacağız"


Projenin sadece açıköğretim okullarındaki derslerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Karaloğlu, "Sistemde aile okulu eğitimleri de var. Kadınlarımızın evlerinde ihtiyaç duydukları hijyen, çocuk bakımı, kişisel bakım, evde pratik olarak faydalı olan bilgileri içeren dersleri de bu dijital platform üzerinden öğrenebilecekleri bir eğitim modeli bu. İnşallah Cuma günü lansmanını yapacağız. Antalya’da başarılı olacağımıza inanıyoruz. Antalya’dan sonra sistemi devlet büyüklerimize arz edip Türkiye projesine dönüşmesi için teklifte bulunacağız" dedi.



"Yaş sınırı yok"


Projeden her yaştan kadın ve çocuğun yararlanabileceğini de sözlerine ekleyen Karaloğlu, "Eğitimini tamamlayamamış 7’den 77’ye herkesi kapsayan bir proje. İşin temelinde, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün yürütmüş olduğu açık ortaokul ve lise üzerinden programlar devam edecek. Biz Antalya’da açık lise ve ortaokuluna kaydı olan kadın ve kızlarımızı eğiteceğiz. Nihayetinde okulu bitirdiğinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan diploma alacaklar. Bizim yaptığımız şey Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya destek olmak" ifadelerini kaydetti.


Program sonunda kadınlara ve çocuklara canlı eğitimle ilgili videolar izletildi. Programda ayrıca eğitime yeni katılan 4 kadına Vali Karaloğlu, Sevim Karaloğlu ve Ebru Türel tarafından tabletler verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da 23 Nisan coşkusu Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde törenle kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen resmi törenle kutlandı. Törende konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, "Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir. İçinde yaşadığımız çağda dış çevre; kimi zaman evin duvarlarını, okulun sınırlarını aşarak çocuklarımızın dünyasına nüfuz etmektedir. Bu noktada toplumun bütün kesimlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Şiddetin karşısında en güçlü cevap, eğitimdir" dedi. İstanbul Valiliği himayelerinde, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde İstanbul’da "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama programı, Kağıthane’deki T.C. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; İstanbul Valisi Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, vali yardımcıları, kaymakamlar, güvenlik teşkilatının temsilcileri, eğitim yöneticileri, bazı il protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Program öncesi Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anıldı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 23 Nisan mesajı okundu. Açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü, günün anlam ve önemine değinerek tüm çocukların bayramını kutladı. "Çocuk, eğitimin öznesidir" İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, "çocuk eğitimin öznesidir" diyerek, " Bugün, büyük emaneti geleceğe taşıyacak olan çocuklarımıza adanmış, dünyada eşi benzeri olmayan bir bayramın sevincini yaşıyoruz. 23 Nisan; bir idraktir, medeniyet tasavvurudur, milletimizin istikbalini çocuklarının kalbine emanet edişidir. Bu yıl 23 Nisan’ı ’Maarifin Kalbinde Çocuk’ temasıyla kutluyoruz. Bu tema, eğitim anlayışımızın özünü ifade etmektedir. Çünkü çocuk, eğitimin öznesidir. Öğretmen; bir kalbe yön veren, bir ufuk açan, bir sesi görünür kılan, bir çocuğa "Sen değerlisin" duygusunu hissettiren kişidir. Bugün, milletçe derin üzüntüye büründüğümüz günlerden geçerken bu hakikati çok daha derinden hissediyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler, hepimizin yüreğinde derin bir sızı bırakmıştır. Ayla Kara öğretmenimizin, Fatmanur Çelik öğretmenimizin ve kaybettiğimiz evlatlarımızın hatırası; eğitimin bir vicdan ve emanet meselesi olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. Böyle zamanlarda acımızı, birbirimize daha sıkı sarılmamıza vesile olan bir duruşa dönüştürmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır" dedi. "Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir" Çocuklarımızda davranışın inşasının kaynağı yalnızca okul ve aile ile sınırlı olmadığını söyleyen Yentür, "Eğitim, bir milleti ayakta tutan erdemi, merhameti ve vicdanı nesilden nesile taşıma vazifesidir. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; tam da bu değerleri çocuklarımızın kalbine yeniden ve daha güçlü bir şekilde nakşetmektir. Şiddetin karşısında en güçlü cevap, eğitimdir. Kırılan her yüreği onaracak olan da, sarsılan her değeri yeniden ayağa kaldıracak olan da siz değerli öğretmen arkadaşlarımsınız. Hep birlikte kenetlendiğimizde; acıyı dönüştürür, yarınları inşa ederiz. Aynı şekilde ailelerimiz de bu büyük yürüyüşün vazgeçilmez bir parçasıdır. Bugün çok açık bir hakikatle karşı karşıyayız. Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir. İçinde yaşadığımız çağda dış çevre; kimi zaman evin duvarlarını, okulun sınırlarını aşarak çocuklarımızın dünyasına nüfuz etmektedir. Bu noktada toplumun bütün kesimlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Yaşanabilir bir çevre, insani hayat şartları, güven veren mahalle kültürü ve çocuklarımızın kendileri olarak var olabilecekleri tabiî ortamlar; eğitim öğretim sürecinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır" diye konuştu. "Okul ile aile arasındaki güven bağı ne kadar kuvvetli olursa, çocuğun ruhu da o kadar emniyet içinde büyür" Yentür, okul ile aile arasındaki güven bağı ne kadar kuvvetli olursa, çocuğun ruhu da o kadar emniyet içinde büyür diyerek, "Velilerimizin öğretmenlerimize güven duyması, öğretmenlerimizle aynı istikamette yürümesi, çocuklarımızın gelişimi açısından hayati öneme sahiptir. Okul ile aile arasındaki güven bağı ne kadar kuvvetli olursa, çocuğun ruhu da o kadar emniyet içinde büyür. Biz istiyoruz ki her ev, eğitimin tabii bir destekçisi; her mahalle, çocuklarımız için koruyucu bir çevre; her okul da güven ve şahsiyet inşasının merkezi olsun. Bilginin baş döndürücü bir hızla çoğaldığı, dijital etkilerin çocuklarımızın hayatına çok erken yaşlarda nüfuz ettiği, dikkatin dağıldığı, derinliğin zayıfladığı bir zaman dilimindeyiz. Tam da bunun için çocuklarımızı çağın imkanlarıyla buluştururken çağın risklerinden de korumak zorundayız. Bugün yapılması gereken şey açıktır. Çocuklarımızı yalnız bırakmamak. Öğretmenlerimizi güçlü biçimde desteklemek. Okul ile aile arasındaki bağı daha da kuvvetlendirmek. Eğitim ortamlarımızda güveni, merhameti, psikolojik sağlamlığı ve aidiyet duygusunu tahkim etmemiz gerekir" şeklinde konuştu. Çocuklar ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mutlu olduklarını ifade etti. Konuşmanın ardından program kapsamında barkovizyon gösterimi yapıldı. Etkinlikte, "Ata’mdan Armağan Bayram" adlı şiir ile "Kalemimden Hayallerim" başlıklı kompozisyon öğrenciler tarafından seslendirildi. Dereceye giren eserlerin okunmasının ardından ödül törenine geçildi. Yarışmalarda başarı gösteren öğrencilere ödülleri Vali Davut Gül ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Kutlama programı, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Bursa 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı işbirliği için Bursa’da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, sektör temsilcilerini Bursa Fuar Merkezi’nde bir araya getirirken, fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da işbirliği için Bursalı firmalarla işbirliği masasında buluştu. Türkiye’nin üretim üssü Bursa, fuarcılıkta ve kongrede marka etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 26 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuarın açılış töreni, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Başkan Burkay, "Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli" dedi. Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Başkan Burkay, dünyada yaşanan şartlara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. BTSO olarak sektörün potansiyelini artırmak adına önemli organizasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Başkan Burkay, "Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile aynı zamanda Bursa Fuar Merkezi’nde Karavan Show Bursa Fuarı’nın da düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, her iki fuarın kent için hayırlı olmasını diledi. Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa’nın Türkiye ekonomisine değer katan büyük bir şehir olduğunu belirterek, "Dünyanın farklı coğrafyalarından birçok firmayı Bursa’da ağırlıyoruz. Güzel bir fuara imza atıldığını görüyoruz. Bursa’da görev yaptığım süre içerisinde BTSO’nun liderlik ettiği çok sayıda fuara katıldım. Sadece protokol icabı kurdele kesmek değil, bu fuarlar kente önemli bir değer kattığını görüyorum. Burada da güzel bir sinerji var. Bursa’mız makro ekonomik rakamlardaki başarısını ve liderliğini şehirleşme ile kentleşmede gösterir. Bu konuda kamu ve özel sektör arasında büyük bir uyum var." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ve kurumları ziyaret etti. Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde İMSİAD ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin de iş birliğiyle düzenlenen fuar aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün uluslararası bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlıyor.
Denizli Başkan Çavuşoğlu koltuğunu çocuklara devretti Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle makamını çocuklara devretti. Başkanlık koltuğuna oturan Elif Naz Alaş, barış ve kardeşlik vurgusuyla yüreklere dokundu, ilk talimatını çocuklar için verdi. Şehrin farklı okullarından ve farklı yaş gruplarından gelen 9 öğrenci ve aileleri, Başkanlık makamında ağırlandı. Özel çocukların katılımıyla gerçekleşen programda, Başkan Çavuşoğlu çocuklarla yakından ilgilendi. Engel tanımayan hayalleriyle başkanlık kürsüsüne gelen küçük misafirlerin heyecanı gözlerinden okundu. Ziyarette ayrıca 23 Nisan etkinlikleri kapsamında düzenlenen Çocuk Koşusu’nda Başkan Çavuşoğlu’nun yanına gelerek, "Bir dileğim var, ben de başkan olmak istiyorum" diyen Osman Özgür İlkokulu 2. sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Masal Erdal da yer aldı. "Cumhuriyet bize emanet" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Sevil Kaynak Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Elif Naz Alaş, barış ve kardeşlik mesajları yüklü duygusal bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasına geçtiğimiz günlerde yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anarak başlayan Alaş, "Çocuklara savaşlar ve gözyaşı yakışmaz; çocukların kalbi sevgidir. Bizler, dünya üzerinde bayram hediye edilen tek çocuklar olarak çok şanslıyız ve Atamızın emaneti olan Cumhuriyetimizi azimle korumaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. İlk talimat: "Yeşil alanlar ve güvenli oyun alanları" Başkanlık makamını Bülent Nuri Çavuşoğlu’ndan devralan Elif Naz Alaş, Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların mutluluğuna ve huzuruna büyük önem verdiklerini belirterek ilgili birimlere oyun alanlarının korunması ve yeşil alanların çoğaltılması yönünde talimat verdi. Şehrin her noktasında çocukların güvenle eğlenebilecekleri alanlar oluşturacaklarını vurgulayan Alaş, "Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak yediden yetmişe herkesin sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz. Denizli’mize en iyi şekilde hizmet vermek için canla başla çalışacağız. Bizim en büyük görevimiz, şehrimizin her köşesine sevgi ve güven taşımaktır" diye konuştu. "Siz kurdunuz, biz büyütüyoruz" Konuşmasının finalinde birlik ve beraberlik vurgusu yapan Elif Naz Alaş, çocukların Cumhuriyet’in parlayan yıldızları olduğunu ifade etti. Şehrin tüm güzelliklerinin kendilerine emanet olduğunu vurgulayan Alaş, "Cumhuriyeti siz kurdunuz, bizler Cumhuriyet için büyüyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun Denizli" sözleriyle konuşmasını tamamladı. "Sizlerin ışığı yolumuzu aydınlatıyor" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Bugün bu koltukta oturan evlatlarımızın gözlerindeki ışık, bizlere geleceğe dair büyük bir umut veriyor. Özel çocuklarımızla, gençlerimizle hep birlikte daha yaşanabilir, daha adil ve engellerin olmadığı bir Denizli inşa etmek için çalışıyoruz. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü bir şehir hayaliyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayramda, egemenliğin gerçek sahibi olan milletimizin küçük temsilcilerini ağırlamaktan onur duyuyorum" ifadelerine yer verdi. Program, Başkan Çavuşoğlu’nun çocuklara günün anısına verdiği hediyeler ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.