YEREL HABERLER - 09 Kasım 2012 Cuma 17:49

GÖZ KURULUОU HASTALIОINA DİKKAT

A
A
A
GÖZ KURULUОU HASTALIОINA DİKKAT

Dünyagöz Adana`dan Op. Dr. Cüneyt Karaarslan, klimalı ortamların ve uzun süre bilgisayar başında kalmanın göz kuruluğunu tetiklediğine dikkat çekerek, ``Gözyaşı eksikliği gözde uzun vadede ciddi problemlere hatta körlüğe gidebilecek durumlara yol açabilir`` dedi.
Gözünüzde yanma, batma, kızarma, kumlanma gibi şikayetleriniz varsa, gözünüzün çabuk yorulduğunu hissediyorsanız ve artık kontakt lenslerinizi bile takarken gözleriniz zorlanıyorsa nedeni göz kuruluğu olabilir. Erken safhada tedavi edilmediği takdirde görme kayıplarına kadar giden ciddi sorunlara neden olabilen göz kuruluğu tedavisi için çeşitli ilaçlar ve tedavi yöntemleri kullanılabiliyor.
Uzmanlar, günümüzde kronik bir rahatsızlık olarak tanımlanan göz kuruluğuna karşı uyarıyor.
Dünyagöz Adana`dan Op. Dr. Cüneyt Karaarslan, ``Gözyaşının temel görevleri, gözün şeffaf ön yüzeyi olan korneanın sinirlerinin tahriş olmasını engellemek ve gözün net, rahat görüşünü sağlamaktır. Gözün ön tabakasını kaplayarak pürüzsüz hale getiren gözyaşı, gözün oksijen almasını ve beslenmesini sağlar. Yapısında bulunan maddeler sayesinde dışarıdan gelen hastalıklara karşı gözün savunma bariyeri konumundadır ve yabancı maddelerin göze teması durumunda gözü yıkayarak temizler. Adeta gözün kalkanı olan gözyaşı eksikliği gözde uzun vadede ciddi problemlere hatta körlüğe gidebilecek durumlara yol açabilir. Bu sebeple ciddi olarak değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur`` şeklinde konuştu.
``KLİMA VE BİLGİSAYAR GÖZ KURULUОUNU TETİKLİYOR``
Klimalı ortamların ve uzun süre bilgisayar başında kalmanın göz kuruluğunu tetiklediğini ifade eden Dr. Karaarslan, şu bilgileri verdi: ``Günümüzde maalesef zamanımızın büyük kısmını klimalı, kuru hava ile havalandırılan ofislerde ve bilgisayar başında geçirmek zorundayız. Bu çevresel şartlar ciddi göz kuruluklarına yol açabilir. Bu sebeple ekran başında ve ofiste çalışanların düzenli aralar ile göz kontrolü yaptırmaları gereklidir. Bunun yanında açık hava şartlarında çalışanlar için de belli riskler mevcuttur. Küresel ısınma ile birlikte atmosferinde değişmesi açık hava şartlarında çalışanlarında da benzer durumların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Uzun süreli kontakt lens kullanıcılarının da göz kurluğu konusunda dikkatli olması gerekmektedir. Tıpkı cilt ve saçta olduğu gibi, gözyaşı miktarımızda yaşın ilerlemesiyle birlikte azalma görülür. Göz kuruluğu hem erkekleri hem de kadınları her yaşta etkileyebilse de, rahatsızlık kadınlar arasında, özelikler menopozdan sonra daha yaygın olarak görülmektedir. Göz kuruluğu olan hastaların romatolojik hastalıklar yönünden de tetkik edilmesi gereklidir. ``
``GÖZ KURULUОU TEDAVİSİNDE KANSER İLACI``
Göz kuruluğu tedavisinde temel amaç göz ıslaklığını temin etmek yani gözyaşını arttırma ya da kaybını azaltmaktır. Kanser tedavisinde kullanılan bir ilacın damla formunun göz kuruluğunun tedavisinde kullanıldığına değinen Op. Dr. Cüneyt Karaarslan, hastalıkla başetme yollarını şöyle özetledi:
``Öncelikle bulunulan odanın nem oranı arttırılmalı, güneşli ortamlarda güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Sık aralıklarla kullanılan suni gözyaşları tedavimizin ilk basamağıdır. Fakat suni gözyaşları orta ve az dereceli kuruluklarda yeterli olup daha ileri durumlarda yeterli olmayabilir. Gözyaşı kanallarına gözyaşı kaybını azaltmak adına geçici olarak tıkaç takılması, aynı bölgenin kalıcı olarak tıkaçlarla kapatılması ve daha da ileri durumlarda ise temel olarak kanser tedavisinde kullanılan ilaçların seyreltilmiş hallerinden oluşan ilaçlarla gözyaşı salgılama sisteminin yeniden düzenlenmesi gibi yöntemler uygulanmaktadır. Kanser ve vücudun savunma mekanizmasının dengesini bozan hastalıklarda kullanılan Siklosporin A`nın sulandırılmasıyla elde edilen ilaç, göz kuruluğunun tedavisinde de kullanılarak ciddi olumlu sonuçlar sağlamıştır. İlaç şu an başarıyla ileri derece göz kuruluklarında ve göz kuruluğu ile giden sistemik hastalıklarda kullanılmaktadır.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Alaplı’da 276 yıllık Ramazan geleneği yaşatılıyor Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde yaklaşık 276 yıldır sürdürülen Ramazan topu geleneği, teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık ses bombalarıyla devam ettiriliyor. 1750 yılında İstanbul’dan Alaplı’ya gelen Hacı Bin Saidi Hüseyin’in emriyle Ramazan aylarında iftar ve sahur saatleri top atışıyla duyurulmaya başlanmıştı. İlçede yıllardır sürdürülen bu gelenek, günümüzde Alaplı Belediyesi zabıta ekipleri tarafından yaşatılıyor. Ancak kara barut temininde yaşanan güçlükler nedeniyle klasik Ramazan topunun yerini ses bombaları aldı. Alaplı Belediye Zabıta ekipleri, atış öncesinde alan çevresinde güvenlik önlemlerini alarak yangın söndürme tüpü bulunduruyor. İftar ve sahur öncesinde hazırlıklarını tamamlayan ekipler, tam saatinde fitili ateşleyerek sesi ilçenin her noktasından duyulacak şekilde patlatıyor. Gürültüyü ve ezan sesini duyan vatandaşlar ise iftarlarını açıyor. Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin yaptığı açıklamada, kara barut bulmanın zorlaşması nedeniyle eski kurusıkı top atışı geleneğini terk etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Tekin, Ramazan ayı boyunca iftar ve imsak vakitlerini duyurmak için yeterli miktarda ses bombası satın aldıklarını ifade ederek, "Vatandaşlarımıza iftar ve imsak vakitlerini bildirmek amacıyla zabıta memurumuz tarafından ses bombası patlatılıyor. Güzel geleneğimizi bu şekilde de olsa yaşatmaya çalışıyoruz" dedi. Tekin ayrıca, 1900’lü yıllarda iftar saatlerinde Ramazan topu atışlarının iskeleden yapıldığını, 12 Eylül döneminin ardından top atışına ara verildiğini, 1990’lı yıllarda ise teknolojinin gelişmesiyle ses bombalarının kullanılmaya başlandığını hatırlattı. Günümüzde Atatürk Parkı’ndan yapılan atışların, ilçede iftarını top sesiyle açmak isteyen vatandaşlar için önemli bir gelenek olmaya devam ettiğini vurguladı. İlçede birçok vatandaşın iftar saatinde kapı ve pencerelerde bekleyerek sesi dinlediği ve bu kültürel mirası yaşatmaya devam ettiği belirtiliyor.
Adıyaman Şehit yakınları ve gaziler iftar programında buluştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu kapsamında şehit yakınları ve gazilere yönelik Adıyaman’da iftar programı düzenlendi. 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen iftar programı Adıyaman’da özel bir salonda yoğun katılımla yapıldı. Programa şehit ve gazi ailelerinin yanı sıra il protokol üyeleri, kurum müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. İftar öncesinde davetlilerle yakından ilgilenilirken, programda birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Oruçların açılmasının ardından dualar edilerek şehitler rahmetle anıldı, gazilere sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisinde bulunuldu. Program, katılımcıların sohbeti ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. Şehit ve gazi ailelerine oldukça önem verdiklerini dile getiren AK Parti Milletvekili Mustafa Alkayış, "Bildiğiniz üzere ülkemizin birlik ve beraberliğini sağlamada, geçmişten aldığımız emanetleri, dinimizi, bayrağımızı, toprağımızı, devletimizi tertemiz bugünlere getirmede bedel ödeyenler oldu. Canlarıyla, sağlıklarıyla, emekleriyle. Bunlar şehitlerimiz ve gazilerimiz. Onların her zaman önünde saygıyla eğiliyoruz. Hatıralarına sahip çıkıyoruz. Bizim için çok büyük bir değerler. Bunun için de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 81 ilimizde Ramazan’ın birinci günü şehit ve gazi ailelerimizle beraber iftar yapıyoruz. Adıyaman’ımızdayız. Şehit ve gazi ailelerimiz burada. Bürokratımız burada. Siyasi partilerimizin temsilcileri burada. Onlar bizim istiklalimizi, geleceğimizi güvenceye altına alan en büyük fedakarlarımız. O vesileyle bu manevi iklimde, Ramazan ayının bu manevi ikliminde onlarla bir araya geldik" diye konuştu.
Sakarya Sakarya’da ilk iftar öncesi metrelerce pide kuyruğu Sakarya’da Ramazanın ilk gününde vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi olan Ramazan pidesi için fırınların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ülke genelinde olduğu gibi Sakarya’da da vatandaşlar, sıcak pide alabilmek için fırınların yolunu tuttu. Ramazan aynının vazgeçilmezi olan pide için vatandaşlar iftar saatine kısa bir süre kala fırınların önünde yoğunluk oluşturdu. Fırın çalışanları ise Ramazan ayının geleneği haline gelen pideleri vatandaşlara yetiştirmek için yoğun bir mesai harcadı. "Günlük ortalama 500 adet Ramazan pidesi satıyoruz" Fırındaki yoğunluğun öğleden sonra başladığını ve hizmette aksama yaşatmadan herkesi evine pideyle göndermeye çalıştıklarını belirten Fırıncı Mesut Yıldırım, "Ramazan dolayısıyla bugün bayağı yoğunuz, ilk gün olmasının da etkisi var. Pide çeşitlerimiz var kıymalı gibi. Bayağıda talep var. Yoğunluk öğleden sonra saat 14.00’dan sonra başlıyor. Yoğun bir tempoyla hizmete devam ediyoruz. 400 pide gram 40 lira, 600 gram 60 lira, 700 gram 70 lira. Günlük ortalama 500 adet Ramazan pidesi satıyoruz. Özellikle iş çıkış saatlerinde yoğunluk oluyor. İşten çıkanlar gelip pide sırasına girip evlerine öyle gidiyor" dedi. "Pideyi yemek bir başka oluyor" Ramazan ayında pide kuyruğunda beklemeyi çok sevdiğini belirten ve pidenin tadının bir başka olduğunu ifade eden Veysel Kılıç, "Ramazan ayının en güzel tarafı bence pide kuyruğudur. Tavsiye ederim herkese. Pideyi yemek bir başka oluyor" diye konuştu.