GENEL - 03 Mart 2017 Cuma 16:34

Başbakan Yıldırım, CHP’ye yüklendi

A
A
A
Başbakan Yıldırım, CHP’ye yüklendi

Yoğun sis nedeniyle Bartın mitingini erteleyerek Sinop’a geçen Başbakan Binali Yıldırım, telekonferans yöntemiyle Bartın halkına seslendi.

Yoğun sis nedeniyle Bartın mitingini erteleyerek Sinop’a geçen Başbakan Binali Yıldırım, telekonferans yöntemiyle Bartın halkına seslendi. CHP’yi eleştiren Yıldırım, “CHP ’tek adam’ diyor. Ben de soruyorum, Sayın Kılıçdaroğlu, belediyelerde iki başkan mı var” dedi.
Başbakan Binali Yıldırım’ın uçağı, yoğun sis nedeniyle Zonguldak Havalimanına inemeyince Sinop’a hareket etti. Sinop mitingi öncesinde telekonferans yöntemiyle Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda bekleyen halka seslenen Başbakan Yıldırım, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum öncesinde CHP’ye yüklendi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Yıldırım, “CHP ’tek adam’ diyor. Ben de soruyorum Sayın Kılıçdaroğlu, belediyelerde iki başkan mı var? CHP’den seçilen başkanların yanına bir tane daha mı seçelim? Bir tane yetmiyor mu? 7 seçime girdin, mağlup oldun. Yanına bir eş genel başkan al, iki tane olsun. Bunlara bakarsan iki cumhurbaşkanı olacak, muhtarlar da en az iki tane olacak. Bartınlılar ne diyorsunuz? Bunlar akla ziyan işler. Bunlar demokraside ve modern yönetimlerde olmayacak şeyler” diye konuştu.

“Onların söyledikleri yanlarına kar kalmadı”
Milletin kararının her şeyin üstünde olduğunu ifade eden Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:
“14 yıldır gece gündüz demeden sizin için, ülkemiz milletimiz için çalıştık, çabaladık, eserler yaptık. Siz de evet dediniz, yetki verdiniz. Emaneti teslim ettiniz. Biz de sorumluluğumuzun gereğini hakkıyla yerine getirmeye çalıştık. Yapın dediniz yaptık, yapma dediniz durduk. Milletin kararı her şeyin üzerindedir. Şimdi ülkemiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için yeni bir eseri de hep birlikte inşa edeceğiz. Büyük bir dönüşümü sizinle gerçekleştireceğiz. Türkiye’nin daha hızlı büyümesi için, terörün yok olması için halkımızın refahı için hep birlikte Türkiye’nin yeni hükümet sistemini 16 Nisan’da vereceğimiz evetler ile gerçekleştireceğiz. Bu yapılacak halk oylaması sadece ve sadece bir hükümet sistemi değişikliğidir. Ama ana muhalefet partisinin iki lafından birisi ’rejim elden gidiyor’ oldu. ’Rejim elden gidiyor, ülke bölünüyor’ dediler. Allah’a şükür hiçbir şey olmadı. Onların söyledikleri yanlarına kar kalmadı. Biz beraberiz biz birlikte Türkiye’yiz. Cumhuriyete el uzatan karşısında bizi görür. Rejim meselesi 1923’de bitmiştir. Türkiye rejimini seçmiş, Cumhuriyet demiştir. Siz bu Cumhuriyet Meydanı’nda Cumhuriyetin en kuvvetli savunucuları olduğunuzu gösteriyorsunuz.”

“Bugün dün kullandıkları dili kullanıyorlar”
1960 darbesi ile halkın seçtiği hükümetin alaşağı edildiğini ifade eden Yıldırım, “1960 darbesi sizin seçtiğiniz hükümeti alaşağı etti. Bir Başbakan iki bakan darağacına gönderildi. Anayasa ile meclisin yetkilerini budadılar. CHP o gün de değişime hayır dedi, hayır demesi gerekirken maalesef darbenin getirdiği kısıtlamalara 1960 ihtilalinde evet diyen CHP’yi görüyoruz. Onlar aynı yerinde duruyor. Rejim değişmiyor. Meclisin yetkileri millete geri veriliyor. Bu değişiklikle hem meclis, hem de hükümet çok daha güçleniyor. Bu ana muhalefet partisi, bu CHP merhum Menderes’e ne dedi? ’Tek adam’ dedi, ’diktatör’ dedi. Merhum Özal’a da aynısını dediler. Şimdi kurucu genel başkanımız, Cumhurbaşkanımıza da aynısını söylüyorlar. Dün aynı dili kullandılar, bugün de aynı dili kullanıyorlar. Yarın da aynı suçlamaları yapmak için hazırlanıyorlar. Dünya değişse bunlar bir milim yerinden oynamazlar. Çünkü CHP değişimi sevmez. Bu değişiklikle birlikte CHP’nin çalışması gerekecek. Yorulması gerekecek. İktidar olması için gayret göstermesi gerekecek. Vekillerin iktidarından asılların iktidarına, halkın iktidarına giden bir yolu 16 Nisan’da inşallah siz açıyorsunuz. İki sandık kurulacak. Birisi Cumhurbaşkanını ve ülkeyi yönetecek hükümeti seçecek ve diğer sandıktan da vekiller seçilecek. Böylece bütün yetkiyi veren sizsiniz. Tek adam dediğiniz sizin oylarınızla seçtiğiniz, ülkeyi 5 yıl içinde iki sandık arasında yönetecek olan insandır. Beğenirseniz, yeniden seçeceksiniz. Beğenmezseniz, değiştirecek istediğinizi seçeceksiniz. Bu mudur tek adam? Bu mudur diktatörlük. Halkın seçtiği insana diktatör demek bu mu demek oluyor? Halkın gözüne baka baka yalan söylemenin anlamı var mı? Diyorlar ki ’bu sistem ile Türkiye bölünür, Türkiye’de kamplaşma olur.’ Hiç alakası yok. Hiçbir şekilde doğru değil. Bakın Amerika kurulduğu günden beri 228 yıl geçti. 228 yılda Amerika’da sadece 45 başkan geldi. 4 senede başkan seçtiler. Türkiye kurulalı 94 yıl geçti. Tam 65 hükümet kuruldu. Yani bir hükümet en fazla 17 ay görevde kalmış ortalama. Bazen 20-25 gün görevde kalan hükümetler var. Böyle zayıf hükümetlerle nasıl hizmet olacak. Nasıl büyük eserler yapılacak. Nasıl Bartın-Kurucaşile yolu yapılacak? Nasıl Filyos Limanı yapılacak? Nasıl büyük eserler, köprüler, dünyanın en büyük eserleri hizmete sokulacak” dedi.

“Hayır korosunun hazır ve nazır olduğunu görüyoruz”
AK Parti iktidarında var olan istikrarın, güvenin artık kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Binali Yıldırım, şunları kaydetti:
“AK Parti iktidarında var olan istikrarı, var olan güveni artık kalıcı hale getirmek gerekiyor. Bunun için de 16 Nisan çok önemli. Sıradan bir halk oylaması değil. Gelecek kuşakların, kadınlarımızın, 79 milyon vatan evladımızın, yurtdışındaki soydaşlarımızın, kardeşlerimizin de geleceğini garanti altına alacak. Bunlar köprü yaparsın hayır der, havalimanı yaparsın hayır der. Hayır korosunun orada hazır ve nazır olduğunu görüyoruz. Şimdi de hayır diyorlar. Bunların memleketin hayrı adına hiçbir hayırlı işe evet demediklerini görüyoruz. İyi de Türkiye bunlar yüzünden vakit ve enerji kaybetmeye devam mı edecek? Asla etmeyecek. Yeni sistem bütün bu sorunları geride bırakacak. Kalıcı istikrar güçlü hale getirecek. Anayasa değişikliğinde gençlerimizi de ihmal etmedik. Gençliğe güveniyoruz. 20 yaşında askere gönderdiğimiz sınırda güvenliğimizi teslim ettiğimiz gençlerimize aday olma, milletvekili olma zamanı gelince yok daha sen küçüksün bekle diyoruz. Hayırcılar buna da karşı çıkıyorlar. 18 yaşında milletvekili mi olur diye gençleri küçük görüyorlar. Biz gençlere güveniyoruz. Çünkü o gençler 15 Temmuz’da o alçak darbe kalkışmasında en ön safta yer aldılar. Bu vatan bu devlet için gözlerini kırpmadan bombalara göğüslerini siper ettiler. Önce seçilme yaşını 30’dan 25’e şimdi de 18’e indiriyoruz. 7.5 milyon gencimize siyasette söz sahibi olma hakkı getiriyoruz. Milletin, memleketin sorunlarına dahil olma ve ülkeye hizmet etme fırsatı getiriyoruz. Ne yazık ki CHP ve onun peşine takılan hayır ekibi, buna da karşı çıkıyor.”
Yıldırım, “Orada olamasam da teknolojinin verdiği nimetlerle sizlere hitap etme fırsatı buldum. Fiziki olarak yanınızda olamasam da tüm kalbimle sizin yanınızdayım. Diyorlar ki ’bu sistem Erdoğan için.’ Bu sistem Erdoğan için değil her doğan içindir” diyerek sözlerini tamamladı.
Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasında Bartın’daki yatırımlara da dikkat çekti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.