YEREL HABERLER - 13 Ocak 2012 Cuma 15:03

DAİB 2011 YILI İHRACAT RAKAMLARINI DEĞERLENDİRDİ

A
A
A
DAİB 2011 YILI İHRACAT RAKAMLARINI DEĞERLENDİRDİ

Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nce 2011 yılı ihracat rakamları düzenlenen toplantı ile değerlendirildi.
Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Şengel, Başkan Yardımcıları Murat Aslan ve Kemal Aras’ın müşterek yaptığı toplantıda bölge ihracatı ile ilgili veriler masaya yatırıldı.
Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak 2011 yılını oldukça verimli ve yoğun bir takvimle geçirdiklerini anlatan DAİB Yönetim kurulu Başkanı Cemal Şengel “2011 yılı ülkemiz açısından da son derece başarılı bir şekilde geçti. Türkiye’nin ihracatı 2011 yılında yüzde 18,2 artışla 134,6 milyar dolara yükseldi. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin bir rekoru oldu. Ülkemiz için öngörülen 500 milyar dolar hedefimiz için yıllık yüzde 12’lik artışı yakalamamız gerekiyor. 2011 İhracat artış oranımız ise ülkemizin ihracat hedefinin bir buçuk katı. Türkiye’nin ihracatının 2000 yılında 27 milyar dolar olduğunu hatırlayalım. O zaman bir yılda yaptığımız ihracatının yarısını bir ayda yapar hale geldik. Bugün gelinen noktayı daha çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermek için şöyle ifade edelim. 1923 yılında ülkemizin ihracatı 50 milyon dolar idi. Bu sene bayramları ve hafta sonlarını çıkardığımızda yaklaşık 250 iş günü vardı. İş günü başına ihracat 540 milyon dolar oldu. Günü de 8 iş saatine bölünce, saatte 67,5 milyon dolarlık ihracat yapmış oluyoruz. Türkiye, 1923 te bir yılda yaptığı ihracattan daha fazlasını 2011 yılında bir saatte yapar hale geldi. “ dedi.
“Bu başarı, ihracatçılarımızın büyük başarısıdır” diyen Başkan Şengel, “Buna paralel olarak, Birliğimizin yıllar içerisindeki ihracat seyrine bakacak olursak 1987 ile 2010 yılları arasında göz kamaştırıcı bir gelişme göstermiştir. 1987 yılında, 7 milyon dolar olan Birliğimiz ihracatı, 2011 yılında 3 milyar 308 milyon 128 bin 749 dolara ulaşmıştır. 1987 yılında sadece 6 ülkeye ihracat yapılırken, 2011 yılında ihracat yapılan ülke sayısı 174 olmuştur. 1987 yılında ihraç edilen ürün adedi 3 iken, 2011 yılında 8.067 olmuştur. 1987 yılında 26 olan aktif ihracat yapan üye sayımız, 2011 yılında 5.221’e yükselirken, 2011 yılı itibariyle, Birliğimize kayıtlı toplam üye sayısı ise 9 bin 853 olmuştur.” şeklinde konuştu.
Şengel, daha sonra şunları kaydetti; “Yapmış olduğumuz çalışmalarda, başta değerli Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan’ın Bölgemize verdikleri önem, Ekonomi Bakanlığı Müsteşarlığımız ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin sağladıkları katkılar sonucunda, Ülkemiz ihracatında yaşanan gelişmelere paralel olarak, Birliğimizin 2012 yılında 3,2 milyar dolar, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında ise, 10 milyar doları aşan bir ihracat rakamına ulaşılması hedeflenmektedir. Bu başarı, Sayın Bakanımızın ve Ekonomi Bakanlığı’nın çok değerli bürokratlarının bir başarısıdır. Ve her şeyden önce bu başarı, tüm Türkiye’nin bir başarısıdır. Bu başarı, Türkiye’nin hangi noktaya geldiğini çok net bir şekilde gösteriyor.”
Ülke ihracatının sektör ve pazar gelişmelerine yönelik de değerlendirmelerde bulunan DAİB Başkanı Şengel, “2011 yılında otomotiv sektörümüz ihracat şampiyonu oldu. Otomotiv sektörümüz 2011 yılında ihracatını yüzde 17,4 arttırarak 20,4 milyar dolara yükseltti. Otomotiv sektörünün ihracatımızdan aldığı pay yüzde 15,2 oldu. Son yıllarda büyük bir atılım içerisinde olan kimyevi maddeler sektörümüz bu sene bir basamak atladı ve en fazla ihracat yapan ikinci sektörümüz konumuna yükseldi. Kimyevi maddeler sektörü 2011 yılında ihracatını yüzde 29 arttırarak 16,3 milyar dolara yükseltti. Sektörün ihracatımızdan aldığı pay yüzde 12,1 oldu. En fazla ihracat yapan üçüncü sektörümüz hazır giyim ve konfeksiyon oldu. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz, geçtiğimiz yıla göre ihracatını yüzde 11 artırarak 16,2 milyar dolara çıkardı. Sektörün ihracattan aldığı pay yüzde 12 oldu. Bu sektörleri, çelik, elektrik-elektronik, makine, tekstil, demir ve demir dışı metal, hububat ve madencilik sektörleri takip etti. Yıllık bazda ihracatını en fazla artıran sektör yüzde 47,7 ile Su Ürünleri ve Hayvansal Mamüller oldu. Bu sektörü yüzde 33 artışla Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar Sektörü, yüzde 32,6 artışla Makine Sektörü takip etti. 2011 yılında ülke bazında en fazla ihracat yaptığımız 3 ülke Almanya, Irak ve İtalya oldu. Almanya’nın toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 10,41 olurken, ihracatımız geçtiğimiz yıla göre yüzde 21 artış göstererek 13,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen sene en büyük 4. ihracat pazarımız olan Irak bu sene, İtalya ve Fransa’yı geride bırakarak ikinci ülke konumuna yükseldi. Irak’ın toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 6,1 olurken, Irak çok önemli bir ihraç pazarımız konumuna geldi. Irak’a ihracatımız geçtiğimiz yıla göre yüzde 37 artış göstererek 8,2 milyar dolara yükseldi. İtalya’nın toplam ihracatımızdaki payı yüzde 5,9 olurken, ihracatımız yüzde 22 artış göstererek 7,9 milyar dolara çıktı. Bu 3 ülkeyi sırasıyla, İngiltere, Fransa, Rusya, ABD, İspanya, İran ve Hollanda takip etti. 2011 yılında ihracatımızın önemli oranda arttığı ülkeler arasında yüzde 124 artış oranı ile Malta, yüzde 75 ile Hong Kong, yüzde 74 ile Slovenya, yüzde 69 ile Güney Kore, yüzde 49 ile Fas, yüzde 46 ile Brezilya, yüzde 38 ile Ukrayna yer aldı. 2011 yılında Afrika ülkelerine ihracatımız rekor düzeyde artış kaydetti. İhracatımız Gana’ya yüzde 143, Kenya’ya yüzde 131, Mozambik’e yüzde 121, Kamerun’a yüzde 119, Angola’ya yüzde 104, Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yüzde 93, Tanzanya’ya yüzde 90 arttı. Arap Baharı ihracatımızı bazı pazarlarda olumsuz etkiledi. Libya’ya ihracatımız yüzde 63 azalarak 745 milyon dolara geriledi. Bunun yanında ihracatımız Kuveyt’e yüzde 25, Yemen’e yüzde 15, Suriye’ye yüzde 14, Ürdün’e yüzde 11, Katar’a yüzde 10 azaldı. Düşünen, fikir oluşturan, üreten, çalışan cesaret eden, risk alan, istihdam sağlayan, katma değer oluşturan, mücadele eden, kendi dünyasından çıkıp dış dünyaya açılan, rekabet eden, bir saniye durmadan koşan, hep koşan ihracatçılarımızın yanında olan Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak, 2011 yılında Bölgemizin 5 ilinde, çeşitli kuruluşlarla müştereken organize edilen 13 adet eğitim programına, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının yetkilileri, ihracatçı, sanayici, esnaf, öğretim görevlisi ve öğrencilerden oluşan toplam 1.130 kişi katılmıştır. Bu yıla kadar Bölgemizin 14 ilinde (Ağrı 6, Ardahan 3, Bayburt 3, Bitlis 1, Erzincan 6, Erzurum 33, Elazığ 1, Iğdır 8, Gümüşhane 2, Hakkâri 4, Kars 4, Muş 4, Van 7, Şırnak 2) toplam 84 adet seminer düzenlenmiş ve toplamda 13.906 kişi katılarak sertifika almışlardır.” dedi.
Şengel, birlik olarak 2011 yılı içerisinde gerçekleştirdikleri faaliyetleri ise şöyle sıraladı;
“Bölgemizdeki ihracat potansiyelini artırmak için, önceki dönemlerde olduğu gibi, 2011 yılında da, Genel Sekreterliğimize bağlı illerde Bölgesel düzeyde, eğitim faaliyetleri, seminerler ve ihracatla ilgili diğer etkinlikler artırılarak devam ettirilmektedir.
14 Şubat 2011 / Erzurum / İhracatçı Birlikleri Tanıtım Toplantısı,
15 Şubat 2011 / Iğdır / İhracatçılarımızın Sorunları ve Çözüm Yolları Bilgilendirme Toplantısı,
16 Şubat 2011 / Doğubayazıt-Ağrı / İhracatçılarımızın Sorunları ve Çözüm Yolları Bilgilendirme Toplantısı,
18 Şubat 2011 / Erzurum / Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantısı/ (GAİB)
19 Şubat 2011 / Erzurum / Süreç İyileştirme, (MPM)
26 Şubat 2011 / Erzurum / Toplantı Yönetimi, (Vision Europe)
10 Mart 2011 / Erzurum / Organizasyonel Yeniden Yapılanma, (MPM)
24 Mart 2011 / Erzurum / Etkili Rapor Hazırlama Teknikleri (MPM)
8-9 Nisan 2011 / Erzurum / DAİB Genel Kurul Toplantısı, (DTM, TİM)
21 Nisan 2011 / Erzurum / Çalışma Hayatında Başarı Sırları ‘Kurumunuza ve Kendinize Katma Değer Kazandıracak Altın Tavsiyeler’, (Boğaziçi Eğitim)
29 Nisan 2011/Erzurum/ Avrasya İle Ticaretimiz. (DTM)
10 Mayıs 2011/Erzurum/E-Ticaret, Dış Ticarette Kullanılan Belgeler ve Devlet Yardımları (DAİB)
30 Nisan 2011 / Silopi/Şırnak / Irak Cumhuriyeti Uygunluk Değerlendirme Programı Bilgilendirme Semineri (Bureau Veritas)
22 Haziran 2011 / Erzincan / İhracata Hazırlık Çalıştayı & Rusya Ülke Sohbet Toplantısı, (İGEME)
12-13-14-18-19-20 Temmuz 2011/Erzurum/ Dış Ticaret Eğitimi, (ABİGEM)
23 Ağustos 2011 / Erzurum-Tarım İl Müd./ E-Ticaret, Dış Ticarette Kullanılan Belgeler ve Devlet Yardımları (DAİB)
13 Eylül 2011/Silopi Şırnak/Irak Uygunluk Programı Semineri(DAİB-Bureau Veritas)
28 Aralık 2011 Erzurum/E-Ticaret, Dış Ticarette Kullanılan Belgeler ve Devlet Yardımları (DAİB)
Bölgemizin diğer illerinde de ihtiyaç duyulması halinde, benzeri seminer ve toplantıların düzenlenmesine devam edilecektir. Bölgemiz ihracatını artırmada ilk adım komşu ülkelerle olacaktır. Bu amaçla, 18-20 Mayıs 2011’de, Tiflis / Gürcistan’a yönelik “İnşaat Malzemeleri Sektörel Ticaret Heyeti” başarıyla gerçekleştirilmiş olup, Bölgemizde bir ilk olarak, Ekonomi Bakanlığı ve KUDAKA ile işbirliği halinde, Erzurum, Erzincan Bayburt illerinde, 15-17 Temmuz 2011’de, 24 ülkeden yaklaşık 120 katılımcının iştirakiyle, AZUTİB alım heyeti düzenlenmiştir. 20 Eylül 2011 tarihinde Çin/Shangay’dan gelen bir Alım Heyeti İhracatçılarımızla buluşturulmuştur. 24-26 Ekim 2011 tarihinde, Erbil / Irak’a “Gıda Sektörel Ticaret Heyeti” düzenlenmiştir. Gıda sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız, heyetimize katılarak, hızla büyüyen bu pazardan pay alma arayışına girmiştir. 3-7 Aralık 2011 tarihinde Nairobi/Kenya’ya “İnşaat Sektörel Heyeti” düzenlenmiştir. Bunun dışında, Erzurum ile Tiflis, Bakü ve Tebriz şehirleri arasında uçak seferlerinin başlatılması için girişimlerimiz devam etmektedir. Bölge kamuoyunun, sadece ticaret değil, turizm, eğitim ve sağlık gibi alanlarda da katkı sağlayacak bu önemli olaya sahip çıkması gerekmektedir. Birliğimizin yetki alanının, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, İran ve Irak’la sınırı bulunmaktadır. Bu durum, Bölgemiz açısından çok önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Mevcut potansiyeli fırsata dönüştürebilmemiz, ihracatla ilgili bütün kesimlerin, el ele, omuz omuza, özveriyle çalışmasıyla mümkün olacaktır. Bunun için her türlü desteğe çok önem veriyoruz. Hedeflerimize ulaşabilmek amacıyla, Kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, sanayicilerimizin, esnafımızın, basınımızın ve ilgili bütün kesimlerin katkılarını bekliyoruz.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde tarımsal öğretimin 180. yılı kutlandı Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde, Türkiye’de tarımsal eğitim ve öğretimin 180. yıl dönümü düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı. Antalya Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen program, akademisyenleri, sektör temsilcilerini, öğrencileri ve meslek mensuplarını bir araya getirdi. Her yıl geleneksel olarak Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından düzenlenen tarımsal öğretimin yıl dönümü etkinlikleri, Akdeniz Üniversitesi Tören Alanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Program, daha sonra Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliklerle devam etti. Program kapsamında Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim elemanları tarafından müzik dinletisi sunulurken katılımcılardan da beğeni topladı. "Tarımsal eğitim teknolojik dönüşüme uyum sağlamalı" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, tarımsal eğitimin teknolojik dönüşümle birlikte yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Yapay zekâ, uydu sistemleri, drone ve yazılım tabanlı uygulamaların tarımda giderek yaygınlaştığını ifade eden Prof. Dr. Özen, üniversitelerin bu dönüşüme ayak uydurmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Prof. Dr. Şükrü Özen, tarımda nitelikli istihdam ve teknoloji okuryazarlığının önemine dikkat çekti. "İklim değişikliği tarımsal üretimi tehdit ediyor" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker ise konuşmasında iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. Su kaynaklarının azalması ve sıcaklık artışlarının tarımsal üretim açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirten Toker, özellikle stratejik ürünlerde dışa bağımlılığın azaltılması için daha fazla araştırma ve proje desteğine ihtiyaç olduğunu ifade etti. "Ziraat eğitimi 180 yıllık köklü bir miras" Açılış konuşmasını yapan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, Türkiye’de ziraat öğretiminin 180 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Tarımsal eğitimin Ayamama Çiftliği’nde kurulan Ziraat Mektebi ile başladığını hatırlatan Erkan, bugün Türkiye genelinde 48 ziraat fakültesinde eğitim verildiğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin 1980 yılında kurulduğunu ifade eden Erkan, fakültenin yaklaşık 6 bin 500 ziraat mühendisi mezun ettiğini kaydetti. "Ziraat mühendisliği kamusal bir sorumluluktur" TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın da konuşmasında, ziraat fakültesi mezunu olmanın yalnızca bir diploma değil, toprağa, üreticiye, çevreye ve topluma karşı büyük bir sorumluluk anlamı taşıdığını ifade etti. Antalya’nın tarım ve turizmin iç içe geçtiği stratejik bir üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Kaçın, akademik bilginin sahaya aktarılmasının tarımın gelişiminde belirleyici olduğunu vurguladı. Turizmin tarıma etkisi ele alındı Açılış konuşmalarının ardından ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman tarafından "Turizmin Tarım Sektörüne Etkisi" başlıklı konferans sunumu gerçekleştirildi. Sunumda, tarımsal ürünlerin turizm sektörü aracılığıyla katma değere dönüşme süreci değerlendirildi. Meslekte 30. yılını dolduran mühendislere plaket Programın devamında, meslekte 30. yılını tamamlayan ziraat mühendislerine plaket takdim edildi. Uzun yıllar tarım sektörüne emek veren meslek mensupları, alkışlar eşliğinde onurlandırıldı. Tarımsal eğitim ve öğretimin 180. yıl dönümü etkinlikleri, aynı günün akşamı Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nde verilen kokteyl ile sona erdi. Etkinliğe, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cengiz Toker ve Prof. Dr. Şükrü Özen, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ebru Kaçın, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Ragıp Gök, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Tarım İl Müdürü Şakir Fırat ile kamu ve özel sektör temsilcileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Mersin Çukurova-Erbil direkt uçuşları başladı Mersin kent dinamiklerinin girişimleri sonuç verdi, Çukurova Uluslararası Havalimanı’ndan Irak’ın Erbil kentine direkt uçuşlar başladı. Bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıyan seferlerin, Mersin’in Orta Doğu pazarlarıyla olan bağlarını daha da güçlendirmesi bekleniyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın açıldığı günden bu yana MTSO’nun en öncelikli hedefinin ulusal ve uluslararası destinasyon ile sefer sayısını artırmak olduğunu söyledi. Çakır, "Var olan ulusal ve uluslararası uçuş noktalarına ek olarak, 12 Ocak itibarıyla bilet satışları başlayan Erbil seferleri, en önemli dış ticaret ve turizm pazarlarımızdan biri olan Irak’a erişimde önemli bir eşik oluşturmuştur. Bu hat sayesinde hem iş insanlarımızın hem de yatırımcıların ulaşımı kolaylaşacak; başta inşaat, gıda, lojistik, turizm ve sanayi olmak üzere birçok sektörde ticaret hacmimizin artmasına doğrudan katkı sağlanacaktır" dedi. "Yoğun ve yapıcı bir süreç yürüttük" MTSO olarak sürecin başından bu yana havayolu firmaları ve havalimanı işletmesiyle yakın temas içinde olduklarını ifade eden Çakır, "Tüm havayolu şirketleriyle ve Çukurova Havalimanını işleten firma yetkilileriyle yoğun ve yapıcı bir çalışma yürüttük. Erbil hattının hayata geçmesi, bu ortak çabanın somut bir sonucudur" diye konuştu. "Irak, Mersin için stratejik bir pazar" Irak’ın Mersin açısından stratejik bir pazar olduğuna dikkat çeken Çakır, "Erbil, Irak’ın ticari, finansal ve yatırım merkezi konumundadır. Bu direkt uçuş hattı, Mersin ile Irak arasındaki ticari ilişkileri daha sürdürülebilir, hızlı ve güvenilir bir zemine taşıyacaktır. Özellikle müteahhitlik, yapı malzemeleri, gıda, tarım ürünleri ve lojistik alanlarında Mersin firmalarının pazara erişimi kolaylaşacak, karşılıklı yatırım ve ticaret hacmi önemli ölçüde büyüyecektir" ifadelerini kullandı. Turizme de katkı sağlayacak Yeni uçuşların turizm açısından da önemli fırsatlar sunacağını vurgulayan Çakır, "Erbil’den Mersin ve çevresine gelecek turist sayısının artmasını, bu sayede bölge turizminin de canlanmasını bekliyoruz. MTSO olarak hem yeni uluslararası hatların açılması hem de mevcut hatların sürdürülebilir şekilde devam etmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Çakır, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Havayolu şirketlerimizin verimliliği ve karlılığı arttıkça, Mersin’den dünyanın tüm noktalarına yeni seferlerin de hızla artacağına inanıyorum. Erbil seferini başlatan havayolu firması ile tüm süreçte yanımızda olan başta Mersin Valimiz olmak üzere katkı veren tüm kent dinamiklerine teşekkür ediyorum. Bu, Mersin’in ortak gücüdür. Bölgemize hayırlı olsun."
İstanbul Fren yerine gaza basan sürücünün yaptığı akıl almaz kaza kameraya yansıdı İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde, iddiaya göre fren yerine gaza basan sürücü, hızla geri geri giderek ilk önce seyir halindeki taksiye ardından park halindeki otomobile ve sonra da inşaat halindeki binaya çarparak durdu. Çarptığı ağacı da deviren sürücünün hafif şekilde yaralandığı inanılmaz kaza saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, dün saat 14.00 sıralarında Beşiktaş Ulus’ta yaşandı. İddiaya göre otomobilini park etmek isteyen sürücü, fren yerine gaza basınca araç kontrolden çıktı. Hızla geri geri giden otomobil ilk önce seyir halindeki taksiye ardından ağaca ve park halindeki otomobile, sonunda da inşaat halindeki bir binaya çarparak durdu. Çarpmanın etkisiyle binanın camları ve demir korkulukları da zarar gördü. Olayda otomobil sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Yaralı sürücünün hastaneye kaldırıldığı öğrenilirken, kaza ile ilgili inceleme başlatıldı. Olay anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. İnanılmaz kaza saniye saniye kameraya yansıdı Öte yandan fren yerine gaza bastığı iddia edilen sürücü, geri geri giderek zincirleme şeklinde karıştığı kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde hızla geri geri giden otomobil ilk önce seyir halindeki otomobilin arkasına ardından ağaç ve park halindeki otomobile ve binaya çarptığı görüldü. Hasar gören binanın güvenlik görevlisi Selim Ünaldı, "Araba geri geri gelirken hızlandı. Araba otomatik vitesmiş. Sürücü fren yerine gaza basmış. Süratli bir şekilde gelip buradaki korkuluklara ve duvara vurdu. Çarpmanın etkisiyle arkadaki binanın camları patladı. Araçlara da vurdu. Yolda seyir halindeki taksiye de vurdu. Sürücü hastaneye kaldırılmış. Başka kimseye bir şey olmadı" dedi.
Ankara Bakan Tekin: "2024 yılı yaz ayında Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2024 yılın yaz ayında Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Yeni eğitim-öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında bugün Mesleki Eğitim İş Birliği İmza Protokolü imzalandı. Protokol ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları ve mezuniyet alanlarında istihdam edilmeleri teşvik edileceği açıklandı. Bakanlık ile KGF ve Halk Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokol kapsamında, genç istihdamını ve üretim kapasitesini artırmak için KGF portföy garantisi ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları amaçlandı. Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Bina Başöğretmen Salonu’nda imzalanan protokol kapsamında mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan gençlerin kendi işlerini kurmaları ve KOBİ’ler bünyesinde mezun oldukları alanda istihdam edilmeleri belirtildi. Ayrıca protokol çerçevesinde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumundan mezun olup, kendi alanında iş kuran girişimcilerin ve mezunları alanında istihdam eden KOBİ’lerin krediye erişimine destek olmak için KGF tarafından yaklaşık 3 milyar 750 milyon lira bütçe ayrılacağı da ifade edildi. Bakan Tekin, imzalanan Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolünün Türkiye’de ekonominin gelişmesi ve ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti. Tekin ayrıca, 2024 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katkılarıyla yürürlüğe giren Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi ile gençlerin iş ihtimallerinin artacağını ve bu belge ile sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduklarını belirtti. "Mesleki ve Teknik Eğitimde yapılması gereken şeyler kuşkusuz önemli" Düzenlenen imza töreninde açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, bu projenin genç istihdama büyük katkı sunacağını belirterek, "Türkiye’deki ekonomik altyapının yürütülmesinde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilmesi sürecindeki boyutu anlamında Mesleki ve Teknik Eğitimde yapılması gereken şeyler kuşkusuz önemli. Ama bir boyutu var o da olağan toplumsal yapının olağan işleyişi içerisinde olağan dışı müdahalelerle toplumdaki dengenin bozulma süreçlerinden bir tanesi olan darbeler ve darbelerin oluşturduğu travmatik ortamlardır. Maalesef Mesleki ve Teknik Eğitim de bu anlamda darbe psikolojisinden çokça etkilenen alanlardan bir tanesi. Dolayısıyla bu alana yoğun mesai harcamamızın önemli başlıklarına sebeplerinin bir tanesi de bu demokratik siyasal yaşam üzerindeki mekanizmaların kaldırılarak yeniden demokratik işleyiş zeminin ortaya çıkarılmasıdır. Biz Türkiye’nin demokratikleşmesi için, Türkiye’de olağan demokratik düzenin işlemesi açısından bu ve bunun gibi benzeri adımları atmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "KGF ve Halkbank ile güzel bir etkinliğin içerisine girdik" KGF ve Halkbank iş birliği içerisinde yeni nesil gençlerin kalifiyeli eleman olarak yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceğin ışık olacağını vurgulayan Bakan Tekin, "Ticaret odaları, sanayi odaları, meslek örgütleri, il istihdam kurulları ve yetkili kimler varsa konuşarak ne tür nitelikli elemana ihtiyaç duyulduğu, Türkiye’nin kalkınması açısından hangi alanlarda uzmanlaşmış elemanlara ihtiyaç duyulduğu tespit edildi ve bunların en iyi şekilde eğitim alabilecekleri ortamlar oluşturuldu. 2024 yılın yaz ayında Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Yeni eğitim-öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk. Derdimiz, Mesleki ve Teknik Eğitimin bu anlamda yaygınlaştırılmasıdır. Bugün de bu vesileyle KGF ve Halkbank ile Mesleki ve Teknik Eğitim alan çocuklarımızın eğitimlerinden sonra meslekleriyle ilgili girişimciliklerini destekleyebilecek güzel bir etkinliğin içerisine girdik. Hem genç girişimcilerin desteklenmesi hem de bu anlamda nitelikli bir biçimde yetişmiş gençlerin desteklenmesi ülkemiz açısından, çok faydalı birer girişim" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, KGF Başkanı Erdoğan Özegen, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.