POLİTİKA - 31 Ocak 2013 Perşembe 14:27

DIŞİŞLERİ BAKANLIОI SÖZCÜLÜОÜ`NDE GÖREV DEĞžİŞİMİ

A
A
A
DIŞİŞLERİ BAKANLIОI SÖZCÜLÜОÜ`NDE GÖREV DEĞžİŞİMİ

Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü görevini devreden Levent Gümrükçü`ye devreden Selçuk Ünal, güvenlik ortamının belirsizliği dikkate alınarak Nijer`deki Türk vatandaşlarının başkent Niamey dışına, özellikle Mali sınırı ile kuzey bölgelerine seyahat etmemelerinin, halen orada iseler bölgeden ayrılmalarının uygun olacağını söyledi.
Dışişleri Sözcülüğü görevinden Dışişleri Bakanlığı Özel Müşavirliği görevine getirilen Selçuk Ünal bugün son basın toplantısını yaptı. Ünal, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu`nun programları hakkında bilgi vererek, Davutoğlu`nun yarın Sırbistan`a gideceğini, ziyaret sırasında Davutoğlu`nun Cumhurbaşkanı, Başbakan ve sancak kökenli Boşnak hükümeti üyeleri ve az gelişmiş bölgelerin kalkınmasından sorumlu Devlet Bakanı ile görüşeceğini kaydetti. Davutoğlu`nun 2-3 Şubat tarihlerinde Münih Güvenlik Konferansı`na katılacağını söyleyen Ünal, konferans çerçevesinde Davutoğlu`nun Makedonya Cumhurbaşkanı ve Kosova Başbakanı tarafından kabulü ve Rusya, Fransa, Almanya, Yunanistan Dışişleri Bakanları ile görüşmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Ünal, Davutoğlu`nun 4-5 Şubat`ta düzenlenecek Dışişleri Bakanları toplantısı ve ardından İslam İşbirliği Teşkilatı Devlet Başkanları zirvesi için Mısır`a gideceğini ifade etti.
Ünal, Nijer`de bulunan ve Nijer`e seyahat edecek Türk vatandaşlarına uyarılarda bulundu. Ünal, ``Mali`deki askeri operasyonlara bağlı olarak, bu ülkeye komşu olan ve operasyona asker katkısı yapan güvenlik tehditlerinin arttığını gördük. Bu gelişmelerin ışığında güvenlik ortamının belirsizliği dikkate alınarak vatandaşlarımızın başkent Niamey dışına, özellikle Mali sınırı ile kuzey bölgelerine seyahat etmemelerinin, halen orada iseler vatandaşlarımızın bölgeden ayrılmalarının uygun olacağını düşünüyoruz`` dedi.
Ünal, İsrail`in Şam`daki askeri tesislere saldırmasıyla ilgili soru üzerine, Suriye`deki durumun bölgesel barışı tehdit eder hale geldiğini belirtti. Ünal, ``Suriye konusunun her boyutuyla birlikte çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz`` ifadelerini kullandı.
Türkiye ile ABD arasında patriotlar konusunda anlaşmazlık çıktığı yönündeki soru üzerine Ünal, herhangi bir ülke ile herhangi bir sorunun olmadığını ifade etti. Ünal, ``Bu bataryalar ittifakın yerleşik usul ve kurallarına uygun olarak hazırlanan ahdi bir temele dayalı olarak ülkemize getiriliyor. Gerek Almanya`dan gerek Hollanda`dan gelen bataryaların ve Amerika`dan gelecek bataryalar NATO içindeki müttefiklerin birbirine destek amacıyla ve bu çerçevede oluşturulmuş kuvvet intikal kuralları bağlamında görülüyor`` diye konuştu.
Suriye muhalefetinin Esad ile müzakere masasına oturabileceği haberleriyle ile ilgili soruya Ünal, ``Suriye koalisyonu ülkemize bir temsilci atamak istediğini bildirmiş, biz bu temsilciye mutabakatımızı vermişiz ve bu kişi de Türkiye`de görevine başlamıştır. Suriye halkı adına konuşabilecek insanlar bellidir. Görüşmelerin nerede başlayacağı, nasıl olacağı hipotetik bir durumdur. Suriye yönetiminin tepkisi görülecektir. Görüşmenin ne zaman yapılacağı, nerede olacağını konuşmak için erken`` şeklinde konuştu.
İran`ın nükleer müzakerelerin İstanbul`da yapılmasını reddettiği yönündeki soru üzerine Ünal, Türkiye`nin nükleer müzakerelerdeki tutumunun belli olduğunu ifade etti. Ünal, diplomatik yolların açık tutulması gerektiğinin altını çizerek, kendilerine ulaşan net bir bilginin olmadığını kaydetti.
Son günlerde Mısır`da yaşanan gelişmelerle ilgili soruya Ünal, ``Bizim temennimiz dost ve kardeş Mısır halkının refahı ve içinde bulunduğu dönemden daha istikrarlı bir döneme doğru geçmesidir. Rejimlerin değişmesi ertesinde bir takım taşların yerine oturması, bir takım gelişmelerin rayına oturması zaman alan konulardır. Bunları yakından izliyoruz. Asıl desteğimiz Mısır halkının selametidir`` dedi.
Ünal, Başbakan Erdoğan`ın Şangay beşlisine katılım yönündeki sözlerine istinaden Dışişleri Bakanlığı`nın örgüte katılım yönünde çalışma yapıp yapmadığı sorusu üzerine, Türkiye`nin diyalog ortağı olduğunu belirtti. Ünal, ``Türkiye, Şangay beşlisi toplantılarına diyalog ortağı olarak katılıyor`` ifadelerini kullandı.
Ünal, AB süreci ile ilgili olumlu sinyallerin alındığını söyledi. Ünal, fasılların açılması konusunda net bir şey söylemezken, AB ülkelerinin bazılarının haksız uygulamalarını kaldırmasını istedi.
Ünal, bir soru üzerine kameraman Cüneyt Ünal ile birlikte Suriye`de kaçırılan gazeteci Başar Kadumi ile ilgili olarak yeni bir bilginin olmadığını kaydetti.
Ünal, Bakanlık Özel Müşavirliği görevine getirildiğini belirterek, Enformasyon Dairesi olarak etkin iletişim içine girdiklerini ifade etti. Ünal, sosyal medyanın kullanımına önem verdiklerini söyleyerek, internet sitesini 2 milyon 103 bin kişinin ziyaret ettiğini belirtti. Türk dış politikasının yakından izlendiğini söyleyen Ünal, basın mensupları ile zor zamanlarda birlikte olduklarını kaydetti. Ünal, çalışma arkadaşlarına, basın mensuplarına, özellikle eşine, kızına ve ailesine teşekkür etti.
Ünal, basın toplantısının ardından görevini yeni Dışişleri Sözcüsü Levent Gümrükçü`ye devretti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kış tatilinde alternatif rota: "Uludağ yerine Işık Dağı’nı seçtiler" Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde bulunan Işık Dağı eteklerindeki Karagöl Jeositi, kar yağışıyla beyaza bürünürken, kış tatilini doğayla iç içe geçirmek isteyen Başkentlilerin yeni adresi Uludağ yerine Işık Dağı oldu. Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde merkeze 35 kilometre uzaklıktaki Işık Dağı’nın eteğinde bulunan yaylalar ve Karagöl Jeositi, temiz havası ve doğal güzellikleri dolayısıyla günübirlik ziyaret ve çadır kampı için doğaseverlere harika bir fırsat sunuyor. Kar yağışlarının ardından Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve doğanın tadını çıkarmak isteyen vatandaşlar, okulların tatil olmasını fırsat bilerek kış tatili için Uludağ yerine Işık Dağı’nın yolunu tuttu. Tabiatla iç içe vakit geçirmek isteyen kamp tutkunlarının kimi gölün etrafında karavan ile konaklarken kimi ise çadır kurdu. Ayrıca dron ile görüntülenen, etrafı beyaza bürünmüş dağlar ve çeşitli ağaçlarla çevrili olan Karagöl’de kış mevsimiyle eşsiz seyirlik manzaralar oluştu. "Uludağ yerine Işık Dağı’nı görmeleri lazım" Şehrin stresinden uzaklaşmak için Işık Dağı’na geldiklerini ve atmosferin güzel olduğunu söyleyen Serkan Çetin, "Malum okullarda tatil, bu sebepten dolayı bir kaçalım dedik. Ben de Kızılcahamamlıyım. Ben buraya yaz aylarında da geliyorum. Yaz aylarında çevreyi çok kirli bırakıyorlar. Her taraf çöp oluyor. İnsanların biraz daha duyarlı olması lazım. Çevremizi temiz tutmamız lazım. Ben yeri geliyor burada çöp topluyorum ve konteynerlere atıyorum. Bu kar örtüsünde görünmüyor ama yazın bu durum çok oluyor. Işık dağı Ankara’ya çok yakın, çok güzel bir yer. Kesinlikle gelip görmeleri lazım. Uludağ yerine Işık Dağı’nı görmeleri lazım. Anlatmayla olmaz, gelip görecekler, mükemmel bir yer" ifadelerini kullandı.
İstanbul Down Sendromlu çocuğu olan vatandaşa İGDAŞ "kaçak doğalgaz kullanımı" gerekçesiyle ceza kesti Arnavutköy’de down sendromlu çocuğuyla birlikte yaşayan bir vatandaş, iddiaya göre İGDAŞ tarafından "kaçak doğalgaz kullanımı" gerekçesiyle 21 bin 189 TL cezayla karşı karşıya kaldı. Kiracı olarak oturduğu binada sayaç değişimi sonrası kesilen cezaya itiraz eden aile, "Kaçak kullanım yapmamız mümkün değil" diyerek duruma tepki gösterdi. Olay, Arnavutköy’ün Bolluca Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Raif Çiçek isimli vatandaşın kiracı olarak yaşadığı binada, İGDAŞ tarafından prosedür gereği 10 yılda bir yapılan doğalgaz sayacı değişim işlemi gerçekleştirildi. Sayaç değişiminin ardından, sökülen eski sayacın laboratuvar incelemesinde "gaz kaçağı tespit edildiği" gerekçesiyle Raif Çiçek adına 21 bin 189 liralık kaçak kullanım faturası oluşturuldu. Çiçek, duruma itiraz ederek İGDAŞ’a gitti ve şikayetçi oldu. Yetkililer yerinde inceleme için ekip gönderileceğini belirtti ancak daha sonra kimse gelmedi. Konuyla alakalı süreç devam ederken Down sendromlu oğluna bakmak zorunda olan baba, yetkililerden yardım istedi. "Ne benim ne ev sahibinin haberi vardı" Down sendromlu çocuğu bulunduğunu ve evde doğalgazı zorunlu olarak kullandığını belirten Raif Çiçek, sayaç değişiminden kendisinin ve ev sahibinin haberdar edilmediğini öne sürdü. Çiçek, "Sayaç 10 yılı doldurduğu için değiştirilmiş ama ne bana ne ev sahibine bir bildirim yapıldı. Aylar sonra ceza geldi. Kaçak kullanımla suçlandım. Saatle oynama şansım yok. Ben mühendis değilim. Faturalarımı da düzenli ödüyorum. Engelli çocuğum var. Soğuk havalarda yakmak zorundayım. Buna rağmen ‘az tüketmişsin’ denilerek ceza kesildi. Bu hem usulsüz hem de vicdansızca" diye konuştu. Binada yaşayan ve ev sahibi olan Üzeyir Açıkgöz ise, kendilerine yapılan bilgilendirmenin yetersiz olduğunu savundu. Açıkgöz, "Sayaç sökülmüş, laboratuvara gönderilmiş ve ‘iç borusu delinmiş’ denilmiş. Peki biz mi deldik? Müdahale yok deniliyor ama ceza bize kesiliyor. Madem teknik bir arıza var, bunun bedeli vatandaşa yüklenmemeli. 21 bin liralık cezayı ödeyecek gücümüz yok" ifadelerini kullandı. İtiraz süreci başlatıldı Raif Çiçek’in, İGDAŞ’a resmi itirazda bulunduğu ve sayaçla ilgili yeniden inceleme talep ettiği öğrenildi. İGDAŞ ekiplerinin sayaçta tekrar kontrol yapacağı belirtildi. Aile, cezanın iptal edilmesini ve mağduriyetlerinin giderilmesini bekliyor.
İstanbul Şişli’de kesik baş cinayetinde 2 zanlı yurt dışına kaçarken yakalandı Şişli’de çöp konteynerinde kafası kesik bir halde bulunan kadın cesedi olayına ilişkin yürütülen soruşturmada, 2 Özbekistan uyruklu şahıs Gürcistan’a kaçmak üzereyken havalimanında gözaltına alındı. Öte yandan şüpheli, verdiği ifadede maktul ile aralarında gönül ilişkisinin bulunduğunu ve aralarında çıkan tartışmada olayı gerçekleştirdiğini itiraf etti. Olay, dün akşam saat 20.00 sıralarında Şişli Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta meydana gelmiş, edinilen bilgiye göre, çöpte malzeme arayan Okan Ç.’nin malzeme aradığı sırada elinde bir sıcaklık hissetmiş ve çöpte bulunan siyah poşeti açtığında kafası kesik halde kadın cesedi ile karşılaşmıştı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekibi sevk edilmiş, bölgede geniş çaplı çalışma başlatılmıştı. Ekiplerin yoğun çalışmasının ardından parmak izi sorgusundan cansız bedenin 36 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova olduğu anlaşılmış, çalışmaların devamında cansız bedenin bulunduğu noktadan 2 sokak uzaklıktaki Bozkurt Caddesi’nde ise bir çöp konteynerinin yanındaki 2 adet valizde cansız bedene ait olduğu anlaşılan deliller bulunmuştu. Caddede yapılan çalışma sonrası bulunan deliller olay yeri inceleme aracına koyulmuştu. 2 şahıs Gürcistan’a kaçmak üzereyken yakalandı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatılırken, bu kapsamda olay yeri ve çevresinde bulunan güvenlik kamera görüntüleri tek tek incelendi. İstihbarat Şube ve Asayiş Şube ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, 2 erkek şahsın bir valiz ile konteynerlerin yanına gelerek şüpheli hareketlerde bulunduğu ortaya çıktı. Kamera görüntülerinden kimlik bilgileri tespit edilen şüpheliler Dılshod Akhrol Uglı Turdımurotov (31) ve Gofurjon Akmalkhonovıch Kamalkhodaev (29) isimli şahıslar Gürcistan’a kaçmak üzereyken, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Zanlı sorgu sırasında suçu itiraf etti Şüpheli şahıslara yönelik yapılan sorgulamalarda, Dılshod Akhrol Uglı Turdımurotov isimli şahıs, sorgusunda, maktul Durdona Khakımova ile aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu ve çıkan tartışma neticesinde olayı gerçekleştirdiğini itiraf etti. Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor
Bursa Sünnet için en ideal zaman yarıyıl tatili Sünnet zamanı seçimi pek çok aile için kafa karıştıran çok önemli bir konudur. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Perihan Topçu, "Genel anestezi ya da lokal anestezi ile sünnet gerçekleştirilebilir. Günümüzde bu tarz operasyonlar çok daha hızlı ve kolay yapılabilmekte, sonrasında çocukta da herhangi bir travmaya sebep olmamaktadır" dedi. Ebeveynler sünnet için çocukların yaşı ve mevsim seçiminde titiz davranmaktadır. Sömestr tatili hem sağlık açısından hem de sosyal yönden sünnet için en uygun dönemlerden biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Perihan Topçu, "Genel anestezi ya da lokal anestezi ile sünnet gerçekleştirilebilir. Günümüzde bu tarz operasyonlar çok daha hızlı ve kolay yapılabilmekte, sonrasında çocukta da herhangi bir travmaya sebep olmamakta. Çocukların sağlığı ve enfeksiyon riskinin çok düşük olması nedeniyle yarıyıl tatilinde çocukların sünnet ettirilmesini tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Cerrahi işlemin hastane şartlarında yapılmasının en doğru seçim olacağını belirten Op. Dr. Perihan Topçu, "Sünnet, zor olmayan ve rahat tolere edilebilen bir cerrahi işlemdir. Ancak usulüne uygun yapılmadığında ise kalıcı cinsel organ kayıp ve bozukluklarına varan sonuçlarla karşılaşılabilir. Cerrahi işlem standartlarına uyularak yapılan sünnet sonrası istenmeyen durumlardan kaçınmak mümkündür. Mutlaka deneyimli bir uzman, tercihen Çocuk Cerrahisi yada Çocuk Üroloji Uzmanı tarafından yapılmalıdır. Aksi takdirde sünnet sonrası derinin fazla yada az kesilmesi, kötü nedbe dokusu kalması, şekil bozukluğu, şiddetli kanama, enfeksiyon, penis başının kısmı ya da tamamen kaybı gibi istenmeyen sonuçlar olabilir. Bu nedenle sünnet doğru yerde ,uygun yaş aralığında cerrahi prensiplere uyularak deneyimli bir uzman tarafından yapılmalıdır‘‘ dedi. Ailelerin sünnetle ilgili merak ettiği bir diğer önemli konu, çocukların kaç yaşına kadar sünnet ettirilmesi olduğunu ifade eden Op. Dr. Perihan Topçu, bu konuda sünnetin ya 2 yaşından önce, ya da 6 yaşlarından sonra yapılması gerektiğini belirtti. Çocuklarda enfeksiyon veya böbrek hastalıkları risklerinin olması durumunda 2 yaşından önce sünnet öneren Yıldız, diğer şartlarda 6 yaşından sonrasını önerdi. Op. Dr. Perihan Topçu, "Sünnet erkek çocuklarda, derinin belirli ölçüde ve şekilde kesilmesiyle uygulanan cerrahi işlemdir. Cerrahi bir işlem olduğu için de sünnetin hastanede ve hatta ameliyathanede yapılması en doğru seçimdir. Sünnet mutlaka uygun yaş aralığında yapılmalıdır. 26 yaş arası çocuklarda sünnet; cinsel kimlik gelişimi, benmerkezci ve uyumsuz olmaları nedeniyle zorunlu olmadıkça yapılmamalıdır. Çocuğun cinsel kimlik döneminin geliştiği bu dönemde sünnet yaparsak, iğdişlik dediğimiz erkeklik gücünün kaybı korkusu yaşanır ve bir ömür boyunca kapanmaz yararlar oluşabilir. Ne pahasına olursa olsun çocuklarımızı 3-6 yaş arasında asla sünnet yaptırmamalıyız‘‘ dedi. Sosyal olarak yarıyıl tatilleri çocuklar için uygun bir sünnet dönemidir, havaların soğukluğundan dolayı ev dışı aktivasyonlar kısıtlıdır. Sonuç olarak çocuk daha uygun şartlarda, evinde dinlenerek rahat bir sünnet sonrası dönem geçirecektir. Sünnet sonrasında ilk hafta aşırı hareketlilikten kaçınmak da yarar vardır.