GENEL - 24 Mart 2018 Cumartesi 09:28

Yargıtay’dan emsal karar: Çocuğa ismi anne baba birlikte koyar

A
A
A
Yargıtay’dan emsal karar: Çocuğa ismi anne baba birlikte koyar

Yeni doğan bebeğe isim verme konusunda çıkan anlaşmazlığa Yargıtay’dan emsal karar çıktı.

Yeni doğan bebeğe isim verme konusunda çıkan anlaşmazlığa Yargıtay’dan emsal karar çıktı. Davacı kocanın temyiz müracaatı üzerine Yargıtay, mahkeme kararını bozarak "Çocuğun adını ana ve babası koyar" dedi.


Yıllardır süregelen yeni doğan çocuğa isim koyma tartışması Yargıtay’ın son kararıyla yeni bir boyut kazandı. İstanbul Beykoz’da ikamet eden çiftin, 2016 yılında bir çocuğu dünyaya geldi. Çift, bebeğe isim verme konusunda anlaşmazlığa düştü. Doğumdan bir hafta sonra anne, gizlice nüfus müdürlüğüne müracaat edip bebeğe istediği ismi koydu. Bebeğe isim koyulduğunu öğrenen baba ise büyük şok yaşadı. Çocuklarına sadece annenin isim veremeyeceğini belirten koca, durumu yargıya taşıdı.


Beykoz 1. Aile Mahkemesi’nde ifade veren davacı baba, çocuğa annenin kendisine haber vermeksizin isim koyduğunu, çocuğun adına anne ve babanın uzlaşması ile karar verilebileceğini belirterek, Türk Medeni Kanunu’nun 195. maddesine göre hakimin bu konuda müdahalesini talep etti. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun ilgili maddesine göre doğum bildiriminin anne tarafından yapılabileceğine dikkat çeken mahkeme, annenin ortak çocuğa tek başına ad koymasında yasal bir engel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.



"Çocuğun adını ana ve babası koyar"


Öz çocuğuna isim vermekten mahrum kalan baba ise mahkeme kararını temyiz ettirdi. Dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Annenin, babadan habersiz çocuğa isim koyması ve nüfusa tesçil ettirmesi halinde çocuğun babasının hakimden müdahale isteyebileceğine dikkat çekilen Yargıtay kararında, "Taraflara ait nüfus kaydı kapsamından; tarafların 2014 tarihinde evlendikleri, ortak çocuk 2016’da doğmuştur. Davalı annenin doğumdan bir hafta sonra nüfus müdürlüğüne başvurusu ile çocuğun isminin nüfusa tescil edildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 339/5 maddesine göre çocuğun adını ana ve babası koyar. Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine dair önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. Mahkemenin gerekçesine esas aldığı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda çocuğun adının konulmasına dair bir düzenleme olmayıp, Kanunun 15/5. maddesinde doğum olayının bildirilmesi düzenlenmektedir. Yasal gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; çocuğu diğer kişilerden ayıran onun kişi olarak ifade edilmesini sağlayan, aynı ailedeki kişileri birbirinden ayırt etmeye yarayan bir kavram olan çocuğun adını ana ve babası birlikte koyarlar. Ancak, ana ve babanın, velayet hakkının kapsamı içerisinde yer alan çocuğun adı konusunda anlaşmazlığa düşmeleri halinde, ana ve baba ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. O halde; mahkemece tarafların gösterdikleri deliller usulüne uygun şekilde toplanıp taleple ilgili olarak, Türk Medeni Kanunu’nun 195. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Kararın oybirliği ile bozulmasına karar verilmiştir" denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’ dolayısıyla etkinler düzenlendi Her yıl 26 Nisan’da kutlanan ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri’ günü dolayısıyla Bayburt’ta da çeşitli etkinlikler yapıldı, alanında uzman isimler ve öğrenciler Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’nü düzenledikleri programla kutladılar. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri öğrencileri tarafından ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’ münasebetiyle panel, tiyatro, söyleşi ve stanttan oluşan etkinlikler organize edildi. Düzenlenen program, panelle başladı. ’Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp: Fitoterapi’ paneline konuşmacı olarak katılan Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Özgen ve Akademisyen/Yazar Doç. Dr. Kenan Taştan, bitkilerin tedavi süreçlerindeki temel ve yardımcı fonksiyonlarını anlatan çok yönlü sunumlarını katılımcılarla paylaştılar. Doç. Dr. Kenan Taştan konuşmasında Geleneksel tedavi yöntemlerinin önemine vurgu yaptı. Halk arasında çok fazla bilinen ve kullanılan hacamat yöntemine özellikle ayrı bir parantez açan Taştan, “Hacamat mutlaka işin uzamanı bir hekim tarafından ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Aksi halde özellikle kan hastalıkları olan bireylerde ya da enfeksiyondan kaynaklanan problemler ciddi rahatsızlıklara yol açması söz konusu olabilir” diyerek konuştu. Prof. Dr. Ufuk Özgen ise konuşmasında birçok ilacın hammaddesini oluşturan bitkilerin şifalı özelliklerine değindi. Ancak ilaçlarla birlikte kullanılan bitkisel çayların ya da bilinçsizce kullanılan bitkisel ürünlerin çok ciddi yan etkileri olabileceğine vurgu yaptı. Etkinliğin ikinci ayağında Eczane Hizmetleri öğrencileri Şehit Recep Eşiyok Ortaokulunda öğrencilerle bir araya geldiler. Öğrenci Ecem Şahin’in kaleme aldığı tiyatro oyunu ile ortaokul öğrencilerine akıllı ilaç kullanımının önemine ve gerekliliğine dikkat çektiler. Ardından Eczane Hizmetleri öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Ümit Karakaş, öğrencilere ilaçlar ve akılcı ilaç kullanımı konulu söyleşisini gerçekleştirdi. Etkinlik Bayburt şehir merkezinde Yakutiye Camisi önünde kurulan stant ile son buldu. Stantta ’Doğru İlaç Kullanımı’ konusunda vatandaşla buluşan gençler, konu ile ilgili el broşürü, ilaç zamanlama ve taşıma kutusu dağıttılar. Öğrenciler, vatandaşlara ilaç ile ilgili sorular sorarak, doğru ilaç kullanımına yönelik farkındalık kazandırmaya çalıştılar. Konu ile ilgili olarak düzenleme komitesi başkanı öğrenci Nazım Onur Bulut, akıllı ilaç kullanımı hakkında bilgiler vererek, "Akıllı ilaç kullanımı konusunda toplumun bilgilendirilmesi için oldukça önemli nedenler bulunmaktadır. Bu gerekçelerin ilki modern sağlık bakımındaki kimyasal ajanların önemli rolünün olmasıdır. İkincisi bireylerin sağlıkları ile ilgili sorumluluk alabilmelerini ve uygun tedavi edici stratejilerin belirlenmesini sağlamaktır. Üçüncüsü, bireylerin tedavi edici kararlarında rol almaları ve sonraki dozlar ve süreç ile ilgili bilgilendirilme haklarının olmasıdır. Dördüncüsü ise bireylerin akılcı ve güvenli ilaç teminini ve etik olmayan ticari tanıtımdan zarar görmemelerini sağlamaktır" dedi.