GENEL - 28 Ekim 2016 Cuma 15:34

Doç. Dr. Tatlı: "Musul’dan gelen zehirli gazlar Türkiye’de çok etkili olmayacak"

A
A
A
Doç. Dr. Tatlı: "Musul’dan gelen zehirli gazlar Türkiye’de çok etkili olmayacak"

Musul üzerinden gelen zehirli gazların insan sağlığını tehdit ettiği ve asit yağmurlarına sebep olabileceği iddiası vatandaşları endişelendirdi. Uzmanlar, Musul kaynaklı bu gazların Türkiye’ye gelene kadar seyreldiğini, yangının merkezindeki kadar etki etmeyeceğini savundu. Öte yandan, Türkiye’de asit yağmurlarının, özellikle kış aylarında kömürün yoğun olarak yakıldığı bölgelerde sürekli yaşandığı belirtildi.
Musul’un güneyinde bulunan kükürt üretim tesislerinin ateşe verilmesi sonucu oluşan zehirli gazlar, Türkiye’nin Güneydoğusunda bazı kentleri etkileyecek. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümünden Meteoroloji Yüksek Mühendisi Doç. Dr. Hasan Tatlı, bu etkinin çok fazla olmayacağını söyledi. Bu gazların, Mardin ve Şırnak kısmen de Şanlıurfa ve Hatay’da etkili olabileceğini söyleyen Tatlı, bu etkinin ise yangının merkezindeki kadar zararlı olmayacağını kaydetti. Sıfır ile 10 arasında dobron birimiyle ölçülen gazların, yangının merkezinde 8-9-10 birim seviyesindeyken Türkiye’ye gelişinin 3 veya 2 birim seviyesinde olduğunu söyleyen Tatlı, yine de tedbirli olunması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin asit yağmurlarına yabancı olmadığını söyleyen Doç. Dr. Hasan Tatlı, “Asit yağışlar aslında ülkemizde oluyor. Özellikle kışları kükürt dediğimiz birleşik var. Yada sülfür diğer adıyla. Daha çok kömürde bulunuyor. Kömür yakılan evsel yada endüstriyel bölgelerde havaya karışan kükürt bileşiklerin suyla birleşmesi sülfürik asitlere dönüşerek yere inmesinden ibaret. Buna biz asit yağışları diyoruz. Tabi son günlerde öncelikle NASA’nın yaptığı bir çalışma var. Musul’daki o fabrikanın DAEŞ tarafından yakılmasından sonra meteorolojik şartlara bağlı olarak bize doğru, hakim rüzgar yönü bize doğru olduğu için ülkemizin Güney Doğu bölgelerini etkileyeceği düşünüldü. İnsanlar tedirgin olmaya başlıyor. Çünkü önce bir söz geçti; ‘Kezzap.’ Ama kezzap değil, kezzap yanlış bir kavram. Asit yağışları, kükürt bileşiklerinden çıkan sülfür gazının suyla birleşmesi ve yağmurla yere inmesi. Bu havadan daha hafif olduğu için ister istemez yukarı doğru çıkıyor. Burada hakim rüzgarlarla, eğer yağış da varsa, ki bu mevsimlerde normalde yağış olmazdı. Güneydoğu yağışlı görünüyor. Dün hakim bir güneyli rüzgar vardı. Bu sabah kuzey - kuzey doğu, yani ertesi gün kuzey batı rüzgar bekliyoruz. Aşağıdan bu kükürt bileşikleri gelmeye devam edecektir. Görebildiğimiz kadarıyla bu seyrelmiş bir gaz olacaktır. Biz genelde bu kükürt bileşiğini dobson birimiyle ölçüyoruz. Sıfır ile on arasında birim. Tam merkezinde 8-9-10 iken bize on üzerinden 3 veya 2 birim civarında geliyor. Özellikle Mardin, Şırnak kısmen de Şanlıurfa’ya doğru sokulacağını tahmin ediyoruz” dedi.
Yağmurda dışarı çıkmayın
Bu illerde yaşayan vatandaşlara tavsiyelerde de bulunan Tatlı, “Birinci kural şudur: Uzak olacaksınız. Dokunmayacaksınız. Yani yağmur yağdığında dışarıya çıkmayacaksınız. Yağmur sularını kullanmayacaksınız. Tabii bu vatandaşın yapacağı çok sınırlı tedbirler. Diğer taraftan su kaynaklarımız açık. Oraları etkiler mi? Kişisel görüşüme göre etkilemeyecektir. Büyük su kaynakları içinde seyrelecektir. Tabi en güzeli ölçmek gerekiyor. Ph ile ölçüyoruz. Sıfır ile 14 değer arasında. 7 nötr. 7’den büyükse bazit, küçükse asit diyoruz. Bu asitlik 7’den düşük değil de 5,6 eşik değerimiz. Buradan düşünce biz ‘Asidik’ diyoruz. 5,6’nın altında değilse tehlike arz etmiyor” diye konuştu.
Ağaçlar ve binalar da zarar görecek
Bu asit yağmurundan sadece insanların değil çevrenin de etkileneceğini söyleyen Tatlı, “Burada ağaçlar, binalar zarar görecek. Dış sıvaları, ağaçlar belki kuruyacaktır. Bunu bekliyoruz. Kendi merkezi ve çevresindeki kadar şiddetli olmasa da bu tür zararların Güney Doğu illerinde görülmesini tahmin ediyoruz. Umarım daha kötü sonuçlar vermez. Tahminlerimize göre, bugün ki meteorolojik verilere göre bu asit yağışlarının dobson birimiyle 2-3 seviyesinde bize ulaşacağı ön görüsü var. BU kesin. Ama çok mu kuvvetli olacak? Canlılara zarar verecek seviyede değil. Çünkü biz daha çok ölüm vakalarını 5-6 birim üzerine çıkınca rastlandığını biliyoruz literatürden. Şu andaki öngörülerimize göre kesin gelecek ama çok yaygın değil. Mardin, Şırnak, kısmen Hatay” dedi.
Asit yağışlarının ülkemizde çokça görüldüğünü de belirten Tatlı, “Bu kömürle ilgili. Kömürün içerisinde kükürt var. Dolayısıyla kömürü yaktığınız an, sobada olabilir, fabrika kazanlarında olabilir. Ürünlerinden biri kükürt yani sülfür. Havaya karışıyor, eğer yağış varsa birleşince sülfirik asit dediğimiz asit oluyor. Yere inince asit yağışı diyoruz. Yaygın. Tabii son yıllarda özellikle doğalgaz yaygın kullanılmaya başlanınca bu oran düştü. Çanakkale’de öyle bir risk yok. 2004 yılında ben geldiğimde vardı. Bu sadece asit yağışları değil başka zararları da var. Ama bugün sorarsanız Çan ilçemiz, belki başka ilçelerimiz de var. Risk var. Tabi gidip ölçmek lazım. İstanbul doğalgaza geçince azaldı. Biliyorsunuz yoksul insanlarımıza kömür dağıtılıyor. İnsanlar ister istemez doğalgaz yerine bu bedava dağıtılan kömürleri yakıyor. Sosyal yardım açısından, niyet çok iyi ama kömür yakınca, ben özellikle Esenyurt’ta rastlamıştım, dumandan geçilmiyordu. Ama tabi yağış yoktu. Yağış olsa, asit yağmuru olarak düşme ihtimali çok yüksekti. Yoğun kömür yakılan bölgelerde, yağış olduğunda, asit yağış olma riski büyük” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.