GENEL - 11 Ocak 2012 Çarşamba 13:44

11. ULUSAL TARIM VE GIDA KONGRESİ

A
A
A
11. ULUSAL TARIM VE GIDA KONGRESİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Fezleke vız gelir, vız gider, gerekirse hapse girmekten çekinmeyiz. Kimse bize diz çöktüremez. Diz çökeceğimiz yer, halkın önüdür" dedi.
Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin 11. Ulusal Tarım ve Gıda Kongresi Ankara Ticaret Odası Toplantı Salonu’nda başladı. Toplantıya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, DSP Genel Başkanı Masum Türker ve birçok dernek üyesi katıldı.
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin, kendisinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile 1.5-2 yıldır görüşemediğini belirterek, "Ben bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu yararına çalışan bir meslek kuruluşunun Genel Başkanıyım" dedi.
Daha önce et ithalatı yapmayın dediklerini belirten Yetkin, "Ben bunu söylemeyeceğim de ne söyleyeceğim. Berberlerin mi sorunlarını mı dile getireceğim" diye konuştu.
"HERKESTE HESAP SORUYORSUNUZ DA, BÜYÜKANIT’TAN NİYE SORMUYORSUNUZ?"
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş da, 12 Eylül 1890 darbesinin 24 Ocak Kararları’nın uygulanabilmesi için yapılan bir mıntıka temizliği olduğunu söyleyerek, sendikaların hakkını-hukukunu arayamaması için bir temizlik yapıldığını söyledi. Refah-Yol hükümetinin başarısız olduğu için değil, başarılı olduğu için çeşitli senaryolarla kenara konulduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Aynı o zaman Türkiye’ye yapılan operasyonlar, bugün Avrupa kıtasına yapılıyor" dedi.
"Bu modelin içerisinde paylaşım yok, bu modelin içerisinde üretim yok, bu modelin içerisinde alın teri yok, bu modelin içerisinde halkın çıkarı yok" diyen Kurtulmuş, yeni sistemin para babalarını koruduğunu ifade etti. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin yanlış bir şekilde devam ettiğini belirten Kurtulmuş, "Bu milletin alın teriyle kurulmuş şeker fabrikaları, teker teker satışa çıkarılıyor" diyerek tepki gösterdi.
28 Şubat sürecine de değinen Kurtulmuş, "Herkesten hesap soruyorsunuz da, 27 Mayıs e-muhtırasını ben yazdım diyen Yaşar Büyükanıt Paşa’dan niye bunun hesabını sormuyorsunuz?" dedi.
"KILIÇDAROĞLU İLE SİLİVRİ’YE GİTMEYE HAZIRIM"
DSP Genel Başkanı Masum Türker ise, konuşmasına CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na seslenerek başladı. Türker, "Sayın Kılıçdaroğlu, fezlekeden dolayı öncelikle geçmiş olsun diyorum ve sizinle Silivri’ye gelmeye hazırım. Benim dokunulmazlığım yok. İstiyorlarsa fezlekeyi yazmadan bizim hakkımızda soruşturma başlatabilirler" dedi.
Suriye sınırına döşenen mayınların neden döşendiğini kimsenin sorgulamadığını söyleyen Türker, "Biz zamanında o mayınları Türkiye’den Suriye’ye kaçak havyan geçmesin diye döşemişiz. Şimdi artık Suriye’ye geçecek hayvan kalmadığı için de, o mayınlara o yüzden gerek kalmadı" şeklinde konuştu.
İlker Başbuğ’un tutuklanması ve hemen ardından Kılıçdaroğlu hakkındaki fezleke ile parlamento dışındakilere de bir mesaj verildiğini belirten Türker, dikkatli konuşmayanların da Kılıçdaroğlu gibi olabileceği mesajı verildiğine dikkat çekti.
DP Lideri Namık Kemal Zeybek ise, izlenen yanlış politikaları AK Parti iktidarının farkında olduğunu, fakat iktidar olabilmek için bu yanlışları bile bile dış güçlere teslim olduğunu vurgulayarak anlatmaya çalıştı.
"İŞÇİLERE DESTEK VERMEYEN SENDİKACI GRUP VAR"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, dünyanın en kaliteli tütününün bittiğini, tütün işçilerinin de sendikalı olmaktan çıkarıldığını söyleyerek, "Onlara destek vermeyen önemli bir sendikacı grup var. Kendi arkadaşlarına ihanet ediyorlar. Allah aşkına eylem yapan arkadaşlarına destek vermiyorlarsa, orada sendikacılık yok demektir, orada dayanışma yok demektir" diye konuştu.
Şeker fabrikalarının zarar ettiği gerekçesiyle özelleştirilmeye çalışıldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Ne oldu? Tam tersi. En çok kar eden kamu kuruluşları sırayla özelleştirildi. En büyük sendika kuruluşu olan Türk-İş de bunu seyretti" dedi.
Kendilerinin işçilere sahip çıktığını fakat işçilerin de AK Parti’ye sahip çıktığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bunu anlamakta zorlanıyoruz" diye konuştu. CHP’nin işçilerin hakkı için mücadele ettiğini, eylemler yaptığını dile getiren Kılıçdaroğlu, fakat işçilerin ise AK Parti’nin peşinden koştuğunu söyledi. "Milyonlarca arazi AK Parti iktidarı döneminde tarım arazisi olmaktan çıktı" diyen Kılıçdaroğlu, "AK Parti iktidara geldiğinde kaçak sigara sorunu var mıydı? Şimdi var. Niye, sigara fiyatlarını
artırdınız" değerlendirmesini yaptı.
"Biz sizlerin haklarını savunuyoruz, ama siz de ’nasıl AK Parti’yi iktidarda tutarız’ derdindesiniz" diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin’in Tarım Bakanı ile 2 yıldır görüşemediğini dile getirdiğini hatırlatarak, eleştiriyi kabullenebilmek gerektiğini söyledi.
"GEREKİRSE HAPSE GİRMEKTEN ÇEKİNMEYİZ"
"Ben adil yargılamayı etkiliyor muşum. Adil bir yargılama varmış bu ülkede, ben konuşarak bu adil yargılamayı etkiliyormuşum. Hangi adil yargılamayı? Sıkı yönetim olan bir ülkede adil yargılama olabilir mi? Özel yetkili mahkemeler adil yargılama yapabilir mi? Bana bir tane ülke gösterin özel yetkili mahkemesi olan" diyen Kılıçdaroğlu, basılmamış bir kitaptan dolayı bir gazeteciyi tutuklamayı Kenan Evren’in bile yapamadığını söyledi.
Tarım alanının çok stratejik bir önemi olduğuna dikkat çeken CHP lideri, "Et ithalatına verdikleri parayı bizim çiftçiye verselerdi, bizim üreticiye verselerdi biz değil Türkiye’yi, Ortadoğu’yu beslerdik" diye konuştu.
"Hak aramanın suç olduğu bir dönemden geçiyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, yılda ortalama 8 milyar dolar çiftçinin tükettiği mazottan vergi alındığını, hükümetin ise mazota sadece 550 milyon dolar destek verdiğini ifade etti. Fezleke konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, "Bizi konuşturmuyorlar, siz hiç merak etmeyin biz sonuna kadar konuşacağız. Fezlekelermiş. Vız gelir, vız gider. Gerekirse hapse girmekten de çekinmeyiz. Kimse bize diz çöktüremez. Diz çökeceğimiz yer, halkın önüdür" dedi.
Tutuklu milletvekillerinin de seçim öncesi savcılığa giderek milletvekili olabileceği şeklinde kağıt aldıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun da milletvekillerine onay vererek Resmi Gazete’de yayınlandığını söyleyerek, "Ama seçim oldu. Dediler ki, ’siz içerideydiniz, içeride kalmaya devam edeceksiniz’" diyerek milletvekillerinin tutukluluklarına tepki gösterdi.
"Demek ki biz demokrasiyi sağlamış değiliz, sadece demokrasicilik oynuyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekillerinin görev yapmalarının milli iradenin bir gereği olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu ayrıca alt hukuk normlarının Türkiye’nin demokrasi ayıbı olduğunu söyleyerek, bunların kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
İstanbul Yurtta hava durumu Ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu (Eskişehir hariç), Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Muğla, Isparta, Sakarya, Bilecik, Batman, Siirt çevreleri, Kocaeli ve Mardin’in doğusu yağmur ve sağanak yağışlı, İç kesimlerde yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Karadeniz’de 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli, Güneydoğu Anadolu’da güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu 10 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 12 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 19 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 17 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra doğu ve batı ilçeleri aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 12 Trabzon: Parçalı çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 11 Erzurum: Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı 1 Diyarbakır: Parçalı bulutlu 14
Erzincan Erzincan’da son 23 yılda su yatırımlarıyla tarım ve enerjiye katkı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Erzincan’da son 23 yılda hayata geçirilen su yatırımlarının tarım, enerji ve taşkın kontrolüne sağladığı katkıları açıkladı. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Erzincan’da 31 milyar 828 milyon TL değerinde 84 tesis inşa ettiklerini belirterek, "Suyumuzu başarıyla yöneterek toprağımıza bereket, enerjimize güç, üretimimize değer kattık. Erzincanlılar için daha çok çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz" dedi. Genel Müdür Balta, küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle suyun dağılımında yaşanan belirsizlikler ve aşırılıkların suya bağlı afetlerin şiddetini artırdığını vurguladı. Bu kapsamda depolama tesisleri ve taşkın kontrol projelerinin kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Son 23 yılda Erzincan’da 7 sulama tesisi ile 248 bin 600 dekar tarımsal arazinin sulamaya açıldığını ifade eden Balta, ayrıca 3 baraj ve 2 gölet ile 54 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldığını söyledi. Hâlihazırda 3 baraj ve 1 göletin inşaat çalışmalarının devam ettiği ve 15 bin 10 dekar tarım arazisinin daha sulama suyuna kavuşmasının hedeflendiği belirtildi. Taşkın kontrolüne yönelik çalışmalar kapsamında ise 61 taşkın koruma tesisi tamamlanmış, Erzincan şehir merkezi ve 58 yerleşim yeri ile 11 bin 530 dekar arazi taşkınlardan korunmuş durumda. İki adet taşkın koruma tesisinin inşaatı ise devam ediyor. Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme çalışmalarıyla Erzincan’da 86 yerleşim birimi ve toplam 1 milyon 3 bin 920 dekar arazinin daha verimli hale getirildiği ifade edildi. Enerji alanında ise son 23 yılda işletmeye alınan 11 hidroelektrik enerji (HES) tesisiyle yıllık 905,67 milyon kWh üretim sağlandığını belirten Balta, kurulu gücü 251,83 MW olan bu tesislerin milli ekonomiye yıllık 2 milyar 490 milyon TL katkı sunduğunu kaydetti. Planlama ve projelendirme aşamasında 4 HES’in de bulunduğu ve 31 Aralık 2025 itibarıyla yaklaşık 42 bin 97 hanenin enerji ihtiyacının Erzincan’daki HES’lerle karşılanacağı aktarıldı. Balta, sözlerini, "Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark görmüyoruz. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi kullanmalıyız" ifadeleriyle tamamladı.
Erzincan Erzincan’da eski hükümlü, devlet desteğiyle kendi işyerini açtı Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında desteklenen bir eski hükümlü, devlet desteğiyle hayalini kurduğu işletmesini törenle hizmete açtı. Erzincan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce eski hükümlülerin topluma kazandırılması ve ekonomik bağımsızlıklarını sağlamaları amacıyla hayata geçirilen projeler kapsamına eklenen işletme, elektrikli ev aletleri tamiri ve beyaz eşya bakım-onarım alanında faaliyet gösterecek. Açılış törenine Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Değerli, Cumhuriyet Savcısı Arif Bostancı, İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu ve Erzincan Denetimli Serbestlik Müdürü Ruhşen Agar ile çok sayıda kurum müdürü katıldı. İl Müftüsü Fakirullahoğlu tarafından yapılan duanın ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini kesti. Davetliler, işletme sahibi Ethem Çelik’ten yapılacak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer, bu tür projelerin sadece bir iş yeri açılışı değil, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk başarısı olduğunu belirterek, "Eski hükümlü vatandaşların üretime katılması ve kendi işlerini kurarak istihdam sağlaması toplumsal bütünleşme açısından büyük önem taşıyor. Koruma Kurullarımız aracılığıyla sağlanan destekler, bireylerin ekonomik özgürlüklerini kazanmalarına ve geleceğe güvenle bakmalarına vesile oluyor." ifadelerini kullandı. İşletme sahibi Ethem Çelik ise, kendisine sunulan fırsat sayesinde hayata yeni bir sayfa açtığını dile getirdi. Projeler kapsamında sağlanan hibe destekleri ile birçok eski hükümlünün iş hayatına kazandırılması hedefleniyor.