ASAYİŞ - 24 Ağustos 2016 Çarşamba 15:01

Diyarbakır’da 10 fabrikaya kaçak elektrik operasyonu

A
A
A
Diyarbakır’da 10 fabrikaya kaçak elektrik operasyonu

Kayıt dışı kullanımın yüzde 75 dolayında olduğu illere elektrik tedarik eden Dicle Elektrik Dağıtım’ın kaçak kullanımı önlemek için gerçekleştirdiği etkin çalışmalar meyvesini vermeye başladı. Diyarbakır’da ayda ortalama 1,3 milyon liralık kaçak elektrik kullanan ve kaçak kullandıkları mahkeme tarafından da tescillenen 10 fabrikaya giren enerji şirketi, 500 bin liralık önleyici yatırım yaparak burada kullanılan elektriği kayıt altına aldı.
Dicle Elektrik Dağıtım ekipleri, Diyarbakır’da uzunca bir süredir kayıt dışı elektrik kullandığı iddia edilen ve içerisinden tekstilden plastik ürünlerine varıncaya kadar değişik birçok alanda üretim yapan 10 fabrikanın bulunduğu komplekse hafta sonu müdahale etti.
Daha önce birçok girişiminde bulunulmasına rağmen ekiplerin engellenmesi nedeniyle müdahale edilemeyen fabrikalara bu kez çok sayıda polis eşliğinde girildi. Şanlıurfa karayolu üzerinde bulunan komplekse 35 personel, 2 vinç, 4 kazıcı, 2 kaldıraç, 1 tır, 1 kamyonet ve 8 binek araç ile giden Dicle Elektrik Dağıtım görevlilerine 50 polis memuru, 3 toplumsal müdahale aracı (TOMA), bir zırhlı akrep ve ekip araçları ile destek verdi.
Kaçağı önlemek için 500 bin liralık yatırım yapıldı
Bu kez engelleme ile karşılaşmayan Dicle Elektrik Dağıtım İl Müdürlüğü ekipleri, kaçak kullanımı önlemek üzere söz konusu 10 fabrikaya ait elektrik sayaçlarını, kompleks dışında bulunan trafolara aldı. Bunun için 500 bin liralık kaçağı önleyici yatırım yapan ekipler, 3 kilometre uzunluğunda orta gerilim iletkeni, 5 kilometre xlpe kablo kullandı. Şirket, bu iletkenleri taşımak için 15 beton direk dikerken, 10 hücreli 2 de beton köşk montajını gerçekleştirdi. Kaçağı önlemeye dönük bu çalışmalar 3 gün boyunca aralıksız biçimde devam etti.
Kaçak kullandıkları mahkemece tescillenmişti
Dicle Elektrik Dağıtım ekipleri, içerisinde 10 fabrika bulunan komplekste ayda 3 milyon kWH’nin (kilovat/saat) üzerinde elektrik enerjisi kullanıldığını belirlemişti. Yapılan ölçümler sonunda kullanılan bu enerjinin yüzde 95’inin kayıt dışı olarak tüketildiği saptanınca, enerji şirketi hemen avukatları aracılığı ile mahkemeye başvurarak durum tespiti talebinde bulunmasını istemişti. Başvuru üzerine bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde 10 fabrikada da kaçak elektrik kullanıldığı, mahkeme kararıyla tescil edilmişti.
Ayda 1,3 milyon liralık kaçak kullanım önlendi
Mahkemenin tescillediği 10 fabrikadaki kaçak elektrik kullanımının parasal değerinin yaklaşık olarak ayda 1,3 milyon lira olduğu hesaplandı. Bahse konu fabrikaların şimdiye kadar ayda 1,3 milyon liralık elektrik kullandıkları, buna karşılık aynı süreler için sadece 100 bin lira dolayında elektrik bedeli ödedikleri ortaya çıktı. Fabrikalarda kayıt dışı olarak kullanılan aylık 1 milyon 200 bin liralık elektriğin bedelini ise haksız bir biçimde Türkiye’de yaşayan 79 milyon kişi ödüyordu.
“Kayıt dışı kullanıma asla izin verilmeyecek”
Dicle Elektrik Dağıtım yetkilileri, sorumluluk bölgelerindeki kayıt dışı elektrik kullanımını önlemekte kararlı olduklarını yineleyerek, "Bedelini haksız biçimde ülkede yaşayan herkesin ödediği kaçak elektrik kullanımına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun için de büyük-küçük, müşteri ayrımı yapmadan kaçak elektrik kullanımı ile mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Bunu son uygulamamız ortaya koydu. Ciddi miktarlarda kaçak elektrik kullandıkları belirlenen bu işletmeler ile ilgili geriye dönük yapılması gereken ne varsa yapılacak" dedi.
Enerji şirketi yetkilileri, aylık 1,3 milyon liralık kaçak elektrik kullanımını önleyen İl Müdürlüğü ve AOB ekiplerini de başarılı çalışmalarından dolayı ayrıca kutladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Adalet Bakanı Tunç, çocuklarla birlikte tezahürat yaptı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da AK Partili belediye başkanlarını ziyaretti. Bakan Tunç, kendisini karşılayan sporcu çocuklarla birlikte "Şampiyon Kozcağızspor" tezahüratı yaptı. Bakan Tunç’a futbolcu olmak istediklerini söyleyen çocuklardan bazıları Kerem Aktürkoğlu, bazısı da irfan Can gibi futbolcu olmak istediklerini söyledi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulus ilçesini ziyaretinin ardından önce Abdipaşa beldesine ardından Kumluca beldesine geçti. Tunç, Abdipaşa Belediye Başkanı Belediye Başkanı Yaşar Dönmez ve Kumluca Belediye Başkanı Mustafa Bozkurt’u makamında ziyaret etti. Belediye başkanları ve belediye meclis üyelerini tebrik eden Bakan Tunç, kendisini karşılamaya gelen vatandaşlarla da tek tek tokalaşarak, destekleri nedeniyle teşekkür etti. Daha sonra ise Kozcağız beldesine geçen Yılmaz Tunç, burada meşalelerle karşılandı. Tunç, kendisini karşılamaya gelen Kozcağız Belediyespor Futbol Okulu oyuncuları ile de bir süre sohbet etti. Çocuklarla sohbet eden Tunç, sporculara taleplerini sordu. Bakan Tunç’un, "Neye ihtiyacınız var" sorusuna ise bir çocuk ise "Her şeye" cevabını verdi. Bu cevap Bakan Tunç’u, beraberindekileri güldürdü. Bakan Tunç, çocuklara yapmak istedikleri meslekleri de sordu. Bakan’ın, "Futbolcu olmak isteyen var mı" sorusuna ise tüm çocuklar el kaldırdı. Bir çocuk, "Kerem Aktürkoğlu gibi olacağım", başka bir çocuk da ’’Ben de İrfan Can" dedi. Zonguldakspor’un lisanslı futbolcusu olan bir çocuğu örnek gösteren Bakan Tunç, "Olmaz, öncelikle okulunuzu bitirmelisiniz. Okulu bitirip meslek sahibi olmak lazım, ayrıca sporcu da olursunuz" şeklinde konuştu. Tunç, çocuklarla birlikte "Şampiyon Kozcağızspor" tezahüratı yaparak, onlara hem derslerini çalışmaları hem de spor yapmaları konusunda tavsiyelerde bulundu. Bakan Tunç, kendisini karşılamaya gelen vatandaşlara yönelik yaptığı konuşmada destekler için teşekkür ederek, Kozcağız Beldesi’ne ilçe belediyelerinden daha fazla hizmet gelmesi için çalışacaklarını ifade etti. Bakan Tunç, seçilen tüm belediye başkanları, meclis üyeleri ve muhtarlara görevinde başarılar dileyerek, "Zorlu bir seçim süreci, büyük bir rekabet içerisinde Kozcağız’da bu Ak Partili belediyecilik anlayışı devam etsin dediniz. Buradaki ışık hiç sönmesin dediniz. Biz de sizin o güven layık olabilmek için gece gündüz çalışacağız inşallah" diye konuştu
Ankara TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Türkiye’de üretilen diziler, 500 milyona yakın bir nüfus tarafından izleniyor" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Mehmet Rifat Hisarcıklıoğlu, "Türkiye’de üretilen diziler, 500 milyona yakın bir nüfus tarafından izleniyor" dedi. Türkiye Kreatif Ekonomi Zirvesi, Ankara’da gerçekleştirildi. TOBB İkiz Kuleler’de düzenlenen zirveye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, Ticaret Bakanı Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, TOBB Başkanı Mehmet Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Başkanı Ali Ata Kavame ve Meclis Başkan Yardımcısı Berat Kuzu katıldı. Zirvede konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye’deki dizi sektörü potansiyelinin ekonomiye katkısı için harekete geçilmesi gerektiğini kaydetti. Konuşmasında, "Kreatif endüstriler sadece dizi ve film sektöründen ibaret değil. Diğer 15 alt sektörü de aynı önemle dikkate almalı ve desteklemeliyiz" diyen Hisarcıklıoğlu, küratörler, sanatçılar ve içerik üreticiler gibi alanlarda da Türkiye’nin önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Pandemiyle birlikte hızlanan dijitalleşmenin iş yapma şekillerini tamamen değiştirdiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, yenilikçi endüstrilerin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Yenilikçi endüstrilerin ihracatının 30 milyar dolar seviyesine taşınması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, hedefin oyun ve yazılım sektörüyle birlikte kreatif endüstrilerin ihracatını 30 milyar dolar seviyesine taşımak olmasını gerektiğini vurguladı. "Eğitim ve destek programları ön planda" Yenilikçi endüstrilerin gelişmesi için eğitim ve destek programlarının ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: "Bu potansiyeli daha da yukarı taşımak için eğitim ve destek programlarını ön plana çıkarmalıyız. Özellikle dijital iletişim kanallarıyla, dünya geneline yayılan içerik ekonomisinin lideri olmak için, eğitim ve destek programlarına odaklanmalıyız." "Türkiye’de üretilen diziler, 500 milyona yakın bir nüfus tarafından izleniyor" Devletin öncülük ettiği ve desteklediği dizi ve sinema sektörlerindeki projelerin başarılı olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Türkiye’de üretilen diziler, Yeni Zelanda’dan Brezilya’ya kadar 150 ülkede, 500 milyona yakın bir nüfus tarafından izleniyor" diye konuştu. Dizi ve filmlerin, dünyanın en büyük platformlarında rahatlıkla kendine yer bulduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Hızla gelişen teknoloji ve yapay zeka, kreatif endüstrilerin değer zincirini önemli ölçüde farklılaştırdı. Diğer bir ifadeyle, yeni ürün ve iş modeli geliştirme, yeni dağıtım kanalı, pazar fırsatları keşfetme ve daha düşük maliyetle üretim için kullanılan dijital teknolojiler, kreatif endüstriler sektörümüze çok önemli fırsatlar sunmaya başladı. Dünyanın her yerinde Türk küratörler, sanatçılar, içerik üreticiler görüyoruz. Kreatif endüstrilerin alt sektörlerin tamamına devlet desteklerini yönlendirerek, sektörün ürettiği katma değeri artırmalıyız. Zira bu sektörler, soyut varlıklardan elde edilen katkıyla ekonomimizi çeşitlendiriyor" dedi. Küresel ekonomide çevreyi kirletmeyen ve katma değerli ürünler üretmeyi sağlayan, fikri mülkiyet, telif, patent gibi unsurların öneminin her geçen gün arttığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bakın dünya genelinde sektörün toplam büyüklüğü 2 trilyon doları geçiyor. Türkiye kreatif endüstriler sektörü ise büyüklük olarak gelişmekte olan ülkeler arasında 8. Sırada yer alıyor. Yani bizim dünya pazarından aldığımız pay, okyanusta bir damla. Bir diğer önemli husus da şu. Pandemiyle birlikte hızlanan dijitalleşme, iş yapma şekillerimizi tamamen değiştirdi. Ne yapıyorsak yapalım, işimizi mutlaka dijitale taşımak zorundayız. Bütün şirketler artık dijitalde var olmak zorunda" ifadelerini kullandı. Bu zirvenin her girişim gibi bir hayalle başladığını söyleyen TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı Ali Ata Kavame, "Biz inandığımız bir hikaye anlatmaya karar verdik. Hikaye anlatıcılığı ne kadar güzel şey. ’Hikaye anlatma bana’ diye başlayan cümleler duyarsınız hayatınızda. Bu kürsü bugün hikayeni anlat diyenlerin. Bu salon bu hayatta bir hikayesi olanların. En ön sıradan son koltukta oturana kadar sorsak neler anlatır. Bizim hikayemiz bu ülkenin geleceği ile ilgili. Bu kadar kreatif zekanın buraya toplanmasının sebebi bu. Türkiye’nin iş dünyasının kalbinde bize burayı açmalarının sebebi bu, devletin en önemli kurumlarının zamanlarını ayırıp bize kıymet vermelerinin sebebi bu. Tek bir hikayeyi beraber örmek için birlikteyiz" dedi.