ASAYİŞ - 13 Ocak 2012 Cuma 10:52

KESK GENEL MERKEZİ`NDEKİ ARAMA

A
A
A
KESK GENEL MERKEZİ`NDEKİ ARAMA

KESK Genel Başkanı Lami Özgen, KESK Genel Merkezi’ndeki arama kararına itiraz ederek değişmesini sağladıklarını söyledi.
KESK Genel Başkanı Özgen, bir çalışanlarına yönelik karar çerçevesinde kurumunun aranmasına yönelik arama kararına itiraz ettiklerini belirterek kararın değişmesini sağladıklarını ifade etti. Özgen, sadece çalışanlarının bilgisayarına yönelik bir tutumun geliştiğini vurgulayarak bu bilgisayarın aynı zamanda kurumun ana bilgisayarı olduğunu kaydetti. Aynı bilgisayarın konfederasyonun ana bilgisayarı olduğuna dikkat çeken Özgen, "Konfederasyonun bilgisayarına el konulmuş durumda" dedi.
Yapılan açıklama sırasında KESK üyeleri, "Baskılar bizi yıldıramaz" şeklinde slogan attı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde "İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü" isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor. İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor. 12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek. Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
Van İnci kefalleri, Van Gölü’ne dökülen akarsulara girmesi için gereken ekolojik şartları tamam Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, ekolojik şartların hepsi tamamlanmasıyla üremek için kutsal yolculuğuna başladı. Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve üreme dönemi olan 15 Nisan-15 Temmuz arasında avlanması yasak olan inci kefalleri, göle dökülen tatlı sulara akın edip bu yolculuk sırasında karşısına çıkan engelleri adeta zıplayarak aşmaya çalışarak ortaya koyduğu mücadeleyle izleyenleri kendine hayran bırakıyor. Üreme döneminde avlanması yasak olan balıkların korunması için kentteki kurumlar da göl kenarındaki yerleşim birimlerinde ve tatlı su ağızlarında önlem alarak kaçak avcılığı önlemeye çalışıyor. İnci kefallerinin Van Gölü’ne dökülen akarsulara girmesi için gereken ekolojik şartların hepsi tamamlandığını ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversite (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi, Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü’nün termal döngüsünde kritik bir evre: göl yüzey suyu sıcaklıkları 14 santigrat dereceye ulaştı. Bugün itibariyle, inci kefallerinin, Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularından, göle dökülen akarsulara girmesi için gereken ekolojik şartların hepsi tamamlandı. Şimdi gözler, bulanık akarsuların durulmasında. Akarsular durulduğunda binlerce yıldır devam eden büyük göç başlayacak. Ve sular durulduğunda, binlerce yıllık bir sabır akıntıya karşı yeniden doğacak" dedi.
Muğla Muğla Büyükşehir sosyal hizmetler için sahaya iniyor Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı "Mahallemde Sosyal Hizmet Var" projesi ile ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerini doğrudan mahallelerde anlatacak. Proje kapsamında sosyal yardımlar, sağlık destekleri, eğitim ve ayni yardımlar gibi birçok hizmet tek çatı altında vatandaşlara ulaştırılırken; özellikle bu yardımlardan yararlanmak isteyen bireylerin sosyal hizmetler hakkında bilinçlendirilmesine katkı sunulacak. Hedef yıl sonuna kadar 574 mahalleye ulaşmak Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan ve mevcut desteklerden haberdar olmayan vatandaşların bilgilendirilmesi projenin en önemli hedeflerinden biri. Mahalle mahalle yürütülecek çalışmalarla, vatandaşların hak ettiği desteklere ulaşmasının önündeki bilgi eksikliği ortadan kaldırılacak. Büyükşehir Belediyesi ekipleri "Mahallemde Sosyal Hizmet Var" projesi ile 2026 yılı sonuna kadar Muğla’nın 13 ilçesi 574 mahallesindeki vatandaşların tamamına ulaşmayı hedefliyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla ‘kimseyi geride bırakmamak’ ilkesini temel alan Büyükşehir Belediyesi, bu proje ile yalnızca destek sunmayı değil; aynı zamanda vatandaşla birebir temas kurarak onların ihtiyaçlarını yerinde tespit etmeyi de amaçlıyor. Proje sayesinde vatandaşlar, hangi desteklerden nasıl yararlanabileceklerini öğrenirken, belediye de ihtiyaçlara daha hızlı ve etkin çözümler üretebilecek.