YEREL HABERLER - 27 Şubat 2013 Çarşamba 11:52

95 YIL ÖNCE ALINAN HİSSELER BULUNDU

A
A
A
95 YIL ÖNCE ALINAN HİSSELER BULUNDU

Muğla`nın Dalaman ilçesinde yaşayan emekli Deniz Astsubayı Cengiz Doğan; Soyadı Kanunu çıktıktan sonra Abdurrahman Doğan olan dedesinden kalan 95 yıllık hisselerini buldu.
Emekli Deniz Astsubayı Cengiz Doğan; Soyadı Kanunu çıktıktan sonra Abdurrahman Doğan olan dedesinin 1917 yılında kurulan ilk Türk Osmanlı İtibari Milli Bankası`ndan alınan daha sonra Türkiye İş Bankası`na devredilen iki hisselerinin varisi olarak dedesinden babasına kalan A Gurubu 342410 Numaralı 10 Osmanlı Liralık ile 342411 numaralı 10 Osmanlı Liralık 2 adet hissesini kupürler halinde bulundu.
Yıllar geçtikten sonra 2012 yılı 26 Aralık`ta Sultan Hamlit`in torunlarının hisseleri çıkınca 25 Şubat 2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 6111 Sayılı Kanu`un 157. Maddesi ile Sermaye Piyasası Kanu`nun Geçici 6. Maddesinde yapılan değişiklik üzerine 06 Aralık 2012 tarihinde gazetelere verilen ilan üzerine Ergani Madeni`nde Muhasebe_i Hususiye Memuru Abdurrahman Efendi (Doğan) namına kayıtlı 342410 numaralı 10 Osmanlı Liralık ile 342411 numaralı A gurubu 10 Osmanlı Liralık 2 adet hisse senetlerini 28 Aralık 2012 tarihinde İş Bankası`na verilip, elinde bulunmayan fakat Osmanlı İtibar-i Milli Bankası kayıtlarında müteveffa Abdurrahman Efendi namına kayıtlı başkaca hisse senetlerinin de kaydileştirilmesini Av. Mahmut Doğan tarafından dilekçe ile sunuldu.
Bulunan hisseler hakkında bilgi veren emekli Deniz Astsubayı Cengiz Doğan; "Dedem Abdurrahman Efendi; 1.6.1880 tarihinde doğmuş; 1937 yılında mefat ediyor. Dedem 1937 yılında mefat ettikten sonra Babaannem Sabriye Doğan 1976 yılının 6. Ayında yaşamını yitiriyor., doğu ve Güneydoğu kesiminde adet olarak evin büyükleri ölmeden önce sandıklar açılmıyor. Bu sandıkların açılması netiçesinde sandığın en altında bir zarfın içinde eski yazılı bazı kâğıtların olduğu görülür. Dedemin beş çocuğundan biri olan babam Mustafa Haşim Doğan elindeki kâğıtları cami imamına incelettiği zaman 1917 yılında kurulan İlk Türk Bankası olan Osmanlı İtibari Milli Bankası`nın hisse senetleri olduğu tespit edilir. Osmanlı Bankası`na müracaat ediyorlar. Bu hisselerin Osmanlı Bankası`na ait olmadığını, Osmanlı İtibari Milli Bankası`na ait olduğu 1924 yılında kurulan İş Bankasına devir edildiği bildirilir. Amcam ve babam İş Bankası ile irtibata geçiyor. İş Bankısı Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar neticesinde İş Bankası7nın Gayri Menkuller arşivinde ortaya çıkıyor. Mahkeme kararı ile daha iyi çözüleceği ve hukuki haklarımızın mahkeme kararı ile alacağımız bildirildi.
Babam emekli olduktan sonra Manisa`nın Akhisar İlçesi`ne yerleşiyor. Bu sırada İş Bankası ile irtibatları kesiliyor. Babamların 8 kardeşinden 5 yaşamlarını yitiriyor. Bunların içinde rahmetli babam olmak üzere. Rakıp Rafet Doğan olan amcam İş Bankası ile davamız var; bütün varisleri hisse senetlerin fotokopilerini çıkartıp, hissederların bilgi sahibi olmalarını sağlıyor. Yıllar geçtikten sonra dedem Abdurrahman Efendi (Doğan) tarafından alının 2 adet A gurubu 342410 Numaralı 10 Osmanlı Liralık ile 342411 numaralı 10 Osmanlı Liralık hisselerimizi bulmuş olduk`` diye konuştu.
Doğan`ın kızı Yakomuz Doğan da, bulunan hisse senetleri için sevinçli olduğunu gelecek olan para ile yüksek tahsil yapmak istediğini söyledi
Devam eden süreç hakkında bilgiler veren avukat Mahmut Doğan ise; ``İş Bankası Genel Müdürlüğü`nden bu güne kadar yazılı bir cevap gelmedi. İş Bankası aleyhine her an dava açabiliriz.
Cengiz Doğan`nın dedeleri namına 342410 ve 342411 numaralı 2 adet hisse senedini Sermaye Piyasası Kanunununda yapılan değişiklik üzerine kaydileştirilmesinin yapılması için 31.12.2012 tarihinde İş Bankası Genel Müdürlüğüne bir dilekçe ile teslim ettik. İş Bankası Genel Müdürlüğü bugüne kadar kaydileştirme yapılıp, yapılmadığı hususunda tarafımıza yazılı bir cevap vermedi. Mirasçıların hemen hemen hepsi vekaletlerini bana verdiler; veraset belgesi tamam. İş Bankası aleyhine dava açmak için bütün şartlar tamamlandı. Her an dava açabiliriz`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Teknokent kapasitesini büyütüyor İnönü Üniversitesi bünyesinde bulunan Malatya Teknokent’in ek AR-GE binasının temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Teknokentin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, firma sayısının 100’ü geçtiğini belirterek, "Teknokentimiz bugün itibariyle 14 yılını geride bıraktı. Bundan sonraki dönemde de kaldığı yerden daha da güçlenerek yeni yapılarıyla, verimli, nitelikli AR-GE çalışmaları geliştirerek yoluna devam edecek. Şu an Teknokentimizde 88 firma faaliyet göstermekte ve bunlardan 24’ü akademisyen firmasıdır. Bugüne kadar AR-GE projesini gerçekleştiren sayısı bin 39 olmuş durumda ki bu bölgemiz için önemli bir rakamdır. 21 firmamız ise sıra beklemektedir. Bugün temelini attığımız 42 ofislik yeni binamızla beraber proje ve firma sayımızı 100’ün üzerine taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz" İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise bilginin ekonomik değere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Rektör Akpolat, "İçinde bulunduğumuz çağ artık sadece bilgiye sahip olanların değil, bilgiyi üreten, dönüştüren ve ticarileştirenlerin öne çıktığı bir çağ hüviyetindedir. Türkiye’de bugün 114 teknokentimiz var ve bu sayıların mutlaka artması gerektiğine inanıyoruz. Yazılımdan savunma sanayine, biyoteknolojiden yapay zekâya kadar geniş bir yelpazede geliştirilen bu çalışmaların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz. Biz biliyoruz ki güçlü üniversiteler olmadan güçlü teknokentler olamaz aynı şekilde güçlü teknokentler olmadan da sürdürülebilir bir ekonomi söz konusu olamaz. Bu Teknokentin sadece kendi ülkemiz için değil, tüm insanlık için bir katma değer üreteceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Törende selamlama konuşması yapan Vali Seddar Yavuz da, "Eğer biz hür ve bağımsız, başımız dik bu topraklarda yaşamak istiyorsak bilim, sanayi ve teknoloji yolculuğunda bilgi üreten hale gelmek durumundayız. Başkasının ürettiği sembol, fikir ve teknolojiyi kullananlar özgün olamaz ve öz benliklerini de koruyamazlar. Malatya’yı ‘Doğu’nun incisi cazibe merkezi ve bilim şehri’ olarak tanımlıyoruz. Bu tanımlamanın gerçekleşebilmesi için şehri yeniden imar ve inşa ederken güçlü bir üniversite, güçlü bir teknopark ve altyapısına sahip olmamız gerekir" diye konuştu
Yalova Yalova’da çiftçiye ayçiçeği ve fasulye tohumu desteği Yalova’da "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" çerçevesinde 104 çiftçiye yağlık ayçiçeği ve çalı fasulyesi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen tören ile 62 çiftçiye 135 kilogram çalı fasulyesi tohumu ile 42 çiftçiye ise 670 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu teslim edildi. Törene katılan eski Tarım ve Orman Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek suyun verimli kullanılmasının önemine dikkati çekti. Yağlı tohumlar ve ayçiçeğinde arz açığı bulunduğunu dile getiren Kirişçi, "Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. Dönemde bu kısa adıyla TAKE projesi, tarım arazilerinin etkinleştirilmesi projesi çok önemli. Biz pek çok üründe artık ihtiyacımızın üzerinde üretim yaparken özellikle yağlı tohumlarda ve ayçiçeğinde arz açığımız var. Şu anda yüzde 65, 70’lerde. Hala bizim yüzde 30’luk bir açığımız var. Bu açığın kapatılması adına TAKE projesi var. Burada size dağıtılacak olan bu tohumlar inşallah bizim o yağ açığımızın kapatılması, toprağımızın bitki besin elementleri yönünden zenginleştirilmesi, suyun tasarruflu kullanılması adına önemlidir" dedi. Vali Ahmet Hamdi Usta da Yalova’nın tarım ve süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak devlet ile vatandaş iş birliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini söyledi. Üretime katkı sağlayan çiftçilere teşekkür eden Usta, desteklerin süreceğini ifade etti. Usta, toplam 104 çiftçinin yararlanacağı projenin yaklaşık 1 milyon lira bütçeye sahip olduğu, bu tutarın yarısının bakanlık tarafından karşılandığı söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzeri küresel gelişmelerin gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. İlmeç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın" talimatı doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi. İlmeç, proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe destekli tohum verildiğini ifade etti. İl genelinde 6 bin 750 dekarlık ayçiçeği üretim alanı bulunduğunu kaydeden ilmeç, dağıtılan bin 670 kilogram ayçiçeği tohumunun bu alanın yaklaşık üçte birine ekim imkânı sağlayacağını belirtti. Çalı fasulyesi üretimi için ise 62 çiftçiye, 33 dekarlık alanda kullanılmak üzere tohumun yüzde 75 hibeyle verildiği bildirildi. Programa Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, il genel meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum müdürleri ile çiftçiler katıldı.
Muğla Marmaris Belediyesi yarışa damga vurdu Muğla’nın Marmaris ilçesi, üçüncü kez Marmaris Ultra Trail’e ev sahipliği yaparken, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve ekibiyle birlikte yarışlara sahada aktif olarak katılarak organizasyona damga vurdu. Marmaris, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Marmaris Ultra Trail yarışlarına bir kez daha ev sahipliği yaptı. "Maviden Yeşile Bir Yolculuk" sloganıyla gerçekleştirilen organizasyon, doğa, kültür ve spor turizmini buluştururken Marmaris Belediyesi de güçlü katılımıyla dikkat çekti. Mavi ve yeşilin buluştuğu eşsiz parkurlarda düzenlenen yarışlara yerli ve yabancı 656 sporcu katıldı. 100K, 70K, 48K, 30K, 16K ve 5K olmak üzere altı farklı etapta gerçekleşen yarışlar, Marmaris’in doğal ve tarihi güzelliklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Sporcular, Marmaris sahilinden başlayarak Karya yolları, İçmeler, Turunç ve Kumlubük sahilleri ile Amos Antik Kenti, Gebe Kilisesi ve Turgut Şelalesi gibi önemli rotalardan geçerek Atatürk Meydanı’nda finişe ulaştı. Marmaris Belediyesi bu yıl da sadece ev sahibi değil, aynı zamanda sahada aktif bir "sporcu ekip" olarak da yer aldı. Belediye Başkanı Acar Ünlü başta olmak üzere başkan yardımcıları, meclis üyeleri, müdürler ve belediye personeli yarışlara katılarak parkurlarda ter döktü. Başkan Acar Ünlü, 5 kilometrelik parkuru 45 dakika 54 saniyede tamamlayarak 18. sırada yer aldı. Başkan yardımcıları Sedat Kırt ve Pelin Yaylalı Pala, meclis üyeleri Erdem Karaosmanoğlu, Ahmet İnoğlu ve Fahri Tan ile birlikte Destek Hizmetleri Müdürü Zafer Fırındüzü, Fen İşleri Müdürü Serkan Gülhan, Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürü Ramazan Süzgeç ve çok sayıda belediye personeli de yarışçı olarak organizasyona dahil oldu. Marmaris Ultra Trail’in yalnızca bir yarış değil, kentin spor turizmi vizyonunu güçlendiren ve belediyenin sahadaki enerjisini yansıtan önemli bir organizasyon olduğunu belirten Başkan Ünlü, tüm sporculara ve katılımcılara teşekkür ederek gelecek yıllarda da Marmaris’e davet etti.