GENEL - 02 Ocak 2013 Çarşamba 11:44

DR.ASLIHAN KÜLEKÇİ UОUR:

A
A
A
DR.ASLIHAN KÜLEKÇİ UОUR:

Zonguldak İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aslıhan Külekçi Uğur, verem mikrobundan korunmak için temizlik kurallarına dikkat etmek, sigaradan uzak durmak gerektiğini söyledi.
Uğur, bu yıl 66`ncısı düzenlenen Verem ve Propoganda Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, veremden korunmak için karanlık ve rutubetli ortamlarda bulunulmaması uyarısını yaptı.
Zonguldak İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aslıhan Külekçi Uğur, yaptığı yazılı açıklamada, her yıl Ocak ayının ilk haftası Verem Haftası`nın kutlandığını hatırlatarak "Verem, solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır" dedi. Bu yıl Verem Eğitim ve Propaganda Haftası etkinliklerinin 06-12 Ocak 2013 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini belirten Uğur, şöyle konuştu: ``Türkiye`de, 10 milyon ile 20 milyon arası bir nüfusun enfekte olduğu, yani vücutlarında henüz hastalık oluşturmamış verem mikrobunun olduğu hesaplanmaktadır. Bu insanların yüzde beş, yüzde onu yaşamlarının bir döneminde verem hastası olacaklardır."
Türkiye`de yılda 25-30 bin tüberküloz hastasının ortaya çıktığını belirten Uğur, şunları söyledi: "Bu hasta sayılarının nüfusa oranı, sanayileşmiş ülkelerde yüzbinde 20 ve altında, Asya ve Afrika ülkelerinin çoğunda yüzbinde 100`den hatta 200`den fazladır. Ülkemizde yüzbinde 30-40 arasındadır. Verem kalıtımsal bir hastalık değildir, solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bulaşma hastanın aksırma, öksürme ve konuşmaları sırasında havaya yayılan verem mikroplarının sağlam kişiler tarafından solunması ile olur. Verem kesinlikle yiyecek, içecek, giyecek, ortak kullanılan eşya ve cinsel temas yoluyla bulaşmaz. İlaçlarını düzenli kullanan hasta bulaştırıcı değildir.``
Hastalığın belirtilerinin öksürük, balgam çıkarma, gece terlemesi, ateş, kan tükürme, iştahsızlık ve aşırı zayıflama olduğunu belirten Uğur, bu şikayetlerden biri veya birkaçı olan kişilerin en yakın Verem Savaş Dispanserine veya herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını istedi.
KORUNMA YOLLARI
Uğur, verem hastalığından korunma yollarının bilinmesi ve korunma konusunda dikkatli olunmasının çok önemli olduğunu söyledi. Hastalıktan en önemli korunma yolunun BCG aşısı olduğunu belirten Uğur, ``Yeni doğan bebeklere ilk iki ay içerisinde mutlaka BCG verem aşısı yaptırılmalıdır. Verem aşısı, aile hekimlerince Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz yapılmaktadır`` diye konuştu. Uğur, veremden korunma yöntemlerini şöyle anlattı: ``Aksırma ve öksürme sırasında ağzın kapatılması ve odaların havalandırılması solunum yoluyla bulaşan hastalıklardan korunmada en basit ve en etkili yoldur. Ayrıca verem mikrobundan korunmak için temizlik kurallarına dikkat etmek, sigaradan uzak durmak, karanlık, rutubetli ve güneş ışığının olmadığı ortamlarda bulunmamak, yeterli ve dengeli beslenmek gerekir.``
Veremin tedavi edilmediği zaman ölümle sonuçlanabileceğini hatırlatan Uğur, hastalığın düzenli ilaç kullanmakla yüzde 100 iyileşebileceğini ifade etti. Verem ilaçlarının Verem Savaş Dispanserlerinde ücretsiz verildiğini vurgulayan Uğur, hastalığın yatarak tedavisinin göğüs hastanelerinde yapıldığını kaydederken, ayaktan takip ve tedavinin Toplum Sağlığı Merkezlerine bağlı verem savaş birimleri ve aile hekimleri tarafından eşgüdümlü olarak yürütüldüğünü söyledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.