ASAYİŞ - 09 Kasım 2012 Cuma 15:30

YOL ÇÖKÜNCE KAMYONET YAN YATTI

A
A
A
YOL ÇÖKÜNCE KAMYONET YAN YATTI

Sakarya`nın Sapanca ilçesinde, çöken yol nedeniyle bir kamyonet yolda mahsur kaldı. Yan yatan kamyonet uzun uğraşlar sonucu battığı yerden kurtarıldı.
Abdulkadir B yönetimindeki 41 KV 215 plakalı kamyonet Çınar sokak üzerinde çöken yolda mahsur kaldı. Yola saplanan kamyonet yan yattı. İzmit caddesine çıkmak için yoldan geçtiğini belirten sürücü Abdulkadir B, ``İstanbuldere köyünde işlerimi hallettikten sonra İzmit`e gitmek üzere yola çıktım. Bu sokaktan geçerken kamyonetimin sol tarafı bir anda yatmaya başladı. İlk başta ne olduğunu anlamadım. Hemen araçtan dışarı çıktım. Baktığımda yolun çöktüğünü gördüm`` dedi.
Sapanca İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin kaza yerinde yaptıkları incelemelerin ardından yan yatan kamyonet bulunduğu yerden kurtarıldı.
Bölgede, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ile Sapanca Belediyesi tarafından yağmursuyu çalışması yapıldığını belirten Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Yaşar Öz, ``Bu sokakta ve yan caddelerde yağmurlu havalarda aşırı su birikintisi oluyor. Söz konusu aracın düştüğü alanda su borusu patlamış ve yolun altını boşaltmış. Çalışmalarımızı tamamladığımızda bu tür kazalar artık yaşanmayacak`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den raylara akıllı dokunuş: Güvenliği artıran iki yerli sistem Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Hayrettin Yüzer tarafından demiryollarında güvenliği ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik iki yerli teknoloji geliştirildi. Frekans tabanlı kontrol sistemi ile lidar destekli gabari ölçüm cihazı, demiryollarında güvenliği artırmayı ve kritik altyapılarda yerli, bütüncül çözümler sunmayı hedefliyor. Projelerden ilki, demiryollarındaki dağınık kontrol altyapısını sadeleştirmeyi amaçlayan frekans tabanlı kontrol sistemi oldu. Sistem sayesinde merkezden uzakta bulunan hemzemin geçitler ve sinyalizasyon ekipmanları tek kablo üzerinden kontrol edilebiliyor. Sistemin mevcut altyapılarda yaşanan kablo karmaşasını azaltmayı amaçladığını belirten Yüzer, demiryollarında merkezden uzaktaki cihazların kontrolü için haberleşme kablolarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Karabük örneği üzerinden açıklamada bulunan Yüzer, hemzemin geçitler ve farklı noktalardaki sinyal ışıkları için ayrı ayrı kablo döşenmesinin karmaşaya yol açtığını ifade etti. Merkezdeki ana üniteden gönderilen frekans sinyalinin saha noktalarındaki alıcı kutular tarafından algılanarak ilgili ekipmanı devreye aldığını aktaran Yüzer, bu sayede bariyer ve sinyal sistemlerinin merkezi olarak yönetilebildiğini kaydetti. Yüzer, ürünün deneme süreci için demiryollarına sunulmasının planlandığını da bildirdi. Projelerin ikinci ayağını ise tünel içi güvenlik analizine yönelik geliştirilen lidar destekli gabari ölçüm cihazı oluşturdu. Yaklaşık 16 kilogram ağırlığında tasarlanan sistemin tek kişi tarafından taşınabildiğini belirten Yüzer, bu yönüyle yurt dışından temin edilen ve daha ağır olan benzer cihazlara göre operasyonel avantaj sağladığını dile getirdi. Sistem sayesinde tünel kesitinin hassas şekilde ölçülebildiğini ve trenin maksimum dolu hâliyle duvarlara temas riskinin analiz edilebildiğini ifade eden Yüzer, ölçümlerin iki boyutlu kesitler hâlinde alındığını, elde edilen verilerin birleştirilmesiyle üç boyutlu tünel modelinin oluşturulabildiğini kaydetti. Cihazın ayrıca iki ray arasındaki mesafeyi (ekartman) ve raylar arasındaki yükseklik farkını da ölçebildiğini belirten Yüzer, bu parametrelerin tren güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Samsun ‘Doğru iftar beslenmesi bağışıklığı güçlendiriyor’ İftarda doğru besinlerin uygun miktarlarda tüketilmesinin, oruç tutarken bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Diyetisyen Tuba Yıldırım, "İftarda protein ve sebze ağırlıklı beslenmeliyiz. Çok fazla karbonhidrat, yağlı, tuzlu, bol baharatlı gıdalardan kaçınmalıyız. Özellikle sindirim sistemini yormamak adına besinleri daha yavaş yemeye özen göstermeliyiz" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam ve Danışma Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, iftarda doğru beslenme hakkında bilgilendirmede bulundu. Sağlıklı ve yeterli beslenmenin, vücut direncini arttırarak hastalıklardan korunmada önemli rol oynadığını belirten Liv Sağlıklı Yaşam ve Danışma Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, bu nedenle sahurda ve iftarda doğru besinlerin uygun miktarlarda tüketilmesinin, oruç tutarken bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de katkıda bulunduğunu ifade etti. "Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein yönünden zengin beslenilmeli" Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Ramazan döneminde beslenme sahur ve iftar olmak üzere iki ana öğünden oluşur. Sahur öğünü atlanmaması gereken önemli bir öğündür. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein yönünden zengin, tam buğdaylı ekmek gibi lif açısından zengin, sebze ve meyve gibi antioksidan açısından zengin ve tokluk hissini artıracak besin grupları tercih edilmelidir" diye konuştu. "Gece 23.00-04.00 saatlerinde uykuda olmak önemli" Sahur gibi iftarda da doğru beslenmenin bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için çok önemli olduğuna işaret eden Diyetisyen Yıldırım, şu önerilerde bulundu: "İftarda protein ve sebze ağırlıklı beslenmeliyiz, çok fazla karbonhidrat, yağlı, tuzlu, bol baharatlı gıdalardan kaçınmalıyız. Özellikle sindirim sistemini yormamak adına çok hızlı yemek tüketmek yerine daha yavaş yemeye özen göstermeliyiz. Uyku düzenine mutlaka önem verilmelidir, ramazanda da en az 7-8 saat uyumaya özen gösterilmelidir. Özellikle vücudun melatonin salgıladığı hücre yenilenmesi sağlanan gece 23.00-04.00 saatlerinde uyku halinde olmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok önemlidir. Bol su içmeye özen gösterilmelidir, su bağışıklık sisteminin güçlü olmasında çok önemlidir. Az tüketildiğinde vücuttan toksik maddelerin atılamaması bağışıklık sistemine zarar verir." "İftarda besleyiciliği yüksek bir çorba için" Sahur ve iftar öğünlerinde bol sıvı almaya, yeterli protein tüketmeye özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Yıldırım, "Sahur öğününde yumurta, ceviz, badem gibi tokluk etkisi yüksek ve mevsim meyvesi sebzesi gibi lif ve vitamin içeriği yüksek hafif bir kahvaltı tercih edilmelidir. İftar öğününde besleyiciliği yüksek bir çorbanın ardından yavaş bir şekilde sebze veya et yemekleri tüketilmelidir. İki dilimi geçmeyecek şekilde tam buğday ekmeği ve beraberinde salata, yoğurt/ayran/kefir yeterli olacaktır" şeklinde konuştu. "İftar ve sahur arası zencefilli ve zerdeçallı yoğurt tüketmek, bağışıklığı güçlendirir" Yiyeceklerin yavaş yenmesi mideyi yormamak için çok önemli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Yıldırım, "İftar ile sahur zamanı arasında zencefilli ve zerdeçallı yoğurt tüketimi, bağışıklığı güçlendirmeye yardım edecektir. Oruç tutarken yaşanan en önemli sorunlardan birisi kabızlıktır. Bunun için beslenmemizde hurma, ketentohumu, sumak ve zeytinyağına mutlaka yer verilmelidir" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.