YEREL HABERLER - 09 Nisan 2012 Pazartesi 16:16

GGC BAŞKANI KOCAMAN`IN TOPLANTISI

A
A
A
GGC BAŞKANI KOCAMAN`IN TOPLANTISI

Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Abdullah Sabri Kocaman, basın çalışanları ile bir araya gelerek, Gaziantep`in sosyal, siyasi ve ekonomik sorunlarını meslektaşlarıyla değerlendirdi.
GGC`de düzenlenen ve çok sayıda medya mensubunun takip ettiği toplantıda yerel ve ulusal basın kuruluşları ile bu kurumlarda görev yapan gazetecilere teşekkür ederek konuşmasına başlayan ve soruları da yanıtlayan Kocaman, ekonomik gelişmelerle ilgili bir soruya verdiği yanıtta, ekonomik gelişmişliğin en büyük göstergesinin ``istihdam" olduğunu belirterek, ``Ekonominin gelişmişliği ihracat, ithalat ve istihdamla ölçülür. Kentin dörtte birinin her türlü sosyal güvenceden yoksun ve yeşil karta mahkum olduğunu dikkate alırsak ne kadar gelişmiş ya da gelişmemiş bir kentte yaşadığımız ortaya çıkar`` diye konuştu.
Resmi açıklamalarda kişi başı milli gelirin 10 bin dolar seviyelerinde ifade edildiğini kaydeden Kocaman, ``Ben merak ediyorum. Bu kentte acaba 10 bin dolar milli gelire sahip kaç kişi var`` dedi.
Kocaman, ``Gaziantep cezaevinde bir yatakta 2 kişi yatıyor. Cezaevine tutuklu ve hükümlü sığmıyor. İcra dairelerinin sayısı 3`ten 13`e çıktı. Bu rakamlar, ekonomik ve sosyal durumun en büyük göstergesidir`` değerlendirmesini yaptı.
GAZİANTEPSPOR İÇİN GÖREVE
Bir gazetecinin, Gaziantepspor yöneticilerine yönelik 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyon ve tutuklamalar hakkındaki sorusunu da yanıtlayan Kocaman, ``Konu yargıya intikal ettiği için bu konuda ne benim ne de bir başkasının tek kelime etme lüksü yoktur. Allah, haklıya yardım etsin`` diye konuştu.
Kocaman, Gaziantepspor`un ve Gaziantep`in sahipsiz olmadığını ifade ederek, ``Gaziantepspor, bu kentte, bu ülkede ve diğer ülkelerde yaşayan yaklaşık 3 milyon Gaziantepli`nin en büyük markasıdır. Bu şehri yönetenler, vali, belediye başkanı, milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, işadamları ve sanayiciler üzerlerine düşen görevi yerine getirmelidir. Gaziantepspor Kulübü şahısların malı değil tüm Gaziantep`in ortak değeridir. Spor, ticaret ve siyaset üçgeni içerisinde yer almayan bir anlayışla takıma ve kulübe sahip çıkılması çağrısında bulunuyorum. Gaziantepspor Kulübü yönetimi çok önemli bir temsil makamıdır. Bu göreve gelecek kişinin sporla ticareti birbirinden ayıracak temsil kabiliyetine sahip olması gerekir`` şeklinde konuştu.
TELEFON DİNLEMELERİ
Tutuklu gazetecilerin sayısındaki artış ve bu tutuklamalara gerekçe olarak gösterilen telefon dinlemeleri ve teknik takip konularındaki soruları da cevaplayan GGC Başkanı Kocaman, gazetecilere, teknik takipten kurtulmak için bir Afrika dili olan ``Zuluca`` öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu.
Kocaman, telefon dinlemeleri ve teknik takiplerin toplumda bir korku imparatorluğu oluşturduğunu ve sosyal paranoyalara yol açtığını vurgulayarak, şunları söyledi:
``Devlet elbette kamu güvenliği için telefon dinleme ihtiyacı hissedebilir. Burada önemli olan telefon dinlemelerinin bazı çevrelerce istismar edilmesidir. Bu dinlemeler şantaj malzemesi olarak kullanılmamalı. Eğer bir ayakkabı boyacısı veya bir garson dahi telefonum dinleniyor endişesi içerisindeyse bu işin çivisi çıkmış demektir. Haber kaynaklarının deşifre olmasından endişe eden gazeteci meslektaşlarıma yerel bir Afrika dili olan ve Türkiye`de tercümanı bulunmayan Zuluca öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Ayrıca 6 ayrı lehçe ve çeşitli diyaletiklere sahip olan Kürtçe öğrenmelerini ve Kürtçe telefon konuşması yapmalarını tavsiye ederim.``
GGC SEÇİMLERİ
Kocaman, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti`nin seçim tarihi ile ilgili bir başka soruya ise şu yanıtı verdi:
``Geçtiğimiz günlerde Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlar ile bir araya geldik ve olağan genel kurul tarihine az bir zaman kaldığı için seçimlerin zamanında yapılmasını kararlaştırdık. Bu andan itibaren ben Cemiyet Başkanı değil de bir hizmetkar olarak Gaziantepli gazetecilerin emrindeyim.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Başkan Yalım’dan sıfır maliyetli festival UŞAK (İHA) – Uşak Belediyesi tarafından hazırlanan Gençlik Festivali, sponsorlar ve alınan destekler ile hiçbir maliyet olmadan yapıldı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Uşak Belediyesi bünyesinde hazırlanan Atapark’ta Gençlik Festivali’nin açılışı yapıldı. Belediye Başkanı Özkan Yalım, 18 Mayıs itibariyle festivalde yer alan sanatçıların, sıfır maliyetle sahne alacaklarını belirtti. Başkan Yalım, sözlerine şöyle devam etti: "Uşak Belediye Başkanı seçilmeden önce nasıl sanatçılara verilen gereksiz paraları eleştirdiysem, şimdi de aynı noktadayım. Değişen hiçbir şey olmadı" Alınan destekler ve sponsorlarla gerçekleştirilen festivalin, belediyeden tek bir lira alınmadan yapıldığına dikkat çeken Başkan Yalım, eleştirenlere de cevap verdi. "Birkaç kişi bizleri eleştirmiş" diye konuşan Başkan Yalım; "Başkan değişti, fikir değişmedi diye sanatçı getirmeye, festival yapmaya devam demişler. Biz festivalleri yapmayacağız, kutlamalara katılmayacağız demedik" diyerek yapılacak olan Tarhana Festivali ile ilgili detayları da paylaştı. "Mayısın ilk haftası meclis ile yaptığımız toplantıda alınan kararla her yıl Temmuz’un üçüncü haftası Tarhana Festivali’ni kutlayarak yerel ürünleri sergileyeceğiz" diyen Yalım, "O festivalde de aynı şekilde yerel sanatçılarımızı sıfır maliyetle, sponsorlarımızla yapacağız. Hem Uşak’ın tanıtımıyla ilgili hem de Uşağın tanıtımıyla gereken çalışmaları yapıyoruz”
Denizli İş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimleri etkin çalışmalı Denizli İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Derneği (DİSGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akköse, “İş sağlığı ve güvenliği alanındaki yeterliliğin sağlanması için iş güvenliği uzmanları ile iş yeri hekimleri etkin ve verimli çalışmasına bağlıdır” dedi. DİSGDER 5. Dönem olağan genel kurulu yapıldı. Seçimler sonucunda derneğin 5. çalışma döneminin yönetim kurulu, denetleme kurulu ve federasyon üst kurulunda temsil edecek üyeler seçildi. İSG çalışanlarının başta eğitim olmak üzere mali, yasalar ve uygulamaları, statü, işveren kaynaklı ve cinsiyet ayrımına yönelik sorunlar yaşamakta olduğuna işaret eden Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akköse, “Eğitim konusunda en önemli sıkıntı çalışanlarda İSG kültürünün oluşmamış olmasıdır. Çünkü İSG kültürü oluşmamış bir toplumda hem işverenler hem de çalışanlar eğitimlerin gerekliliği konusunda yeterli bilince sahip değiller. Ancak işyerinde yürütülecek korunma uygulamalarının ilk aşamasını eğitimler oluşturmaktadır. Bu nedenle İSG kültürünün toplumun her kademesinde ve çalışma yaşamında yer alan tüm kişilerde oluşturulabilmesi için ilköğretimden başlayarak ilerleyen kademelerde de devam eden iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bir dersin okul müfredatlarına yerleştirilmesi yerinde bir karar olacaktır. İş güvenliği uzmanlarının yaşadığı önemli bir sorun mali kaynaklı olduğudur. İş sağlığı ve güvenliği alanında mevcut uzman sayıları ve bu alanı meslek olarak seçecek yeni mezunlar düşünüldüğünde bu sayının bir hayli fazla olduğu ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğinde bir yığılma olacağı aşikârdır. Bu durum uzmanları düşük ücretlerle çalışmaya zorlamakta ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini değersizleşmektedir. Aynı zamanda işsizlik korkusu kişileri çok düşük maaşlarda çalışmaya zorlarken yapılan işlerin de kalitesini düşürmektedir” dedi. “İşveren kaynaklı mali sıkıntıların azalması ve özellikle iş güvenliği uzmanlarının ücretlerinin ödenmesi, ücret dengesizliği ve aşırı çalışma saatlerinin düzenlenmesi için devlet destekli bir yapıya geçilmesi gerekmektedir” diyen Akköse, şöyle konuştu: “İş güvenliği uzmanları, yaşanan iş kazalarında savcılar açısından tek sorumlu olarak görülüp gözaltı/denetimli serbestlik gibi süreçlerle yüz yüze kalmaktadır. Uzmanların iş güvencesi konusunda sorunlarla karşılaştığını ve görevlerini eksiksiz yapabilmeleri için ekstra iş güvencesinin gerekliliği vardır. Yasalardaki ertelemeler, çalışan sayılarına bağlı dakika uygulamaları, uzmanların yetkilerinin sınırlılığı, kazalarda öncelikli uzmanın sorumlu tutulması, uzmana karşı yasal yaptırımların fazla olması, denetimlerin azlığı konularına ağırlık verilerek yaşanan sıkıntıların giderilmesi adına bir an önce yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ülkemiz açısından iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Ancak bu gelişmeler olumlu olmakla birlikte yeterli değildir. Bu yeterliliğin sağlanması da iş güvenliği uzmanları ile iş yeri hekimleri etkin ve verimli çalışmasına bağlıdır. Uzman ve hekimlerin kendilerinden beklenen bu verimliliği gerçekleştirebilmeleri yaşadıkları sorunların en aza indirilmesi ile mümkün olabilecektir”