YEREL HABERLER - 10 Nisan 2012 Salı 09:16

YAMANLAR`DAN POTADA ÇİFTE ZAFER

A
A
A
YAMANLAR`DAN POTADA ÇİFTE ZAFER

Basketbol`da liselerde Yamanlar Koleji`nin ardından ilköğretim okullarında da Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu, İzmir şampiyonu oldu.
Okullararası Küçük Erkekler Basketbol il birinciliği Cumhuriyet Spor Salonu`nda yapıldı. İkişer gün ara ile yapılan final grubu maçlarında liselerde şampiyon olan Yamanlar Koleji`nden sonrada, küçük erkeklerde yine Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu zirvede yer aldı.
38 okulun katılımı ile yapılan Okullararası Küçük Erkekler Basketbol İl Şampiyonası`nda, Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu ile Mavişehir İlköğretim Okulu finalde karşılaştı. Yamanlar, rakibi Mavişehir`i 46-39 yenerek şampiyonluğa ulaştı. Mavişehir İlköğretim ikinci, Çakabey Koleji ise üçüncü oldu.
Final maçlarında hiç susmadan takımlarını destekleyen Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu öğrencileri, son sayıyla birlikte salonu bayram yerine çevirdi.
Özel Yamanlar Özyur İlköğretim Okulu Okul Müdürü Fatih Sadi, ``Bilimsel alanda kendisini kanıtlamış bir okul olarak, sanat ve spora da ciddi destek oluyoruz. Bu şampiyonluklar bizim doğru yolda olduğumuzun ispatı. Bu başarıların çok büyük fedakarlıklarla kazanıldığının bilincindeyiz. Hedefimiz, Türkiye finallerinden şampiyonluk kupasını İzmir`e getirmek`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Bakan Kacır: "Türkiye sanayide 23 yılda tarihi sıçrama yaptı" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin sanayi katma değeri ve ihracatta tarihi artışlar yakaladığını belirterek, deprem bölgelerinin daha güçlü şekilde ayağa kaldırıldığını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çeken Bakan Kacır, 6 Şubat depremlerinin ardından devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Şehirlerin altyapıdan üstyapıya kadar yeniden ihya edildiğini belirten Kacır, Malatya’da bugüne kadar on binlerce konut ve iş yerinin tamamlandığını kaydetti. Türkiye’nin son 23 yılda sanayi ve üretimde önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Sanayi katma değerimizi yıllık 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. Deprem bölgelerinde yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü kaydeden Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şehirlerin daha dirençli hale getirildiğini ifade etti. Malatya’da üretimin kalıcı şekilde canlanması amacıyla yeni sanayi alanlarının devreye alındığını belirten Bakan Kacır, sanayi projelerine milyarlarca liralık finansman sağlandığını da sözlerine ekledi.
İstanbul Dursun Özbek: "Ciddiyeti elden bırakmadan hedefe doğru yürümemize devam edeceğiz" Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, konsantrasyonun ve birlikteliğin önemine değinerek, "Ciddiyeti elden bırakmadan hedefe doğru yürümemize devam edeceğiz" dedi. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, RAMS Park’ta düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılıların, Türk spor tarihine altın harflerle yazmış bir spor kulübü olduğunu aktaran Dursun Özbek, "Elbette ki her iş hayallerle başlıyor. 9 yıl 8 gün önce benim de hayalim vardı. Hayallere ulaşmak, peşinde koşmak önemli. Burada zaman faktörü de var Hayal ettiğiniz şeyi gerçekleştirmek için belli bir zaman dilimine ihtiyacınız var. Bugün dikkat ederdeniz sadece sportif manada değil, kulübün gerek finansal yapısının belli bir yere gelmesi, gerekse de tesisleşme hamlesinin devam etmesi açısından da 9 yıl 8 gün önceden hayallerim vardı. Bugün o hayalleri görmekten şahsım, yönetim kurulum ve camiam adına gurur duyuyorum. Hayal ettiğimiz seviyeye kademe kademe geliyoruz. Bundan sonraki dönemler için de hayallerimiz var. Türk sporu için hayalimiz var. Galatasaray bu öncü misyonundan hiç vazgeçmeyecektir. 121 yıl önce gösterilen vizyonumuz aynı hızla devam edecek. Bütün camiaya teşekkür ediyorum. 121 yılda verilen emekler, bugün meyvesini vermeye başlamıştır. Bundan sonraki hedefimiz önümüzdeki dönemlere teslim aldığımızdan daha güzel bir Galatasaray bırakmaktır. Yakın gelecekte Galatasaray bambaşka yerlerde olacak. Temelleri bugün atılan projeler, önümüzdeki 9 yıllarda çok farklı boyutlara gelecektir. Galatasaray’ın genlerinde bu var. Onun için birlikte olalım, beraber olalım ve Galatasaray’ı daha yukarılara taşıyalım" diye konuştu. "Ciddiyeti elden bırakmadan hedefe doğru yürümemize devam edeceğiz" UEFA Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda Alman ekibi Eintracht Frankfurt’a 5-1 yenildikleri maçtan sonra söylediği sözlerin hatırlatılması üzerine Özbek, "Futbolda zaman zaman beklemediğiniz sonuçlar almanız mümkün. Hedefiniz belliyse siz bu amaca kitlenmişseniz bir maçla bu amaçtan vazgeçmeniz mümkün değil. O gün o maksatla sözleri söyledim. Gördüğünüz gibi bugün takımımız başarılı şekilde yoluna devam ediyor. Her maç çok önemli. Aynı ciddiyeti aynı birlikteliği koruyarak yolumuza devam edeceğiz. Hiçbir şey tek maçla bitmiş kabul edilemez. İstediğimiz başarıyı yakalamışsak mutlu oluruz. Şampiyonlar Ligi de lig de çok çetin bir yol. Konsantrasyonu hiç elden bırakmadan aynı ciddiyeti korumak zorundayız. Hiçbir şey bitmiş değildir. Ciddiyeti elden bırakmadan hedefe doğru yürümemize devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Seçimle ilgili konuşmanın erken olduğunu ifade eden sarı-kırmızılıların başkanı, "Evet adayım. Arkadaşlarımla her şeyi istişare ediyoruz. O dönem geldiğinde listemizi açıklayacağız" dedi. "Taraftarıyla bir takımın nasıl bütünleşebileceğini gördüğüm için çok mutlu oldum" Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ilk maçında İtalyan ekibi Juventus’a karşı alınan galibiyette neler hissettiğinin sorulması üzerine Başkan Dursun Özbek, "Bazı anlar, bazı olaylar vardır ki insan hayatında tekrarı mümkün olmayan öyle dönemler. Galatasaray - Juventus maçının sonucu da o zaman diliminde insanların hayatında zaman zaman gördükleri ama tekrarı mümkün olmayan anlar. Çok büyük mutluluk silsilesi oluştu. Taraftarıyla bir takımın nasıl bütünleşebileceğini gördüğüm için çok mutlu oldum. Muhteşem bir birliktelik vardı. Sahada her futbolcunun nasıl yardım ettiğini gördük. Beni en çok mutlu eden hususların başında birlikteliğin, destek vermenin oluşması geliyor. Bu da benim ve yönetim kurulu arkadaşlarımın bir araya gelerek oluşturduğu bir husustur. Galatasaray’ın başarısındaki kilit nokta da budur. Biz bugüne kadar sağladığımız konsantrasyonu, birlik ve beraberliği, sevgi iklimini kulübün içinden hiç eksik etmemiz lazım. Biz aynı ciddiyeti, aynı konsantrasyonu, aynı birlikteliği devam ettireceğiz. Netice ne olursa olsun bundan vazgeçmememiz lazım. Galatasaray’ın başarısı buna bağlıdır" açıklamasında bulundu. "Alınan netice, ulaşılan zafer, Türk insanını da mutlu etti" Juventus maçından aldıkları sonuçtan dolayı sadece kendilerinin mutlu olmadığını, bütün Türk halkının mutlu olduğunu vurgulayan Özbek, "Son derece mutlu olduk. Sadece Galatasaraylılar mı keyif aldı, hayır. Türk insanını mutlu ettiğimizi düşünüyorum. Bu milli bir mücadeledir. Alınan netice, ulaşılan zafer, Türk insanını da mutlu etti. Türkiye’nin her yerinden mesajlar geldi. O insanlar da mutlu oldular. Amacımız belli. Frankfurt maçından sonra söylediğim, hedefe doğru Galatasaray olarak yürümek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Bu kararların alınacağını dönemler bellidir" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile yeni sözleşme imzalanmasıyla ilgili soruya ise sarı-kırmızılıların başkanı, "Bunlar idari kararlar. Sezon devam ediyor. Bu kararların alınacağını dönemler bellidir. O döneme geldiğimiz zaman da Galatasaray’ın geleceğine yönelik alınır. O dönem geldiğini zaman bunları dikkate alacağız" diye cevap verdi. Galatasaray’ın eski kaptanı Hakan Balta’nın sarı-kırmızılıların altyapısında oynayan oğlu Çağrı Balta’nın sözleşmesiyle ilgili durumun hatırlatılması üzerine Dursun Özbek, "Bu konuyla ilgili açıklamalar yaptık. Onun dışında söylemek istediğim başka bir şey yok. Hakan Balta bizim önemli bir oyuncumuzdu, geçmişte kaptanlığımızı yaptı. Onun oğlu, bizim oyuncumuz. Bu konu hakkında yaptığımız açıklama yeterli bir açıklama diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. Abdullah Kavukcu: "Güzel bir transfer geçirdik" Önlerinde çok önemli 12 maç olduğunu aktaran Abdullah Kavukcu, "12 maçı tek tek kazanarak devam etmemiz gerekiyor. O ciddiyetle bakıyoruz. Juventus’u çok farklı skorla yendik, bu maç çok önemli. Her gün yeni futbolcu yazılıyor. Ocak transfer dönemi zor bir dönemdi. Güzel bir transfer geçirdik. Bu da kendisini sahada gösteriyor. Sezon sonunda hepsinin satın alma opsiyonu bize ait olduğu için başkanımızla, hocamızla karar veririz" ifadelerini kullandı. "Satın alma opsiyonlarının bizde olması önemli" Takıma kiralık olarak kadrolarına kattıkları futbolcuların satın alma opsiyonlarının kendilerinde olmasının önemine değinen Kavukcu, "Transferlerimiz, hep konuştuğumuz oyunculardı. Belki orta saha oyuncuları çok konuşuldu, bizim de görüşmelerimiz oldu. O beklenti insanlarda oluştu. Çok rakip takıma bakmıyoruz. Onlar bu transferi yaptı, biz de şu transfer yapalım diye bakmıyoruz. Güzel bir dönem geçirdik. Satın alma opsiyonlarının bizde olması önemli. Bütün hepsinde karar vericisi biziz. Bu maçta gördünüz, Sara’yı kazandık. Çok iyi bir transfer daha yapmış oldu. Şu anda takımda çok ciddi rekabet ortamı oluştu. 12 maçımız var, ne olur transfer konuşmayalım. Şu anda yeni futbolcular yazılıyor. Bence 12 maça bakalım, Şampiyonlar Ligi’ndeki maçlarımıza bakalım. 3 kulvarda mücadele ediyoruz. İnşallah sonu güzel olacak" dedi.
İzmir Ramazanda dilencilere yönelik denetimler artırıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Ramazan ayı süresince kent genelinde dilencilik faaliyetlerine yönelik denetimlerini artırdı. 2025 yılı içerisinde 891 kişi hakkında işlem yapılırken, 1 milyon 298 bin 928 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Zabıta Dairesi Başkanlığı’na bağlı Zabıta Denetim Şube Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların dini ve insani duygularının istismar edilmesini önlemek, kamusal alan düzenini sağlamak ve kent huzurunu korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle cami çevreleri, meydanlar, ana arterler ve yaya yoğunluğunun bulunduğu alanlarda gerçekleştirilen kontrollerde, dilencilik yaptığı ve çevreyi rahatsız ettiği belirlenen kişiler hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 33. maddesi (Dilencilik) ve 37. maddesi (Rahatsız Etme) kapsamında idari yaptırım uygulanıyor. Tutanakla el konulan paralar kamuya aktarıldı Denetimlerde dilencilik faaliyetinden elde edildiği tespit edilen paralara da tutanakla el konularak kamuya aktarılıyor. Bu kapsamda son bir yılda 891 kişi hakkında işlem yapılırken, toplam 1 milyon 298 bin 928 TL idari para cezası uygulandı. 134 bin 399 TL’ye de el konularak kamuya aktarıldığı kaydedildi. Yetkililer, Ramazan ayının huzur ve güven ortamında geçirilmesi, dayanışma ve yardımlaşma duygularının istismar edilmemesi amacıyla denetimlerin günün farklı saatlerinde kesintisiz sürdürüleceğini belirtti.
Aydın Taşkının izleri böyle görüntülendi Aydın’ın Koçarlı ilçesinden geçen Büyük Menderes Nehri’nin taşması sonucu birçok arazi sular altında kalırken, taşkının izleri dron ile havadan görüntülendi. Uzun yıllardır kuraklık ile boğuşan Büyük Menderes Nehri, son yağışlarla birlikte suya kavuşurken, yükselen debisi ve sus seviyesi de kritik seviyelere ulaştı. Geçtiği il ve ilçelerdeki bazı bölgelerde patlayan ve taşkına sebep olan nehir, Aydın’ın Koçarlı ilçesinde de birçok araziyi sular altında bıraktı. Ovada bulunan tarlalar ve hayvan damlarında su baskını yaşanırken, teyakkuz halinde olan ekiplerin ise bölgede tahliye çalışmaları sürüyor. Günler öncesinden taşkın riski sebebiyle bölgedeki evler ve üreticiler tahliye edilirken, çiftliklerdeki hayvanlar da güvenli bölgelere taşınmaya çalışıldı. Koçarlı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde saha çalışmalarını sürdüren ekipler ise bölgede zarar tespit çalışmalarına hız kazandırdı. Taşkının izleri havadan görüntülendi Koçarlı ovası boyunca yaşanan taşkının izleri ise dron ile havadan görüntülendi. Yeniköy-Germencik bağlantı yolu su baskını sebebiyle tamamen trafiğe kapanırken, suyun geniş alana yayılmasıyla adeta deniz görüntüsü oluştu. Ekiplerin yanı sıra üreticiler de kendi imkanlarıyla taşkının izlerini silmeye çalışırken, bölgede çalışmalar sürüyor. Yol üzerindeki su seviyesinin traktör lastiği boyutuna ulaştığını ifade eden üreticilerden İskender Yürek, "Şimdi biz de veteriner almaya gidiyorduk. Şap aşıları yapılacaktı. 100’ün üstünde hayvanımız var damda. Şuan olanların bulunduğu bölgede su yok, daha çok alt bölgede, silaj yataklarında su baskını var. Zararımız tabi ki de büyük" dedi. Üreticilerden Yusuf Ziya Altındiş ise 15 yıllık süreçte hiç böyle bir şey görmediklerini ifade etti.
Kastamonu Mesai arkadaşlarını silahla yaralayan özel güvenlik görevlisi hakim karşısına çıktı Kastamonu’da Şeker Fabrikası’nda çıkan tartışma sırasında iki mesai markadaşını silahla vurarak yaralayan özel güvenlik görevlisi, "Öldürme kastım olsa ayaklarına değil, hayati bölgesine doğru ateş ederdim" dedi. Olay, 7 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu-Sinop karayolu üzerinde bulunan Kastamonu Şeker Fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrikada güvenlik görevlisi olarak çalışan A.Y. tabanca ile tartıştığı mesai arkadaşlarına ateş etti. Kurşunların isabet ettiği A.E. ve S.D. yaralandı. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan A.Y. tutuklandı. A.Y. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık, yaralanan A.E. ve S.D., tanık ve avukatlar hazır bulundu. "Öldürme kastım olsa hayati bölgesine doğru ateş ederdim" Duruşmada kendisini savunan A.Y., A.E. ile iş yerinde anlaşamadığını belirterek, "A.E. ile karşılaşmamak için ben geç yemeğe giderim. İçeri girince selam vermeme rağmen yine küfür etti. Bu sırada gelişmeler oluştu. Ben de ’sosyal medyada ne insanlar var’ dedim. Yemeği yerken küfürler edip üzerime yürüdüler. Ben de ’ne istiyorsun, küfür ediyorsun’ dedim. S.D. de ayağa kalkınca üzerime geliyor zannettim. Bu sırada silahımı kurdum. Sonra cebime koydum, ardından Sonra, ’benim üzerime yürüdü ve o silahı çıkartınca bana atacaksın’ dedi. Ben de silahı çekip yere ateş ettim. Yine durmadı ve elini beline atıp bana hakaret ediyordu. Ben de ayaklarına ateş ettim. Benim amacım öldürmek değildi. Öldürme kastım olsa ayaklarına değil, hayati bölgesine doğru ateş ederdim. Ben, açıkta kaldım. A.E. kapının ardındaydı, sütunun arkasına koştu. Bu sırada elini beline götürünce ben de ayaklarına doğru ateş ettim. Yanına gittim, ’neye yaradı, babanla yıllardır dostluğumuz vardı’ dedim. A.E., a’teş etme’ dedi, zaten ateş etmeyecektim. Silahımda mermi de vardı. Sonra jandarmaya giderek teslim oldum. 7 aydır tutukluyum, sıralı amirlerim tarafından suça itildim. Ben suç işlemedim. İşsiz kaldım. Böyle olmasını istemezdim. Ben de mustaribim" dedi. Yaşanan olayın yıllık izin ile bir ilgisinin olmadığını belirten A.Y., "Benim 22 günlük iznim vardı. 15 gününü kullandım. 7 gün iznim kaldı. İzin talebim oldu ama Ahmet’in izin aldığını bilmiyordum. Bana itibar suikastı yaptı, sürekli bana baskı yaptı. Benim güvenlik amiriyle yaşadığım izin tartışmam Ahmet’i ilgilendirmiyor. Sürekli tahrik edici olaylar yaşadım, her defasında arkamı dönüp gittim. Sinan’a kazara bir el ateş etmiş bulundum. Ahmet’inde bacağına 5-6 el ateş ettim. Aramızda yaklaşık 2-3 metre mesafe vardı. Benim nişancılığım iyidir. Belgeli avcılık yapıyorum İstediğim hedefi vurabilirim. İsteseydim hayati bölgelerine ateş edebilirdim. Ama kendi irademle atışı kestim" diye konuştu. "Silahıma hamlem olmadı, onu taciz etmedim, ambulansı ara deyince de ‘geberin’ dedi" Duruşmaya tekerlekli sandalye ile gelen A.E. ise, "Bizler için sürekli idareye asılsız şikayetlerde bulunuyordu. Sanıkla husumetliyiz. Olay gününde de sanık nöbet yerini terk ediyor. Biz de yemekteydik. Atagan küfür ederek yemekhaneye girdi. Biz bu sırada muhabbeti kestik. Yerine oturmadan tekrar küfür etti. Biz de, ‘hayırdır, bize mi küfür ediyorsun, burada bizden başkası yok’ dedik. O da ’niye üzerine alınıyorsun’ dedi. Ben de sesimi yükseltince o sırada elini beline atıp masadan kalktı. Yanımıza geldiğinde silah doluydu. Biz kendisine küfür etmedik. Ben de ’silahı beline sok, herkesin çoluğu, çocuğu var, saçmalama’ dedim. S.D. önümde olduğundan bir el ateş edip ayağından vurdu. S.D. müdahale etmek isterken ateş etti. S.D. vurulunca masaya yığıldı. Sonra bana ateş etti" şeklinde konuştu. "Masadan kalkıp silahı çekti, elini tutmaya çalışırken bacağıma ateş etti" Mesai arkadaşının silahlı saldırısında yaralanan S.D. de sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ederek, "Muhabbet ediyorduk. Sanık kapıdan girdi ve küfür ederek ‘ah Necati abi, ne çocuklar var’ dedi. Bunu üç kere tekrarladı. A.E. ’sen bize küfür ediyorsun’ dedi. Sanık da ’siz küfür ederken iyi de ben edince mi sorun oluyor’ dedi. Masadan kalkıp silahı çekti. Elini tutmaya çalışırken bacağıma ateş etti. Kurşun baldırımdan girip çıktı. Sonra ateş ederek A.E.’ye küfürler edip 8-9 kere ateş etti. A.E. de kaçmaya çalışıyordu. Benim gözüm karardı. Kendime geldiğimde A.E. kapıdan kaçarken sanık arkasından ateş etmeye çalışıyordu. A.E. yerde yatıyordu, ’ambulansı ara’ dedi. Ben de o sırada masaya yığıldım kaldım, kötü oldum. ’Yanına geleyim mi’ dedim ama kendimden de geçmiştim, gidemedim. Biraz kendimi toparlayınca A.E.’nin yanına gittim, o sırada A.E. kanlar içinde yatıyordu. Ben de yere yığıldım. Ben de isteseydim ateş edebilirdim. Biz ateş etmedik. Olay öncesinde ben, güvenlik amirinin yanına gittiğimde Atagan’ı izne çıkartın yoksa ortalık karışacak dedi. Bende ne diyorsun anlamadım dedim. Üç saat sonra bu silahlı saldırı olayı gerçekleşti. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen İ.B. ise, olayın sanığın küfür etmesiyle başladığını belirterek, "Sanık silahı çekti, ateş etti. A.E. silah çekmedi. Hatta ’silahı bırak, hepimizin çocuğu var’ dedi. Sanık çok ateş etti, ben de kurşunlar seker, bana gelir diye dışarı çıktım. Sesler kesilince tekrar içeri girdim. İkisi yaralıydı. Turnike yaparak ilk müdahaleyi yapmaya çalıştık" dedi. Avukat savunmalarının dinlenmesinin ardından eksiklerin giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.