YEREL HABERLER - 12 Nisan 2012 Perşembe 15:13

YENİ TTK TANITILDI

A
A
A
YENİ TTK TANITILDI

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan ve iş dünyasına çok önemli değişiklikler getirecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile ilgili Samsunlu iş adamlarına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi.
Samsun TSO Davut Altan Meclis Salonu`nda düzenlenen bilgilendirme toplantısına yoğun katılım sağlanırken, yeni TTK`nın iş ve ekonomi dünyasına radikal değişiklikler getireceğini söyleyen TSO Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kemal Şahin, ``Sermayenin sınır tanımadığı ve rekabetin arttığı bir ortamda Türk işletmelerinin geleceğe hazırlanması, kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda şeffaf bir yönetim anlayışını belirlemesi, dünya ekonomisine entegrasyonda yeni TTK önemli rol oynayacaktır`` dedi.
Toplantıya konuşmacı olarak katılan Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Alıç, yeni TTK`nın hazırlanış süreci hakkında bilgi verdi. Yasanın temmuz ayında yürürlüğe gireceğini ve iş dünyasını yakından ilgilendirdiğini belirten Ali Alıç, ``1980`den 2010`ye kadar bir süreç yaşadık yeni yasanın hazırlanmasıyla ilgili olarak geçmişe baktığımız zaman mevcut kullandığımız yasa 1956 yılında hazırlanmaya başladı ve 1957 yılında yürürlüğe girdi. O dönemde Türkiye ekonomisinin büyüklüğü 26 milyar dolardı. Bugün ise Türkiye ekonomisinin büyüklüğü 1.3 trilyon lira. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi başka bir yapıda şuanda. 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi olmak istiyoruz, 1.3 trilyon liralık milli dahi gelir bize yetmiyor, biz bunu 4`e, 5`e, 10`a çıkartmamız lazım. Böyle bir milli gelir büyüklüğüne ulaşmak için yasanın mutlaka bu sistematiğe uygun olarak değişmesi gerekiyor`` diye konuştu.
Ali Alıç, konuşmasının ardından katılımcıların yeni TTK ile ilgili merak ettikleri sorulara cevap verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı şehit 61 yıl sonra memleketinde defnedildi Iğdır’da 1965 yılında şehit olarak kimsesizler mezarlığına defnedilen Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşı, yıllar sonra memleketi Tokat’ta askeri törenle toprağa verildi. Tokatlı Şehit Onbaşı Duran Öztürk, 1965 yılında Iğdır’da askerlik görevini yaptığı sırada meydana gelen şiddetli fırtınada yemekhanede üzerine boru düşmesi sonucu ağır yaralanarak şehit oldu. Maddi imkansızlıklar nedeniyle cenazesi memleketine getirilemeyen Öztürk’ün naaşı, yıllar önce Iğdır’daki kimsesizler mezarlığına defnedildi. Aradan geçen 61 yılın ardından yapılan bir haber sayesinde şehidin mezarı yeniden gündeme gelirken, oğlu Halil Öztürk babasının kabrini ziyaret etmek için Iğdır’a gitti. Bir süre önce aileyle bir araya gelen Tokat Jandarma Komutanı Kıdemli Albaş Ahmet Çetin’e konuşan Halil Öztürk, yıllar önce maddi durumlarının yetersiz olması nedeniyle babasının naaşını Tokat’a getiremediklerini anlattı. Bunun üzerine harekete geçen jandarma personeli, ailenin talebi doğrultusunda gerekli girişimleri başlattı. Yapılan işlemlerin ardından Şehit Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşı, Iğdır Asri Mezarlığı’ndaki kabri açılarak alındı ve kara yoluyla memleketi Tokat merkeze bağlı Yazıbaşı köyüne getirildi. Köy mezarlığında askeri törenle defnedildi Köy mezarlığında düzenlenen askeri törene askeri erkan, şehidin yakınları, köy halkı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Türk bayrağına sarılı tabut, askerlerin omuzlarında tören alanına taşınırken dualar okundu. Duygusal anların yaşandığı törende şehidin yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Yaklaşık 61 yıl sonra ata toprağında son yolculuğuna uğurlanan Şehit Onbaşı Duran Öztürk için saygı atışı yapıldı. Cenaze namazının ardından şehidin naaşı köy mezarlığında toprağa verildi. Şehidin çocukları ve torunları ise 61 yıl sonda memleketlerinde, mezarı başında dua etmenin buruk huzurunu yaşadı.
Gaziantep Gaziantepli kardeşler matematik olimpiyatlarına damga vurdu Gaziantep’te yaşayan iki kardeş, Amerika Matematik Olimpiyatları’nda kazandıkları derecelerle Türkiye’nin gururu oldu. Elde ettikleri başarıyla Bakü’de düzenlenecek finallere katılma hakkı kazanan genç yetenekler, ay-yıldızlı bayrağı uluslararası arenada temsil etmeye hazırlanıyor. Miraç ve Zehra Yüceışık çiftinin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları Cihat Arda ve Yusuf Kayra, Amerika Matematik Olimpiyatları’nda gösterdikleri üstün performansla dikkatleri üzerlerine çekti. Nurel Enver Taner Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Yusuf Kayra ve Hanifi Şireci İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Cihat Arda kendi sınıf seviyelerinde aldıkları 100 puan ile derece yaparak önemli bir başarıya daha imza attı. Küçük yaşlarına rağmen gösterdikleri başarılarla, matematik alanındaki yeteneklerini üst seviyeye taşıyan kardeşler, uluslararası yarışmalarda elde edilen bu dereceler sayesinde, 2-6 Temmuz tarihleri arasında Azerbaycan’ın Bakü kentinde düzenlenecek finallere katılma hakkı kazandı. Yüceışık ailesi, çocuklarının uluslararası platformda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmesini istediklerini belirterek, Bakü’de Türk bayrağını gururla dalgalandırmayı hedeflediklerini söyledi. "Matematikte 100 tam puan alarak dünya birincisi oldum" Matematik alanında tam puan alarak birinci olan Yusuf Kayra Yüceışık, Türk bayrağını gururla dalgalandırmak istediğini söyleyerek, "Küçüklüğümden bu yana matematiği çok seviyorum. Birçok yarışmaya katıldım. FERMAT matematik olimpiyatlarında dereceler aldım. TİMO matematik olimpiyatlarında hep madalyalar aldım. 5. Sınıflar arasında matematikte 100 tam puan alarak dünya birincisi oldum. TİMO matematik olimpiyatları 2-6 Temmuz tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenecek. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek bayrağımızı gururla dalgalandırmak istiyorum" dedi. Katıldıkları yarışmalarda eğitim Şehri Gaziantep’i güzel bir şekilde temsil etmek için destek isteyen Cihat Arda Yüceışık, "Matematik olimpiyatlarında bronz madalya aldım ve finallere katılmamız için davet gönderildi. Daha sonra SİTEM olimpiyatlarında gümüş madalya aldım ve şimdiki TİM olimpiyatlarında abimle 100 tam puan alarak dünya birincisi olduk. Bize destek çıkılmasını istiyoruz. Türk bayrağımızı Azerbaycan’da ve Roma’da gururla dalgalandırmak istiyoruz. Fatma Şahin başkanımız ise bizi ziyarete gelip finallere gönderebilirse çok seviniriz. Eğitim Şehri Gaziantep’i çok güzel bir şekilde temsil etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Çocuklarının başarısıyla gururlanan anne Zehra Yüceışık, çocuklarına disiplinli bir ders çalışma modelinin yanı sıra diğer aktiviteleri de aksatmadıkları gerektiğini ifade etti. "Bu süreçte düzeni ve disiplini oturtmaya çalıştık" Zehra Yüceışık, "Çocuklarım Uluslararası Matematik Olimpiyatlarında dünya şampiyonu oldular. İkisi de kendi sınıf derecelerinde 100 puan alarak derece yaptı. Daha önce de matematik alanında, uluslararası alanda dereceleri var. Vatanda millete hayırlı evlat olmalarını istiyorum. Uluslararası çapta girdikleri sınavlarda da Türk bayrağını gururla dalgalandırmalarını istiyorum. Biz bu süreçte her zaman düzeni ve disiplini oturtmaya çalıştık. Televizyonda izledik, oyunda oynadık, derslerde zaman ayırdık. Her şeyi düzenli bir şekilde, programlı bir şekilde yaptık. Sonuçta da başarı geldi. Diğer çocukların bu aşırı elde edebilmesi için düzenli ve disiplinli çalışmaları, oyunla da her şeyde vakit bulmaları gerekiyor. Gerekirse kemana, spora, her türlü aktiviteye fırsat vererek derslerde zaman ayırmaları gerekiyor" diye konuştu.
İstanbul Barış Kanbak: "Gençlerin motivasyonunu artırıp iyi performans elde ettik" İstanbulspor Teknik Direktörü Barış Kanbak, sezon içerisinde yaşadıkları sakatlıklar nedeniyle istedikleri şiddetli oyunu sahaya yansıtamadıklarını belirterek, "Bu süreçte genç oyuncularımız da işin içine dahil edildi. Çünkü önümüzdeki sezonun da yapılanmasını ufak ufak planlamayı hayal etmeye başlamıştık. Gençlerin motivasyonunu artırıp iyi performans elde ettik. Onların da bu dinamizmleri bizim oyunumuzun biraz güçlenmesini, ön alan baskılarının güçlenmesini sağladı" dedi. Trendyol 1. Lig ekiplerinden İstanbulspor, 2025-2026 sezonunu 52 puanla 11. sırada tamamladı. İstanbulspor Teknik Direktör Barış Kanbak, sezon değerlendirmesi, genç oyuncuların takıma katkısı, gelecek sezon kadro planlaması, kulüp kültürü, bireysel performans ve transferlere dair konularda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Son 4 maçı kazanarak ligi bitiren İstanbulspor için sezon değerlendirmesi yapan Kanbak, "Bizim için inişli-çıkışlı, sonra tekrar yükselişin olduğu bir sezon oldu. Başlangıcımızda 10 maçlık periyotta 20 puan toplayarak 2.00 puan ortalaması yakalamıştık. Daha sonra işin içine transfer döneminin girmesi; bu süreçte Emir Kaan Gültekin ve Florian Loshaj’ı kaybettik. İki isim de oyunun bir parçasıydı. Onların yerini doldurmak kolay olmadı. Bir de sakatlıkların olduğu döneme denk gelindi; 8-10 oyuncumuzun sakatlığı vardı. Bu isimlerin en kısa tedavi süreci 2 aylık sakatlık dönemiydi. Bu süreçte benim de cezalı olmamla birlikte hızlı yükselişin ardından mağlubiyetler ve beraberliklerin olduğu sürece geçildi. Ligin kafaya oynayan takımlarla oynadığımız fikstüre de denk gelinmesiyle dalgalanma süreci yaşadık. Erzurumspor maçında aldığımız mağlubiyet sonrası sezonu 4’te 4 ile tamamladık. İlk geldiğimde; lig sıralamasında ’ilk 10’da bitirirsek iyi olur’ demiştim, 11. sırada tamamladık. Ekip olarak kafamızdaki sırada bitirdik diyebiliriz. Yaşadığımız şanssızlıklar olmasaydı daha farklı hikaye de olabilirdi. Belki son hafta play-off’un zorlandığı, play-off için oynandığı bir süreç de olabilirdi. Ama kazasız belasız gemiyi limana yanaştırdık" ifadelerini kullandı. "Sakarya ve Erzurumspor maçlarında şanssızlıkla kaybedilen 5 puan var" Sakaryaspor ve Erzurumspor maçları özelinde kaybedilen puanların son dakikalarda yaşanması üzerine Kanbak, "Biz Sakaryaspor maçında oyunu baştan sona domine ettiğimiz, iyi oynadığımız bir maçtı. Fakat rakibimiz o kadar şanslıydı ki iki top geldi; birincisi bizim yaptığımız bireysel hatayla, ikincisi uzaklaştıramadığımız bir taç atışı sonrası oldu. Tek vuruşla iki gol yedik. Sakarya adına sevindirici, kendi açımızdan değerlendirdiğimizde kendi elimizle verdiğimiz, kaybedilen 2 puan yazdı hanemize. Erzurumspor maçı da yine o şanssızlıkların olduğu, maçta planımız şu şekildeydi; olabildiğince gol yemeden bitirirsek rakip şampiyonluğu ve liderliği bırakmamak adına riskler alacağını öngörmüştük, bunu konuşmuştuk. O da gerçekleşmeye başlamıştı. İyi savunma yaptık, golü 85. dakikaya girerken yedik. Yine biz hücuma giderken, kalabalık şekilde hücum etmeye kalktık. Fahri kardeşimizin topu doğru zamanda ayağından çıkarmaması savunmamızda geçiş yememize neden oldu. Eksik yakalanınca, 5 dakika kala golü yedik. Bu iki maçta kaybedilen 5 puan var. Erzurum maçından 1 puan alsak, Sakarya maçıyla birlikte mevcut puanımıza en az +3 ekleyebilirdik" "Gençlerin motivasyonunu arttırıp iyi performans elde ettik" İstanbulspor’un son haftalarda dikkat çeken oyun üstünlüğüyle ilgili soruya Kanbak, şu yanıtı verdi: "Biz kulübe devre arasında geldiğimiz için oyuncuların mevcut durumlarının, devre arasına yaklaşana kadar süreçte çok ciddi sakatlıklar ve çok sık tekrar eden sakatlıklar geçirildiği için o şiddetli oyuna geçişimizi erteledik. Sahada antrenmanlarla bunu öngörüp, çalıştığı reaksiyonlara baktık. Aradan 2-3 ay geçtikten sonra daha fazla oyuncuların sakatlık risklerini ortadan kaldırıp en azından yapılan testler sonucunda bu yüksek hızlara ulaşabileceğimizden emin olunca aslında ihtiyacımız olan oyunumuza döndük. Bu süreçte genç oyuncularımız da işin içine dahil edildi. Çünkü önümüzdeki sezonun da yapılanmasını ufak ufak planlamayı hayal etmeye başlamıştık. Şans buldukça onların motivasyonu artıkça, Ömer Faruk, Alieu Cham, Duran (Şahin) zaten biz geldiğimizden beri oynuyor. Gençlerin motivasyonunu artırıp iyi performans elde ettik. Onların da bu dinamizmleri bizim oyunumuzun biraz güçlenmesini, ön alan baskılarının güçlenmesini sağladı." Sezon içerisinde yaşadıkları final paslarındaki sorun ve üretkenliği etkileyen durumu antrenmanlarda sıkça çalıştıklarına da değinen Kanbak, "Son haftalara girdikçe taktiksel ve fiziksel kısımları devre dışı kaldığı için daha 3. bölge odaklı, oyunun o 4-5 saniyelik sekanslarını çalışma fırsatı imkanımız çok oldu. Mevcut kadromuzla da bu tekrarları sık yapınca bunun meyvesini verdiğini düşünüyorum" dedi. "Takımda en büyük farkı iletişimle oluşturduk" Teknik ekibin genç olmasının, takımdaki genç oyunculara bakışını olumlu işlediğini aktaran Barış Kanbak, "Burada en büyük farkı iletişimle oluşturduk. Röportajımda, ‘Gençlere şans vermek bu ülkede cesaret istiyor’ demiştim. Biz o gençlere dokunduk. Bazen mecburiyetten, bazen onların potansiyelini görüp hayal ettiğimiz için dokunduk. Sonuç odaklı bakıldığında dokunuldu. Onların verdikleri cevap çok önemliydi. Çünkü bu anı beklemişler. Bizden önceki süreçte bu arkadaşlar şans bulmamışlar ve antrenman grubunda dahi yerleri yokmuş. Şimdi işin duygusu değişince, insanın fıtratı gereği ister istemez o da bir şeyler yapmak istiyor. Buradaki o ışığı kendi içinde görüyor. 6 aylık süreçte yüzüne bakılmamış, oyuncu mental dip yapmış, biz geliyoruz ve aslında ona bir ışık veriyoruz. Bir göz kırpıyoruz ve o anı bekliyor. O, bu anı bekliyorsa çıkıp fark oluşturmak zorunda. Bu durum da bizim için avantaj oldu" diye konuştu. "Ömer Faruk Duymaz’ın potansiyeli çok yüksek" Sarı-siyahlılarda bu sezon öne çıkan oyuncular özelinde, bireysel performansa dair değerlendirmelerde bulunan 33 yaşındaki teknik adam, son haftalarda attığı gollerle takımın galibiyetlerinde pay sahibi olan Ömer Faruk Duymaz’dan övgüyle bahsetti. Kanbak, "İlk geldiğimde ikinci antrenmanın sonunda Ömer Faruk için hocalara; ‘Bu kardeşimiz farkını gösterecek. Bu yetenek. Bunu işlememiz lazım, bu çocuğu kazanmamız lazım’ dedim. Öncesinde de 1-2 maç oynamış, ilk 11’de hiç yer almamıştı. Bu kardeşimizi Trabzonspor’un Gençler Şampiyonlar Ligi’nden hatırlıyorum. O yüzden bu potansiyele değinmemiz lazım. Hem karakter olarak hem öğrenmeye yatkınlık olarak potansiyeli çok yüksek. Bazen, ‘oyun zekası var ama düşündüğünü uygulayamıyor’ tarzında oyuncularla ilgili bu tarz cümleler kullanılır. Ömer de her şeyden var. Tek ihtiyacı olan şey zaman ve ona verilen şans. O da şu an bu şansı aldı. Bu sezonu en verimli geçirenlerden. Duran (Şahin) kardeşimiz de stoper 2005 doğumlu. Ligin bu maç sayısına sahip en genç stoperlerinden. O da çok istekli. Hem enerjisi çok yüksek, sezon boyunca çok ciddi hatalar yapmasına rağmen golle sonuçlanan, puan kayıplarına neden olan hatalar yapmasına rağmen ertesi gün sahaya çıktığında sıfır negatiflik, hataya takılmayan bir yapısı var. Bazen bu durum soru işaretleri doğuruyor. Sezon sonunda şunu söyleyebilirim; bu çocuk kendini geliştirmeye odaklı. Olumsuzlukları kenara bırakıp, daha iyisini yapmak için her hafta üzerine koyarak devam etti" şeklinde konuştu. "Kadroyu doldurmak için transfer yapmayacağız" Barış Kanbak, transfer döneminde kulübün kültürüne yönelik adımlar atacaklarını ve 1. Lig’in net oyuncusu olan isimleri alacaklarını söyledi. Kanbak, transfer politikasına dair bilgiler vererek şunları söyledi: "Biz geldiğimizde 38 kişilik kadromuz vardı. Bu sayıyı 29’a düşürebildik. Sezon tamamlandığında 10 futbolcumuzun sözleşmesi bitiyor. 19 kişi kalacağız. Kiralıktan gelecek arkadaşlar var, onların performansı değerlendirilecek. Geçen yıl yapılan hatayı yapmayacağız. Kadroyu doldurmak için transfer yapmayacağız. Bizim oyun sistemimize uygun, içerinin disiplinini, samimiyetini bozmayacak karaktere sahip oyuncular ekleyeceğiz. Eksik olduğumuz mevkiler var, onları belirlemeye başlıyoruz. Sözleşmesi biten futbolculardan gelecek reaksiyonlara göre de boşluk oluşmayacak şekilde karar vereceğiz. Sözleşmesini uzatmak için görüştüğümüz oyuncular da var. Kalburüstü, bu ligin net oyuncusu, potansiyeli olan ama kulübün vizyonuna da uygun 3-4 oyuncu alacağız." "Milyon eurolar harcamak yeterli olmuyor" "Gelecek sezon play-off’a oynayacak bir takım olacak mı?" sorusuna ise Kanbak, "Play-off istenmeyecek de bir şey yok. Alışık olduğumuz 1. Lig’de ‘play-off oynamalıyız’ ya da ‘şampiyonluğa oynamalıyız’ dedikten sonra milyon eurolar harcamaya kalkıyorlar. Biz ne o harcamaları yapan kulübüz ne de ‘hedefimiz yok’ diyecek kulübüz. Iğdır FK örneği var. Biz göreve başladığımızda, aramızda çift haneli puan farkı vardı. Günün sonunda sezonu onların üzerinde bitirdik. Aslında o paraları harcamak da play-off veya şampiyonluk için yeterli olmuyor" cevabını verdi. "Problemimizle iyi savaştık" Yedikleri gollerden sonra mücadele etmeyi bırakmayan bir takım kimliğine büründüklerini dile getiren Kanbak, "Bu sezon çok maçta geri dönüş yaptık. 6-7 maçta 1-0 geriye düştükten sonra puanlar aldık. Sivasspor ve Sarıyer’e karşı alınan galibiyetler, keza Van’da da aynısı yaşandı. O yüzden oyuncular buna inandı. Canlanmak için çoğu maçta gol yemeyi bekledik. İlk yarıları çok iyi oynadığımızı söyleyemem. Problemlerimizden biri de buydu. Maçlara iyi başlayamadık. 1-2 maç dışında iyi başladığımız bir ilk yarı yok. Bu problemimizle iyi savaştık, iyi mücadele ettik. Bu reaksiyonu iyi verdik. Kadronun genç olması da bu durumda etken oldu. Oyun kısmına gelince de her takımın her takıma sürpriz yaptığı, her takımın her takımı yenebildiği bir sezon olarak başladı. Aynı şekilde de tamamlandı" diyerek sözlerini tamamladı.