GENEL - 14 Nisan 2012 Cumartesi 17:26

NİZİP ADALET SARAYI TÖRENLE AÇILDI

A
A
A
NİZİP ADALET SARAYI TÖRENLE AÇILDI

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "Tüm bu hizmetlerin tamamı bir tek gayeye hizmet etmek için. O da bu aziz milletin özlemle beklediği vaktinde gelen ve güven veren adalete ulaşmak içindir. Geciken adalet adalet değildir" dedi.
Gaziantep`te Nizip Adalet Sarayı, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin`in katıldığı törenle açıldı. Bakan Ergin, törende yaptığı konuşmada, Türkiye`nin adalet sisteminde son 10 yılda yapılan çalışmaları anlattı. Adalet sisteminde çok önemli değişimler yaşandığı söyleyen Bakan Ergin, güven veren bir yargı sistemi oluşturmak için gayret gösterdiklerini ifade etti. Bakan Ergin, "Türkiye`de çok önemli değişim ve gelişim süreci yaşıyoruz. Bunun ana dinamiği adalet ve
güven veren yargı sistemidir. Yatırımcı, bu ülkede taş üstüne taş koyacaksa önce güven veren bir adalet var mı ona bakıyor. Eğer yatırımını teminat altında göremiyorsa o coğrafyada yatırım yapma riskine girmiyor. Bu açıdan ülkemizin kalkınmasının en temelinde güçlü güven veren adalet sistemi var. Son 10 yılda Türkiye adalet sistemleri alanında 4 ana başlık altında önemli adımlar attı. Bunlardan birincisi adalet sisteminin ihtiyaç duyduğu fiziki altyapıyı tamamlamaktı. Bu kapsamda 156 adalet sarayını
hizmete sundu. Bununla beraber adalet saraylarının içerisinde teknolojinin tüm imkanları kullanılıyor. Bu aziz millete hizmetlerin en güzelini verebilmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Daha önce yazışmalardan ötürü davalar 5-6 ay sürerdi. Bugün UYAP sistemi sayesinde bu durum birkaç dakikada yapılıyor" dedi.
Son 10 yılda tüm temel yasaları değiştirerek yenilediklerini dile getiren Ergin, hakim ve savcı sayısında istenilen noktaya ulaşamadıklarını söyledi. Hakim ve savcı sayısındaki eksikliği gidermek için çalıştıklarını kaydeden Ergin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Uygulayacağımız yasalarımızın günün şartlarına uygun hale getirilmesi vardı. Son 10 yılda tüm temel yasalarımız değiştirildi. Bu defa kendi bilim adamlarımız, kendi hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve yüksek yargıdaki uygulayıcılarımızın katılımıyla oluşturulan geniş komisyonların yaptığı çalışmalarla tüm temel yasalar yenilendi. Günün şartlarına uygun hale getirildi. Bununla beraber yargı çalışanları, hakim ve savcılarımızın sayısında bir eksiklik vardı. Hala bu eksikliği hissediyoruz. Bu eksikliği
gidermek için yoğun gayret sarf edildi, ancak henüz arzu edilen noktada değiliz. Şuanda AB üyesi ülkelerde her yüz bin kişiye düşen hakim sayısı 18-20 iken bizde maalesef 10,5 civarında. Savcı sayımız yüzde 5,6 civarında. Oysa olması gereken her yüz bin kişiye 10 savcı düşmesi gerekiyor. Şimdi bu açığı kapatmak üzere yoğun çalışma içerisindeyiz. Avukatlık mesleğinden hakim ve savcılığa geçişi kolaylaştıran düzenlemeler yaptık. İnşallah bu düzenlemeler 3-4 ay içinde meyvesini vermeye başlayacak. Hakim ve
savcı açığını kapatacak önemli çalışmaları birlikte göreceğiz."
Bakan Ergin, uluslararası standartlara uygun olmayan ceza infaz kurumlarını bir bir kapattıklarını da söyleyerek, "Şuana kadar 207 ceza infaz kurumunu kapattık. Önümüzdeki 4 yıl içerisinde 197 tanesini daha kapatıyoruz. Böylece ülkemizdeki tüm ceza infaz kurumlarımız günün şartlarına uygun, modern infaz yöntemlerinin tatbik edilebileceği AB standartlarında ceza infaz kurumları olacak. Bizim standartlarımız AB`nin önünde şuanda" diye konuştu.
"Tüm bu hizmetlerin tamamı bir tek gayeye hizmet etmek için; o da bu aziz milletin özlemle beklediği vaktinde gelen ve güven veren adalete ulaşmak içindir. Geciken adalet adalet değildir" diyen Bakan Ergin, "Türkiye`de yargılamaların uzunluğundan hep şikayet ettik. Bu sorunları sona erdirecek adımları attık. İlk derece mahkemelerde davalarımız 210-220 gün arasında karara bağlanıyor. Ama karar bağlanan bu dosya Ankara`da Yargıtay`a gidip gelmesi 3-4 yılı buluyor. O açıdan bu sorunu giderebilmek için
yüksek yargıdaki ağır aksak işleyen sistemi rehabilite etmemiz gerekiyordu. Onun için 2011 yılı başında Yargıtay ve Danıştay`ın güçlendirilmesi için daire ve üye sayısını arttırdık. Yargıtay`a temyiz için iden dosyalarımız 3 ay içerisinde karara bağlanıp adliyesine gönderilmeye başlanacak. Türk adaletinin önü açık. Tünelin ucunda ışığı gördük" şeklinde konuştu.
Açılış törenine katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de, "Adalet mülkün temeli. Aynı zamanda huzurun, kardeşliğinde teminatı. Biz o nedenle yola çıkarken Adalet ve Kalkınma Partisi ismini tesadüfen koymadık. Kalkınmanın en önemli dinamiğinin kalkınma olduğunu, ikisinin birleştiği zaman bu ülkenin geleceğini inşa edebileceğimize inandık. Bunu kendiliğimizden yapmadık. Geçmişi ve dünyayı inceledik. Adalete hükmedenleri gücü elinde tuttuğunu gördük. O zaman biz 3 kıtaya hükmeden ataların
torunları olarak adaletli olmak zorundaydık. Bodrum katlarından çıkarmamız gerekiyordu. Bilgi ve teknolojiyi kullanan, hukuk devleti olma yönünde içeriyi şuanda besleyen, daha ileriye gitmek için işin ehli olan kişiler bugün işin başında. Hukuk devleti olmaktan başka çaremiz yok. Başka türlü güçlü olamayız. Birde sivil anayasayı taçlandırdığımız zaman Allah`ın izni ile bizi kimse tutamayacak" dedi.
Konuşmaların ardından açılış kurdelesini Bakan Ergin ve Bakan Şahin, Gaziantep protokolüyle birlikte kesti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.