EKONOMİ - 14 Nisan 2012 Cumartesi 11:08

DÜNYA TARIMINA YÖN VEREN 20 ÜRÜN

A
A
A
DÜNYA TARIMINA YÖN VEREN 20 ÜRÜN

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünya tarımına yön veren 20 ürünün toplam üretim değerinin 1 trilyon 470 milyar 286 milyon doları bulduğunu bildirdi. Bayraktar, Türk tarımında en önemli 20 ürünün üretim değerinin ise 24 milyar 920 milyon dolara ulaştığını açıkladı.
Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü`nün (FAO) en son verisi olan 2010 rakamlarına göre, üretim değeri açısından ilk sırada buğday, mısır ya da pirincin akla geldiğini, ancak sanılanın aksine, dünyada da Türkiye`de de üretim değerinde ilk sırayı, inek sütünün aldığını; dünyada üretilen inek sütünün değerinin 179,2 milyar, Türkiye`de ise 3,9 milyar doları bulduğunu belirtti. Toplam 179,2 milyar dolarla dünyada ürün bazında değer olarak en büyük üretimin yapıldığı inek sütünü, 174,7 milyar dolarla pirinç, 167,9 milyar dolarla sığır eti, 167,7 milyar dolarla domuz eti, 121,6 milyar dolarla tavuk etinin izlediğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
"2010 yılı verilerine göre, üretim değeri, buğdayda 81,2, soya fasulyesinde 64,9, mısırda 55,1, şeker kamışında 53,6, domateste 53,3, yumurtada 52,7, patateste 44,5, taze sebzelerde 40,7, üzümde 39, manda sütünde 36,4, pamukta (lif) 33,6, elmada 29,2, muzda 28,3, koyun etinde 23,4, mango, mangost, guavada 232,2 milyar doları buldu. 20 üründeki toplam değer 1 trilyon 470 milyar 286 milyon dolar düzeyinde. Her ne kadar inek sütü, ürün bazında ilk sırada olsa da sığır, domuz, tavuk ve koyun eti toplam üretim değeri 480 milyar 606 milyon dolar gibi çok büyük rakama ulaşıyor."
3,9 MİLYAR DOLARLIK İNEK SÜTÜ, 3,2 MİLYAR DOLARLIK DOMATES
Bayraktar, Türkiye`de inek sütünün 3,9 milyar dolarla üretim değerinde ilk sırayı aldığını, inek sütünü 3,2 milyar dolarla domates, 2,7 milyar dolarla buğday, 2,4 milyar dolarla üzüm, 2,1 milyar dolarla tavuk eti, 1,1 milyar dolarla zeytin, 1,1 milyar dolarla elmanın takip ettiği bilgisini verdi. Bayraktar, fındıkta 962, biberde 935, sığır etinde 867, şeker pancarında 772, patateste 720, koyun etinde 709, pamukta (lif) 673, yumurtada 614, kirazda 531, Antep fıstığında 420, çilekte 407, kuru soğanda 399, ayçiçeğinde 358 milyon dolarlık üretim yapıldığını kaydetti.
İLK 20 ÜRÜNDE TÜRKİYE`NİN PAYI
İlk 20 üründe, Türkiye`nin değer olarak fındıkta dünya üretiminin yüzde 67,54`ünü, kirazda yüzde 19,88, Antep fıstığında yüzde 14,03, şeker pancarında yüzde 8,37, çilekte yüzde 6,87, üzümde yüzde 6,23`ünü yaptığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
"Zaten ağırlıklı olduğu bu ürünler dışında, Türkiye, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1,1`ini oluşturuyor. Belli ürünlerde değer olarak dünya nüfusuna oranımızdan fazla üretim yapıyoruz. Örneğin değer olarak inek sütündeki payımız yüzde 2,17, domateste yüzde 5,93, buğdayda yüzde 3,38, tavuk etinde yüzde 1,72, elmada yüzde 3,77, patateste yüzde 1,62, koyun etinde yüzde 3,04, pamukta (lif) yüzde 2,01, yumurtada yüzde 1,17, soğanda yüzde 2,56 düzeyinde. Buna karşın Türkiye, çok önemli bir ürün olan sığır etinde nüfus ağırlığının çok altında, yüzde 0,52 paya sahip."
İnek sütünün ilk sırada yer almasının sütün ne kadar değerli bir ürün olduğunu ve sütte fiyat istikrarının hayatiyetini ortaya koyduğunu bildiren Bayraktar, resmi eğitim kurumlarının okul öncesi ve ilköğretimin ilk 5 sınıfında eğitim gören 7 milyon 63 bin 768 çocuğa her gün en az 200 milimetre uzun ömürlü süt dağıtılacağının açıklanmasını da bu açıdan önemsediklerini, dağıtımın süt üretimin artacağı bir döneme rastlamasının da zamanlama açısından uygun olduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği`nin talep ettiği et ve sütte fiyat istikrarını sağlamak için Et Balık Kurumu`nun (EBK) et ve süt müdahale kurumu halini almasının bu açıdan çok önemli bir işlevi yerine getireceğini de vurguladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla 50 bin liralık motoruna 204 bin TL ceza yedi, motorunu yaktı Muğla’nın Menteşe ilçesinde 50 bin TL değerindeki motosikletine 203 bin 965 TL trafik cezası yazılan vatandaş motorunu ateşe verdi. 42 yaşındaki Mehmet Öztürk isimli vatandaş tarafına kesilen cezadan sonra bunalıma girdiğini belirterek motorunu yaktığını açıkladı. Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi’nde oturan Mehmet Öztürk, alışveriş merkezi önünde sabit duran motoruna ehliyet ve vizesi olmadığı için 203 bin 965 TL ceza kesildi. Araba parçasına trafik cezası yiyen vatandaş duruma tepki göstererek motorunu ateşe verdi. Motoruna park halinde iken 203 bin 965 TL trafik cezası yiyen vatandaş araba parasına ceza yediğini belirterek, "Durduğu yerde motoruma 203 bin 965 lira ceza yedim. Motorun üstünde yakalanmadım, ya da çevirmeye girmedim, herhangi bir olay anında giriş yaptığım bir yer yok. Drone’dan izleme ile motorla park ettiğim halde geldi polisler arkamdan, ehliyetim olmadığı için 203 bin lira ceza yazdı. Hatta küsuratı var, 204 bin lira ödeyemezdim bu parayı, 203 bin olarak ödeyeceğiz. Gerçi indirim de var yüzde 20 ödeyeceğiz. Asgari ücret çalışan birisi olaraktan. Bu ceza ödemem için en az bir sene geçmesi gerekiyor. Sonuçta evliyim, torun sahibiyim. Evimi bakmak zorundayım. Ama bu şekildeyken bu ceza yedim. İtiraz ediyorum, itirazlar içinde bulundum. Cezanın dolayı. Yani benim kullanmış olduğum motorun maliyeti sıfırını almış olsak bugün 50 bin lira. Ama yediğim ceza 204 bin lira. Yani onun için gerekenlerin yapılmasını istiyorum. Ya da itirazlarım ne kadar gider, ne yapılabilir, arkasında duracağım ve koşturmak da istiyorum. Bunalıma girdim nasıl ödeyeceğim ben bu cezayı? Ben iki tane çocuk besliyorum. İki tane torunum var. Bakmakla yükümlü olduğum bir evim var. Nasıl çıkacağım bu işin içinden? Hani elektriğim, suyum, doğalgazım, telefonum, yani şahsi giderlerim. Hani nasıl ödenir yani 203 kusurları bir ceza. Yani şu anda en basit bir araba almaya kalksam bu para. Araba parasına ceza ödeyeceğim. Sonuç belli. Ödenecek, bekleyecek, faiz üstüne faiz binecek, faiz üstüne faiz binecek. Artık sonra icra gelecek. Bu şekilde devam edip gideceğiz diye düşünüyorum" dedi.
İzmir Eski başkanı sokakta protesto eden belediye işçisi konuştu İzmir’de eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ı sokakta protesto eden eski belediye çalışanı Pınar Özkan, yaşadıklarını anlattı. Özkan, haksız yere işten çıkarıldığını ve yetkililerle görüşmesine izin verilmediğini, yıllardır Başkan Sandal’la görüşmek isteyip engellendiğini ve bir şans eseri sokakta karşılaşınca neye uğradığını şaşırdığını söyledi. Bayraklı Belediyesinde Eylül 2023’te işten çıkarıldığını öğrenen ve işe dönmek için günlerce eylem yapan 13 yıllık belediye personeli Pınar Özkan, sokakta şans eseri karşılaştığı eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’a tepki gösterdi. Özkan’ın, kendisini tanımadığını söyleyen Sandal’a, "Sen benim ekmeğimle oynadın. Seni asla affetmeyeceğim. Sen beni nasıl tanımazsın, ben işten çıkardığın Pınar Özkan. Hayır ben hiçbir şey yapmadım. Sen beni 04 kodu ile işten çıkardın. Ne bir şahit bulabildin ne bir tane belge sunabildin. Yine de beni geri almadın. Benim bir tane kızım var. Sana iki cihanda da hakkım helal olmasın. Bu belediye başkanlığını hiç hak etmedin, ekmekle oynadın. Allah seni bildiği gibi yapsın. İki cihanda da Allah seni bırakmasın. Hakkım sana haram, zehir zıkkım olsun. Allah belanı versin" dediği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Gözyaşlarımın aktığı her an ah ediyorum İşten çıkarıldıktan sonra yaşadıklarını ve sokaktaki karşılaşmayı anlatan Özkan, "Serdar Sandal Bey’le çıkarıldığımda görüşmek istedik. Eşimle birlikte suçumuzun ne olduğunu öğrenmek istediğimizde apar topar güvenlikler eşliğinde dışarı atıldık. Yüz kızartıcı suç işlemişçesine bu şekilde bir tavırla işten atılmak beni bu feryada sürükledi. Ben Bornova’dan Bayraklı’ya doğru yürürken Özkanlar’da tesadüf karşıma çıktı. O anda hiçbir şey düşünmedim. Hemen kameramı açtım. Aslında sakince neden beni işten attınız diye sormak istedim. Ama kendisinden aldığım alaycı tavırla ‘Bir şey yapmışsındır, çıkarmışımdır’ tarzında davrandığı için ciğerden gelen bir tepki verdim. Ona ilk defa orada ah etmedim, gözyaşlarımın aktığı her an ediyorum" ifadelerini kullandı. Bankamatikler kalıyor, kimsesizler keyfi şekilde işten çıkarılıyor Mücadelesinin sürdüğünü ve haksızlığa uğradığını öne süren Özkan, "Bu sadece benim sorunum değil. Aynı şeyleri yaşayan birçok kişi bana ulaştı. Aynı taktik uygulanıyor. Önce çıkarıyorlar, sonra arkasından asılsız iddialar ortaya atıyorlar. Ama davaya gelince hiçbir şey sunamıyorlar. Ne bir şahit ne bir belge. Apar topar bizi işsiz bırakıyorlar ve gelecekte işe girmemizi de engelliyorlar. Belediyede bankamatikler var. Çalışan personeli işten çıkarıyorlar ama işe gelmeyen kişilerin kartını başkası basıyor, bu kameralarla tespit edilmesine rağmen işlem yapılmıyor. Onlar yandaş olduğu için kalıyor, bizim gibi kimsesizler ise keyfi şekilde işten çıkarılıyor" diye konuştu.