GENEL - 15 Nisan 2012 Pazar 00:59

KILIÇDAROОLU, KUTLU DOОUM HASTASI PROGRAMINDA KONUŞTU

A
A
A
KILIÇDAROОLU, KUTLU DOОUM HASTASI PROGRAMINDA KONUŞTU

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Aziz milletimizin yüzyıllar boyunca özümsediği, içselleştirdiği peygamber ahlakından uzaklaşarak, din adına, dindarlık adına ne yaparsak yapalım sonuç hüsran olacaktır" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı`nca ``Hazreti Peygamber Kardeşlik Ahlakı ve Kardeşlik Hukuku`` temasıyla Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu`nda düzenlenen programda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Milletimizin en temel özelliği, en güzel hasleti, Hz. Peygambere duyduğu sevgi ve bağlılıktır`` dedi. Günün bereketi ve anlamının büyük olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Çünkü O; ebedi öğretici, ebedi kılavuzdur. Sadece onu peygamber olarak kabul edenler değil, bütün insanlık, o rahmet deryasından bir şekilde istifade
etmiştir. `Ey habibim, sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım` buyuruyor. Demek oluyor ki, onsuz bir kainat sadece bizim için değil, yaratıcı için de anlamsızdır. Kainatı yoktan var eden sebep, Allah`ın resulüne duyduğu aşktır. Yaradılışın temeli sevgidir. Bizim peygamberimiz, sevgi peygamberidir. Bizim dinimiz, sevgi dinidir. O`nun yolundan gidenler sevgide yarışırlar, nefrette değil. İyilikte yarışırlar, kötülükte değil. Merhamette yarışırlar, zalimlikte değil. Adalette yarışırlar, zulümde değil.
Paylaşmakta yarışırlar, biriktirmekte değil. İnsanını temelinden sevgiyi çeker alırsanız, geriye insan kalmaz. İnsanlığın temelinden sevgi peygamberini çeker alırsanız, geriye insanlık namına hiçbir şey kalmaz. Allah inananların gönlündedir, kalbindedir. Gönlünde ve kalbinde sevgiye yer olmayanlara acımak gerekir" diye konuştu.
Sevgi olmayan bir gönülde Allah`ın nuru ve rahmetinin tecelli etmeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, insan için bundan çetin bir mahrumiyet olamayacağını söyledi. İnsanın kalbinde sevgi ışığı yoksa, başka hiçbir ışığın onu aydınlatmaya yetmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bütün güzel şeyler sevgiden doğar. Bütün kötülüklerin atası sevgisizliktir. Sevgisizliğin egemen olduğu bir sosyal ortamda kötülükten başka bir şey göremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe gerçekten inanmış sayılmazsınız. Sevgisizlik bu
dünyayı cehenneme çevirecek bir felakettir. Nitekim bugün İslam dünyasının önemli bir kesiminde zincirleme bir şekilde sürüp giden felaketlerin sebebi budur. Sevgisizlik sosyal bir probleme, bunalıma dönüştüğü zaman nefret ve şiddeti tetiklemekte, bu ise içinden çıkılmaz bir sarmala dönüşmektedir" ifadelerini kullandı.
Nefretin dilini körüklemek yerine, sevginin dilini egemen kılmak için çalışmak gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sevginin en açık tezahürü ahlaktır. Yüce Peygamberimiz `Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim` buyuruyor. Okuduğumuz Kur`an-ı Kerim, bizi güzel ahlaka götürmelidir. Hz. Muhammed`in şekli ve şemaliyle ilgili bir kelime dahi bulunmayan Kur`an-ı Kerim, bize onun üstün ahlakı ile ilgili ayrıntılar vermektedir" dedi.
Hazreti Muhammed`in (S.A.V), "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diye buyurduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ``Şimdi ben, zenginleşir zenginleşmez içinde büyüdüğü fakir mahalleleri terk edenlere sesleniyorum. Kendinize zengin komşular edinerek bu sorumluluktan kurtulduğunuzu mu sanıyorsunuz. Hayır. Siz fakir komşularınızdan değil Hz. Muhammed`den uzaklaşıyorsunuz. Medine`nin en yoksulu nasıl yaşıyorsa, Allah`ın peygamberi de öyle yaşıyordu`` diye konuştu. Kılıçdaroğlu, amacının birilerini sorgulamak
olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:
"Ben bir siyasetçiyim ve ahlak bunalımının bir toplumu nerelere savurabileceğini biliyorum. Hepimiz her gün inanılmaz olaylara şahit oluyoruz. Aziz milletimizin yüzyıllar boyunca özümsediği, içselleştirdiği peygamber ahlakından uzaklaşarak din adına, dindarlık adına ne yaparsak yapalım sonuç hüsran olacaktır. Çünkü uzaklaştığımız o ahlakın yerine ikame edebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok. Hiçbir siyaset, hiçbir ideoloji hiçbir sosyal program o boşluğu dolduramaz. Laik bir ülke olan Türkiye`de isteyen
istediği hayat tarzını seçer ve yaşar. Şurası bir gerçektir ki bunların hiçbiri ahlaktan soyutlanmış sözde dindarlık kadar toplumsal dokumuzu tahrip edemez. Aziz kardeşlerim ahlakla siyaseti, ahlakla ticareti, ahlakla makam mevki ve serveti takas etmeye başlamışsak helak olmuş kavimlerin yoluna girmiş oluruz. Sevginin tezahürü güzel ahlaksa, ahlakın tezahürü de adalettir. Merhamet duygusunu hayata geçiren mekanizma da adalettir. Hak anlamı, Kuran`da hem doğrudan Allah anlamına hem de adalet anlamında
kullanılmaktadır. Bilesiniz ki her kim adaletten uzaklaşmışsa o aslında Allah`tan uzaklaşmıştır. Her kim ki adalete sırtını dönmüşse, aslında o Allah`a sırtını dönmüştür. Şu ya da bu duyguyla, şu ya da bu gerekçeyle, şu ya da bu hesap uğruna yapılan adaletsizliğe rıza gösterenleri veya onları görmezden gelenleri Allah affetsin."
Konuşmasında "Gelin imanımızın merkezine hak kavramına koyalım" diyen Kılıçdaroğlu, ``Hz. Muhammed`in eğitiminden geçmiş insanı yani bizi tarif etmiyor. İslam yetimlerin, kölelerin, kimsesizlerin, mazlumların, mağdurların dinidir. Mazlum ve mağdurun yanında olmak için onların dinine bile bakmaz" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, İslam dininin bütün insanlara sevgi, şefkat, merhamet ve adaletle yaklaştığını; günümüz dünyasının kaybettiği ve en çok ihtiyaç duyduğu şeyin de bu olduğunu sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.