POLİTİKA - 16 Nisan 2012 Pazartesi 11:39

MUSTAFA AKAYDIN`DAN CHP`LİLERE AОIR ELEŞTİRİ

A
A
A
MUSTAFA AKAYDIN`DAN CHP`LİLERE AОIR ELEŞTİRİ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, "Ben üniversiteler kurdum. Üniversiteler yönettim, bir belediyeyi mi yönetemeyeceğim arkadaşlar" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kemer İlçe Kongresi`ne katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, eski genel başkanı Deniz Baykal, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP`lileri sert bir dille eleştirdi.
2009`da partinin listesine bir tane bile meclis üyesi yazdıramadığından yakınan Akaydın, o dönemde istifanın eşiğine geldiğini, son dönemde de belediye meclisinde engellendiğini, belediyeye otobüs aldırılmadığını ileri sürerek partideki bazı çevrelerin ayak oyunlarını partililere şikayet etti.
Yerel seçimlerde kendisini aday gösterenlerin bile seçileceğine inanmadığını söyleyen Akaydın, "buna o kadar inanıyorlardı ki, seçilemeyeceğime dair takım elbisesine iddiaya giren partililer vardı" dedi. Akaydın, 3 yıldır entrika siyasetinin sıkıntısını çektiğini söyledi.
"Benim çok gür sesle tansiyonu yükselterek biraz da hamaset vererek konuşma yeteneğim yok. Benim konuşmam biraz savunma niteliğinde bir konuşma olacak, sizlere karşı kendimi savunacağım. Kendimi partimizin neden iktidara gelemediğini anlatmak zorunda hissediyorum" diyen Akaydın, yapılan yanlışlara değindi. Salona girdiğinde Antalya eski Milletvekili Nail Kamacı arkadaşını gördüğünü anlatan Akaydın, sözlerine şöyle devam etti: "Bu, benim Antalya`da katıldığım 3. kongredir. Daha önce katıldığım Kepez
Kongresinde Nail Kamacı`nın bana bir sataşması oldu. Çok severim kendisini aramız iyidir. Ona cevap verecektim ama baktım ki yarım saat önce ayrılmış. Arkasından telefon ettim `Nail Kamacı gel sana cevap vereceğim bana sataşman konusunda` dedim. Ama maalesef Antalya`ya gidiyorlarmış"
CHP`LİLİОİMİ KİMSEYE TARTIŞTIRMAM
Hakkında bur sürü iddianın olduğunu belirten Akaydın, şunları söyledi: "Benim hakkımda bir sürü iddia var. `Partimizin jargonuyla uyuşamadı hoca`, `hoca üniversiteyi idare eder gibi belediyeyi idare ediyor`, `Belediyeyi üniversitedeki arkadaşlarıyla doldurdu` falan filan. Bunların hepsine karşı mantıklı cevaplarım var. Tek başına değil kendim gibi CHP olan bir aileden geliyorum. Annemin iki dedesi de peş peşe Çorum ilimizin CHP`li belediye başkanlığını yapmıştır. Babam CHP`nin milletvekilliğini
yapmıştır. Böyle bir aileden geliyorum. Partililiğimi kimseye tartıştırmam. Ama ben her yere gittiğimde Kuva-yi Milliye nutukları çekecek bir insan da değilim. Ruh olarak Kuva-yi Milliyeciyim ama onu da her konuşturmaya sıkıştıranlardan değilim. Tabii ki belediye başkanı olarak siyasette taraf olma hakkım var, konuşma hakkım var"
PARTİ REFERANSIYLA İŞÇİ ALDIM AMA OYLARINI BELİRLEMEDİM
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak büyük rol alayım diye kongrelerde bir takım kişilerin destekçisi durumunda olmadığını savunan Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama belediyemin içinde mevcut sayıda partili var, işçi var. Üç yıl boyunca belediyeye yüzde 40 oranında işçi yerleştirdim ama bunlar parti referansıyla yerleşmiştir. Belediyede 220 üye var. Arkadaşlarıma dedim ki, yakın çevremde olanlara sakın karışmayın, yani danışmanlarımı kastediyorum. Partili şirket genel müdürlerimi kastediyorum.
Öbürlerine karışamam dedim. İşçi, inanın iki sene önceki kongrelerde de, bu kongre sürecinde de bu arkadaşlardan her gurubu destekleyen de oldu. Kapım da bütün partililere açıktır. Dolayısıyla bir de dedikodu var. Hocanın odasına girdim çıktım. Hoca benim adayıma destek veriyor diye, yok böyle bir şey arkadaşlar. Bir tek belediye söyleyemez Mustafa Akaydın ona kulis yapmıştır, kulis yaptırmıştır diye. İşe alma ödülü vaat etmiştir. İşten çıkarma tehdidi vaat etmiştir"
EŞİM ÜZERİNDEN YIPRATMAYA KALKIŞTILAR
"Eşim benim hayat arkadaşım, her şeyi beraber yaptık" diyen Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Akaydın konuşmasına şöyle devam etti: "Seçimlerde gönüllüleriyle ayrı bir parti gibi çalıştı. Teşekkür ediyorum. Eşimi karıştırmaya kalktılar. Çünkü özellikle Kepez ilçesinde kalabalık bir gönüllü gurubuyla çalıştı. Bu gönüllü gurubundan bir kısım Kepez İlçe seçimlerinde, şimdi karşımızda ortada oturan arkadaşımız Alican Deveci kardeşi destekledi bir kısmı da Halil Bahar`ı destekledi. Olay bu. Şimdi Nail
Kamacı arkadaşım bundan iki ay önce yanında iki kıdemli milletvekili, bir eski belediye başkanı, bir parti kurultay delegesiyle beraber makamıma geldi. Buyurun arkadaşlar dedim. Kepez seçimlerini sordular, Alican beyin hiç şansının olmadığını söylediler. Oyları sıraladılar, iyi tamam ama bana niye söylüyorsunuz bunları dedim. Ama yinede sizin Alican beye destek verdiğiniz gibi bir şayia var dediler. Vermiyorum dedim. Ama eşimle çalışan gönüllülerin bir kısmında kesseniz Alican`dan başkasına oy vermeyiz
diyenler var. Eşine sahip ol diyorlar. Niye sahip olayım kardeşim. Eşim partili, partinin delegesi, git sen kendin konuş bana ne. Halil Bahar`ın listesinde 3 kişi belediyede çalışıyor. Sorun bakalım bir tanesine bile baskıda bulunmuş muyum?"
KEMER`DE VESAYET DENEMESİ BAŞARISIZ OLDU
Partinin neden iktidar olamayacağı konusunda da düşüncelerini açıklayan Mustafa Akaydın, sözlerine şöyle devam etti: "Niye iktidar olamayacağımıza geliyorum. Kemal Yüksel bir vesayet lafı etti. Ben de çok meraklıyımdır arkadaşlara sordum vesayetten ne kastediyor diye. Dediler ki biz iki aday kendi aramızda oturduk. Kendi seçimimizin divanını dostane bir şekilde planladık. Divan başkanlığına Zeki Durmaz ağabeyimizi uygun gördük. Fakat bize üç gündür baskı yapılıyor. Neden Zeki Durmaz Baykal`cı değildir.
Akseki`de bir konuşmasında partideki biirlerini eleştirdiği için ceza görmüş bir arkadaş. Yani vesayet altına girmemiş bir büyük ağabey tarafından cezalandırılmış kesinlikle olmaz. 50 tane telefon aldım diyor arkadaşlardan, arkadaşlar işte bu vesayettir. Bunun add hakkım var, konuşma hakkım ı vesayettir. Bunun diğer adı entrikadır arkadaşlar. Ne olmuş biliyor musunuz? Bu genç arkadaşlardan biri galiba Zeki Durmaz arkadaşımızın yanında geçmişte stajerlik yapmışmış, bunu başaramayınca öbür arkadaşa diyorlar
ki, sen bunun tuzağına gelme, bak o onun stajeriydi diyorlar. Ama arkadaş da (Durmuş Can) hayır ben dik bir adamım söz verdim, sözümün arkasındayım illa Zeki Durmaz demiş. Konu budur"
ÜÇ YILDIR ENTRİKA SİYASETİ YAŞIYORUM
Üç yıldır partide entrika siyaseti yaşadığını savunan Akaydın, şöyle konuştu: "Çelme takma siyaseti. Geçen hafta yaşananları görüyorsunuz vaktim olsa onun da perde arkasını anlatacağım. Ekranlara bir belediyeci arkadaş çıktı. Bütün suçu eşime yıktılar, Konyaaltı delegesi olarak nasıl kalkar da kart gösterir çarşaf listeleriyle şu bu, böyle bir anlayış var mı arkadaşlar? Partiliyiz biz. Seçimde kartımızı çıkarıp gösteremeyecek miyiz? Onun için diyor ki, nasıl bir sosyal demokrat belediyecilik anlayışı bu,
AK Parti`lilere sırtını dayayarak bu başkan artık başkanlık yapabileceğini mi zannediyor. Bir de tehdit ediyor beni basının önünde, ben hiç bir zaman basının önünde bir partilimi şikayet etmedim. İlk defa konuşuyorum. Artık sabrım tükendi bundan sonra konuşacağım. Çünkü çenem kuvvetlidir. Konuşursam bütün ayıpları ortaya koyarım, bundan çok daha iyi ortaya koyacağım"
PARTİ KÜÇÜK İNSANLARIN BÜYÜK GÖLGESİNDEN ÇOK ÇEKTİ
Konfüçyus`ün çok güzel bir lafı olduğunu anlatan Mustafa Akaydın, şunları söyledi: "Küçük insanların büyük gölgesi olursa, güneş orada batıyor demektir` diyor. Bu işte vesayettir. Küçük insanların büyük gölgesinden bu parti çok çekti. Üç sene önce ben gökten zembille geldim, davetle. Aday adaylığı sürecinde yaşananları anlatmak istemiyorum. En iyi bilenlerden biri Osman Kaptan milletvekilimizdir. Çünkü büyük ağabeyden aldığı direktiflerle seçimi o yürütüyor. Parti bir tane Büyükşehir Belediye Meclis
üyesi belirlememe izin vermedi. Halka ayıp olur diye istifanın eşiğinden döndüm. O zaman ki genel başkanıma dedim ki `genel başkanım anlıyorum sizi benim seçileceğime inanmıyorsunuz` aynen söylediklerimi söylüyorum, ben açık sözlü bir insanımdır. Hiç kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğimi arkasından söylemem. `Ben belediye başkanı olacağım zaman davul bende, tokmak bu adamlarda olacak` Bu adamlar dediklerim 9 tane adam ve `o adamlar beni çalıştırmayacak` dedim. Dinlemedi tabii beni, hiç beklemediği şekilde
belediye başkanı seçildim. Benim seçilemeyeceğime takım elbisesine iddiaya giren çok büyük partililerim vardır."
BÜYÜK AОABEY BENİ ÇALIŞTIRMAMA TALİMATI VERMİŞ BELGELERİM VAR
Çok acıları olduğunu belirten Akaydın, konuşmasına şöyle devam etti: "Basında benim aleyhime konuşan partililerimin video görüntüleri var. Bir tanesi çantamda şu an, arabamda. Yazılı çıktıları da var. Saat saat, dakika dakika ne dedikleri belli, hepsini genel merkeze raporladım. Hiç bir şey olmadı. Niye çünkü büyük ağabey korkusundan Antalya`yı kaplanların önüne attı. Daha kötü hayvan ismi söylemeyeceğim kaplanların diyorum. Ve en son dediler ki o büyük ağabey `Sakın büyükşehir belediye başkanını bundan
sonra Antalya`da çalıştırmayacaksınız` işte hedef bu, yapılanlar bunlar. Bundan ben mi fayda edeceğim? 60 yaşındayım ben bu dünyada bir çok zevki yaşadım. Ben üniversiteler kurdum. Üniversiteler yönettim, bir belediyeyi mi yönetemeyeceğim arkadaşlar. Veya büyükşehir belediye başkanı olmak, başkan olarak kalmak bana çok şey mi kazandıracak."
Partinin mutluluğu için çalıştığını belirten Akaydın, şöyle konuştu: "Başka hiç bir iddiam yok. Geçen sene Berlin Fuarı`nda telefonla beni arayarak genel başkan milletvekilliği adaylığı teklif etti. Kibarca reddettim dedim ki `Antalya beni beş yıllığına belediye başkanı olarak seçti` Keyfime bakardım arkadaşlar, ömür boyu bol maaş, uçaklarda indirimli seyahat, öyle değil mi? Kabul etmedim. Sorun genel başkana. Ama bir an şüphelendim. O sıralar parti hareketli, Ankara`ya gidip çadır kuranlar var. Genel
başkana sordum. İtiraf etti, kendisine çok teşekkür ediyorum. Dedim ki `Genel başkanım durup dururken siz belediye başkanına niye milletvekiliği teklif edeceksiniz. Bunun arkasında size bunu yaptıran var mı?` dedim. `Var` dedi. İşte o büyük ağabey yaptıran"
"Ben çaylak politikacıyım ya, üniversiteden geldim anlamam ya bu entrikalardan" diye konuşmasını sürdüren Akaydın, şu ifadeleri kullandı:"Sonradan öğrendim ki parti meclis üyeleri ve genel başkan yardımcılarından bu partimizin geleneksel taktiğiymiş. Eğer belediye başkanı biraz ayağa dolanıyorsa, ona denirmiş ki, gel seni bu dönem milletvekili yapalım ayağımıza dolanmasın Antalya`da diye. Hesap bu arkadaşlar"
Akaydın, konuşmasında "Otobüs aldırmıyorlar bana, böyle bir şey olmaz. Halk benden kırmızı otobüs bekliyor. Her gittiğim yerde soruyorlar. Otobüs aldırmıyorlar, sonra diyorlar ki `Sen bizim partimizin belediye başkanlığına yakışmıyorsun`, `Hoca sıfırı tüketti`, `Bir daha seçilemez` Partinin önemli bir kişisinin böyle konuşmaya hakkı var mı? Sonra da inkar ediyorlar. Ben diyorum ki gidin gazetecilerle görüşün yüz yüze erkanlara çıkın söyleyin. Gazeteciler söylüyor bunu"
KAYBEDERSEK KENDİMİZ YÜZÜNDEN KAYBEDERİZ
Akaydın, konuşmasında "Bir belediye başkanının çıkıp yerel bir televizyonda `Akaydın bizim partimizin jargonuyla uğraşmasın` diyebilir mi arkadaşlar" ifadelerini kullandı.
"Böyle bir şey var mıdır?" diye soran Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben beceriksiz bir belediye başkanı olsam bile bunu kamuoyunun önünde söylemeye hiçbir partilinin hakkı yoktur. Bu partiye ağır derecede disiplin suçudur. Bu hafta da diyorlar ki, parti grup kararına uymadı. Yahu siz 3 yıldır buna uymuyorsunuz. Bir çok kritik kararımı AKP`lilerle MHP`lilerle geçiriyoruz. Şimdi ben mi suçlu oluyorum. Arkadaşlar işte bunlar benim acılarım, dertlerimdir. Kendi topuğumuza kurşun sıkmazsak önümüzdeki
seçimlerde Antalya`nın bir çok ilçelerinde belediye başkanlığını bizden kimse alamaz. Kaybedersek AK Parti yüzünden değil kendimiz yüzünden kaybederiz."
ÜLKEN VE KAPTAN 10 DAKİKA SONRA UYANDI
Akaydın`ın konuşmasının ardından Göynük Belediye Başkanı Necati Topaloğlu konuşmasını gerçekleştirdi. Topaloğlu`nun konuşması tamamlandıktan sonra İl Başkanı Özer Ülken, PM Üyesi Osman Kaptan cevap hakkı doğduğunu ileri sürerek söz istedi. Divan Başkanı PM Üyesi Zeki Durmaz önce söz vermedi. Ülken ve Kaptan konuşmak için ısrar edince Divan Başkanı Durmaz toplantıya ara verdi.
Bu sırada Mustafa Akaydın da veda ederek salondan ayrıldı. Verilen aradan sonra Özer Ülken hararetli biçimde söz almak için ısrar ederken, Yıldıray Sapan tarafından "Basın var yapmayın, basının önünde yapmayın" diye sakinleştirilmeye çalışıldı.
Divan Başkanı Zeki Durmaz`ın, kongre delegelerinin itirazlarına rağmen söz vermesi üzerine kürsüye ilk olarak PM Üyesi Antalya Milletvekili Osman Kaptan geldi.
CHP`NİN BOYU HİÇ KISA OLMADI
Partilileri metanetli olmaya çağıran Antalya Milletvekili PM Üyesi Osman Kaptan, CHP`nin, dünyada devlet kurulmadan önce kurulan tek parti olduğunu hatırlatarak konuşmasına başladı. Her kademedeki partilinin sorumluluğunun idraki içinde olması gerektiğini belirten Kaptan, şöyle konuştu: "Bu konudaki görevimizi aksatmadan yapmak zorundayız. birbirimizi de sevmek saymak zorundayız"
Akaydın`ın Konfüçyüs`den aktardığı "Küçük insanların büyük gölgesi olursa güneş orada batıyor demektir, sözünü hangi amaçla söylediğini bilmediğini ifade eden Osman Kaptan, sözlerine şöyle devam etti: "Ama Cumhuriyet Halk Partisi`nin boyu, hiçbir zaman kısa olmamıştır. Bu devleti kuran CHP`dir, Cumhuriyeti kuran CHP`dir, CHP`nin örgütü vardır. Örgütüne de saygı göstereceğiz, belediye başkanına da saygı göstereceğiz"
BELEDİYEYE GİRECEK ÇOCUОUM YOK
CHP Antalya İl Başkanı Özer Ülken ise şunları söyledi:
"Bugüne kadar Antalya`da hiç yaşamadığımız 30 yıldır CHP`de görev yapan bir kardeşinizim. Şu kongre süreçlerimizde de hiç karşılığı olmayan ilk defa böyle bir davranışla karşılaştık. Antalya`nın sorunlarını gelip buraya taşımaya gerek yoktu. O sorunlar burada gelip konuşuluyorsa buna da bir iki cümleyle cevap vermek gerekiyordu. Ben basının önünde parti terbiyem, parti ahlakım ve derin örgüt mücadelemde bana verilen o terbiyeden dolayı burada Büyükşehir Belediye başkanımızın o sözlerinin çoğunun da gerçek
olmayan o sözlerinin hiç birisine cevap verme ihtiyacı duymuyorum. Parti terbiyem örgütüm bana bunu öğretti. Ben bunu nerelerde ne şekilde konuşacağımı gayet iyi biliyorum. Belediyeye girecek hiçbir çocuğum yok evladım yok bu parti bu kavgayı sizler için veriyor bunu unutmayın."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de erken teşhis için kanser taraması çağrısı Aydın’ın Nazilli ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından belediye personeline yönelik düzenlenen eğitimde kanserden korunma yolları ve erken teşhisin önemi anlatılırken, eğitim sonunda uygun katılımcılara kolon kanseri tarama kiti dağıtıldı. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM Birimi tarafından Nazilli Belediyesi personeline yönelik bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimde KETEM Birimi Hekimi Dr. Sümeyye Topçu tarafından ’Kanserden Korunma Yolları’ konusunda bilgi verildi. Program kapsamında Fizyoterapist Ayşe Akkuş, Sosyal Çalışmacı Burcu Adıgüzel ve Çocuk Gelişimci Rabia Balbakan da Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde kendi alanlarında yürütülen çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.Gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise belediye personelleri sorularına yanıt buldu. Eğitim sonunda Gaitada Gizli Kan (GGK) testi kapsamında kolon kanseri taraması için uygun olan katılımcılara Ebe Sultan Keyik tarafından GGK kiti dağıtıldı. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, desteklerinden dolayı Nazilli Belediyesi’ne teşekkür etti. Yetkililer ayrıca vatandaşları düzenli kanser taramalarına davet ederek, 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir mamografi çektirmesi, 30-65 yaş arası kadınların 5 yılda bir HPV-DNA testi yaptırması ve 50-70 yaş arası kadın ile erkeklerin 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi yaptırması gerektiğini hatırlattı. Vatandaşların aile hekimleri ve KETEM birimlerine başvurabilecekleri belirtildi.
İzmir Patronun köpeği dehşet saçtı: Vücuduna 80 dikiş atılan kadın koruma ölümden döndü İzmir’in Bornova ilçesinde patronuna ait köpeğin saldırısıyla ağır yaralanan kadın koruma, adeta dehşeti yaşadı. Vücudunda 80 dikiş bulunan ve kafa derisinin bir kısmını kaybeden talihsiz kadın, kendisine verilen tedavi sözlerinin tutulmadığını iddia ederek patronu hakkında suç duyurusunda bulundu. Olay, 20 Ağustos 2025’te, ünlü boya ve yalıtım teknolojileri firması sahibi K.K.’nin Bornova ilçesindeki evinde meydana geldi. İş adamı K.K.’nin yakın koruması ve şoförü olarak görev yaptığını belirten emekli trafik polisi Ümran Merttürk, görev tanımında olmamasına rağmen patronunun talimatıyla çiçekleri sulamak ve Amerikan Akita cinsi köpeği beslemek için konuta gitti. Burada mamasını verdiği anda köpeğin saldırısına uğrayan kadın, kanlar içerisinde aldı. Yüzünden, kafasından ve vücudunun bir çok yerinden yaralanan kadın, çığlık çığlığa yardım istedi. Merttürk’ün çığlıklarına koşan çevre sakinlerinin köpeği oyalamasıyla Ümran Merttürk, şans eseri ölümden döndü. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan talihsiz kadın, burada yoğun bakımda tedavi altına alındı. Köpek saldırısının ardından kafa derisi yüzülen ve bir çok kemiği kırılan kadının vücudunda kalıcı hasarlar meydana geldi. Merttürk ilerleyen zamanlarda kendisine sahip çıkılmadığı ve tedavi masraflarının bile giderilmediği gerekçesiyle eski patronu K.K. hakkında suç duyurusunda bulundu. "Ayağımın kırıldığını hissettim" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Ümran Merttürk, saldırının aniden başladığını ifade ederek, "Mama torbasından mamayı alıp kaba koydum. Köpek mamayı yemeye başladığı an aniden dönerek önce sağ ayağıma saldırdı. Çok güçlü bir köpek olduğu için ayağımı tutup sallamaya başladı; ayağımın kırıldığı ilk saldırı buydu. Köpeği itmeye çalıştığım esnada bu kez sol ayağıma saldırdı ve aynı şekilde sallamaya devam etti. Dengemi kaybedip yere düştüm. Yere düştüğümde karnımdan ısırdı. Kendimi korumak amacıyla ellerimle yüzümü kapattığımda beni kollarımdan da ısırdı. Yerden kalkmaya çalışırken başımdan ve saçlı derimden yaralandım" ifadelerini kullandı. "Alt ve üst çenesini ellerimle sıkıca tuttum" Ölümle burun buruna geldiği 10 dakikalık mücadeleyi anlatan Merttürk, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Yüzümden çok fazla kan akmaya başladı ancak bir şekilde ayağa kalkmayı başarıp köpeği bacaklarımın arasına aldım. Görebildiğim kadarıyla sol elimle köpeğin alt çenesini, sağ elimle de üst çenesini sıkıca tuttum. Sabahın erken saatleri olduğu için etrafta kimse yoktu. Köpeği zapt etmeye çalışırken sol başparmağımın kırıldığını hissettim. Bu şekilde avazım çıktığı kadar ’Yardım edin’ diye bağırdım. Yaklaşık 5 dakika bağırdım; mücadelem toplamda 8-10 dakika sürdü. Bahçe kapısının üzerine çıkmış 4-5 kişi gördüm. Köpeği tutarken o yöne döndüğümde çene baskısına daha fazla dayanamadım, köpek elimden kurtulup onlara yöneldi. O sırada içeri atlayan bir şahıs ‘Abla hemen dışarı çık’ dedi ve onunla birlikte kendimi dışarı attım." "Onu öderiz, bunu ödemeyiz tavrıyla karşılaştım" Hastanede kendisine verilen sözlerin tutulmadığını iddia eden kadın, "Yoğun bakıma kaldırıldığım gün eski patronum ve ailesi ziyaretime gelip tüm tedavi masraflarımın karşılanacağını söylediler, ben de inandım. İlerleyen süreçte ayağımdaki ciddi sorunlar için yapılan ameliyatları karşıladılar ancak vücudumun diğer bölgelerindeki hasarlar göz ardı edildi. Kırılan sol başparmağım sakat kaldı, yüzümde kötü izler oluştu ve kafa derimdeki yaralanma nedeniyle kalıcı kellik oluştu. Şirket asistanı Emel Hanım, yalnızca ayağımın tedavisinin karşılanacağını, fizik tedavi dahil diğer masrafların ödenmeyeceğini söyledi. Kendi cebimden yaptığım hastane ödemelerine rağmen geri dönüş sağlamadılar" dedi. "Ruhen öldüm, sadece nefes alıyorum" Psikolojik olarak çöktüğünü ifade eden Merttürk, "3,5 ay yatalak kaldım, bakımımla 75 yaşındaki annem ilgilendi. Annem üzülmesin diye olayı başta ‘cam patladı’ diye anlatmıştık. Yalnız bırakıldığımı anladığım gün anneme tüm gerçekleri anlattım ve şikâyetçi olmaya karar verdim. Yaşadığım sadece fiziksel bir hasar değil; o gün ölümle burun buruna geldim ve ruhen öldüm, şu an sadece nefes alıyorum. Çok ciddi psikolojik travma yaşıyorum" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Mağdur kadın avukatı Taner Kavalcı aracılığıyla, iş insanı K.K. ve ilgili şirket yetkilileri hakkında İzmir Adliyesine giderek suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Arnavutköy’de taksici direksiyon başında baygın bulundu İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde seyir halindeki bir taksi sürücüsü yol ortasında durarak araç içerisinde baygın halde bulundu. Vatandaşların yardımıyla araçtan çıkarılan sürücü hastaneye kaldırılırken, yaşananlar güvenlik kamerası ve cep telefonu kamerasına yansıdı. Olay, Arnavutköy ilçesi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Esenler ilçesinden yola çıkan taksi sürücüsü A.A., Arnavutköy’e geldiği sırada bir anda yol ortasında durdu. Taksi sürücüsünün araç içerisinde hareketsiz şekilde durduğunu fark eden çevredeki vatandaşlar yardım etmek için aracın yanına koştu. Aracı hareket ettirmeye çalışan ve baygın halde olduğu görülen sürücü, vatandaşların yardımıyla araçtan indirilerek yol kenarına alındı. İlk etapta sürücünün alkollü olabileceği değerlendirilirken, olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yapılan alkol kontrolünde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı öğrenildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan sürücü ambulansla hastaneye kaldırıldı. Adamın uyuşturucu madde etkisinde olduğu iddia edilirken, kesin durumun yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanacağı öğrenildi. Öte yandan taksi, polis ekipleri tarafından yediemin otoparkına çekildi. Olay anında yaşananlar ise güvenlik kamerası ve cep telefonu kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Erzurum Erzurum’da kamp yapan iki takım kupa finalinde karşılaşacak Ziraat Türkiye Kupası finalinde karşılaşacak olan Trabzonspor ve Konyaspor yaz kamplarını Erzurum Palandöken yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde yaptılar. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup eden Trabzonspor ile Beşiktaş’ı 1-0 yenen Konyaspor finale yükseldi. Sezon öncesi hazırlıklarını Erzurum Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde gerçekleştiren iki takım, 22 Mayıs Cuma günü saat 20.45’te Corendon Airlines Park’ta kupa finalinde karşı karşıya gelecek. Yaz kampı döneminde yerli ve yabancı çok sayıda takımın tercih ettiği Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde kamp yapan ekiplerin sezon performansları dikkat çekti. Sezon hazırlıklarını Erzurum’da yaptılar Trabzonspor, 2025-2026 sezonu hazırlıkları kapsamında 15-27 Temmuz 2025 tarihleri arasında ikinci etap kamp çalışmalarını Erzurum’da gerçekleştirdi. Teknik Direktör Fatih Tekke yönetimindeki bordo-mavililer, Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde yaptığı kampta fiziksel ve taktik ağırlıklı çalışmalar gerçekleştirdi. Trabzonspor kamp sürecinde oynadığı hazırlık maçlarında Araz Nahçıvan’a 3-2 mağlup olurken, Zob Ahan’ı 4-0, Ümraniyespor’u ise 3-1 mağlup etti. Bordo-mavililer, İran temsilcisi Persepolis ile ise 0-0 berabere kaldı. Konyaspor ise 7 Temmuz 2025 tarihinde başladığı Erzurum kampını 18 Temmuz’da tamamladı. Yeşil-beyazlı ekip, Palandöken’de gerçekleştirdiği 10 günlük kamp sürecinde iki hazırlık maçı oynadı. Konyaspor, Azerbaycan temsilcisi Araz Nahçıvan’ı 2-1 mağlup ederken, Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor’u da 2-1 yenmeyi başardı. Modern tesisleri bulunuyor Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından Palandöken Dağı eteklerinde yaklaşık 2 bin ile 2 bin 800 metre rakım arasında kurulan Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, yaz döneminde yerli ve yabancı çok sayıda profesyonel takımın kamp tercihi oldu. Düşük nem oranı, serin hava şartları ve yüksek rakımıyla öne çıkan tesis, Türkiye’nin en önemli spor kamp merkezlerinden biri haline geldi. Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde FIFA ve UEFA standartlarında doğal çim sahalar bulunurken, modern soyunma odaları, masaj odaları, doktor odaları, hakem odaları ve tam donanımlı fitness salonları da sporcuların hizmetine sunuluyor. Erzurum şehir merkezine yaklaşık 5-10 dakikalık mesafede bulunan tesis, ulaşım kolaylığıyla da dikkat çekiyor. Yerli ve yabancı kulüplerin kamp tercihi oldu Yaz kampı döneminde Türkiye’den ve yurt dışından çok sayıda takım Erzurum’u tercih etti. Süper Lig ekiplerinden Corendon Alanyaspor, Çaykur Rizespor, Trabzonspor ve Konyaspor’un yanı sıra TFF 1. Lig ekiplerinden Erzurumspor FK, Iğdır FK, Ümraniyespor, Hatayspor ve Amed Sportif Faaliyetler de Palandöken’de kamp yaptı. 2. Lig ekiplerinden Elazığspor, 1461 Trabzon FK, Bursaspor ve Şanlıurfaspor da hazırlıklarını Erzurum’da gerçekleştiren takımlar arasında yer aldı. Yurt dışından ise İran temsilcileri Zob Ahan Esfehan, Persepolis, BVF Gol Gohar, Mısır ekibi Pyramids FC ile Azerbaycan temsilcisi Araz Nahçıvan kamp için Erzurum’u tercih etti. Erzurum’da kamp yapan takımlar başarılı sezon geçirdi Palandöken’de kamp yapan takımların büyük bölümü sezonu başarılı sonuçlarla tamamladı. Süper Lig’de Trabzonspor ligi Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ardından 3. sırada tamamlarken, Konyaspor 9. sırada yer aldı ve iki ekip de Türkiye Kupası’nda finale yükseldi. Çaykur Rizespor ligi 8. sırada, Corendon Alanyaspor ise 10. sırada tamamladı. TFF 1. Lig’de Erzurumspor FK şampiyon olarak Süper Lig’e yükselirken, Amed Sportif Faaliyetler de ligi 2. sırada tamamlayarak Süper Lig bileti aldı. Bursaspor ise 2. Lig Beyaz Grup’ta şampiyon olarak 1. Lig’e yükselmeyi başardı. Elazığspor play-off finalinde Muğlaspor’a kaybederek 1. Lig fırsatını kaçırdı. Erzurum’da kamp yapan takımlar arasında yalnızca Hatayspor sezon sonunda küme düşen ekip oldu.