YEREL HABERLER - 16 Nisan 2012 Pazartesi 12:49

YEDİNCİ KATTAN DÜŞTÜ BURNU BİLE KANAMADI

A
A
A
YEDİNCİ KATTAN DÜŞTÜ BURNU BİLE KANAMADI

Muş`ta, 7. kattaki evlerinin balkonundan dengesini kaybederek kar yığınlarının üzerine düşen 2 yaşındaki kız çocuğunun burnu bile kanamadı.
Sunay Mahallesi Metro Kent Sitesi`nde oturan Yıldırım ailesinin 2 yaşındaki çocuğu Zeynep Sude Yıldırım, aşağıda oynayan arkadaşlarına seslenmek için çıktığı balkondaki sandalyenin üzerinden dengesini kaybederek aşağı düştü. Zeminde bulunan kar yığınlarının üzerine düşen minik Zeynep`in yardımına komşuları koştu. Küçük kızın ağladığını gören komşular Zeynep`i eve götürdü. Aile tarafından çağrılan ambulansla Muş Devlet Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Servisi`ne kaldırılan minik kız hemen tedavi altına alındı.
Minik Zeynep`in annesi Perihan Yıldırım, kızının düştüğü sırada mutfakta bulaşık yıkadığını söyledi. Perihan Yıldırım; ``Misafirlerimi gönderdikten sonra mutfakta bulaşık yıkamaya başladım. O sırada kızım dışarıda oynayan çocukların sesini duyunca balkona çıktı. Balkonda bulunan sandalyenin üzerine çıkmış. Bu sırada dengesini kaybederek 7. kattan düşmüş. Düştüğü alanda evimizin çatısından düşen kar yığını bulunuyordu. Yerde kar olmasından dolayı kızımın burnu bile kanamamış. Komşularımız evin zilini çalınca Zeynep`i onların kucağında gördüm. Çok şaşırdım. Ne olduğunu sorduğumda balkondan düştüğünü söylediler. Hemen 112 Acil Servisi aradık. Ambulansla kızımı hastaneye ulaştırdık`` dedi.
Kızının kurtulmasını mucize olarak değerlendiren Baba Abdullah Yıldırım ise tetkikler sonucunda kızında hiçbir sorunun olmadığını öğrendiklerini ifade etti.
Çocuğu tedavi eden Muş Devlet Hastanesi`nde görev yapan Uzman Doktor Şenol Bağcı da hastanede yapılan muayene ve çekilen filmlerde, küçük Zeynep`te olumsuz duruma rastlanmadığını belirterek şunları kaydetti;
``Tetkiklerde minik kızımızın sağlık durumunun çok iyi olduğunu gördük. İdrarla ilgili herhangi bir sorunu yok. Böbrekleri gayet iyi. Şu ana kadar kanama bulgusuna rastlamadık. Ancak birkaç gün takibimizde olacak. Kan değerleri ölçümünde herhangi bir düşme olabilir düşüncesiyle beslemeye ara verdik. Sadece serumla tedavimize devam ediyoruz. Belli aralıklarla takiplerimize devam edeceğiz. Anormal bir durumla karşılaşacağımızı sanmıyorum. Şu anda sağlık durumu gayet iyi. Endişe edilecek bir durum söz konusu değil.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş konuştu CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı vermesinin ardından açıklama yapan davayı açan Lütfü Savaş, "Bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun" dedi. İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organları görevlerine iade kararı verildi. Konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kayınvalidesinin cenaze törenine geldiği Eskişehir’de durumu değerlendirdi. "Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı" Konuyla ilgili konuşan Lütfü Savaş, "Öncelikle bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun. Bu karar şöyle başladı: Kurultay sonrası birçok konuşma oldu, birçok kurultay delegesi konuyla ilgili spekülatif konuşmalar yaptı. Sonra Bursa’da kurultayla alakalı bir dava açıldı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız dört veya beş defa Sayın Genel Başkanımız hakkında şaibeli kurultayın genel başkanı diye hitap etti. Ondan sonra önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir özel televizyonda bu konuyu dile getirdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Genel Başkanımızla ilgili şaibeli kurultayda seçilen genel başkan diye hitap ettiğini belirtti. Tabii ki bu parti tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti Türkiye’de hangi siyasi görüşe, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85’inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında Türkiye’nin siyasi mektebi olacak diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, şaibeyle ilgili insanların ayıklanması, yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle bu davayı açtım. Bugün bu dava sonuçlandı. Gerçekten de belki de Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı. Bu davadan sonra bence Türkiye’de siyasi anlamda, siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum. Ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ailesi için gerek mevcut şu anki yönetimin yanında olan arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey’in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni tabana nasıl indiririz, geleceğe nasıl hazırlarız, Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla nasıl dizayn ederiz ve umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" dedi. "Türk siyasetine hayırlı olsun" Konuşmasının devamında ise Lütfü Savaş, şu ifadelere yer verdi: "Bu davayı açarken ben en çok Cumhuriyet Halk Partisinin tarihi misyonunu, hukuk anlayışını, demokrasi geleneğini, şeffaflık anlayışını düşündüm ve umut verebilir bir parti haline gelmesi için bu davanın çok önemli olduğunu düşünerek bu davayı açtım. Türk demokrasisine, Türk siyasi tarihine hayırlı olsun ama bugün Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bundan sonra siyasi partimiz içerisinde hizmet edecek, önemli kadrolarında bulunacak insanlarımızın gerçekten de sevineceği değil düşüneceği ve sorumluluk alacağı bir gün diyorum, tekrardan hepimize hayırlı olsun diyorum. Peki yarın itibarıyla parti içinde nasıl bir rol izlenecek? Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye biri değilim. Biliyorsunuz ben bir tweetimden dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Ama buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız. Tabii slogan şu olmalı: Eski iyileri yeni iyilere taşımak, Türkiye’nin bütününü kucaklayacak bir politika oluşturmak lazım. Onun için de zemini iyi hazırlamak ve iyi bir organizasyonla tekrardan Türkiye’ye umut taşımak, umut aşılamak lazım. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum."