YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 18:02

ŞIRNAK SAОLIK ÇALIŞANLARI ÖLDÜRÜLEN DOKTOR İÇİN İŞ BIRAKMA EYLEMİ YAPTI

A
A
A
ŞIRNAK SAОLIK ÇALIŞANLARI ÖLDÜRÜLEN DOKTOR İÇİN İŞ BIRAKMA EYLEMİ YAPTI

Gaziantep`te görev yaptığı hastanede bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Ersin Arslan`ın öldürülmesine tepkiler sürüyor. Bugün Şırnak Devlet Hastanesi çalışanları iş bırakma eylemine giderek, sadece acil polikliniği ve acil vakalara müdahale etti.
Şırnak Devlet Hastanesi Acil Servisi önünde yapılan basın açıklamasına hastane Başhekimi Uzm. Dr. Esin Seren Ergöz, Hastane Müdürü Mehmet Birlik, Eğitim-Sen Temsilcisi Lezgin Gözlek, Sağlık-Sen Temsilcisi Hakan Uysal, doktorlar, sağlık çalışanları ve çok sayıda personel katıldı. 1 dakikalık saygı duruşundan sonra basın açıklamasını Dahiliye uzmanı Dr. İsmet Sayan okudu. Sayan, "Biz sağlık çalışanları olarak şiddetin toplumsal sorunlarda olduğu gibi sağlık sorunların çözümünde de yerinin olmadığını
düşünüyor ve şiddete karşı çıkıyoruz. Gaziantep`te Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi`nde görevli, göğüs cerrahisi uzmanı, 30 yaşındaki Op. Dr. Ersin Arslan`ın görevi başında bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürüldü. İçimiz yanıyor, kan ağlıyor. Bundan birkaç ay önce darp edilen meslektaşlarımızla ilgili bir basın açıklaması yapmış ve Sağlık Bakanlığı`nı göreve davet etmiştik. Hekimlerim meslekleri ile edindikleri insana hizmet etme ve insanlık gibi değerler, bir birey olarak
kişisel çıkarları doğrultusunda hareket etmelerine karşı güçlü bir denge oluşturur. Hekimler toplumsal olarak şekillendirilmiş bir bilinçle karar verirler. Bunun aksi genel doğru olursa, bir tek hastanın bile esenliği sağlanamaz. Hekim-hasta ilişkisi hastanın iyiliğini temel alan bir tıp ahlakı çerçevesinde oluşan mesleki davranış kurallarına ve karşılıklı güvene dayanan bir ilişkidir. Hekimliğin varoluşsal temeli değiştirildi. Hekimlik mesleğinin genetiğine müdahale edildi. Hastalarımız bize düşman
edildi. Hizmet ettiğimiz insanlar katilimiz oldu. Ne olur hastalarımızla aramıza girmeyin" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olduğu davanın görülmesine başlandı Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, müşteki olduğu davada kendisine şantaj yapıldığını savunurken, tanık C.S., "Şantaj yapacak olsam Işıksu’yu kendi annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işık’nun müşteki olduğu, avukatın "görevi kötüye kullanma" ve "şantaj" suçlarıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı. Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına taraflar ve avukatları katıldı. Savcılık makamında teknik sorunlardan dolayı ifade veremediğini beyan eden sanık avukat E.G., kardeşi H.S.’nin, eşi E.S.’nin hareketlerinden şüphelendiğini ve kendisini aldattığını düşündüğünü öne sürerek, yeğeni C.S.’nin konuyu aktardığını belirtti. C.S.’nin annesi ile Işıksu arasındaki yazışmaları gördüğünü ve kayıtları kendisine sunduğunu öne süren E.G., "H.S. ile görüşüp durumu anlattım, olay çıkmaması için kayıtları kendisine vermedim. Daha sonra eşi E.S. ile görüşüp meseleyi konuştum. E.S., kızının şizofren olduğunu ve tedavi aldığını söyleyerek inkar etti. Bunu babasına sordum, fakat kızının böyle bir tedavi almadığını söyledi" dedi. "Bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim" E.S.’nin 2013 yılından bu yana özel kalem ekibinde çalıştığını belirten müşteki Işıksu, "E.S. bana 2 kişinin görüşmek istediğini söyledi, bizim kapımız herkese açıktır. Makamıma geldiklerinde E.G. ve E.S.’nin avukatı E.T. olduklarını öğrendim. Görüşmeye başladık, bir müddet sonra bana ’Bir konu var’ diyerek 2 dosya uzattılar, ben de okumaya başladım. Dosyalarda benim E.S. ile yazışmalarımın olduğu şeklinde birtakım belgeler gördüm, bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim. Bunların dayanağını sorduğumda E.G., C.S.’nin annesi E.S.’nin telefonunu karıştırarak sosyal medya hesabı üzerinden yazışmaları ele geçirdiğini anlattı. Benim böyle bir sosyal medya hesabım olmadığına eminim. Hesapları belediyenin sosyal medya ekibi de kullanıyor, yakın çalışma ekibime de telefonumu programlarda emanet ediyorum, yazışmaları almak için dosyayı incelemek istedim" diye konuştu. "Şantaja uğradığımı anladım" Yapılan görüşmelerde şantaja uğradığını aktaran Işıksu, "’Bu dava size sirayet edebilir’ dediler, ben de ’Siz niye açmadınız’ dedim. Bana ’Züccaciye dükkanına giren fil olmak istemedik’ dediler. Bana bu cümleleri sarf ettikleri an bir şantaja uğradığımı anladım. Dosyayı incelediğimde 20 milyon ve 40 milyon lira sayılarını gördüm, kendilerine benden bir talepleri mi olduğunu sordum. Gümüş de bana ’Mutlaka’ diye cevap verdi. Taleplerinin ne olduğunu sorduğumda bana ısrarla dosyayı işaret ettiler. Ben de görüşmeyi sonlandırmaya karar verdim, Ensar T. de bu konuşmaya şahittir" şeklinde konuştu. "Şantaj yapacak olsam Işıksu ile annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim" Duruşmada tanık olarak dinlenilen H.S., eşi E.S.’nin kendisini aldattığından şüphelendiği için ağabeyi E.G.’ye Işıksu ile görüşmesi için yönlendirdiğini, fakat bir para talebinin olmadığını ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen C.S. ise annesi E.S.’nin Işıksu ile ilişkisini öğrendikten sonra zor bir süreç yaşadığını ve tehditler aldığını iddia etti. Işıksu’nun başka kadınlarla da görüştüğünü iddia eden C.S., "Amcam bana ’Böyle bir dava açarsak sonuçları olur, karşı tarafın kim olduğundan emin olmamız gerekiyor, bu yüzden Işıksu ile görüşmemiz lazım’ dedi. Amcama annemin telefonunda yakaladığım mesajları şantaj amacıyla vermedim, şantaj yapacak olsam Işıksu’nun kendi annemin değil, başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, avukat E.T.’nin tanık sıfatıyla zorla getirme kararı uygulanmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.