YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 14:42

KARAMAN`DA DOKTORLARDAN KINAMA

A
A
A
KARAMAN`DA DOKTORLARDAN KINAMA

Karaman`da bir grup doktor, Gaziantep`te bir doktorun uğradığı saldırı sonrası hayatını kaybetmesini basın açıklaması yaparak kınadı.
İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanarak olayı kınayan doktorlar adına açıklamayı okuyan Dr. Hasan Çetinkaya, ``2 gün önce tüm milletçe üzüntüyle karşıladığımız bir olay yaşadık. Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi`nde çalışan arkadaşımız Göğüs Cerrahi Uzmanı Dr. Ersin Arslan bir hasta yakını tarafından bıçaklanmak suretiyle katledildi. Görevi başında şehit olan arkadaşımıza Allah`tan rahmet, yakınlarına sabır diliyor, fedakarca ve özveriyle çalışan tüm arkadaşlarımızın başı sağolsun diyoruz. Karaman İl Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak, bu feci olayı şiddetle kınıyor, kendinin bilmeyen bir kişinin yaptığı yanlışları tüm vatandaşlarımıza mal ederek yapılan eylemleri tasvip etmediğimizi belirtmek istiyoruz`` dedi.
Açıklamanın sonunda doktorlar öldürülen meslektaşı için Fatiha okuyarak, dua etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Uzmanından kurban eti uyarısı: "En az 12-24 saat dinlendirin" Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, Kurban Bayramı’nda kesilen etlerin hemen tüketilmesinin ciddi sindirim sorunlarına ve sağlık risklerine yol açtığını söyledi. Kurban ibadetini yerine getiren vatandaşların, kesim işleminin hemen ardından et tüketme eğiliminin sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, taze etin kas sertleşmesi nedeniyle tüketime uygun olmadığını belirtiyor. Etin pişirme kalitesinin artması ve sindirimin kolaylaşması için en az 12 ile 24 saat dinlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. "12-24 saat dinlendirilmesi önerilir" İHA muhabirine konuşan Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, etin güvenli tüketimi için veteriner kontrolü ve hijyenik kesimin önemli olduğunu belirtti. Dr. Mavi, "Seçilecek etin güvenli olması, veteriner kontrolünden geçmiş ve hijyenik şartlarda kesilmiş olması anlamına gelir. Kesilen etin hemen tüketilmesi tavsiye edilmez. Bunun sebebi, ‘ölüm sertliği’ olarak adlandırılan kas sertleşmesi durumudur. Henüz kesilmiş bir etin bu şekilde tüketilmesi, sindirim zorluklarına yol açabileceği gibi pişirme açısından da uygun değildir. Bu nedenle etin kesildikten sonra en az 12-24 saat dinlendirilmesi önerilir" dedi. Etin saklama şartları, kullanım süresine göre farklılık gösterdiğini dile getiren Mavi, "Kısa süreli muhafaza edilecek etler, buzdolabında 4 dereceye kadar olan sıcaklıklarda korunabilir. Uzun süreli muhafaza gerekiyorsa, etlerin eksi 18 dereceye kadar olan derin dondurucularda saklanması gerekir" diye konuştu. Çiğ veya az pişmiş et tüketiminin paraziter hastalık riski taşıdığını ifade eden Mavi, "Bazı bulaşıcı hastalıklar hayvandan insana geçebilir. Bu durum genellikle sadece çiğ veya az pişmiş etten değil, hayvanın genel sağlık durumundan da kaynaklanır. Örneğin, hayvanın beslenme sürecinde aldığı bir parazit veya mikroorganizma, karaciğer ve akciğer gibi organlara yerleşebilir. İnsanlar için bulaşıcı hastalıklara yol açabilen ‘kist hidatik’ durumu buna bir örnektir. Kist hidatik, genellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerden bulaştığı gibi, hayvanlarda bulunan parazitler nedeniyle çiğ veya az pişmiş et tüketimiyle de insanlara geçebilmektedir" diye konuştu.
Konya Üniversiteye hazırlanan 18 yaşındaki Beyzanur’dan 23 gündür haber yok Konya’da üniversite sınavına hazırlanan ve "Kütüphaneye gidiyorum" diye evden ayrılan 18 yaşındaki Beyzanur Memiş’ten 23 gündür haber alınamıyor. Kızlarına seslenen anne ve babası "Sesini duysak, ben iyiyim dese yeter" ifadelerini kullandı. Edinilen bilgiye göre, Konya’nın Meram ilçesi Çomaklı Mahallesi’nde yaşayan, YKS’ye hazırlanan 18 yaşındaki Beyzanur Memiş, 2 Mayıs Cumartesi günü sabah saatlerinde "Kütüphaneye gidiyorum" diyerek evden ayrıldı. Genç kız, aynı gün akşam saatlerinde ablasına "Ben bir daha eve gelmeyeceğim" diye mesaj attıktan sonra telefonunu kapattı. O günden bu yana kendisinden haber alınamayan 18 yaşındaki kızları için ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor. "Beyzam hedefine gel kızım, bize gel annem" Kızının üniversite sınavına hazırlandığını ve hedeflerinin olduğunu belirten anne Fadime Memiş, "Her zaman gibi normal ayrıldı. Saat 8.30’da ’kütüphaneye gidiyorum’ diye gitti, akşam 18.30’da da ’ben bir daha eve gelmeyeceğim’ diye mesaj atmış ablasına. Telefonları kapatmış, kapattıktan sonra bizim de dünyamız değişti, dünya başıma döndü. Ne yapacağımı bilemedim. Evladım çok iyi bir insandı, kimseye zarar vermezdi, kimseyi üzmezdi, anneyi babayı üzmezdi. Beyzam, üniversiteye hazırlanıyordun kızım, hedefin doğru, iyiydi senin. Katip olacaktın ’annem, benimle gurur duyacaksın’ demiştin. Bunları unuttun mu yavrum. Beyzam hedefine gel kızım, bize gel. Yavrum, Beyzam bak ben ayakta zor duruyorum. Ne olur yavrum, evine dön annem. Dönmesen de bana bir cevap ver, ’anne ben sağım, beni arama, ben mutluyum’ diye. Ben bırakacağım arkanı. Ne olur evladımızı bulun. Böyle evlatlar kaybolup gitmesin. Size yalvarıyorum. Benim ciğerim yandı, kimsenin ciğeri yanmasın. Anaların ciğeri yanmasın. Benim çocuğum öldü mü kaldı mı ben endişeleniyorum. Bir telefon aç ben başka bir şey istemiyorum. ’Anne ben sağım, iyiyim’ diye söyle başka hiçbir şey istemiyorum" dedi. "Yıllardır büyüttüğümüz çocuk elimizden bir anda gitti" Baba İsa Memiş ise, "Gitmeden önceki akşam ufak bir tartışmamız oldu. Ondan sonra yattık sabah kalktık. ’Kütüphaneye gidiyorum’ diye gitti, bir daha gelemedi. Akşam üzere haber aldık, hiç böyle bir olay olmadı, hiç böyle gittiğini görmedik. Üniversiteye hazırlanıyordu, sadece kendi derslerine çalışacağını düşünüyorduk. ‘Ben sadece ders çalışacağım’ diyordu. Başka bir şey de bilmiyorum. Kızım ne olursa olsun geriye dön, biz her şeyini kabul ediyoruz. Yıllardır büyüttüğümüz çocuk elimizden bir anda gitti. Bizi 20 yaş yaşlandırdı, başka diyecek bir şey bulamıyorum" diye konuştu.
Karabük KARDEMİR’e JCR Eurasia Rating’ten yüksek kredi notu Türkiye’nin öncü sanayi kuruluşlarından KARDEMİR, bağımsız kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating tarafından yüksek yatırım yapılabilir seviyede değerlendirildi. JCR Eurasia Rating tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda, KARDEMİR’in Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu yüksek yatırım yapılabilir düzeyi ifade eden "AA+ (tr)" seviyesinde teyit edildi. Şirketin Kısa Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu ise "J1+ (tr)" olarak belirlenirken, her iki notun görünümünün de "Stabil" olduğu açıklandı. Ayrıca KARDEMİR’in Uzun Vadeli Uluslararası Yabancı Para ve Yerel Para Kurum Kredi Rating Notları, Türkiye’nin uluslararası kredi notu ve görünümüne paralel olarak "BB / Stabil" seviyesinde değerlendirildi. Buna göre şirketin Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu "AA+ (tr) / Stabil Görünüm", Kısa Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu "J1+ (tr) / Stabil Görünüm", Uzun Vadeli Uluslararası Yabancı Para Kurum Kredi Rating Notu "BB / Stabil Görünüm" ve Uzun Vadeli Uluslararası Yerel Para Kurum Kredi Rating Notu da "BB / Stabil Görünüm" olarak açıklandı. KARDEMİR’in güçlü finansal yapısı, stratejik yatırımları ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin kredi notlarının yüksek seviyede teyit edilmesinde etkili olduğu belirtildi. Şirketin, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları ve sanayi alanındaki faaliyetleriyle Türkiye ekonomisine katkı sunmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Bayburt Bahar yağışları Çoruh Nehri’nin su seviyesini yükseltti Bayburt’ta etkili olan sağanak yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimeye başlamasıyla Çoruh Nehri’nin su seviyesi yükseldi. Kent merkezinden geçen nehirde debi artarken, suyun bazı noktalarda köprü seviyesine yaklaştığı görüldü. Mescit Dağları’ndan doğarak Bayburt şehir merkezinden geçen ve Türkiye’nin en hızlı akan nehirleri arasında gösterilen Çoruh Nehri, bahar yağışlarıyla birlikte yeniden hareketlendi. Kış aylarında su seviyesi düşen ve zaman zaman buz tutan nehirde, son yağışların ardından su miktarı gözle görülür şekilde arttı. Dağlardaki kar erimesinin hızlanmasıyla Çoruh Nehri’nde su seviyesinin ilerleyen günlerde daha da artabileceği beklenirken, vatandaşlar nehrin bu yıl daha güçlü aktığını söyledi. "Çoruh’un varlığı Bayburt’un varlığı gibi" Önceki yıllarda Çoruh Nehri’nin su seviyesinin ciddi oranda düştüğünü, bu yıl ise nehrin yeniden güçlü akmaya başladığını belirten Hikmet Kızıl, su seviyesindeki artışın özellikle sulama açısından sevindirici olduğunu söyledi. Çoruh’un Bayburt için önemli bir değer olduğunu ifade eden Kızıl, "Şu anki durum gayet güzel, mutlu oluyoruz. Çoruh’un varlığı Bayburt’un varlığı gibi geliyor bize. Sulamada sıkıntı olmuyor. İnşallah sular daha da artar" dedi. "Bazı köyler su altında kaldı" Nehrin su seviyesinin arttığını ancak beklenen düzeye tam olarak ulaşmadığını dile getiren Şaban Seymen, özellikle Konursu bölgesindeki dereler ve kar sularının Çoruh’un debisini yükselttiğini belirtti. Yağışların etkili olduğu bölgelerde bazı tarım alanlarının su altında kaldığını aktaran Seymen, "Adabaşı tarafında tarlalara su doldu. Çakırözü ve Aslandede köyüne kadar bazı bölgelerde taşkınlar oldu. O taraflarda yağış fazla. Karların erimesiyle birlikte su seviyesi yükseldi" diye konuştu. "Karlar tamamen eriyince su daha da yükselebilir" Çoruh Nehri’nin geçmiş yıllardaki güçlü akışını hatırlatan İhsan Kocabaş da su seviyesinin bu yıl belirgin şekilde arttığını belirtti. Kar sularıyla debinin daha fazla artabileceğini ifade eden Kocabaş, "Çoruh’un suyu bu yıl bayağı yükseldi. Önceki yılları aratmıyor. Şu an taşkın olmadı ama karlar eridiğinde su seviyesi daha da yükselebilir" şeklinde konuştu.
Denizli AK Parti Denizli İl Başkanı Subaşıoğlu: "Denizli’nin içi rahat olsun" AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, kentin en önemli su kaynaklarından biri olan Akbaş Barajı’nda incelemelerde bulundu. Barajdaki doluluk oranının yüzde 100’e ulaştığını müjdeleyen Subaşıoğlu, "Denizli’nin içi rahat olsun. Dedikoduya ve algıya gerek yok. Biz çalışmaya devam ediyoruz" dedi. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Denizli’nin su ihtiyacını karşılayan dev yatırımlardan biri olan Akbaş Barajı’nı ziyaret ederek yerinde incelemelerde bulundu. Barajın mevcut durumu ve su kapasitesi hakkında yetkililerden bilgi alan Subaşıoğlu, incelemelerinin ardından önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti belediyeciliği ve iktidarının her zaman eser siyaseti yürüttüğünü vurgulayan İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Akbaş Barajı’nın Denizli için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Barajın tam kapasiteyle hizmet verdiğini ifade eden Subaşıoğlu, şöyle konuştu: "AK Parti olarak bizim işimiz hizmet, bizim işimiz proje. Geçtiğimiz yıllarda yapımını tamamladığımız Akbaş barajımız bugün itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına ulaşmıştır. Bu, Denizli’mizin geleceği ve su güvencesi adına çok büyük bir müjdedir. Denizli’nin içi rahat olsun. Dedikoduya gerek yok, algıya gerek yok. Somut rakamlar ve bizzat yerinde gördüğümüz bu manzara, kimlerin sadece konuştuğunu, kimlerin ise iş ürettiğini açıkça gösteriyor. Biz, aziz milletimiz için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz."
İstanbul Arnavutköy’de arkadaşını öldüren sanığa 15 yıl hapis cezası Arnavutköy’de ormanlık alanda, alacak verecek meselesi yüzünden çıkan tartışma sonucu Recep Ataş’ı silahla vurarak öldürülen Sedat Tektaş’ın davasında karar açıklandı. Mahkeme, sanık Tektaş’ın haksız tahrik hükümleri uygulanarak 15 yıl hapis ile cezalandırılmasına hükmetti. Arnavutköy’de, 19 Ekim 2024 tarihinde alacak verecek meselesi yüzünden Recep Ataş’ı (45) ormanlık alanda silahla vurup öldüren Sedat Tektaş’ın (24) yargılandığı davada karar açıklandı. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Sedat Tektaş, maktul Recep Ataş’ın müşteki eşi Emine Ataş ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada beyanda bulunan müşteki Emine Ataş, sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, cezalandırılmasını talep etti. Suçlamaları kabul etmedi Savunma yapan sanık Tektaş, ’’Cinayet silahı bana ait değil, maktule aittir. Benim daha önce hiç silahım olmadı. Hiçbir suça karışmadım’’ ifadelerini kullandı. Son sözü sorulan sanık, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, mahkemeden beraatını ve tahliyesini talep etti. Sanığın cezası 15 yıla indirildi Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Sedat Tektaş’ın, ’kasten öldürme’ suçundan önce müebbet hapis cezasına, ardından bu cezada haksız tahrik hükümleri uygulayarak cezanın 15 yıla düşürülmesine hükmetti. Mahkeme, sanığın ’Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Kanununa Muhalefet’ suçundan ise 41 bin 600 TL adli para cezasına çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Recep Ataş ’maktul’, Sedat Tektaş ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, olay öncesinde maktul Recep Ataş ile Sedat Tektaş arasında alacak verecek meselesinden anlaşmazlık olduğu, bu anlaşmazlığın zamanla daha da arttığı, yaşanan anlaşmazlığın maktul Recep ile şüpheli Sedat arasındaki yapılmış olan yazışmalardan da anlaşıldığı belirtildi. İddianamede şüpheli Sedat’ın maktul Recep ile olan alacak verecek meselesini maktul Recep’in ailesine söyleyeceğini belirtmesi ve şüpheli Sedat’ın maktul Recep’ten alacağını sık sık istediği, şüpheli Tektaş’ın, maktul Ataş’ı Arnavutköy Balaban Köyü ormanlık alan içerisinde silahla öldürmek üzere plan yaptığı vurgulandı. İddianamede şüpheli Sedat’ın, maktul Recep’i aralarındaki meseleleri konuşma bahanesiyle ormanlık alana getirdiği, ardından ormanlık alanın yokuş aşağı kısmından aşağıya doğru şüpheli Sedat ile maktul Recep’in birlikte indikleri, maktul Recep ile şüpheli Sedat arasında tartışma çıktığı ve tartışma sırasında şüpheli Sedat’ın olay günü üzerindeki silahı çıkartarak maktul Recep’in sağ şakak kısmına sıktığı, maktul Recep’in silahtan çıkan kurşunun başına isabet etmesi sonucu yere yuvarlanıp aşağıya doğru sürüklendiği aktarıldı. Sedat Tektaş’ın maktul Recep Ataş’ın cebindeki telefon ve cüzdanını ve olay sırasında maktul Recep’i öldürmek için kullandığı silahı da alarak hızlıca olay yerinden araçla ayrıldığının aktarıldığı iddianamede, şüpheli Sedat’ın maktul Recep kasten öldürmek üzere kullandığı silahı olay yerine yakın mesafede boş bir ormanlık arazisi içerisine atarak olay yerinden uzaklaştığı vurgulandı. İddianamede, Sedat’ın Arnavutköy Bolluca yakınlarında bir yere geldiğinde yol kenarında durarak maktul Recep’in telefonunu kapatıp evine doğru hareket etmeye devam ettiği ve evinin yakınlarında bulunan memba mezarlığının alt kısmındaki ağaçlık alana giderek maktul Recep’e ait cüzdanı çalılıkların arasına attığı ve ağaçların arasında yürüdükten sonra çalılıkların olduğu yerde, Recep’e ait telefondan sim kartını çıkartıp kırdığı, telefonun ekran kısmını da taş ile vurup, kırıp otların arasına attığı, ardından oradan ayrılarak şüpheli Sedat’ın evine geldiği bilgisi yer aldı. Maktul Recep Ataş’ın, müşteki erkek kardeşinin polise giderek abisi hakkında kayıp ihbarında bulunduğunun aktarıldığı iddianamede, kolluk görevlilerinin şüpheli Sedat’ı telefonla aradığı belirtildi. Şüpheli Sedat’ın kolluk görevlilerine Recep’in ortağı olduğunu, 19 Eylül 2024 günü saat 14.30 ile 15.00 sıralarında araç ile tıraş olmak için iş yerinden çıktıklarını aracı kendisinin kullandığını, maktul Recep’in sağ ön koltukta yanında oturduğunu, ardından birlikte parkeciye gittiklerini, parkecide iken maktul Recep’in arabadan inip sigara içerek yolun karşısına geçtiğini ve tekrar arabaya bindiğini belirttiği anlatıldı. Şüphelinin, maktul Recep’i birinin aradığını, maktul Recep’in kendisine arabadan indirmesini söylemesi üzerine saat:16.00’da Arnavutköy Şehir Parkı’nın karşısında maktulu araçtan indirdiğini beyan ettiği belirtildi. Şüpheli Sedat’ın yakalandıktan sonra kolluk görevlilerine Recep’i ormanlık alanda silahla öldürdüğünü, silahı da çalılık bir alana attığını itiraf ettiği bilgisine yer verildi. Hazırlanan iddianamede, şüpheli Sedat Tektaş hakkında, ’tasarlayarak kasten öldürme’ ile ’sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah ve mermileri bulundurma’ saçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.