GENEL - 19 Nisan 2012 Perşembe 16:22

GAZİANTEP`TEKİ DOKTOR CİNAYETİNE TRABZON`DA TEPKİLER SÜRÜYOR

A
A
A
GAZİANTEP`TEKİ DOKTOR CİNAYETİNE TRABZON`DA TEPKİLER SÜRÜYOR

Gaziantep`te hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülen Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi`nde görevli Dr. Ersin Arslan`ın ölümü sonrasında yurt çapındaki tepkiler sürüyor.
KTÜ`den 2006 yılında mezun olan Arslan için bugün KTÜ Tıp Fakültesi`nde bir anma ve protesto etkinliği düzenlendi. İlk olarak KTÜ Tıp Fakültesi önünde öğretim görevlileri ve öğrenciler beraber yapılan eylemle hain saldırıyı kınarken, ardından Aydın İnal Anfisi`nde bir program düzenlendi.
Anma programında konuşan KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tevfik Özlü, şiddeti asla tasvip etmediklerini belirterek ``Hak arama yolları bellidir. Şu nedenle oldu, bu nedenle oldu, asla kabul edilemez. Bizler hekim olarak hiçbir hastası iyi etme garantisi veremeyiz. Hekim maalesef ölüme çare değildir. Ancak her ölen hastanın hesabı hekime soruluyor. Bu kabul edilemez`` dedi.
Özlü`nün ardından söz alan KTÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akif Ciner ise ``Tüm bu olaylara karşın yasal tedbirler alınmıyor. Alınanlar da uygulanmıyor. Daha nice Ersin`lerin kaybedilmemesi için gerekli önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor`` diye konuştu.
Trabzon Tabipler Odası Başkanı Prof. Dr. Yakup Arslan ise ``Ne zaman nerede ne tür bir eyleme maruz kalacağımızı bilmiyorum. Bizim derdimiz para değil, doktorlara hak ettiği manevi değer verilmiyor. Herkes rantını aldı, bize darp şiddet ve ölüm. Diğer meslek gruplarındaki memurları şikayet edilecek sadece tek bir kurum yani BİMER varken, bu doktorlarda ise çok fazla. Bu ülkenin en sorunlu en şikayet edilecek insanları biz miyiz?`` ifadelerini kullandı.
``Bu ülkede en çok sevilen bakan kim Sağlık Bakanı. Ama bakıyorsunuz Doktorlar için aynı durum söz konusu değil`` diyen Arslan ``Doktorlarla ilgili vatandaşa soru sorsanız, çok çeşitli cevaplar alırsınız. Aslında işi yapan biziz. Sonucunda üstler belki daha çok övgü yapsalar, daha az dayak yeriz. Şehit olmak için illa silahlı mı olmak gerek. Doktor Engin Arslan`a şehitlik payesi verilmesi lazım. Sivil şehit diye bir şey var. Sağlıkta şiddet yasası bir an önce acilen çıkarılması gerek`` şeklinde konuştu.
KTÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen ise ``Genç bir meslektaşımızı kaybettik. Sadece KTÜ`nün değil Trabzon`un evladıydı`` dedi.
Konuşmaların ardından ise anma programına katılan öğretim görevlileri ve öğrenciler hep birlikte ayağa kalkarak görev şehidi Dr. Engin Arslan`ı alkışlayarak andılar.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas ’Gözünün yağını yiyeyim’ deyimi buradan geliyor Günlük hayatta sevgi, hayranlık ve beğeniyi ifade etmek için kullanılan ‘gözünün yağını yiyeyim’ deyimi, Sivas’ın lezzetlerinden kelleye dayanıyor. Kellenin en yağlı ve lezzetli bölümü olan göz kısmından doğan deyim, zamanla mecaz anlam kazanarak varlığını sürdürüyor Anadolu’nun köklü mutfak kültürlerüne sahip Sivas mutfağında önemli bir yere sahip olan kelle, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Kuzu ya da koyun başının özenle temizlenmesiyle başlayan süreçte kelle önce uzun süre kaynatılıyor, ardından taş fırında saatlerce pişirilerek servise hazır hale getiriliyor. Yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir sürecin ardından kelle, servise hazır hale geliyor. Tamamen doğal yöntemlerle pişirilen kellenin en tezzetli bölümü ise göz kısmı olarak kabul ediliyor. Yağlı ve lezzetli yapısıyla bilinen göz kısmı, damakta bıraktığı iz kadar, dillerde de iz bıraktı. Günlük hayatta birine karşı duyulan büyük sevgi, hayranlık ya da beğeniyi ifade etmek için kullanılan ‘gözünün yağını yiyeyim’ deyimi, kellenin göz kısmından geliyor. Günümüzde ise bu deyim bir kişiye duyulan takdirin sıcak bir ifadesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Hem sofralarda hem de günlük konuşmalarda bulunan kelle, sadece bir yemek olarak değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve deyimlere ilham veren köklü bir gelenek olarak varlığını koruyor. "Kelleyi yemeye gözden başlanır" Kelle ustası Eren Sönmez, bu deyimin kellenin gözünden geldiğini söyleyerek, "Bu söz atalarımızdan gelen bir sözdür. İnsan karşısındaki insana verdiği değeri anlatmak istiyor. ‘Gözünün yağını yiyeyim’ demek kişiye verilen değeri anlatır. Kelleni en lezzetli kısmı gözüdür. Kelleyi yemeye gözden başlanır. Soğutmadan göz kısmının yenmesi gerekir" dedi. "Bu söz kellenin özelliğinden gelir" Kellenin gözünün yenmesini gerektiğini belirten bir vatandaş ise "Kellenin göz kısmını yemeden kelle yedim sayılmaz. ‘Gözünün yağını yiyeyim" sözü, kellenin gözünden gelir. Bu söz kellenin özelliğinden gelmektedir" ifadelerine yer verdi.