YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 16:38

PREFABRİKLERDE KALANLAR ÇIKIŞ YOLU ARIYOR

A
A
A
PREFABRİKLERDE KALANLAR ÇIKIŞ YOLU ARIYOR

Prefabrike deprem konutlarının boşaltılması için Düzce Valiliğinden gönderilen tebligatı alan prefabrik sakinleri bu kez Düzce PTT Şubesinden TBMM İnsan Hakları Komisyonuna ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a faks göndererek sorunlarını ilettiler.
Başvuru yapmalarına rağmen TOKİ`den konut tahsisinin yapılmadığını iddia eden prefabrik sakinleri "Konutlarımız teslim edilinceye kadar evimizi boşaltma imkanımız yok" diyerek dilekçe sundular.
1999 yılında yaşanan iki büyük depremin ardından Düzce`nin çeşitli noktalarına prefabrik konutlar yapılmıştı. Prefabrik konutların bir kısmı zaman içerisinde kaldırılmıştı. Kalan dört ayrı bölgedeki Kiremitocağı, Beyciler, Şıralık Mahallesi ve Belçika prefabrik konutlarının kaldırılması için geçtiğimiz günlerde prefabrik konutlarda yaşayan vatandaşlara Düzce Valiliği tarafından bir tebligat gönderildi. 30 Nisan tarihinde prefabriklerin boşaltılmasının istendiği tebligatı alan prefabrik sakinleri ilk önce Düzce Valiliğine giderek dilekçe sundular. Sorunlarını iletmek için bu kez de TBMM İnsan Hakları Komisyonuna ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a sıkıntıları anlatan dilekçe gönderdiler. Prefabriklerde yaşayan 170 aile adına basın açıklaması yaptığını söyleyen Prefabrik sakinlerinden Vildan Konca, kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını iddia etti. Kendilerine daha önce verilen konut sözü verdiğini hatırlatan Konca; "Daha önce bizi ziyaret eden Milletvekilleri, Düzce Valiliği ve Belediye Başkanı ve Ak Parti il Başkanının bulunduğu heyet bizlere peşinatsız uzun vadeli sosyal konut yapılacağını söylemişti. Ancak barınma sorunumuzu çözemediler" diyerek tepkisini dile getirdi.
2011 yılında TOKİ`ye dar gelirli vatandaşlara yapılacak olan konutlar için başvuruda bulunduğunu ancak bir netice çıkmadığını söyleyen Konca, "TOKİ`ye 2011 yılında başvuruda bulundum. Konut tahsisi beklerken, ilgili yazının tarafıma tebliğ edilmesine anlam veremedim. Dar gelirliyim ve geçim koşularım nedeniyle, mecburiyetten prefabrikte oturmaktayım. Barınma sorunum 2011`de alınan başvurum doğrultusunda çözümü henüz gerçekleştirilmemiştir. Dolayısıyla, 1 ay süre verilerek boşaltmamın istenilmesi yolundaki isteğin hayat gerçeğimle ve daha önce ifade edilen ve bizde yaratılan beklentiyle alakası yoktur" dedi.
Konut tahsisi yapılıncaya kadar prefabrik yapılarını boşaltma imkanlarının olmadığını söyleyen prefabrik sakinleri yazdıkları dilekçeleri Düzce PTT Şubesinden faksla gönderdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yaklaşık 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de ortanca yaşın 2025 yılında 34,9’a çıktığını ifade ederek, "Aşağı yukarı 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız ve bu hızlı bir yaşlanma" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları II: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı’na katıldı. Yılmaz, Türkiye’de demografik yapının önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, yaşlı nüfustun toplam nüfus içindeki oranının her geçen yıl arttığını aktararak, "2000 yılında bu oran yüzde 5,7. 2023 yılında ise 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 10’u aştı. Bu da uluslararası bir ölçüt. Bir toplumda 65 yaş üstü nüfus toplam nüfusun yüzde 10’unu aşıyorsa artık o topluma yaşlı bir toplum deniyor. Dolayısıyla Türkiye ilk defa 2023 yılında bu eşiği aşmış oldu. Projeksiyonlara baktığımızda gelecekte bunun daha da artacağını görüyoruz. 2025 yılında bu oran 11,1’e yükselmiş durumda. 2020 yılında 7 milyon 954 bin kişi 65 yaş üstündeyken, 2025 yılında bu sayı 9 milyon 583 bin kişiye ulaşmış durumda" diye konuştu. TÜİK nüfus projeksiyonlarına göre demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam etmesi halinde gelecek dönemde yaşlı nüfusunun daha da artacağına dikkati çeken Yılmaz, mevcut eğilimlerin devam ettiği taktirde 2030 yılında yaşlı nüfus oranının 13,5’e, 2040 yılında 17,9’a, 2060’da yüzde 20’ye, 2080’de 33,4’e ve 2100 yılında 33,6’ya yükseleceğini öngördüklerini söyledi. "Aşağı yukarı 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız" Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili önemli göstergelerden bir tanesinin de ortanca yaş olduğunu dile getiren Yılmaz, 2000 yılında 24,8 olan ortanca yaşın 2025 yılında ise 34,9’a çıktığını söyleyerek, "25 yılda nüfusumuz 10 yıl yaşlanmış. Aşağı yukarı 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız. Bu hızlı bir yaşlanma ve bunun altını çizmemiz lazım. TÜİK tahminlerine göre mevcut eğilim devam ederse 2030 yılında bu ortalama 37,1’e, 2040 yılında 41,4’e, 2060 yılında 48’e, 2080 yılında 51,5’ ve 2100 yılında 52,2’ye ulaşacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 1 milyon 800 bin yaşlı tek başına yaşıyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TÜİK verilerine göre yaşlıların önemli bir bölümünün ya tek başına ya da sadece eşiyle yaşadığına dikkati çekerek, "En az bir yaşlı fert bulunan yaklaşık 7 milyon 46 bin hanemiz var. Yaklaşık 1 milyon 800 bini tek başına yaşayan yaşlılar. Özellikle tek başına yaşayan yaşlı sayısındaki artış, yerinde yaşlanma yaklaşımını çok önemli hale getirmekte; evde ve toplum temelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bizim yaşlılığa bakışımız farklı. Biz yaşlıları hiçbir zaman bir yük olarak görmüyoruz. Toplumumuz için bir varlık olarak görüyoruz ve gelecek nesiller için yaşlılarımız bir birikimi temsil ediyor" açıklamasında bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜİK’in Türkiye’nin yaşlı profiline yönelik gerçekleştirdiği saha araştırmasına da değinen Yılmaz, "Burada bireylerimizin yaşam koşullarına, bakım ihtiyaçlarına ve sosyal hayata katılımlarına ilişkin kapsamlı veriler elde edildi. İleri yaş döneminde yaşam tercihleri 65 yaş ve daha yukarı yaştakiler için incelendiğinde; bu kişilerin yaklaşık yüzde 52’si evde bakım hizmeti görmek istiyor. Yaklaşık yüzde 30’u da oğlunun, kızının yanında kalmak istiyor. Sadece yüzde 5,1’i huzurevine gitmek istiyor. Yaşlı nüfusumuzun tercihini esas alacaksak tercih çok net, huzurevi son çare" diye konuştu. "Kamu ve özel sektör dahil yaklaşık 30 bin yaşlı vatandaşımıza kurumsal hizmet sunulmaktadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılını ‘Yaşlılar Yılı’ ilan etmesiyle beraber yaşlılık politikalarına yönelik çalışmaların kapsamlı bir dönüşün sürecine girdiğini söyleyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Aynı dönemde gerçekleştirilen I. Yaşlılık Şûrası ile birlikte yaşlılık meselesi; bakım hizmetlerinden aktif yaşlanmaya, sosyal destek mekanizmalarından yaşlı haklarına kadar geniş bir çerçevede ele alınmaya başlanmıştır. 2025 yılının ‘Aile Yılı’, 2026-2035 döneminin ise ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, yaşlılık politikaları da nüfus ve aile yapısı, demografik dönüşüm ve toplumsal dayanışma perspektifiyle gündemimizde ön sıralardadır. AK Parti Hükümetimizin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaşlılık politikaları farklı yaşlı gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alan, hak temelli ve bütüncül bir yaklaşımla geliştirilmiş; hizmet modelleri çeşitlendirilerek yaygınlaştırılmıştır. Bu doğrultuda yaşlı bireylere yönelik yürütülen çalışmalar; yaşlılarımızın aileleriyle birlikte, kendi yaşam çevrelerinde ve aktif yaşlanma anlayışı doğrultusunda hayatlarını sürdürmelerini esas almaktadır. Kurumsal bakım hizmetleri alanında son yıllarda önemli kapasite artışları sağlanmış olup, bugün kamu ve özel sektör dahil yaklaşık 30 bin yaşlı vatandaşımıza kurumsal hizmet sunulmaktadır." "2026 yılı itibarıyla 42 merkezde yaşlı bireylere hizmet sunulmaktadır" Evde bakım yardımıyla 100 bini aşkın yaşlı bireye destek sağlandığını kaydeden Yılmaz, "Gündüzlü Bakım ve Aktif Yaşam Merkezleri aracılığıyla yaşlı vatandaşımızın sosyal hayata katılımını destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. 2026 yılı itibarıyla 42 merkezde yaşlı bireylere hizmet sunulmaktadır. 2016 yılında başlatılan Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında ise yerel yönetimlerin yaşlılara yönelik hizmet kapasitesi güçlendirilmiş; evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetler bütüncül bir yapıda sunulmuştur. Bu program kapsamında 105 milyon lirayı aşan finansman desteği yerel yönetimlere proje bazlı olarak sunulmuş, 123 proje uygulanmış ve yaklaşık 165 bin yaşlı vatandaşımız istifade etmiştir" dedi.
Eskişehir Yıldırımın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı Eskişehir’de yıldırım düştüğü cami minaresi yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı. Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu. İmam yaralandı Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı. Mahalle muhtarı Ramazan Algan, "Saat 16.00 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda komple elektrik tesisatı ve kamera sisteminde zarar var"dedi. Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise, "Kahvede oturuyorduk, yağışlardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanına kadar geldi. Çevredeki arabalar da zarar gördü. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur duamız vardı. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar" dedi.
Kahramanmaraş Onikişubat’ta kurban satış ve kesim noktaları açıklandı Onikişubat Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde ilçe genelinde kurban satış ve kesim yapılacak noktaları açıkladı. Onikişubat Belediyesi ekiplerinin, bayram süresince çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla çalışmalarını koordineli şekilde sürdüreceği kaydedildi. Kurban atıklarının kontrolsüz şekilde çevreye bırakılmaması için vatandaşların yalnızca belirlenen kesim alanlarını kullanmaları istendi. Bu kapsamda ilçede 1 noktada kurban satışına, 3 ayrı noktada ise kurban kesimine izin verileceği bildirildi. Belediyeden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İlçemizde 2026 yılı kurban satış ve kesim yerleri için Onikişubat İlçe Kurban Hizmetleri Komisyonu tarafından canlı kurbanlık hayvan satış ve kesim yerleri belirlenmiştir." Açıklamaya göre kurban satış noktası Malikejder Mahallesi’nde bulunan Onikişubat Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Şantiyesi yanı olarak belirlendi. Kurban kesim yerleri ise Önsen Mahallesi’nde bulunan Onikişubat Mezbahanesi, Hacımustafa Mahallesi’nde yer alan Efendioğlu Mezbahanesi ile Ilıca Mezbahanesi olarak açıklandı. Belirlenen noktalarda büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimlerinin yapılabileceği ifade edildi. Öte yandan belediye, kaçan kurbanlıkların yakalanması ve diğer şikayetler için vatandaşların Alo Zabıta 153 ve Alo Polis 112 hatlarına başvurabileceğini duyurdu.